Nedir

ANIT « Bilim ve Sanat

Büyük bir olayı veya ünlü bir adamı anmak ve hatırlamak için yapılan heykel, dikili taş veya zafer takı gibi sanat eserleri. İstanbul'da Taksim alanındaki Cumhuriyet anıtı, Ankara'daki Atatürk heykeli gibi.

Dünyanın en eski ve en büyük anıtı Mısır ehramlarıdır. Eski Yunanlılarda ve Romanlılarda mimarlık sanatının en güzel anıtlarına rastlanır. Bilhassa yeni ve yakın çağlarda Avrupa'da ve Amerika'da ünlü anıtlar yapılmıştır.

Bizde anıt yapmak, ancak Meşrutiyet devrinde başlamıştır. İlk anıt, İstanbul'da dikilen Hürriyet-i Edebiye Abidesidir. Uzun zaman fazla bir gelişme göstermeyen anıt dikme, bilhassa 1923 "yılından bu yana büyük bir gelişme göstermiştir. İstiklâl Savaşı ile ilgili çeşitli anıtlar, büyük şahsiyetlerin ve Atatürk'ün heykelleri, bu tarihten sonra çoğalmıştır. İstanbul'da Sarayburnu parkında ve Samsun'daki Atatürk anıtı, Taksim'deki Cumhuriyet anıtı, Ankara'daki Zafer anıtı, İzmir'deki Cumhuriyet anıtı, İstanbul'daki Barbaros anıtı, Ankara ve Afyon'daki Güven anıtları, Cumhuriyet devrinde yapılan anıtların başlıcalarındandır.

Türkiye'de ilk anıtlar, yabancılar tarafından yapılmıştır. Sarayburnu'ndaki Atatürk anıtı, Ankara'daki Zafer anıtı, Afyon'daki Güven anıtı, Samsun'daki Atatürk anıtı Viyana'lı heykeltraş Grippel tarafından yapılmıştır. Taksim'deki Cumhuriyet anıtı, Ankara Arkeoloji müzesi önündeki Atatürk heykeli, İzmir'deki Cumhuriyet anıtı İtalyan heykeltraşı Canonican'nın eserleridir.

Bunlara karşılık Türk sanatkârları da yurdun çeşitli bölgelerinde, özellikle Bursa'da, Menemen'de, Zonguldak'ta, İstanbul'da çeşitli anıtlar ve heykeller yapmışlardır. Beşiktaş'daki Barbaros anıtı Zafer anıtı Ali Hadi Bara'nın, Menemen'deki Kubilây anıtı Ratıp Âşir Acıoğlu'nun eserleridir.

WASHİNGTON « Dünya Coğrafyası

Amerika Birleşik Devletlerinin başşehri ve Columbia bölgesinin merkezi. Nüfusu 802.200 dür. Büyük bir idare şehri özelliğindedir. Federal kuvvetler, cumhurbaşkanına oturduğu, Temsilciler Meclisi ile Senatonun bulunduğu yerdir. Bu şehir halkı, doğrudan doğruya cumhurbaşkanına ve kongreye bağlıdır.

BOĞAZ « Biyoloji

Ağız boşluğundan sonra gelen geçit. Burası solunum sistemine gidecek olan havanın, yemek borusuna geçecek olan lokmaların ve ses dalgalarının orta kulağa geçme yoludur. Boğazın ön tarafı açıktır. Bu açıklık vasıtasıyla yukarıda burun, ortada ağız, aşağıda gırtlakla komşudur. Bu sebeple burun kısmı, ağız kısmı, gırtlak kısmı olmak üzere üç bölüme ayrılır.

Organizmaya girecek mikropların giriş kapısından olan boğazın, aynı zamanda yan duvarlarındaki lenf sistemi ile organizmayı bu mikroplardan koruma görevi de vardır.

ADDİS ABABA « Dünya Coğrafyası

Habeşistan'ın başşehri. 1893 de Entotto'nun yerine başşehir olmuştur. Entotto dağlarının güney eteklerinde kurulmuş ve denizden 2424 metre yükseklikte bir şehirdir. 1924 yılında İmparator Naibi zamanında ve İtalyanların işgalinden sonata şehir onarılmış, muntazam yolları, hastaneleri, elektrik santralleri, radyo istasyonu ile modern bir şehir manzarası almıştır.

İklimi sağlığa elverişlidir ve 401.915 nüfusa sahip Habeşistan'ın en büyük şehridir.

1936 yılında İtalyanlar tarafından işgal edilen Addis Ababa,1941 yılında İngilizler tarafından kurtarılarak Habeşistan'a geri verilmiştir.

