DİFTERİ « Sağlık
Boğazda iltihap ve şiş halinde beliren ve çoklukla çocuklarda görülen tehlikeli ve bulaşıcı bir hastalık. Çubuk ya da çomak şeklinde difteri basili denen bir mikrobun yaptığı hastalıktır. Ilık memleketlerde ,büyük şehirlerde ve kış mevsiminde daha çok görülür. Çocuklarda .özellikle 2-5 yaş arasında fazla görülür. Soğuk algınlıkları, boğmaca, anjinler hastalığı hazırlayıcı hallerdir. Ya hastalardan ya da, hastalığı taşıyıcılardan geçer.
Hastalık, basilin alınmasından 2 - 4 gün sonra meydana çıkar. Hafif, ağır ya da zehirli olmak üzere üç şekilde seyreder.
Difteri basili ,insan vücudunun çeşitli yerlerinde oturabilir. Bu bakımdan, “boğaz difterisi”, “burum difterisi”, “gırtlak difterisi”, “göz difterisi”, “cilt difterisi” gibi şekilleri vardır. Fakat en çok görülen şekli boğaz difterisidir.
Boğaz difterisi, çok defa bir bademcik iltihabı ile başlar. Hastada kırıklık, baş ağrıları, halsizlik gibi belirtiler de görülür. Ateş, 38-39 dereceye çıkar. Boğaza, bademciklere bakıldığında, bademciklerin üstünde kirli beyazımtırak renkte, bir takım ufak zarların belirdiği görülür. Bu zarlar, yerlerinden ancak zorlama ile kalkar ve koptuğu yerde kanamalara sebep olur. Bu zarlar, zamanla büyüyüp genişler, küçük dile, damağa ve boğazın arka duvarına doğru uzanır. Bunlara yalancı zarlar denir. Bu arada hastanın durumu gittikçe ağırlaşır, rengi gittikçe solar. Bunun daha hafif şekilleri olabileceği gibi, öldürücü olan zehirli şekli olabilir. Bu şekilde, hastanın hali, bir iki günde çok fenalaşır, kalp böbrekler, damarlar tamamen (bozulur ve şiddetli bir zehirlenme tablosu baş gösterir.
Gırtlak difterisi ise, hastalığın en tehlikeli şeklidir. Yalancı zarların gırtlağı tıkaması ile, nefes alamama ve boğulma gibi arızalar ortaya çıkar.
Göz difterisi, gözde şiddetli bir kanlanma ve göz iltihabı ile kendini gösterir. Cilt difterisi de, deride basit tedavilerle kapanmayan yaralar halinde görülür.
Difteri mikrobunun bu arızalarından başka asıl tehlikeli olanı, damak ve yutakta, gözlerde solunum kaslarında felçlerin meydana gelmesidir. Bunlar, difteri mikrobunun toksini ile meydana gelir.
Eskiden geniş salgınlar halinde yayılan ve çok tehlikeli sonuçlara sebep olan difteri, bugün tıp biliminin çalışmaları ile, eski tehlikeli durumunu kaybetmiştir. Difteri serumu ve difteri aşısı, difteri tedavisinde kullanılan önemli ilâçlardandır.
CİUDAD TRUJİLLO « Dünya Coğrafyası
Dominik Cumhuriyetinin başşehri. Haiti adasının güneyinde bir kıyı şehridir ve nüfusu 182.000 dir. Şeker sanayii ile ünlüdür.
GEYİK « Hayvanlar
Geviş getirenlerden bir hayvan. En büyük özellikleri boynuzlarındadır. Boynuzları çoğu zaman 1- 1,5 metreye yaklaşır, dallı budaklıdır. Dikine ya da enine büyüyen çeşitleri vardır. Sıcak iklimlerde, ormanlık ve dağlık bölgelerde yaşarlar. Sığıra yakın iriliktedir. Yaprak ve ot yiyerek beslenir.
DERİSİDİKENLİLER « Hayvanlar
Hepsi de denizde yaşayan ve ışınsal simetrileri olan bir hayvanlar şubesi üzerinde kalsiyum karbonat’tan yapılma dikenli bir kabuk bulunduğu için bu adı almışlardır. Evrim derecesine göre, a) Deniz lâleleri, b) Yılan yıldızları, c) Denizyıldızları, d) Denizkestaneleri, f) Denizhıyarları olmak üzere beş sınıfa ayrılırlar .
Deniz lâleleri ,derisidikenlilerin en geri sınıfıdır. Çoğu jeolojik devirlerde yaşamış hayvanlardır. Bugün yaşamakta olanlar, kalker bir sap üzerinde ve bir yere yapışık olarak bulunurlar.
Yılan yıldızları, yuvarlak ve küçük bir vücut kısmı üzerinde, ışınsal olarak uzanmış çok hareketli beş kolludurlar. Denizlerde serbest olarak dolaşırlar.
Deniz yılanları, deniz kıyılarında, büyük kayalıklar altında bulunan hayvanlardır. vücutları ,yıldız biçiminde beş kollu ve bu kolların birleştiği bir merkez kısmından ibarettir.
Denizkestaneleri dış görünüşleri yuvarlak, dikenli kestaneye benzeyen hayvanlardır.
Denizhıyarları, vücutları hıyar biçiminde uzanmış, ışınsal simetrilerini kısmen kaybetmiş derisidikenlilerdendir.
İZMİT « Türkiye Coğrafyası
Kocaeli ilinin merkezi olan şehir. Nüfusu 73.705 dir. Kuzeytbatı Anadolu' da Marmara Bölgesinde, Marmara denizinin doğu bölümündeki İzmit körfezinin kuzeyinde, İstanbul Ankara kara ve demiryollarının üzerinde bir kıyı şehridir. Marmara'da, İstanbul’dan sonra gelen ikinci derecede limanlarımızdandır. Yüksek bir tepenin eteklerinde kurulmuş olan şehir, yeşillikler arasında güzel bir manzara taşır. İlk adının “Astakos” olduğu söylenir. Kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Orhan Gazi zamanında Osmanlı Türklerinin eline geçmiştir.
KLİŞE « Teknik
Kabartma ya da çukur olarak, tahta yada maden levhalar üzerine kazılmış; ya da bakır ve çinko levhalar üzerine fotoğraf aletiyle çekilerek nitrik asitle indirilmiş levhalara verilen ad.
Klişe yapmak için ilkin, klişesi yapılacak resim, klişe makinesinin karşısına bir cam arkasına gergince diklemesine konur. Bu resim, bir aynadan aksettirilerek bir ikinci fotoğraf çeker gibi başka bir cam ya da film üzerine çekilir. Bu işlemde, resim istenilen büyüklük ve küçüklükte yapıldığı gibi, klişesi yapılacak ve baskıya girecek bu resmin negatif şekli elde edilmiş olur.
Bu negatif filim ya da cam üzeri bir ecza ile sıvanmış çinko üzerine geçirilir. Böylece, kâğıt üzerindeki resmin negatif şekli, çinko üzerine çıkmış olur. Çinkodaki resmin koyuluk ve inceliklerine göre pozitif ve ters olan aynası elde edilmiş olur. Bu çinko, nitrik aside bırakılarak, resmin siyah olan yerleri çökmemek kaydı ile, mürekkep görmeyecek yerleri çöktürülür. Baskıya hazır bir durumda olan bu klişe, kâğıt üzerine basıldığında, resmin aynısını vermiş olur.
Çinko üzerindeki resmin koyuluk ve beyazlık yerleri, belli bir alan içinde, ki koyuluk ve beyazlık veren noktaların sıklığından ve seyrekliğinden ileri gelir. Bu durum, klişesi yapılan resmin, çinko üzerine, “tram” adı verilen noktalar şeklinde alınmasından ileri gelir. Bir resmin siyah ve koyu olan yerlerindeki tramlar yani noktalar sayısı birbirine çok yakın ve sık, beyaz yerlerindeki noktalar sayısı ise seyrek olur. Bu noktalar arası da, sülfirik asitle çöktürülmüş olduğundan, baskıya giren bir klişede, kâğıda temas eden yerler, yalnız kabartma halinde kalan noktalar halinde resmin aynısını meydana getiren bölümler olur.