Nedir

İSLANDA « Dünya Coğrafyası

Avrupa'nın kuzey batısında bir ada ve bir devlet. Groenland adasının güney doğusundadır. Yüzölçümü 103.000 kilometrekare nüfusu 103.000 dir. Baş şehri Reykjavik'tir. Büyük bir bölüm buzlarla kaplıdır. Halkı marina balık avcılığı ve koyun yetiştiriciliği ile geçinmektedir. İslanda, ilkin Norveç, sonrada Danimarka ile birleşmiş, 1918 yılından sonra Danimarka tarafından yönetilen tarafsız bir krallık haline getirilmiştir. 1944 te bağımsız bir Cumhuriyet olmuştur.

SİİRT « Türkiye Coğrafyası

Siirt ilinin merkezi olan şehir. Nüfusu, 22.898 dir. Botan çayının hayli verimli bir vadisinde kurulmuştur. Bir bağlar, bahçeler kasabası durumundadır.

SİİRT İLİ

Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan illerimizden biri. Yüzölçümü 11.353 kilometrekare, nüfusu 232.243 tür. Kuzeyinde Bitlis ve Muş, doğusunda Van ve Hakkâri, batısında Diyarbakır, güneyinde Mardin illeri bulunmaktadır. Yüzeyi oldukça verimli platolardan ve geniş vadi tabanlarından ibarettir. Tahıl ekimi ve hayvancılık, başlıca geçim kaynaklarıdır.

MİYOP « Sağlık

Bir gözün uzakta bulunan şeyleri görememesi. Böyle gözlere “miyop göz” adı verilir. Gözün bozukluğu doğuştan olabildiği gibi, sonradan da olabilir. Göz kasları uyumu tam yapamadığından, cisimlerin hayali, retinanın önüne düşer. Miyop göz olanlar, camları konkav olan gözlükler kullanmak zorundadırlar.

YENİ ANAYASAMIZ « Hukuk

9 Temmuz 1961 günü Halk oyuna sunularak, Türk Mîlleti tarafından kabul edilmiş olan Anayasa. 6 Ocak 1961 günü toplantılarına başlayan kurucu meclis tarafından, hazırlanmış, Millî Birlik Komitesi tarafından onaylanmış ve 9 Temmuz 1961 günü halkoyuna sunulmuştur.

"Türkiye Cumhuriyeti Anayasası adını taşıyan ve 31 Mayıs 1961 günkü Resmî Gazetede yayınlanan bu Anayasanın “Başlangıç” bölümü şöyledir:

Tarih boyunca bağımsız yaşamış, hak ve hürriyetleri için savaşmış olan

Anayasa ve hukuk dışı tutum ve davranışlarıyla meşruluğunu kaybetmiş bir iktidara karşı direnme hakkını kullanarak 27 Mayıs 1960 Devrimini yapan Türk Milleti;

Bütün fertlerini, kaderde, kıvançta ve tasada ortak, bölünmez bir bütün halinde, millî şuur ve ülküler etrafında toplayan ve milletimizi, dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak millî birlik ruhu içinde daima yüceltmeyi amaç bilen Türk Milliyetçiliğinden hız ve ilham alarak ve; “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” ilkesinin Millî Mücadele ruhunun; millet egemenliğinin, Atatürk Devrimlerine bağlılığını tam şuuruna sahip olarak:

İnsan hak ve hürriyetlerini, milli danışmayı, sosyal adaleti, ferdin ve toplumun huzur ve refahının gerçekleştirmeyi ve teminat altına almayı mümkün kılacak demokratik hukuk devletini bütün hukukî ve sosyal temelleriyle kurmak için.

Türkiye Cumhuriyeti Kurucu Meclisi tarafından hazırlanan bu Anayasayı kabul ve ilân ve onun asıl teminatının vatandaşların gönüllerinde ve iradelerinde yer aldığı inancı ile, hürriyete, adalete ve fazilete âşık evlâtlarının uyanık bekçiliğine emanet eder.”

Anayasamız ,altı kısımdan meydana gelmiştir. 157 madde ve 11 geçici maddesi bulunmaktadır.