İZMİR « Türkiye Coğrafyası

İzmir ilinin merkezi olan şehir. Nüfusu 380.000 dir. Türkiye'nin en bayındır, en güzel ve en kalabalık şehirlerinden biridir.

Şehir, aynı adı taşıyan bir körfezin güneydoğu kenarında kurulmuştur. Körfez kıyısından başlayarak Kadifekale (186 m.) nin bulunduğu bir tepeye yaslanır. Güneyden gelen Kızılçullu Deresi (eski adı Meles), bu tepenin doğusundan geçerek ovaya çıkar, İzmir şehrinin plân üzerindeki görünüşü kabaca bir üçgene benzer. Kızılçullu Deresinin denize döküldüğü yer yakınında bulunan Alsancak, bir demiryolu bitim noktasıdır. Yeni İzmir limanı bu demiryolu doğusundaki girinti yerinde kurulmuştur. Kızılçullu Deresi güneye doğru uzanır. Burada İzmir'in büyük banliyö parçaları olan Buca, Seydiköy, Cuma Ovası yer alır. Alsancak tan başlayarak batıya doğru İzmir’in Kordon adî Terilen rıhtımı uzanır. Kordonboyu, Alsancak'tan itibaren ilk kısmında güzel evlerin bulunduğu bir kesimdir. Kordon daha batıda, Konakta sona erer. Konak semtinde İzmir’in başlıca idari makamları bulunur. Konaktan başlayarak göz tepeye doğru kıyı banliyösü uzanır. Bu banliyö İzmir’in başlıca planı teşkil eden İnciraltı'na kadar gider. Kordon'un gerisinde eskiden sık evli mahalleler vardı. Şehrin doğu kesimi 1922 de Yunanlılar çekilirken geniş ölçüde yandı. Cumhuriyet Devrinde bu yangın yeri büyük bir yeşil alan (Kültür park) haline kondu. Her yıl 20 Ağustos . 20 Eylül arasında Türkiye nin başlıca milletlerarası fuarı burada kurulur. Geri kalan kısımlarda ise, bahçeli köşkler, beton evler yapılmıştır.

İzmir’in endüstri banliyösü daha ziyade körfezin doğu ucundadır. Bu endüstri sahası gittikçe kesifleşmektedir. Burada eskiden büyük kısmı bataklık olan boş bir alan (Halkapınar) bulunurdu. Bugün bu saha endüstri tesisleri ile dolmaktadır. Daha geride ise, tepelerin eteğine doğru büyük bir banliyö olan Bornova görülür. İzmir’e 7 km. lik bir banliyö hattı ve ayrıca turistik bir yolla bağlı olan Bornova'nın nüfusu 25.000 i aşmıştır (25.097). Kasabanın büyük bir kısmı düz arazi üzerindedir. Bornova Çayının kuzeyinde kalan Yaka Mahallesi ise, Yamanlar Dağının ilk yamaçlarına yerleşmiştir. Bornova'da 1922 yılında kurulmuş olan Ziraat Okulu, şimdi Ege Üniversitesi haline getirilmiştir. Bu üniversitede şimdilik Tıp ve Ziraat fakülteleri vardır.

İzmir banliyöleri içinde en büyüğü olan Karşıyaka, şehrin karşısında, Yamanlar Dağının etekleriyle deniz arasında yer almıştır. Karşıyaka eskiden beri İzmir'in bir yazlığı durumunda olmakla beraber, gittikçe gelişerek büyük bir şehir halini almıştır. Kıyı boyunca uzanan geniş caddesi üzerindeki gazinolar yaz aylarında İzmirlileri oraya çeker. İzmir’in öteki önemli bir banliyösü de şehrin güneydoğusunda yer alan Buca'dır.

Son yıllarda bütün büyük şehirlerimiz gibi, İzmir’in alanı da çok büyümüştür. Şehir bugün Karşıyaka batısından, Göztepe batısında İnciraltı mevkiine kadar 27 km. lik bir yay meydana getirir. Bu uzunluğa karşılık genişliği 3 km. yi pek az yerde aşar.

