Nedir

KALE « Mimari Sanatı

Düşmandan korunmak ve saldırısına engel olmak için kalın duvarlarla yapılan, düşmana ok ve mermi atmağa mahsus yerleri olan, içinde askerlerin barınacağı yerler bulunan büyük yapı.Topun icat edilmesi ve kullanılmaya başlaması tarihlerine kadar büyük önem taşıyan kaleler, özellikle XV. yüzyıldan itibaren eski büyük önemini kaybetmiştir. Bugünün ne toplum hayatı anlayışında ne de savunma anlayışında bir önemi kalmamıştır. Kalelerin asıl gelişmeleri Ortaçağdadır.Duvar ve kulelerin üzerinde bunlara bitişik kulelerden meydana diş diş duvar kısımları vardır. Bunlar ok ve mermi atanları korur.Bu siperlere mazgal siperlen aralarındaki deliklere “mazgal” denir. Bunların arasında askerlerin dolaşabilmesi için düzlükler yapılmıştır Buralara kalenin avlusundan merdivenlerle çıkılır. Duvarlara yaklaşan ya da tırmanmak isteyen düşmanın vurmak ve kalenin üstüne çıkmasına engel olmak için ver yer kulelerde, üst üste katlar bulunur. Buraları askerlere koğuş vazifesini görür. Kulelerin duvarlarında hem hava almağa, hem de ok atmağa yarayan mazgal delikleri vardır. Kalelerin duvarları önünde çoklukla su doldurulan geniş hendekler

açılmıştır. Bu hendekleri aşıp kale duvarlarına tırmanmak, her bakımdan çok zor bir iştir Bazı kale duvarlarının daha iç taraflarında son savunma yeri olarak yapılmış büyük kuleler de yapılmıştır.

BOERLAR « Tarih

Güney Afrika'da, Hollânda aslından türemiş sömürgecilere verilen ad. Hollândalıların 1652 de Kap'ta yerleşmelerinden sonra meydana gelen bu topluluk, 1795 yılına kadar Hollândalılar tarafından idare edilmiş, 1806 yılında İngilizlerin eline geçmiştir. Fakat Boer'lar ile İngilizler arasında devamlı anlaşmazlık olmuş, bu anlaşmazlıklar, 1834 yılında İngilizlerin “esirliğin kaldırıldığını” ilân etmeleri üzerine daha da artmıştır. Bu tarihten başlayarak kitle halinde büyük göçler başlamış, bu göç edenler kuzeyde ve doğuda Natal, Transvaal, Orenje adlarında üç bağımsız Boer Cumhuriyeti kurmuşlardır. Fakat İngilizler Natal'i 1843 te, Orenje ve Transvaai'i 1899-1902 Boer Savaşı (Güney Afrika Savaşı)sırasında ellerine geçirmişlerdir.

Boer Savaşı, Transvaal hükümetinin, asker çıkarılmasının durdurulması için İngiltere'ye verdikleri ültimatoma, İngiltere'nin ret cevabı vermesi ile başlamıştır. Transvaal, 11 Ekim 1899 da, Oranje de kısa bir zaman sonra İngiltere'ye savaş ilân etmişlerdir.

1900 yılına kadar süren birinci devrede savaş, Boer'ların lehine devam etmiş; fakat Boer'lar , İngiliz orduları karşısında fazla dayanamamışlardır. Böylece Oranje 24 Mart 1900 de,Transvaal 1 Eylül 1900 de İngiliz sömürgeleri ne katılmıştır. Bu tarihten sonra savaş, çete çarpışmaları şeklinde devam etmişse de bir başarı elde edilememiştir.

1910 tarihinde Güney Afrika Birliği, bir İngiliz dominyonu olarak kurulmuş, bu birlikte Boer'lara İngilizlerle aynı hakları vermiştir.

PİRE « Hayvanlar

Eklembacaklılardan, insan ve hayvanların kanını emerek yarı asalak şeklinde yaşayan bir böcek. Ağzı, parçalama, sokmaya ve emmeye elverişli bir hortu şeklini almıştır. Göğüs halkaları birbiriyle birleşmiştir. Üç çift bacağı vardır. Aradaki iki çift bacak uzun olduğundan çok yükseklere sıçrayarak yürür. Kurur ve tozlu yerlerde daha çok ürer.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TEŞKİLATI « Teşkilatlar

UNO (United Natlons Organist-tion)

Dünya milletlerinden çoğunun katılmasıyla kurulmuş milletlerarası teşkilâtı. 26 Haziran 1945 tarihinde San Fransisco'da toplanan 51 devlet temsilcileri, Birleşmiş Milletler Teşkilâtını kurmak üzere bir antlaşma imzalamışlardır.

