Nedir

ARTVİN « Türkiye Coğrafyası

Artvin ilinin merkezi olan şehir. Nüfusu 23.628 dir. Kıldiyet Dağının kuzeye bakan dik meyilli yamaçları üzerinde kurulmuştur. Halkın başlıca geçim kaynakları meyvecilik, bağcılık ve tütüncülüktür.



ARTVİN İLİ

Anadolu'nun doğu-kuzeyinde bulunan illerimizden biri. Yüzölçümü 7.397 kilometrekare, nüfusu 193.684 dür. Doğusunda Kars, kuzey-batısında Karadeniz, güneyinde Rize ve Erzurum bulunmaktadır. Kuzeyi, Rusya ile sınırlıdır. Ortasından akarak Karadeniz’e dökülen Çoruh nehri sebebiyle eskiden Çoruh adını taşımaktaydı. Kuzey Anadolu dağlarının doğuya doğru uzandığı engebeli bir yüzey üzerinde bulunmaktadır. Ekime uygun toprakları çok olmadığı için, halk daha çok hayvancılıkla geçinmektedir.

KAVAK « Bitkiler

Söğütgillerden çoklukla sulak yerlerde yetişen bir ağaç. Boyu otuz, kırk metreye kadar yükselebilir, Kerestesi işlenip bazı eşya için kullanılır. Yaprakları genişçe, yaprak sapları ince ve uzun olduğu için, hafif rüzgârlarda bile titreşir ve hava hareketlerini haber verir.

GÜNEY « Türkiye Coğrafyası

Denizli iline bağlı bir ilçe Yüzölçümü 545 kilometrekare ,nüfusu 14.450 dir. Yüzeyi çoklukta geniş düzlüklerden ibarettir. Bağcılık, meyvecilik, sebzecilik önemli geçim kaynaklarındandır.İlçe merkezi 7.046 nüfuslu Güney kasabasıdır.

DEFLASYON « Ekonomi

Paranın, piyasada azalarak satın alma gücünün artmasına verilen ad. Enflasyonla değeri düşen paranın, tekrar eski değerini kazanması için yapılması gerekli olan tedbirlerden biridir, (öbürü) Devalüasyondur). Fakat, para değerindeki düşüş çok olduğu zaman, deflasyon da çok güçleşir.

SEDİR « Bitkiler

Kozalaklılardan bir orman ağacı. Boyu kırk metreye kadar varabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılabilen bir ağaçtır. Özellikle Suriye ve Lübnan dağlarında bulunur. Kuzey Afrika'da Atlas dağlarında ve Himalayalar'da yetişenleri de önemlidir.

BOĞULMA « Sağlık

Akciğerlerin muhtaç olduğu havayı alamamaları sebebiyle kalbin durmasından ileri gelen ölüm hali. Sebepleri bakımından ikiye ayrılır: 1) Her hangi bir engel yüzünden havanın solunum tarpanlarına girememesinden ileri gelen boğulmalar. 2) Solunuma elverişsiz havanın ciğerlere girmesinden meydana gelen boğulmalar.

1- Havasızlıktan boğulma: Herhangi bir sıvının solunum organlarına girerek akciğer keseciklerini ve solunum yollarını tıkaması boğulmaya sebep olur. Normal olarak bir insan nefes almadan bir dakikadan fazla su altında kalamaz. Bu zamanın sonunda artık irade solunumu durduramaz olur ve şahıs derin bir soluk alır. Bu soluk şüphesiz solunum yollarını su ile doldurur. Kan oksijensiz kalır. Solunum sistemine giren su bronşların fazla miktarda salgı yapmasına sebep olur. Bu, müküs ve hava birbirine karışarak bir köpük meydana getirir. Bu yüzden solunum sistemine su dolan insan sudan çıkarılsa bile bu köpük yüzünden soluk alamaz.

2 -Zehirli hava ile boğulma : Havada çok fazla miktarda karbonmonoksit bulunursa, insan hemen yere yıkılır, birkaç dakika içinde ölür. Şiddetli zehirlenmelerde baş ağrısı, kusma ve kıvranmalar görülür, daha sonra insan kendini kaybeder, felçler belirir. Hafif zehirlenmelerde ise insan kendini kaybetmez; ancak, bu zehirlenme sinir sisteminde bazı arızalar bırakabilir. Karbonmonoksit ağır ağır ve devamlı alındığı takdirde sinir bozuklukları, kansızlık ,zihni uyuşukluk yapar.