GRİFFON « Mitoloji
Başı, pençesi ve kanatları kartal, vücudu aslan şeklinde olan ve yele olarak da balık kanatları bulunan mitolojik bir hayvan. Bu hayvanın heykeli, sekiden mezar ve hazineleri koruyan bir tılsım sayılırdı.
DANİMARKA « Dünya Coğrafyası
Kuzeybatı Avrupa'da bulunan küçük devletlerden biri. Yüzölçümü 42.936 kilometrekare, nüfusu 4.581.000 dir. Krallıkla yönetilir ve başşehri Copenhague şehridir. Almanya'mn kuzeyinde, Jutland adlı bir yarımada ile Seeland, Foinie, Laaland, Falsler ve Bornholm adlı beş adadan meydana gelmiştir. Coğrafya: Danimarka, iki farklı bölgeye ayrılır: 1 - Batı Jutland kıyıları; Ülkenin en verimsiz ve tenha kısımlarıdır. Alçak kıyılar kumlar ve kumluklarla örtülüdür. Rüzgâra karşı açık olduğumdan ve koruyucu koylardan yoksun bulunduğundan gemiciliğe elverişli değildir. Kıyıdan içerlerde ise, yer yer çalılar ve torbalarla örtülü topraklar yayılır. 2 - Doğu Jutland ve adalar; Ülkenin asıl zengin ve canlı bölümleridir. Yer yer yüz metreye kadar yükselen tepeler hariç, her taraf düz ovalardan ibarettir. Bölgenin her yanı çayırlar ve ormanlarla örtülüdür. Danimarka'nın başlıca şehirleri buralarda bulunmaktadır.
Adalarda ve yarımadada bazı toprak ürünleri yetişirse de, asıl zenginlik hayvancılıktan İbarettir. Bu bakımdan, dünyanın en iyi teşkilâtlanmış memleketidir. Hayvancılık, daha çok süt ve sütten meydana gelen ürünler için yapılır. Kümes hayvanları ve domuz da dahil olmak üzere hayvan ürünleri ihracatının 3/4 ünü meydana getirir.
Danimarka, Baltık denizini Kuzey denizine bağlayan çok işlek boğazların da sahibidir.
Rutubetli ve çok sisli bir iklimi olmakla beraber Avrupa'nın en güzel yerlerinden sayılan yerleri vardır.
Tarih: Danimarka'nın Avrupa tarihinde oldukça canlı ve hareketli bir tarihi vardır. Danimarkalılar, ilkin Normandlaratı ayaklanmasıyla Avrupa'da tanındılar ve X. yüzyılda bir krallık meydana getirerek Norveç'i ve İngiltere'nin bir bölümünü egemenliklerine aldılar. Bu tarihten sonra Avrupa siyasetinde zaman zaman faal bir rol oynamışsa da küçük bir devlet olarak kalmakta devam etmiş, İkinci Dünya Savaşının ilk yıllarında (1940) Almanlar tarafından işgal edilmiştir. Beş yıl kadar Almanların esareti altında kaldıktan sonra 1945 tarihinde yeniden egemenliğine kavuşmuştur. Meşrutî krallıkla yönetilmektedir.
SARIKAMIŞ « Türkiye Coğrafyası
Kars iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 30.028 kilometrekare, nüfusu 55.271 dir. Yüzeyi, genel olarak yüksek dağlardan ibaret olmakla beraber, plato halindeki yerleri, tatlı meyilli dağ yamaçları bölgeleri oldukça fazladır. Orman ürünleri ve hayvancılık halkın başlıca geçim kaynağıdır.Merkezi 17.529 nüfuslu Sarıkamış kasabasıdır.
DEPREM « Yeryüzü
Yer kabuğunun, zaman zaman oldukça geniş bir alandaki birkaç saniyelik sarsıntılarına verilen ad. Yerkabuğundaki bu sarsıntılar, insan tarafından duyulmayan, yalnız sismograflar tarafından kaydedilebilen hafif şekiller de (mikrosizm) olabileceği gibi insanlar tarafından duyulabilecek şekillerde (makrosizm) olabilir.
Depremler, litosferin derinliklerinde meydana gelir. Depremin meydana geldiği bu noktaya (iç merkez) adı verilir. Bu merkezden itibaren depremler, titreşimlerle her tarafa yayılır. Bu yayılma, dalgalar halinde ve birbirinin peşi sıradır. Bu titreşim dalgaları, geç tikleri yerlerde çeşitli derecelerde yıkın, ti yapanlar. En büyük yıkıntı ise, iç merkezin, litosferin yüzeyine en yakın yeri olan “dış merkez” dedir (dış merkez, iç merkezden litosferin yüzeyine dikilen doğrunun litosferde değdiği noktadır.) Çoklukla iç merkezde dış merkezin arası 30 kilometre kadardır.
İç merkezden uzaklaştıkça depremin yaptığı yıkıntı azalır.
İç merkezden çeşitli doğrultulara yayılan depremler ,a) düşey, b) yatay, c) dalgalı olmak üzere üçe ayrılır. Bunlardan en tehlikeli düşey depremler olup. titreşim dalgaları, iç merkezden dış merkeze doğru yayılır. Litosferin yüzeyinde yarıklar meydana gelir, binalar ve ağaçlar toprağa saplanır.
Deprem, ilk başladığı anlarda, titreşimleri hafif geçen ve duyulmayan bir özellik gösterir. Bu başlangıçta sismograf, enine ve boyuna olmak üzere iki çeşit titreşim kaydedici. Deprem hızı, saniyede 1.0000 metre kadardır (ilk faz). Gittikçe şiddetini artıran titreşimler, depremin en şiddetli anını meydana getirir. Depremin saniyedeki hızı 5.000 metreye kadar çıkar. Bu zaman, depremin büyük felâketlerinin meydana geldiği zamandır (esas faz). Gittikçe titreşimleri azalan deprem sona erer (son faz). Depremlerin yayılış alanları:
Depremler, yüksek dağlarla derin denizlerin birleştikleri çok girintili çıkıntılı bölgelerde çok görülür. Bu bölgeler “deprem bölgeleri” ni meydana getirir. Yeryüzünde, deprem bölgeleri içine giren lalanlar. Japonya ve Akdeniz havzasıdır. Memleketimiz Akdeniz deprem bölgesi ile, bu bakımdan, ilgilidir.
Depremlerin oluşu, çeşitli teorilerle açıklanmak istenmiştir. Bu teorilerin başlıcaları şunlardır:
1 - Depremleri, yeraltı sularının kimyasal etkinliklerine bağlıyan teori: Bu teoriye göre yeraltı suları, kalker, tuz, jips gibi kütlelere rastladıklarından bunları kimyasal ayrışıma tâbi tutarlar. Böylece, yer kabuğunun içinde meydana gelen büyük boşluklar, büyük çöküntülerin belirmesini sağlar. Bu çöküntü ve hareketler, depremleri meydana getirir.
2 - Depremleri tektonik bir olayla ilgili gören teori: Bu teoriyoye göre yer altında, ayrı zamanlara ait tabakalarında kayarak yan yana gelmesine yol açan geniş yer çatlakları (fay) bulunur. Bunların dengelerinin bozulmaları ve yerlerini değiştirmeleri ile yer altında büyük kaymalar belirir. Bu kaymaların sebep olduğu hareketler depremlerin meydana gelmesi sonucunu doğurur.
3 - Pirosferden çıkan fazlar, volkan bacası gibi bir yol bulamayınca, yer kabuğunun içinde birikir ve toplanır Bunların zamanla bulundukları alanlara yaptıkları basınçlar, zaman zaman şiddetli depremlerin meydana gelmesi sonucunu doğurur.
LABORATUAR « Bilim ve Sanat
Bilimsel incelemeler, deney ve çeşitli hazırlıklar için kurulmuş, içinde gerekli âletler ve maddeler bulunan yer. Her bilim dalına ya da araştırması yapılacak konuya göre kurulmuş laboratuarlar vardır: Kimya laboratuarları, fizik laboratuarı, atom araştırmaları laboratuarı gibi.
ERBAA « Türkiye Coğrafyası
Tokat iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.042 kilometrekare, nüfusu 549.757 dir. Yüzeyi genel olarak geniş bir ovalık alandan meydana gelmiştir. Dağlar, ormanlarla kaplıdır. İlçenin en önemli ürünü tütündür. Bundan başka çavdar, mısır, arpa, buğday yetiştirilmektedir. İlçe merkezi 10.765 nüfuslu Erbaa kasabasıdır.