Nedir

SATRANÇ « Eğlence

Bir siyah bir beyaz olmak üzere 64 bölümlü satranç tahtası üzerinde oynanan, 16 sı siyah, 16 sı beyaz olan ve çeşitli değerler taşıyan 32 taşla iki kişi arasında oynanan bir oyun. Satranç akılla oynanan bir oyundur. Satrançta, oynayan taraflar, altı çeşit taşla oyuna katılırlar: Şah, vezir, fil, at ve kale ikişer, piyonlar sekizer tanedir.Bu taşlardan her biri oyunda belli şekilde yürürler. Şah, her elde ve her yönde bir bölüm yürür; vezir, her elde ve her yönde, oyuncunun isteyeceği kadar bölüm yürüyebilir; fil tahta üzerinde çaprazlama; kale gibi yürüyebilir; piyonlar yalnız bir bölüm ve daima ileri yürüyebilir. Taşlar, bu ileri hareketlerinde, karşılarına çıkacak her taşı alabilirler, o taşları oyundan çıkarabilirler. Satrançta esas Şah'ın karşı taraf taşları tarafından alınmasıdır. Şah, alınınca oyun biter ve “mat” olunur.

MİSAKİ MİLLİ « Tarih

Millî Mücadele'nin başladığı yıllarda, İstanbul'da toplanmış olan son Osmanlı Mebusan Meclisi'nde, Millî Mücadele'ye katılmış olan milletvekillerinin, Meclis'te meydana getirdikleri “Felâh-ı Vatan Grubu” aracılığı ile Meclis'e kabul ettirdikleri vesika (28 Ocak 1920). Bu vesikaya göre,

1 - Osmanlı Devleti, yalnız Arap çoğunluğu ile iskân edilmiş olup 30 Ekim 1918 tarihli mütareke imzalandığı vakit düşman ordularının işgali altında bulunan yerlerin mukadderatının, halkın serbestçe verecekleri reye göre tâyin edilmesi gerekli olduğundan bu mütareke hududu içinde Türk ve İslâm ekseriyeti ile meskûn bulunan kısımların tümü fiilen veya hükmen hiçbir suretle ayrılık kabul etmez bir bütündür.

2 - Halkın reyiile ana vatana katılmış olan bu üç sancakta “Kars Ardahan ve Artvin” gerekirse halkın reyine müracaat edilmesini kabul ederiz.

3 - Türkiye barışına bırakılan Batı Trakya hukukî durumunun tespiti de halkın tam bir hürlükle beyan edecekleri reye uygun olmalıdır.

4 - Hilâfet merkezi ve Osmanlı Devletinin başkenti olan İstanbul şehriyle Marmara denizinin güvenliğini her türlü müdahaleden masum olmalıdır. Bu esas kabul edilmek şartıyla Akdeniz Karadeniz boğazlarının dünya ticaret ve münakalâtına açılması hususunda bizimle diğer bütün alâkalı devletlerin, birlikte verecekleri karar muteberdir.

5 - İtilâf Devletleriyle kararlaştırılmış olan esaslar içinde azınlıkların hakları komşu memleketlerin Müslüman halkınında aynı haktan istifadeleri şartıyla tarafımızdan kabul ve temin edilecektir.

6 - Millî ve iktisadî gelişmemiz imkân dairesine girmek ve daha ileri ve düzenli bir şekilde devlet gibi bizim de gelişmemizin sağlanması sebeplerinin temininde istiklâl ve tam bir hürlüğe sahip olmamız hayat ve beka esasıdır. Bu sebeple siyasî, adlî malî gelişmemize engel olan kayıtlara muhalifiz. Hissemize düşecek borçlarımızın ödenmesi şartları da bu esasa aykırı olmayacaktır.

BOŞALTIM SİSTEMİ « Sağlık

İdrar yapan ve idrarı dışarıya atan sisteme boşaltım sistemi adı verilir.

Boşaltma sisteminde bulunan organlar şunlardır :

1 - İdrarı yapan, vücut için faydasız ve zararlı maddeleri süzerek kandan ayıran böbrekler,

2 - İdrarı, idrarın toplanma yeri olan torbaya götüren idrar borusu,

3 - İdrarın toplandığı torba “idrar torbası” (mesane),

4 - İdrar torbasında birikmiş olan idrarı, vücuttan dışarı atan bölüm.

Böbreklere süzülmek, içindeki zararlı ve faydasız maddeler dışarı çıkarılmak için gelmiş olan kan, böbreklerin kabuk bölgesinde süzülmeye uğrar. Kanda bulunan üre, böbreklerde bu süzülme sonucu kandan ayrılır ve böbreğin havuzcuk denen bölümünde toplanarak, idrarın meydana gelmesini sağlar. İdrar, buradan idrar borusu yolu ile idrar torbasına gelir. İdrar torbasında birikme olduktan sonra da, refleks meydana getirecek kadar çoğalınca, uretra yolu ile dışarı atılır.

İdrar, sulu bir sıvıdır. İçinde, normal hallerde şu maddeler bulunur :

1 - Proteinlerin yanmasından meydana gelen üre ile ürik asit ve üratlar,

2 - Magnezyum, potasyum, sodyum tuzları, 3- Su, İdrardaki su oranı, her zaman değişir. Bu oran, kanın basıncı ve alınan su ile ilgilidir. Normal hallerde, 24 saatte 1 - 1,5 litre olarak çıkarılan idrar, suyun çok alındığı zamanlarda artabilir. Bu arada, idrarda bulunan maddeler, normal hallerde de yenilen yiyeceklere göre değişiklik gösterebilir. Çok et yiyenlerde asit, çok sebze yiyenlerde bazlar çoğalır. İdrar içinde bulunan üre, idrardaki bakteriler ve sıcağın etkisi ile kimyasal bir ayrışıma uğrar ve karbon asidi ile amonyak meydan gelir. Sıcakta kalmış idrarda, bu sebeple amonyak kokusu meydana gelir.

Böbreklerle kandaki zararlı ve faydasız maddelerin dışarı atılmasından başka, vücudumuzdaki zararlı ve faydasız maddelerin dışarı atılması işleri, başka yollarla yapılmaktadır. Biz, yalnız boşaltım sistemi ile vücudumuzdaki zararlı maddeleri dışarı atmak zorunda kalsak, çok geçmeden, kendi kendimize zehirlenip ölürüz.

Vücudumuzdaki zararlı maddelerin dışarı atılmasına yardımcı olan sindirim sistemindeki zararlı maddelerin dışarı atılmasını sağlayan kaim barsaklardan ayrı olarak, başlıca derimiz sayılabilir. Derimizle, kanda bulunan su, az oranda üre, ürik asit, tuzlar, karbon dioksit dışarı atılır. Bundan başka solunum yolu ile de, kanımızda birikmiş olan ve vücudumuz için zararlı olan karbondioksit gazını da dışarı çıkarırız.

KARASU « Türkiye Coğrafyası

Sakarya iline bağlı ilçe. Yüzölçümü 848 kilometrekare, nüfusu 45.183 dür. Yüzeyi, Sakarya nehrinin Karadeniz'e döküldüğü alanda ve nehrin her iki tarafında meydana gelen düzlük alanlardan ibarettir. Halkın başlıca geçim kaynağı tarla ekimi ve meyveciliktir.İlçe merkezi 5.681 nüfuslu İncirli kasabasıdır.

KANGAL « Türkiye Coğrafyası

Sivas iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 3.801 kilometrekare nüfusu 52.669 dur. Yüzeyi çoklukla çıplak yamaç ve sırtlardan ibarettir. Başlıca geçim kaynakları buğday, arpa, yulaf, patates ekimleridir. İlçe merkezi 3.652 nüfuslu Kangal kasabasıdır.

METALLER « Kimya

Kimyasal elementlerin bir bölümü (Öbür bölümü ametallerdir). Elementler saf iken özellikleri ve bileşimlerindeki değişik durumları göz önünde tutarak sınıflandırıldığında metaller ve ametaller olmak üzere iki guruba ayrılır (Bilinen 102 elementin 85 i metal 17 si ametaldir.)

Metaller, genel olarak metalik denilen bir takım özellik gösterirler. Metallerin üzerine düşen ışık ışınları içeri geçmeden yansıdıklarından, metallerin yüzeyleri parlak olur. Hiç bir Zaman saydam olmazlar. Metalik maddeler ergimiş halde iken birbirleri içerisinde bilinen oranlarda eriyebilirler. Soğuklarında da “alaşım” denilen metal karışımlarını meydana getirirler. Birbirleriyle birleşerek kimyasal bileşikler yapamazlar. Isıyı ve elektriği çok iletirler. Bu üretmede hiç bir maddi değişikliğe uğramazlar. Cıva dışında bütün metaller katı olurlar kolaylıkla işlenebilirler. (Ametaller ise saydamdırlar, birbirleri içinde erirler, ısı ve elektriği çok az iletirler, birbirleriyle kimyasal bileşikler meydana getirirler.)

Metaller fiziksel bakımdan ağır ve hafif metaller diye ikiye ayrıldığı gibi, kimyasal bakımdan “soy metaller” ve “soy olmayan metaller” diye iki sınıfa ayrılırlar.

Soy metaller bileşik hale gelmeyi istemeyen metallerdir. Bunlar yeryüzünde serbest halde bulunurlar (Altın platin, gibi). Bunlar, havanın oksijeninden müteessir olmadıkları gibi kızıl derecede bile oksijenle bileşik meydana getirmezler.

Soy olmayan metaller, bileşik verebilen metallerdir. Elementel halde rastlanmaz. Bunlar yeryüzünde serbest halde bulunmazlar (Sodyum gibi)

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy