NİJER CUMHURİYETİ « Dünya Coğrafyası
Batı Afrika'da 1960 yılında bağımsız olmuş bir devlet. Yüzölçümü 1.297. 000 kilometrekare, nüfusu 2.600.000 dir. Kuzeyinde Cezayir ve Libya, batısında Çad, güneyde Nijerya ve Dahomey, batıda Yukarı Volta bulunmaktadır.Eski Fransız Batı Afrikası'nın bir bölümünü meydana getirirken bağımsız olmuştur. Topraklarının önemli bir bölümünü çöl toprakları meydana getirir. Tarım ve hayvancılık önemlidir.
ZİLE « Türkiye Coğrafyası
Tokat iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.792 kilometrekare, nüfusu 67.469 dur. Yüzeyi genel olarak geniş ovalardan meydana gelmiştir. Halkın başlıca geçim kaynağı tahıl ekimine dayanmaktadır. Merkezi 21.3999 nüfuslu Zile kasabasıdır.
BAROK ÜSLÛBU « Bilim ve Sanat
Avrupa'da XVI. yüzyıl ortalarından XVIII. yüzyıl ortalarına kadar devam eden bir sanat akımını tarif etmek için kullanılan deyim. Klasik Rönesans üslûbunun,eğri doğru sedef ve incilere benzeyen deniz hayvanları kabukları şeklinde meydana gelen bozuk bir süsleme tarzıdır. İtalya'da ünlü mimar ve ressam Mikel Angelo'dan sonra başlayan bu mimarî üslûbun en ünlü sanatçısı mimar Bernini'dir. Klâsik Rönesans mimarisinden sonra bütün dünyaya yayılmış olan bu üslûp, 1730 yılında Türkiye'ye de girmiş ve Türk mimarisinin Barok üslûbunu meydana getirmiştir. İstanbul'daki Nuruosmaniye camisi bu üslûpta yapılmıştır. Fransa'da bu üslûp, “XIV .Louis üslûbu” adı ile anılır.
KALAY « Kimya
Kimyasal bir eleman. Sembolü Sn, atom numarası 50, atom ağırlığı 118,70 dir. Gümüş beyazlığında bir madendir. 232 derecede erir ve yumuşaktır. Bakır kaplara sürülmek, teneke v.b. maddeleri yapıştırmak gibi işlerde endüstride kullanılır. Bakırla meydana getirdiği bir alaşım olan “pirinç” çok önemli bir alaşımdır. Levha gibi olma özelliğinden dolayı da ince varaklar halinde kullanılır.
CAROLİNA,(KUZEY) « Dünya Coğrafyası
Amerika Birleşik Devletleri'nin üyelerinden biri. Güney Atlantik devletleri grubu içindedir. Yüzölçümü 136.521 kilometrekare, nüfusu 4.498.00 dir. Merkezi Ralegt şehridir. Memleket ekonomisinin başlıca bölümünü mısır, buğday, pamuk, tütün ekimi meydana getirir. Amerika Birleşik Devetlerinde en çok tütün yetişen bölgedir. Havvancılık ve kümes hayvanları yetiştiriciliği de önemlidir.
ŞEKER « Kimya
Birçok meyve, sap ve köklerin öz suyundan ya da nişastasından çıkarılan, karbon (C), hidrojen (H) ve oksijen (O) den bileşmiş bulunan, beyaz, su da, erir mayalanabilir, tatlı maddelerin genel adı. Kimyasal ad bakımından “karbonhidratlar” dandır. Karbonhidratlara mono sakkaritler ve disakkaritler sınıf içinde bulunanları, genel olarak şekerleri içine alır (glikoz, levüloz, sakkaroz gibi. Bunlar da, sırasıyla üzüm şekeri meyve şekeri, kamış şekeri adları ile de anılırlar).
Bizim pratikte kullandığımız şeker özellikle Türkiye'de, şeker pancarından elde edilen şekerdir. Şeker pancarından şeker, şu yollarla elde edilmektedir:
Şeker pancarı kök kısımlarından kurtarılarak güzelce temizlendikten sonra özel makinelerde ince ince dilimlenir. Bu dilimler 80 - 90C arasında su ile muamele edilir. Bu takdirde şeker eriyerek suya geçer. Karışımı ısıtmaktan maksat, protoplazmayı öldürtmektir. Çünkü şeker canlı hücre çeperlerinden geçemez. Bu takdirde elde edilecek öz su miktarı beklenilenden az olur.
Bu şekilde elde edilen şeker eriyiği daha bir çok yabancı maddeleri ihtiva eder. Bunlardan kurtarmak için karışım kireç sütü ile muamele edilir. Organik asitlerle proteinli maddeler kalsiyum tuzu halinde çöker. Şeker ise kalsiyum sakkarat halinde çözülmüş olarak kalır, ayrılır. Daha sonra karışım içerisinde CO. gazı gönderilir. Aşırı Ca (OH)2 ve kalsiyum sakkarattaki kalsiyum, karbonat teşkili ile çökelir. Eriyikte serbest sakkaroz kalır. Tekrar filterpreslerden süzülür. Süzüntü vakum kazanları içerisinde düşük baskı altında buharlaştırılarak koyulaştınhr. Bu sırada şekerin büyük bir kısmı kristalleşir. Geride kristallenmeden kalan kısım % 50 şeker ihtiva eden "Melâs" tır. Melastan tekrar şeker elde edildiği gibi fermantasyona uğratılarak alkol de elde edilebilir. Fakat büyük bir kısım fabrika civarında hayvan yemi olarak kullanılır.
Ham şeker kristalleri alınır. Üzerine su veya şeker şurubu püskürtülerek yıkanır. Ve son melâs kısımlarından temizlenir. Sonra şurup haline getirilerek kemik külü ile rengi giderildikten sonra tekrar vakum kazanlarında koyulaştırılarak kalıplara dökülür. Böylece kesme şeker elde edilmiş olur. Yıkanmış ham şeker santrfüje edilerek sıvı kısmından ayrıldıktan sonra sıcak hava ile kurutulursa toz şeker elde edilir. Bu şeker elde edilişi büyük ve modem fabrikalarda yapılmaktadır.
Şeker fabrikaları, kampanya denilen senenin bir kaç ayı zarfında çalışır. Çünkü topraktan sökülen pancarlar derhal istenmelidir. Stok edilirse fermantasyona uğrayarak şeker kısmı bozulur.