Kuruluşu, Milâttan bin yıl kadar öncedir. Lidyalılar şehri Yunanlılardan alıp yıkmışlar, fakat İsken derin generallerinden Antigon, İzmir'i yeniden kurmuştur. Küçük Asya'nın önemli şehirlerinden biri haline böylece gelmiş, olan İzmir bir süre Bergama krallarının egemenliğinde kalmış, sonra da Roma İmparatorluğuna geçmiştir. Romalılardan sonra Bizanslıların eline geçmiş, bir süre de Selçukluların elinde kalmıştır. 1?32 yılında Aydınoğulları devletinin sınırları içinde kalmış, ilkin 1399 yılında Yıldırım Bayezit tarafından bir süre, ikinci defa 1422 yılında Murat II. tarafından devamlı olarak Osmanlıların eline geçmiştir. Osmanlılar zamanında, devletin önemli illerinden biri olan İzmir, Birinci dünya savaşının sonunda, 15 Mayıs 1919 da Yunanlar tarafından işgal edilmiştir. Milli Mücadelenin devam ettiği yıllar içinde Yunanlıların işgalinde kalan ve yakılıp yıkılan İzmir, Başkumandanlık Meydan Muharebesinin kazanılmasından çok kısa bir süre sonra 9 Eylül 1922 de düşman istilâsından kurtarılmıştır. Bu kurtarılma sırasında hemen yakılıp yıkılan İzmir, Cumhuriyet yıllarında yeniden onarılmış ve Türkiye'nin en büyük ve en güzel şehirlerinden biri haline getirilmiştir.

İzmir, Türkiye'nin İstanbul ve Ankara'dan sonra en kalabalık şehri olduğu gibi, birinci derecede bir ihracat limanımızdır.

İZMİR İLİ

Batı Anadolu bölgesi illerimizden biri. Yüzölçümü 12.018 kilometrekare, nüfusu 1.066.304 dür. Kuzeyinde Balıkesir, doğusunda Manisa, batısında Ege denizi güneyinde Aydın bulunmaktadır. Yüzeyi çok çeşitlilik gösterir. Dağlar, ovalar ve kıyılar olmak üzere başlıca üç bölüme ayrılır. Dağlarının başlıcası kuzeyde Ayvalık'ın doğusunda uzanan Madara, Yamanlar, ilin ortasından geçen Bozdağları ve güney engebelerini meydana getiren Cuma, Samsun dağları, batıda da eski Ege tepeleridir. Bu dağ sırtlarına paralel olarak Gediz, Küçük Menderes nehirlerinin düzlük alanları uzanır. Cuma ovası gibi ovalar, bütün ilin en önemli ve zengin tarım alanlarını meydana getirir. Kıyıları çok girintili ve çıkıntılıdır. Kıyı topraklarında çoklukla üzüm bağları, portakal ve limon bahçeleri yer alır. Denizlerinde de balıkçılık ve süngercilik çok gelişmiş geçim kaynaklandır.

PAKİSTAN « Dünya Coğrafyası

Hindistan'daki iki bağımsız devletten biri. İki ayrı bölümden meydana gelmiştir. Bölümlerden biri Kuzeydoğuda Bengale ve Silhet bölgelerini içine alır ve “Doğu Pakistan” olarak adlandırılır. Öbür bölümü, Afganistan, İran ile sınırlıdır ve “Batı Pakistan” olarak adlandırılır. Genel yüzölçümü 1.014.024 kilometrekare, nüfusu 92 milyondur. Başşehri Karaşi'dir.

Coğrafya : Pakistan'ın, bölümleri, birbirinden çok büyük farklar gösterir. Batı Pakistan, yüzey şekilleri bakımından iki farklı bölgeye ayrılır. Bu bölgenin Batı bölümü dağlıktır. Burada, “Bülücistan platosu” geniş alan kaplar. Bu platonun Doğu taraflarında Kırdar ve Süleyman dağları yükselir. Dağların doğu eteklerinde İndüs nehri ve kollarının, suladığı alçak, alüvyonlu bir ova kuzeyden güneye uzanır. Daha doğuda “Tar çölü” ile kaplı ve alçak bir plato yer alır. Ülkenin kuzeyi, Himalâyalara doğru uzanan ve yükselen platolar halindedir. Batı Pakistan çok kurak bir bölge durumundadır. Doğu Pakistan ise, Pakistan'ın en verimli bölgesini meydana getirir. Yüksek sıcaklık ve bol yağışlar sebebiyle, bölgenin bazı bölümleri tropikal ormanlarla kaplıdır. Bölgenin en büyük kısmı, üzerinde sayısız akarsuların geçtiği verimli ovalardan meydana gelmiştir. Ayrıca pirinç ve darı da yetiştirilir. Doğu Pakistan'ın tarım alanlarının çok geniş yer kaplaması, buralarının, yeryüzünün en sık nüfuslu bölgelerinden biri durumunda olmasını sağlamıştır.

Büyük Müslüman ülkelerinden biri olan Pakistan, 1947 yılında Hindistan'dan ayrılarak bağımsız bir ülke olmuştur. Bugün, İngiliz Milletler Topluluğunun bağımsız bir üyesidir.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy