HİCAZ « Dünya Coğrafyası
Arap yarımadasının kuzeybatı bölümünü ve Kızıldeniz kıyılarını kaplayan Suudî Arabistan krallığının bir bölümü. Yüzölçümü 400.000 kilometrekare, nüfusu 2 milyondur. Merkezi 200.000 nüfuslu Mekke şehridir. Öbür önemli şehirleri arasında Cidde, Medine bulunmaktadır. Büyük bir bölümü taşlık ve kuraklıktır. Ekime elverişli bölümleri hemen hemen yoktur. Halkın önemli bir kısmı, hayvancılıkla uğraşmaktadır.
Hicaz'ın en önemli kaynağı, Müslümanlarca kutsal şehirler olarak bilinen Mekke ve Medine'ye gelen ziyaretçilerdir.Hicaz, Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferi sırasında Osmanlı sınırlarına katılmış, üç sancaktan ibaret bir vilâyet yönetilmiştir. 1916 yılında son Mekke emîri Şerif Hüseyin'in İngilizler tarafını tutması üzerine Osmanlı İmparatorluğundan ayrılmıştır.
BALDIRAN « Bitkiler
Maydanozgillerden, nemli yerlerde kendiliğinden yetişen zehirli bir ot. Otsu ve gövdesi oldukça uzun olan bitkilerdendir. Yaprakları çok büyük, fakat her yaprak, tüy gibi ince ve birkaç dilimdir. Bu bitkide “konisin” denilen bir alkoid olduğu için hekimlikte çok kullanılır. Fazla miktarda alındığında felç sonucu solunumunun durması ile ölüm meydana gelir. Sokrates'in, ölüme mahkûm olduktan sonra baldıran içerek kendini zehirlediği ünlüdür.
ARUZ « Edebiyat
Hecelerin uzunluğu ve kısalığı esasına dayanan ve Arap nazmında kullanılan vezin.
Aruz'u, Arap dilcisi İmam Halil (- 786) bir bilim haline getirmiştir. Bu zamana kadar Araplar manzumelerini pratik bir usulle yazarlarken, İmam Halil bunu birtakım esaslara dayamıştır. Bu esasların sonucu olarak da Arap dilcileri şiir bilimini, aruz ve kafiye bilimi olmak üzere ikiye ayırmışlardır. Aruz bilimi, aruz vezninin kurallarından söz eder.
Arap yazı sistemine sıkı sıkıya bağlı olan aruz vezni, hece esasına dayanır. Hecelerin harekeli (müteharrik) ya da harekesiz (sakin) harflerle meydana gelmesine göre ayrılır Yazılı bir beyit, harekeli ve harekesiz hecelerden meydana gelmiştir. Heceler de harflerin sayılarına göre Sebeb, Veded, Fasıla adlarını alırlar. Bunlar da iki kısma ayrılır: 1) Hafif Sebep, bizdeki kapalı hecenin karşıtıdır ve (-) ile gösterilir; 2) Ağır Sebep, bizdeki açık hecenin karşıtıdır ve ( . ) ile gösterilir. Bu temel hece şekillerinin birbirleri ile karışmasıyla 8 şekil meydana çıkar.
Her beyitte en aşağı dört tanesi bulunan bu şekillere “tef’il” ya da “tefile” denir.
Fe'ûlün (.- -), fâ'ilün (- .-), mefailün (.-.-), fa'ilâtün (-.- -), müstefilün (- - .-), mefûlâtü (- - -.), müf â'aletün (..- -.-), mütelâ'iliün (..-.-).
Tefîle'lerin de türlü şekillerde birleşmesi ile 16 nazım kalıbı meydana gelir. Bunlara “bahir” denir.
Çok eski zamanlardan beri kuvvetli bir halk şiiri geleneğine sahip olan Türkler, İslâm dünyasına katılmağa başladıktan sonra, şiirlerini Arapça ve Farsça yazmaya başlamışlar ve Türkçeye birçok Arapça ve Farsça kelimelerin girmesinden sonra da aruz vezninde çok başarılı örnekler vermişlerdir. Divan Edebiyatı, baştan başa aruz vezni ile yazılmış ve Arapça, Farsça kelimelerin kullanıldığı şiir örnekleri ile doludur. Ancak XIX. yüzyılın sonlarında Türkçe kelimelerle yazılmaya başlanan bu vezindeki şiirlere de rastlamakta isek de bu vezin sistemi Türkçemize yabancı kalmakta devam etmiştir.
MİDE « İnsan
Sindirim borusunun, yemekborusu ile ince barsaklar arasındaki şişkin bölümü. Bir J harfi biçimindedir. Ön ve arka iki yüzü, küçük ve büyük eğrilik adını alan iki kenarı, yemekborusu ile birleşen ve “kardia” denen ağzı ile ince barsakla birleşen ve “pilor” denen bir kapısı vardır. Midenin her iki yüzü periton zarı ile örtülüdür. İç yüzü ise mukoza ile kaplıdır. Midenin mukozası içinde salgıları sindirim ile ilgili bezler vardır. Bunların hepsinin salgısına “mide özsuyu” adı verilir. Midenin mukozası ile periton arasında ise mide kasları yer alır. Lifleri uzunluğuna ve değirmi olan bu kasların kasılmaları mide hareketlerini “peristaltik hareketler” meydana getirir. Bunlar, besin maddelerini sürükleyici, sıkıştırıcı ve boşaltıcı hareketlerdir.
FİL « Hayvanlar
Memelilerin hortumluları familyasından bir hayvan. Bugün karada yaşayan hayvanların en iri ve en kuvvetlisidir. Vücudunun ağırlığı ortalama olarak 3.4 bin kilodur. Yerden 5 metre yüksek olanları vardır. Burnu, bir hortum şeklinde uzanmıştır. El hizmeti gören bu hortumu ile yiyeceklerini ağzına götürür. Çok kuvvetli olan hortumu ile büyük ağaçları devirebildiği gibi bir korunma vasıtası olarak da kullanabilir. Fakat asıl korunma organları, iki metre kadar uzun olan ve yaklaşık olarak 100 kilo olan iki azı dişidir.Ot yiyen hayvanlardandır. 22 ayda doğurur ve b i r filin ömrü, 150 yıl kadardır. Sürü halinde yaşarlar, terbiye edilmek suretiyle evcil hayvan haline getirilebilirler. Zamanımızda başlıca iki cinsi bulunmaktadır. Bunlardan biri Afrika'da yaşayan, öbürü de Hindistan'da yaşayan cinsleridir. Asya fili, biraz daha küçük ve hareketlidir.
Eskiden savaşlarda ve ağır yükleri kaldırmada kullanılan filler bugün fil dişleri için, sirklerde, hayvanat bahçelerinde bulundurulmak için avlanmaktadır.
ÇINAR « Türkiye Coğrafyası
Diyarbakır iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.864 kilometrekare, nüfusu 19.769 dur. Yüzeyi, Mardin - Midyat eşiği adı verilen geniş sırtın kuzey eteklerinden Dicle'ye doğru alçalan alanlarından ibarettir. İlçe halkına başlıca, geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. İlçe merkezi 1.503 nüfuslu Çınar kasabasıdır.