“Birleşmiş Milletler” deyimi ilkin Amerika Birleşik Devletleri Cumhurbaşkanı Roosevelt tarafından 1941 yılında kullanılmıştır. Atlantik Beyannamesinin ilânından ve Birleşmiş Milletler Beyannamesinin imza edilmesinden sonra Milletler Cemiyetinin yerine kurulması için çalışmalara geçilmiştir.

Yalta Konferansında ,Birleşmiş Milletler Teşkilâtını kurmak üzere 1 Mart 1945 tarihine kadar Almanya ve Japonya'ya savaş ilân etmiş milletlerin bir konferansa çağırılması karar altına alınmış; bu çağrının sonucu olarak da 24 Nisan - 26 Haziran 1945 tarihleri arasında San Francisco'da 51 milletin temsilcilerinin katıldığı konferans yapılmıştır. Birleşmiş Milletler Teşkilâtına üye olan devletlerin sayısı 110 a yükselmiştir.

San Francisco Konferansında hazırlanan antlaşma beş büyük devlet ile üye olan devletlerin çoğunluğunca tasdik tarihi olan 24 Ekim (1945) günü, her yıl Birleşmiş Milletler günü olarak anılmaktadır.

Birleşmiş Milletler Teşkilâtı şu organlardan meydana gelmiştir.

Genel Kurul : Antlaşmada en başta sayılan ve üye milletlerin temsilcilerinden meydana gelen büyük bir topluluktur. En sorumlu büyük bir organ olan Genel Kurul, bir devletin parlâmentosu gibidir. Milletlerarası çeşitli meseleleri tartışır tavsiyelerde bulunur malî bakımdan kontroller yapar, teşkilâtın başarılı bir şekilde işleyebilmesi için gerekli denetlemeyi yapar.Genel Kurul üye devletlerin en az beş temsilcisinden meydana gelmiştir. Her üye devlet, Genel Kurulda bir oy hakkına sahiptir. Güvenlik Konseyinin geçici üyeleri, Vesayet Konseyinin, Ekonomik ve Sosyal Konseyin, Milletlerarası Adalet Divanı hâkimlerinin seçildiği yer genel Kuruldur.Birleşmiş Milletler Teşkilâtında en yetkili organ olan Genel Kurul Birleşmiş Milletler Teşkilâtı, bağımsız yetkilere sahip bir devlet olmadığından aldığı kararlarda üye devletler üzerinde herhangi bir zorlamada bulunamaz. Ancak, milletlerarası meselelerin çoğunluğuna göre barış yolları ile çözümlenmesini sağlamağa çalışır

Güvenlik Konseyi : Beş devamlı üye ile (Amerika Birleşik Devletleri, Büyük Britanya, Çin, Fransa, Sovyetler Birliği) Genel Kurul tarafından iki yılda bir seçilen altı geçici üyeden meydana gelmiştir. Güvenlik Konseyine a - Askerî Komite ,b - Atom Enerjisi Komisyonu, c - Meşru Silâhlar Komisyonu olmak üzere üç komisyon bağlıdır.

Güvenlik Konseyi, Birleşmiş Milletler Teşkilâtının, dünya barışı ve güvenliğinin korunmasından birinci derecede sorumlu organıdır.

Milletlerarası Adalet Divanı : Bu Divan, Birleşmiş Milletler Teşkilâtının dokuz yıl için seçilmiş 15 kişilik hâkimler heyetinden meydana gelen bir yargı organıdır. Hâkimler, Genel Kurul ve Güvenlik Konseyi tarafından seçilirler. Divan kendisine gönderilen işleri devletler hukukuna göre çözer. Divanın aldığı kararlara boyun eğmeği, bütün Birleşmiş Milletler üyeleri taahhüt etmişlerdir.

Ekonomik ve Sosyal Konseyi : Bu konsey milletler arasında yapılacak anlaşmalar gereğince ekonomik, sosyal, kültür, terbiye ve sağlık meseleleri üzerinde çalışır. Milletlerarası konferansı toplamağa ve göreceği işler için gerekli kadar komisyon kurmağa yetkilidir.18 üyesi vardır ve bu üyeler üç yıl sır ile seçilir. Konseyde kararlar çoğunluk alınır.

Ekonomik ve Sosyal Konseye bağlı 8 faal komisyon (a - Münakalât Muhabere Komisyonu ,b - Malî Komisyon, c- İstatistik Komisyonu, d - Nüfus Komisyonu, e - Sosyal Komisyon f - Uyuşturucu Maddeler Komisyon g -İnsan Hakları Komisyonu, h - Kadın Hukuku Komisyonu ile 4 Böl Ekonomi Komisyonu, a- "Avrupa Ekonomi Komisyonu", b -Asya ve uzak doğu Ekonomi Komisyonu, c - Lâ' Amerika Ekonomi Komisyonu, d - Afrika Ekonomi Komisyonu kurulmuştur.

Vesayet Konseyi : Birleşmiş Milletler Teşkilâtı, kendi yetkisi altında da sonra varılacak özel anlaşmalar gereğince vesayet rejimine tâbi kılınabilecek ülkelerin idare ve denetlemesi için bile bir organ kurmuştur. Bu Konsey, Güvenlik Konseyinin devamlı üyelerinin temsilcilerinden, o bölge topraklarını idare eden devlet temsilcilerinden ve temsilcilere eş sayıdaki bu gibi toprakları idare etmeyen devletler temsilcilerinden meydana gelmiştir.

Sekreterlik : Birleşmiş Milletler Teşkilâtının idare organıdır. Sekreterlik başında, Güvenlik Konseyi tarafından tavsiye edilmiş ve Genel Kurul tarafından seçilmiş bir Genel Sekreter bulunur.

Genel Sekreter, teşkilâtın baş idare memurudur. Güvenlik Konseyi, Ekonomik ve Sosyal Konsey, Vesayet Konseyinin bütün toplantılarına başkanlık eder ve teşkilâtın çalışmaları hakkında Genel Kurula rapor verir. Sekreterlik bir Muamelât Bürosu ile sekiz şubeden meydana gelmiştir. Geniş çalışmaları olan Birleşmiş Milletler Teşkilâtı bu çalışmalarını üye devletlerden belli bir oran dahilinde alınan aidatla sağlar.

Özel teşekküller : Birleşmiş Milletler Teşkilâtının bu esas organlarından başka, yine bu teşkilâta bağlı özel teşekküller kurulmuştur. Teşkilât tarafından kontrol edilen bu teşekküller şunlardır : 1 - Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilâtı (UNESCO), 2 - Yiyecek ve Tarım Teşkilâtı (FAO), 3 - Avrupa Kömür Teşkilâtı (ECO), 4 - Avrupa Merkez Kara Nakliyatı Teşkilâtı (ETİCO), 5 - Milletlerarası Sivil Havacılık Teşkilâtı (ISAO), 6 - Birleşmiş Milletler Yardım ve Kalkınma İdaresi (UNIRRA), 7 - Milletlerarası Mülteciler Teşkilâtı (RO), 8 - Dünya Sağlık Teşkilâtı (WHO), 9 - Milletlerarası Çalışma Teşkilâtı (ILO),

10 - Evrensel Posta Birliği (UPU), 11 - Birleşmiş Milletler Milletlerarası Çocuklara Acele Yardım Fonu (UNICEF), 12 - Birleşmiş Milletler Çocuk Yardımı (UNAC), 13 - Milletlerarası Kalkınma ve Gelişme Bankası (Dünya Bankası), 14 - Milletlerarası Para fonu ,15 - Milletlerarası Ticaret Teşkilâtı (İTO), 16 - Hükümetler arası Denizcilik İstişarî Komisyonu (IMCO).

Birleşmiş Milletler Anayasası : İkinci Dünya Savaşı sonunda kurulma teşebbüslerine geçilen ve 51 devlet temsilcilerinin katıldığı San Francisco Konferansında imza edilen, Türkiye'nin de 4801 sayılı kanunla 15 Ağustos 1945 tarihinde kabul ettiği Birleşmiş Milletler Antlaşmasının ,giriş kısmında, bu antlaşmaya imza koyan milletlerin devamlı bir barışı amaç edindikleri, insanlığa giderilmez acılar veren savaşlardan gelecek nesilleri korumak için gerekenlerin yapılacağı, insanların hak

ve hürriyetlerine değer verileceği belirtilmektedirler.

19 bölümden ve 111 maddeden meydana gelen bu anayasa'da Birleşmiş Milletlerin amaçları ve prensipleri, üyeleri, organları, bölge anlaşmaları, milletlerarası ekonomik ve sosyal işbirliği dünya milletlerini ilgilendiren çeşitli konular hakkında maddeler bulunmaktadır.

ÇOCUK ESİRGEME KURUMU « Devlet

Türkiye'nin belli başlı hayır kurumlarından biri. 30 Haziran 1921 de Ankara'da Hâkimiyeti Milliye Matbaasının küçük bir odasında “Himaye-i Etfal Cemiyet” adıyla kurulmuştur. Bu ad, dil devriminde “Çocuk Esirgeme Kurumu” na çevrilmiştir. Adının kısaltılmışı Ç.E.K, sembolü kırmızı bir yıldız içinde beyaz bir aydan ibarettir.

Çocuk Esirgeme Kurumunun çalışma konularından başlıcaları şunlardır: Aileyi meydana getirecek çiftlerin bünye, kültür ve karakter bakımından denk olmalarının sağlanması ve çocuğun ana karnında iken kurum kliniklerinde devamlı kontrol edilmesi; çocuk yapacak kadınlara çocuk bakımı ve korunması ile ilgili faydalı bilgiler verilmesi, sütsüz annelere sterilize süt sağlanması: Çocuk doktorlarının poliklinik ve hastanelerde sıhhati ile yakından ilgilenmesi, Kurum hemşirelerinin Kuruma kayıtlı çocukların evlerini ziyaretle anne ve çocuğu kontrol etmesi gerekli yardımlarda bulunması; yetim kalmış yavruların sıhhati ve okuması ile ilgilenmesi; çocuklarda ve çocuk terbiyesi ile ilgili yayınlarda bulunulması.

CEZAYİR « Dünya Coğrafyası

Kuzey Afrika'da yeni kurulan bir cumhuriyet. Yüzölçümü 2.204.864 kilometrekare, nüfusu 10.265.000 dir. Akdeniz kıyısı boyunca 1.000 kilometre uzanır ve batıda Fas, doğuda Tunus ile komşudur. Başşehri 335.040 nüfuslu Cezayir (Alger) şehridir.

Cezayir, üç yerel bölgeye ayrılır. Kuzey bölgesi batı-güneybatı, doğu -kuzeydoğu yönünde devam ederek Fasın Rif dağlarını ve Orta Atlasları meydana getiren Tell Atlas dağlarının kapladığı alanlar meydana getirmiştir. İkinci bölgeyi 400.1000 metre yüksekliğin de bataklıklı Şot'lar platosu meydana getirir. Üçüncü bölge, güneyde Sahra'ya doğru alçalan ve çöl karakterli olan Atlas bölgesidir.

Cezayir'in kuzey bölgesi yazları çok sıcak ve kışları bol yağmurludur. Güney bölümleri ise devamlı kurak ve sıcaktır. Bitki örtüsü, yalnız kuzey yörelerinde canlılık gösterir.

En eski zamanlardan beri Berberî kavimlerin yerleştiği bir yer olan Cezayir, uzun yıllar Osmanlı Devletinin sınırları içinde kalmıştır. Bu geniş bölgede, Osmanlı idaresi, Oruç Reis ile Barbaros Hayreddin tarafından kurulmuştur. Oruç Reis, 1515 yılında Cezayir'e ayak basarak Türk egemenliğinin temelini atmış, Barbaros, 1518-34 yıllarında kıyı şehirlerinin çoğunu almış, kesin olarak Cezayir'e yerleşmiştir. Böylece Cezayir, 1534 yılından itibaren bir Osmanlı eyaleti haline gelmiş ve üçyüzyıl, Türk egemenliğinde kalan bir bölge olmuştur. Burada 1830 yılında Fransızların Cezayir şehrini almaları ile Türk egemenliği son bulmuştur. O tarihten bu yana Fransızlar, Cezayir'de bir sömürge meydana getirmişlerdir. Fakat, Cezayirde milliyetçiliğin canlanması ile Fransızlara karşı ayaklanmalar başlamış ve Cezayir'i bağımsız kılmak için, Cezayir'de millî bir kurtuluş hareketi başlamıştır. Fransa hükümetinin Cezayir'e pek çok haklar tanımak yoluna gitmesi için teşebbüslerde ve tekliflerde bulunmasına rağmen, Cezayir'i Fransa'dan ayırarak bağımsız kılmak için yapıla gelen mücadele çok kanlı savaşlarla devam etmiştir. Sonunda, Fransa Cumhurbaşkanlığına gelen General De Gaulle, Fransa için bir medeniyet lekesi olan Cezayir meselelerine son vermiş, Cezayir 1962 yılında bağımsızlığına kavuşmuştur.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy