APARTMAN « Mimari Sanatı
Birkaç kat üzerinde bir kaç odalı daireye ya da bu gibi dairelere bölünmüş olan binalara verilen ad.
Bu çeşit yapılar, dar bir alana çok sayıda nüfusun yerleştirilmesi zorunluluğunun belirdiği büyük şehirlerde başlamıştır. Bu şekilde yanılar, uzun asırlar boyunca, tek tek ailelerin oturmakta olduğu geniş ve bahçeli evlerin verini almağa başlamıştır.
Bugün, modern ülkelerde ve büyük şehirlerde, içlerinde yüzlerce, binlerce kişiyi barındıracak şekilde büyük ve çok katlı apartmanlar yakılmaktadır.
DEVLET ŞEKİLLERİ « Yönetim Şekilleri
Üç türlü devlet şekli vardır.
1 — Mutlakiyet,
2 — Meşrutiyet,
3 — Cumhuriyet.
Mutlakıyet idaresinde, devlet, başta bulunan bir hükümdar tarafından yönetilir. Hükümdara, milletlerce değişik adlar verilmiştir. Osmanlılar zamanında başta bulunan hükümdara padişah denirdi. İranlılar başlarında bulunan hükümdara şah adını verirler Avrupa'daki devletler de, başlarındaki hükümdarlara kral derler.
Mutlakiyetle yönetilen ülkelerde başta bulunan hükümdar, aynı soyadından gelen kimselerden olur. Seçim yolu ile yönetimi almazlar .Bunların ülkede sonsuz yetkileri vardır. Diledikleri kanunları çıkarırlar, diledikleri şekilde vergi koyarlar, dilediklerini öldürürler, hapse atarlar, sürgüne gönderirler. Diledikleri devletlerle savaşa girişirler. Bütün ülke, toprakları ve insanları ile hükümdarın malı sayılır.
Meşrutiyet idaresinde başta yine bir hükümdar vardır. Fakat, bunun yetkileri kısılmıştır. Ülke, halkın seçtiği milletvekillerinin meydana getirdiği bir Meclis tarafından çıkarılan kanunlara göre yönetilir. Fakat, yine de son söz, hükümdarındır.
Cumhuriyet idaresinde, başta bir hükümdar yoktur. Egemenlik hakkı, milletindir. Millet .kendini yönetecek temsilcilerini seçer. Bu temsilcilerin meydana getirdiği Meclisler, çıkardığı kanunlarla devletin yönetimini sağlarlar.
Meclis tarafından, belli süreler içi» seçilen, Devletin başı olan Cumhurbaşkanı, Meclis üyeleri arasından birini, hükümetin başına getirir, Başbakan yapar. Başbakan da, kendi yardımcıları Bakanları seçer, böylece hükümeti kurmuş olur. Hükümet de, her zaman için. Meclisin denetlemesi altında çalışır.
HORTUM « Genel Coğrafya
Alanı dar bir siklon çeşidi. Sütun halinde buhar ya da suyun yükselmesi ve hızla dönmesi sonucu olur. Büyük denizlerde özellikle Büyük Okyanus'ta çok sık görülen bu tabiat olayı, gemiler için büyük tehlikeler doğurur.
AKDENİZ « Dünya Coğrafyası
Güney Avrupa, Önasya, Kuzey Afrika arasında uzanan bir içdeniz. Cebelittarık Boğazı ile Atlas Okyanusuna, Çanakkale ve İstanbul Boğazlan ile Marmara ve Karadeniz’e, Süveyş Kanalı ile Kızıldeniz'e açılır. Uzunluğu (Cebelittarık ile Suriye kıyıları) 3750, genişliği (Lion körfezinin sonu ile Cezayir kıyıları) 742 kilometredir. Tunus'la Sicilya arası 138, Antalya ve İskenderiye arası 640 kilometredir.
Batı dillerinde "Karalar arasındaki deniz" anlamından adını alan Akdeniz 2.890.000 kilometrekarelik bir alanı kaplamaktadır.
Alp kıvrım sistemini kesen birtakım çöküntüler alanı olan Akdeniz, çok eski zamanlardan beri, bir çok medeniyetlerin beşiği sayılmaktadır. Girinti ve çıkıntılarının çokluğu, büyüklü küçüklü adalar, yarımadalar, limanlarıyla eski zamanlardan beri, kıtalar arasında en elverişli geçiş yolu olmuş, ayrı ayrı milletlerin birbirleri ile temasa gelmelerini sağlayarak, tarih ve kültür bakımından bir Akdeniz medeniyetinin doğmasını sağlamıştır.
Akdeniz, medeniyetinde,kıyılarında oturmuş milletlerden her birinin az çok bir payı vardır. Akdeniz kıyılarında yaşamış en eski milletlerden Sümerler, Asurlar, Babiller, Mısırlılar, denizci millet olmadıklarından Akdeniz’de bir deniz hâkimiyeti kuramamışlar. Fenikeliler, eski Yunanlılar ve Romalılar, geniş bir Akdeniz hâkimiyeti kurarak ilkçağların büyük medeniyetlerini Akdeniz kıyılarında kurmuşlardır.
Bizans'ın geçici bir egemenliğinden sonra Akdeniz, ilkin İslâm medeniyetinin gelişmesinin sonradan Osmanlı Türklerinin gelişmelerinin ve medeniyetlerinin beşiği durumuna gelmiştir.
Osmanlı imparatorluğunun çökme, sinden sonra Akdeniz, belli başlı bir devletin egemenliği altına girmemiş, ikinci Dünya Savaşı sıralarında İtalya yanların bir egemenlik kurma gayretleri başarısızlıkla sonuçlanınca hür milletlerin bir denizi durumuna gelmiştir.
AKÇAKOCA « Türkiye Coğrafyası
Bolu iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 717 kilometrekare, nüfusu 21.709 dur. ilçenin kuzeyi, Karadeniz kıyılan ile sınırlıdır. Güneyinde Kaplandede dağları, doğuda Orhan dağları bulunur. Bu ormanlar derin vadilerle ve sık ağaçlarla kaplıdır. Merkezi Akçakoca kasabasıdır.
Akçakoca ilçesi, merkezi olan Akçakoca ile son yıllarımızda turistik bir şehir özelliğini kazanmıştır. Kuzey rüzgârlarına açık bir bölgede olduğu ve denizi çok güzel olan bir sahili bulunduğu için komşu kasabaların ve çeşitli illerimizin bir sayfiye şehri haline gelmiştir. Evlerin çoğu, yaz aylarında sayfiyeye gelen yabancılara kiralanır ve bu aylarda kasaba nüfusu 4018 olduğu halde iki misline yükselir. Bu sebeple kasabada otel, gazino ve lokanta sayısı yıldan yıla artmakta, her yıl biraz daha modern bir sayfiye şehri hüviyetini kazanmaktadır.
Akçakoca, Bolu - Adapazarı yolu üzerinde bulunan Düzce'ye 38 kilometrelik bir şose ile bağlıdır.
SAKARYA « Türkiye Coğrafyası
Kuzeybatı Anadolu’nun aşağı Sakarya havzasında kurulmuş illerimizden biri. Yüzölçümü 3.934 kilometrekare, nüfusu 381.992 dir. Merkezi Adapazarı şehridir. Kuzeyini Karadeniz kıyıları, Kocaeli ili çevrelemektedir. Sakarya ilinin yüzeyini genel olarak Sakarya nehri çevresindeki çok verimli Akova ile çok sık ormanların kaplı bulunduğu alanlar meydana getirmektedir. Sakarya ilinin en önemli gelir kaynakları, geniş tahıl ekimine ve orman ürünlerine dayanmaktadır. Bu arada, hayvancılık da büyük önem taşır.