Birinci Kısım, “Genel Esaslar” başlığını taşımaktadır. Bu kısımda (9 madde) Türkiye Devletinin bir Cumhuriyet olduğu, Türkiye Cumhuriyetinin, insan haklarına ve başlangıç bölümünde belirtilen temel İlkelere dayanan millî demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu belirtilmekte, ayrıca egemenliğin kayıtsız şartsız Türkiye Büyük Millet Meclisinde bulunduğu ifade edilmektedir. Ayrıca bu bölümde Yürütme yetkisinin Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu; yargı yetkisinin, bağımsız mahkemeler tarafından yürütüldüğü belirtilmektedir.

İkinci Kısım, Dört bölüme ayrılmıştır. (53. madde). Birinci bölümde, temel haklar ve ödevlerle ilgili maddeler yer almaktadır. (Herkes kişiliğine bağlı, dokunulmaz , devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir gibi).

ikinci bölümde, Kişinin hakları ve ödevleri yer almaktadır. (Kişi dokunulmazlığı, haberleşme hürriyeti, vicdan ve din hürriyeti, düşünce basın hürriyeti, hak arama hürriyeti, ispat hakkı v.b. gibi).

Üçüncü bölümde, Sosyal ve iktisadî haklar ve ödevler yer almaktadır. (Ailenin korunması, mülkiyet hakkı toprak korunması, çalışma ve sözleşme hürriyeti sosyal güvenlik v.b. gibi).

Dördüncü bölümde, Siyasî haklar ve ödevler yer almaktadır. (Seçme ve seçilme hakkı ,siyasî partilere girme hürriyeti v.b. gibi).

Üçüncü kısmı, Cumhuriyetin temel kuruluşunu incelemektedir (90 madde). Üç bölüme ayrılmaktadır.

Birinci bölüm, yasama yetkisi ile ilgili maddeleri içine almaktadır. (Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluşu, görev ve yetkileri, Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosuna ayrılışı, bu meclislerin özelliği, seçimleri, Meclislere ait müşterek hükümleri, bu Meclislerin yetkileri v.b.)

İkinci bölüm, yürütme yetkisi ile ilgili maddeleri içine almaktadır.

Üçüncü bölüm, yargı yetkisi ile ilgili maddeleri içine almaktadır. (Mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlerin teminatı, Yargıtayın özelliği, Yüksek Hâkimler Kurulunun kuruluşu, Anayasa Mahkemesinin özelliği, kuruluşu ve yetkileri v.b. gibi).

Dördüncü kısım, Devrim kanunlarının korunması ve Diyanet İşleri Başkanlığı ile ilgili iki maddeden meydana gelmiştir.

Beşinci kısım, Geçici hükümleri içine alan bölümdür. 11 geçici maddeden meydana gelmiştir.:Bu maddelerde, T.B.M. Meclisinin seçilmesi ve toplanması geçici içtüzük, eski kanunların, Anayasaya aykırılığı konusu, M.B. Komitesi ve Kurucu Meclis tarafından çıkarılmış olan kanunlar konusu gibi hususlar yer almaktadır.

Altıncı kısım, Üç maddeden meydana gelmiştir ve son hükümleri içine almaktadır. (Anayasanın değiştirilmesi, başlangıç ve kenar başlıklarının durumu, Anayasanın yürürlüğe girmesi gibi).

BİTKİ « Bitkiler

Bir yere tutunmuş yeşil renkli ve renksiz ,çiçekli ve çiçeksiz, meyveli ve meyvesiz, gelişip döl veren, ömrünü tamamladıktan sonra kuruyarak varlığı sona eren canlıların genel adı. Canlılar dünyasının öbür kolu hayvanlardan bitkileri ayırmak kolay görünürse de, ilkel hayvanların ve ilkel bitkilerin yapılarında fark bulmak zorlaşır. İlkel bitkiler ve ilkel hayvanlarda canlılık olayları yalnız protoplâzmad andır. Fakat ,hayvanlar gibi soluyan, çeşitli hareketler gösteren, uyarılabilen bitkiler; gelişmeleri ilerledikçe, hayvanlardan ayrı bir canlılar dünyası olduklarını belirten özellikler kazanırlar. Bitkiler, suda ,havada, toprakta bulunan anorganik besin maddelerinden (asalak ve çürükçül bitkiler hariç) organik besin maddeleri yaparlar; besini yüzeyleriyle alırlar; hücrelerin çevresi hücre zarı denen sağlam bir kılıfla çevrilidir; uygun şartlar altında (dal, kök, yaprak) yaparlar. Hayvanlar ise; organik maddelerle beslenirler bitkilerdeki gibi hücre zarları yoktur, sonradan yeni organlar yapmazlar. Bir bitki yapısının başlıca özellikleri şunlardır :

HÜCRE : Bitkiler, ancak mikroskopla görülebilecek küçüklükte “hücre” denen odalıklardan yapılmıştır. Bir bitki hücresi başlıca “hücre zarı” ve “hücre vücudu” olmak üzere iki kısma ayrılır. Hücre zarı selüloz, hemisellüloz , pentosandan yapılmıştır. Yaşlandıkça yeni maddelerin girmesi ile sertleşir ve kalınlaşır. Hücre zarının çevrelediği hücre vücudu ,canlı kısımlar (protoplâzma) ve ölü kısımların içinde koful, çeşitli asitler, renk ve yağ maddeleri, nişasta taneleri bulunur. Canlı kısımlar, (protoplâzma) plâzma ve çekirdek olmak üzere iki kısımdır. Görünüşe göre cam gibi berrak olan plâzma çekirdeğin çevresinde bulunur. Her canlı hücrede mutlaka bulunan çekirdek genel olarak yuvarlak ya da oval biçimindedir. Bazı bitkilerin hücrelerinde bir, bazılarında, üç çekirdek bulunur Çekirdek içi “çekirdek özsuyu” denen bir madde ile doludur. Bu madde içinde kolayca boyanabilen ipliksi maddeler vardır.

DOKULAR : Devamlı bölünme ile çoğalan hücreler, yaptıkları işe göre başkalaşarak, ayrı ayrı hücre topluluklarını, yani dokuları meydana getirirler. Böylece, belli bir vazife için toplu bir sistem meydana getiren ve aynı yapılıştaki hücrelerden meydana gelen dokular, “sürgendoku” ve “değişmez doku” olmak üzere iki kısma ayrılır. Sürgen dokular, genç ve canlı hücrelerden yapılmıştır. Bunlar, devamlı çoğalarak bitkinin uzunluğuna ve genişliğine büyümesini sağlarlar. Sürgendoku hücreleri, görecekleri işlere göre şekiller alarak değişmeyen hücreler haline gelir ve değişmez dokuları meydana getirirler.Değişmez doku hücreleri, işlerine göre, canlı, cansız hücrelerden meydana gelirler ve görecekleri işlere göre çeşitlere ayrılırlar. Değişmez doku şu çeşitlere ayrılmıştır: Özek doku zarları selülozdan yapılmış, genel olarak canlı hücrelerden meydana gelmiş olan bu doku, özümlemeye, havalandırmaya yaradığı gibi besin ve su deposu işine de yaramaktadır), Örtü dokusu (Bitkilerin incinmesini,su kaybını ve fazla ısınmasını önlemek için, bitki dış yüzünü örten dokulardır. Mantarlaşmış ve mantarlaşmamış olmak üzere iki kısma ayrılmıştır). Destek doku (Zarları kalınlaşmış canlı, ya da odunlaşmış cansız hücrelerin yaptığı bir dokudur. Bitkinin kopma ve kırılmasını, tohumlarının ezilmesini önler). Bez dokusu (Bunlar hücrelerin meydana getirdikleri salgıyı bitki dışarısına,ya da bitki içerisindeki hücre aralarına çıkaran, plâzmaca zengin, büyük çekirdekli hücrelerden meydana gelmiştir. Balozu, yağ reçine, sindirim suyu gibi maddeler, bu doku tarafından çıkarılır).

ORGANLAR : Belli bir canlılık vazifesi görmek için meydana gelmiş vücut kısımları, organları meydana getirir. Bir bitkinin organları, başlıca üç bölüme ayrılmıştır : Gövde, kök, yapraklar.

Gövde : Bitkinin kök ile öbür organları arasında bağ vazifesi gören bir organdır. Yaprak, meyve ve çiçekleri taşır; kök ile yaprak, çiçek ve meyveler arasında çeşitli madde alışverişine aracılık eder, su ve besin depo eder. Gövdelerin biçimleri oldukça farklıdır. Dik duran gövdeler, topraktan yukarıya doğru uzanır. Tırmanıcı gövdeler bir destek üzerinde bulunur. Bazılarınınki ise kök gibi toprak içindedir.

Gövdeler, yapıları bakımından otsu ve odunsu olurlar. Otsu gövdeler, genç bitkilerde bulunur. Bunların enlilemesine yapılan kesitlerinde en dışta, genç gövdeyi dış tehlikelerden koruyan üst deri, bunun altında özekdoku hücrelerinden yapılmış kabuk gelir. Bunun altında bir büyütken doku olan kambiyum tabakası, daha içerde, iletken damar demetlerinin bulunduğu ve bitki gövdesine esneklik veren odun bölgesi en içte de gövdenin merkezi olan öz gelir. Genel olan bu gövde yapısı, bitkilerin türlerine göre bazı değişiklikler gösterir. Odunsu gövdelerde ise, gövdenin önemli bir kısmı odunla kaplanmış durumdadır.

b - : Kök, kök, bitkiyi toprağa bağlıyan, topraktan su ve besin tuzları alan bir organdır. İç yapısı ve kalınlaşması, genç bitki gövdeleri gibidir. Kökün ucunda bulunan, zedelenmelere karşı koruma vazifesi gören “yüksük” denen bir mahfazası ait tarafında bulunan birkaç sıra hücrenin üremesi ile olur.

Yeni meydana gelmiş bir kökte şu kısımlar bulunur : a “ Kökün uç tarafında bulunan ve kökü korumağa yarayan yüksük denen mahfaza, b - Yüksüğün üst tarafında kökün uzanmasına yarayan kısım, c - Topraktan su ile birlikte erimiş tuzları almaya yarayan ve “emici tüyler”i taşıyan kısım, d - Asıl kök yapısında olan ve kökün geniş bir alana yayılmasını sağlayan yan kökler ve kökçükler. Yan kökler kısa, asıl kök yan kökler ,asıl kökten uzun olursa “saçak kök” köklerden besin maddesi toplanırsa “yumru kök” şekilleri meydana gelir.

c - Yapraklar : Bitkinin gövde ve dalları üzerinde bulunan, genel olarak yeşil renkli, düz, yassı kısımlardır. Genel olarak yapraklarda yaprak ayası, yaprak sapı, yaprak tabanı” olmak üzere üç kısım ayırt edilir. Yaprak ayası, çeşitli şekillerde olur. Kenarları da düz yuvarlak ya da sivri dişli, dilimli ya da orta damara kadar derim dilimli, dilimlerden her birisi bir yaprakçık şeklinde olabilir. Yaprak ayası, kalın, ince sert damarlarla kaplıdır.

Bir yaprağın iç yapısında şu kısımlar ayırt edilir : a - En dışta bir sıra hücreden yapılmış “dişleri” bulunur. Yaprağın üst kısmının yüzü “kütin” denen bir madde ile kaplıdır. Alt ve üst yüzlerde, yaprağın havalanması için çok sayıda “gözenekler” vardır, b - Bu tabakaların altında “klorofilli yaprak parankiması” bulunur, c - Odun ve soymuk demelerinin bulunduğu kısım; bunlar, yaprakta bulunan damarlardır.

ASETİLEN « Kimya

Renksiz, sarımsak kokusunda, hidrokarbonlu bir gaz. Havagazında serbest halde bulunur. Suda az asetonda çok erir. -80 derecede sıvı haline gelir. Çok isli bir alevle yanar. Oksijeni fazla ocaklarda ise, parlak bir alev verir. Bu özelliğinden faydalanılarak, aydınlatmada kullanılır.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy