İNEBAHTI DENİZ SAVAŞI « Tarih
7 Ekim 1571 günü, Osmanlı İmparatorluğu'nun deniz kuvvetleriyle Venedik, Papalık ve İspanya devletlerinin birlikte meydana getirdikleri Haçlılar kuvvetleri ile yaptıkları deniz savaşı.
Kıbrıs adasının 1570 tarihinde Osmanlılar tarafından alınması üzerine, Hıristiyan Avrupa, Osmanlıları yenebilmek için yeni bir kuvvet denemesin çıkmış ve hazırlanan büyük bir deniz kuvveti ile Osmanlılar yenilgiye uğratılmak istenmiştir.
Haçlılar donanması, Girit ve Korfu adalarına yaptıkları seferden dönmekte olan Osmanlı donanmasını İnebah'tı (Lepanto) körfezi çevresinde savaşa katılmaya zorlamış ve yapılan bu deniz savaşında, Osmanlı donanması yenilgiye uğramıştır. Kaptan-ı derya Müezzinzade Ali Paşa'nın komutasındaki Osmanlı donanması çok büyük kayıplar vermiş, donanma komutanlarından yalnız Kılıç Ali Reis savaştan kurtulabilmiştir.
Fakat bu yenilgi çok sürmemiş ve Sokullu Mehmet Paşa'nın yönetimindeki Osmanlı İmparatorluğu, yeni bir donanma hazırlamakta gecikmemiştir.
Bu yenilgiden sonra Venediklilerle yapılan bir barış müzakeresi sırasında Sokullu Mehmet Paşa'nın Venedik elçi. sine söylediği şu sözler ünlüdür:
“Siz bizim donanmamızı mahvetmekle sakalımızı kestiniz. Kesilen sakal gene uzar; fakat biz Kıbrıs'ı alarak sizin bir kolunuzu kestik. Kesilen kol yerine gelmez”.
BALDIRAN « Bitkiler
Maydanozgillerden, nemli yerlerde kendiliğinden yetişen zehirli bir ot. Otsu ve gövdesi oldukça uzun olan bitkilerdendir. Yaprakları çok büyük, fakat her yaprak, tüy gibi ince ve birkaç dilimdir. Bu bitkide “konisin” denilen bir alkoid olduğu için hekimlikte çok kullanılır. Fazla miktarda alındığında felç sonucu solunumunun durması ile ölüm meydana gelir. Sokrates'in, ölüme mahkûm olduktan sonra baldıran içerek kendini zehirlediği ünlüdür.
KİRAZ « Meyveler
Gülgillerden bir ağaç ve bunun yemişi. Yemişi tek ve sert çekirdeklidir. Derisi ince, rengi kırmızı, beyaz ya da koyu kırmızı olur, sapı ince ve uzundur, eti sulu ve tatlıdır.
Kirazın yurdumuzda bilinen cinsleri şunlardır: Yarımcanın Dalbastı, Altıparmak, Amasya'nın Tabanıyarak, İsparta'nın Ballı'sı.
MORS « Hayvanlar
Kuzey kutup bölgesinde yaşayan memelilerden bir hayvan. Denizde yüzdüğü gibi karada da yürüyebilir. Yüzgeç yerini tutan kısa iki kolu vardır. Erkeğinin üst iki dişi uzundur ve dışarıya sarkıktır. Vücudu kısa ve esmer bir kürkle kaplıdır. Yedi metre uzunluğunda olan vardır. Kutup bölgesinde sürüler halinde yaşarlar. Derisi, yağı ve dişleri için avlanırlar.
COLOMBO « Dünya Coğrafyası
Seylân adasının başşehri. Adanın güney batısında bulunmaktadır. Nüfusu 423.481 dir. İşlek bir limandır ve Uzak Doğu'ya giden bütün gemilerin uğrak yeridir. İlkin Portekizlilere ait iken XVII. yüzyılda Hollandalılara geçmiş, 1796 da İngilizler tarafından bütün ada ile birlikte işgal edilmiştir. Bugün, İngiliz Milletler Topluluğu içinde bulunan Seylân'ın başşehri durumundadır.
OSMANLI RUS SAVAŞLARI « Tarih
Osmanlı imparatorluğu, tarihi içinde 1677 - 1918 yılları arasında Çarlık Rusya ile on üç defa savaşmak zorunda kalınmıştır. Bu on üç savaşın yapıldığı yıllar sırasıyla şunlardır: 1) 1677 - 1681 2)1686 - 1699; 3) 1711; 4)1712; 5)1713; 6)1736 - 1739; 7) 1768 - 1774;. 8) 1787 - 1792; 9) 1807 - 1812; 10); 1828 - 1829; 11) 1853 - 1855; 12) 1877 - 1878; 13) 1914 - 1918. Bu duruma göre Rusya 1677 den 1918 yılına, kadar geçen 241 yıldan 57 yılım Türkiye ile savaşmakla geçirmiştir. 57 nin 241'e oranı dörtte birden fazladır. Ortalama olarak on sekiz yılda bir bize savaş açmıştır. Osmanlı donanması, tarihte yaptığı dört büyük felâketli muharebeden üçünü Ruslarla yapmıştır: 1) Çeşme (1770) İngilizlerin elbirliği ile; 2) Navarin (1827) Ruslarla birlikte İngiliz ve Fransız donanmalar; 3) Sinop (1853); 4) İnebahtı (1870) Birleşik Hıristiyan filosu ile On üç savaşın kısaca sebep ve sonuçları şunlardır :
1677 - 1681 savaşı: Rusya 1677 den 1681'e kadar imparatorlukla Polonya'dan ayrı olarak savaş yaptı. Sonunda Rusya ile yirmi yıllık bir mütareke imzalandı ve Ruslara Polonya'dan aldıkları Ukrayna toprakları bırakıldı.
1686 - 1699 savaşı : Avusturya, Polonya, Venedik ve Malta ile Osmanlı İmparatorluğu arasında 1684 ten beri devam eden savaşa Rusya da katıldı. 1700 de İstanbul'da imzalanan barış antlaşması ile Azak kalesi Ruslara geçti.
1711 savaşı: “Prut savaşı” diye anılır. Rusya'nın Kırım sınırlarımızda kaleler yaptırması üzerine İmparatorluk 20 kasım 1710 da savaş açtı. Askeri hareket ertesi yıl başladı. Baltacı Mehmet Paşa Çar Petroyu Prut ırmağında Falci de kuşattı. Bütün ordusu ile imha veya esir edeceği sırada karısı Katerina bir taraftan Petro'yu sulh görüşmelerine girmeğe teşvik etti, bir taraftan da Baltacı'ya altın ve elmaslar gönderdi. Petro ve ordusu kurtuldu. Prut Antlaşması ile Azak kalesi sağlam olarak imparatorluğa verilecek; sınırlarımızda bazı Rus kaleleri yıkılacak; Çar, Polonya ve Kazakların işine karışmayacak; Çar İstanbul’da bir elçi bulundurmak hakkından vazgeçecekti.
1712 savaşı; Rusya Prut antlaşmasını yerine getirmediğinden İmparatorluk 28 Aralık 1711 de Rusya'ya yeniden savaş açtı. Askerî harekât başlamadan çevikler Rusya'da iktidara geçince savaşa son verdiler. Brest - Litovsk Barış Antlaşması ile Batum, Kars ve Ardahan 1712 Îstanbul Barış Antlaşması ile Prut şartları yenilendi.
1713 savaşı: Rusya 1712 Antlaşmasını da yerine getirmediğinden 12 Kasım
1712 de yine savaş açıldı. 24 Haziran
1713 te Edirne'de imzalanan barış antlaşması İstanbul Antlaşmasını Ruslar için biraz daha ağırlaştırdı.
1736 - 1730 savaşı : Ruslar Kırım'ı istilâ ederek her tarafı yıkıp yaktılar. Fransa'nın aracılığı ile Belgrat Barış Antlaşması imzalandı. Bu antlaşmada Ruslar Azak kalesini yakmağı, Karadeniz’de savaş ve ticaret gemileri bulundurmamayı taahhüt ettiler.
1768 - 1774 savaşı : İkinci Katerina'nın Polonya işlerine karışmasından çıktı. Osmanlı ordusu karada yenildiği gibi Avrupa’yı dolaşarak Akdeniz'e gelen donanması da Çeşme'de Osmanlı donanmasını gafil avlayarak yaktı (1770). 1774 te Küçük Kaynarca Barış Antlaşması ile Kırım imparatorluğa tâbi olmaktan çıktı ve istiklâl kazandı. Ruslar Karadeniz ve Akdeniz'de donanma bulundurmak ve Boğazlardan savaş gemileri geçirmek haklarını aldılar.
1787- 1792 savaşı : İkinci Katerina'nın düşmanca gösterileri üzerine Osmanlı devleti 1787 de Rusya'ya savaş açtı. 1792 de Rusya ile Yaş Antlaşması yapıldı. Bu antlaşmaya göre Kırım Rusya'ya kalmakla beraber, Besarabya, Bender, Akkerman, Kilia ve İsmail kaleleri Osmanlılara geçiyordu.
1807 - 1812 savaşı: Rusya, 1806 yılında bazı kalelerimize saldırdı ve 27 Aralık 1806 da Bükreş'e girdi. 7 Ocak 1807 de Babıâli Rusya'ya savaş açtı. İmparatorluk orduları Rumanya'da yenildi ve barış yapmak zorunda kaldı. 1812 Bükreş Antlaşması ile Türk - Rus sınırı Prut'a geriledi; Sırbistan'da umumî af ilân edildi.
1828 - 1829 savaşı : Yunanistan'ın İmparatorluğa tâbi muhtar bir devlet ilân edilmesini Babıâli kabul etmeyince Rusya 1828 de imparatorluğa savaş açtı, imparatorluk orduları Anadolu ve Rumeli'de gerilediklerinden 1829 Edirne Barış Antlaşması yapıldı. Bu antlaşma ile Yunanistan bağımsız oldu; Rumanya muhtariyeti genişletildi; Sırbistan muhtar bir prenslik oldu.
1853 - 1866 savaşı: Rusya'nın memleketimizde Ortodoks Osmanlı tebaasının koruyucusu olarak tanınmasını istemesi Babıâli tarafından reddedildi. Rus orduları Eflâk ve Buğdan'ı istilâya başlayınca imparatorluk 1853 te Rusya'ya savaş açtı. Ruslar Sinop'ta Türk donanmasını yaktılar (1853). İngiltere - Fransa 1854 te Türkiye ile ittifak ettiler. Sivastopol'ü kuşattılar. Ruslar Eflâk ve Buğdan'dan çekilmek zorunda kaldılar. 1855 Eylül'ü sonlarında Sivastopol düştü. Barış istedi. 1856 da imzalanan Paris Antlaşması ile Osmanlı devletinin mülkî tamamlığı ve istiklâli İngiltere, Fransa, Avusturya Prusya ve Rusya'nın müşterek kefaleti altına girdi.
1877 - 1878 savaşı: Halk dilinde “93 Harbi” diye ünlüdür. Ruslar 1877 de savaş ilân etmeden saldırdılar. Bu savaşta Gazi Osman Paşa Plevne, Kafkasya'daki diğer kuvvetler de Zivrim ve Erzurum destanlarını yarattılar. Fakat sonunda savaş talihi Ruslara güldü. Ruslar Ayastefanosa dayandılar. Ayastefano Antlaşması ile büyük Bulgaristan kuruluyor; Sırbistan ve Karadağ genişliyor; Rumanya müstakil bir prenslik oluyordu.
1914 - 1918 savaşı; Birinci Dünya Savaşı'nda Türk orduları Ruslara karşı, tek başlarına olarak Kafkasya cephesinde; Almanlar, Avusturyalılar ve Macarlarla birlikte Galiçya cephesinde; Bulgar ve Almanlarla birlikte Rumanya cephesinde çarpışmışlardır. Kafkasya'da Enver Paşa'nın giriştiği Sarıkamış taarruzu bir bozguna uğradı, dokuz ilimiz Rus işgali altında kaldı. 1917 Ekimi'nde Boleski sahibi Türkiye'ye veriliyordu.