Nedir

OMURİLİK « Biyoloji

Omurganın ortasındaki kanaldan geçen sinirsel bir organ. Ortalama bir santimetre çapındadır. Kanalın sonuna kadar inmez, İkinci bel omuru hizasında konik şeklinde bulunur. Buradan, kuyruk sokumuna kadar bir ip halinde uzanır. Omurilik, bütün uzunluğunca aynı çapta değildir. Bu bölümler, üst ve alt taraf sinirlerinin çıkıntıları hizalarıdır.

Omuriliğin önünde ve arkasında iki oluk vardır. Bunlardan öndeki derindir. Bundan başka orta çizginin yanlarında önde ve arkada derin olmayan oluklar vardır. Bu yan oluklardan, omuriliğin ön ve arka kökleri çıkar. Bu kökler yanlarda omurlar arası delikleri hizasında foirbirile birleşerek omurilik sinirlerini meydana getirirler. Bu köklerden öndekiler oynatıcı iplikleri, arkadakiler duyurucu iplikleri taşırlar. Arka kök üzerinde “sipinal düğümler” adı alan bir şişkinlik vardır.

Omuriliğin yapısı : Omuriliğe enine bir kesit yapılırsa şu oluşumlar görülür:

1 - Dar bir merkez kanalı. 2 - Bu merkez kanalın çevresinde (H) şeklinde ve boz madde növronların hücrelerinden meydana gelmiştir. 3 - Boz maddenin çevresindeki ak madde.

Kordonlarda bulunan ve növron uzantılarından meydana gelen sık maddenin sinir uyarımlarını beyne götürenleri “duyurucu”, beyinden gelenleri “oynatıcı” sinirleri meydana getirirler.

TİLKİ « Hayvanlar

Memelilerin etoburlar takımının köpekgiller familyasından bir hayvan. Burnu sivri, kuyruğu çok uzun ve tüylü, kümeslere zarar veren, tavuk gibi evcil hayvanlarla geçinen bir hayvandır. İri bir köpek büyüklüğündedir. Derisi, kadınlar tarafından atkı gibi kullanılır, bu bakımdan makbul bir hayvandır. Hayvanlar arasında kurnaz olarak tanındığından, çeşitli hayvan masallarının başlıca kahramanlarından biri olmuştur.

BORU « Kimya

Sıvı ve gazların aktarılmasında kullanılan içi boş, çeşitli maddelerden yapılmış çoğu silindir biçiminde cisimler.

ALDEHİDLER « Kimya

Karbon, oksijen, hidrojen grubunu taşıyan organik bileşikler. Genel olarak primer alkollerin oksitlenmesinden elde edilirler. Aldehidlerin çoğu uçucu, renksiz sıvılardır. Molekülleri büyüdükçe kokuları güzelleşir.

ARUZ « Edebiyat

Hecelerin uzunluğu ve kısalığı esasına dayanan ve Arap nazmında kullanılan vezin.

Aruz'u, Arap dilcisi İmam Halil (- 786) bir bilim haline getirmiştir. Bu zamana kadar Araplar manzumelerini pratik bir usulle yazarlarken, İmam Halil bunu birtakım esaslara dayamıştır. Bu esasların sonucu olarak da Arap dilcileri şiir bilimini, aruz ve kafiye bilimi olmak üzere ikiye ayırmışlardır. Aruz bilimi, aruz vezninin kurallarından söz eder.

Arap yazı sistemine sıkı sıkıya bağlı olan aruz vezni, hece esasına dayanır. Hecelerin harekeli (müteharrik) ya da harekesiz (sakin) harflerle meydana gelmesine göre ayrılır Yazılı bir beyit, harekeli ve harekesiz hecelerden meydana gelmiştir. Heceler de harflerin sayılarına göre Sebeb, Veded, Fasıla adlarını alırlar. Bunlar da iki kısma ayrılır: 1) Hafif Sebep, bizdeki kapalı hecenin karşıtıdır ve (-) ile gösterilir; 2) Ağır Sebep, bizdeki açık hecenin karşıtıdır ve ( . ) ile gösterilir. Bu temel hece şekillerinin birbirleri ile karışmasıyla 8 şekil meydana çıkar.

Her beyitte en aşağı dört tanesi bulunan bu şekillere “tef’il” ya da “tefile” denir.

Fe'ûlün (.- -), fâ'ilün (- .-), mefailün (.-.-), fa'ilâtün (-.- -), müstefilün (- - .-), mefûlâtü (- - -.), müf â'aletün (..- -.-), mütelâ'iliün (..-.-).

Tefîle'lerin de türlü şekillerde birleşmesi ile 16 nazım kalıbı meydana gelir. Bunlara “bahir” denir.

Çok eski zamanlardan beri kuvvetli bir halk şiiri geleneğine sahip olan Türkler, İslâm dünyasına katılmağa başladıktan sonra, şiirlerini Arapça ve Farsça yazmaya başlamışlar ve Türkçeye birçok Arapça ve Farsça kelimelerin girmesinden sonra da aruz vezninde çok başarılı örnekler vermişlerdir. Divan Edebiyatı, baştan başa aruz vezni ile yazılmış ve Arapça, Farsça kelimelerin kullanıldığı şiir örnekleri ile doludur. Ancak XIX. yüzyılın sonlarında Türkçe kelimelerle yazılmaya başlanan bu vezindeki şiirlere de rastlamakta isek de bu vezin sistemi Türkçemize yabancı kalmakta devam etmiştir.

TAVŞANLI « Türkiye Coğrafyası

Kütahya iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 2.111 kilometrekare, nüfusu 54.721 dir. Kazanın yüzeyi ormanlarla kaplı dağlık alanlardan ve vadi tabanlarındaki düzlüklerden ibarettir. Orman ürünleri, bahçe kültürü ve kömür geçim kaynağıdır.

Merkezi 11.662 nüfuslu Tavşanlı kasabasıdır.