GÖKSÜN « Türkiye Coğrafyası
Maraş iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.902 kilometrekare, nüfusu 33.743 tür. İlçe yüzeyi çoklukla ormanlarla kaplı dağlık bir bölgedir. Yer yer düzlükler bulunmaktadır. Halkı buğday, çavdar ekimi ve hayvancılıkla geçinmektedir.
İlçenin merkezi olan Göksün kasabası 3.703 nüfuslu bir kasabadır.
BEDİR SAVAŞI « Tarih
Peygamber Muhammed'in, hicretin ikinci yılında (Mart 624) Mekkeli'lere karşı kazandığı ilk savaş. Muhammed, Medine halkının yardımını sağladıktan sonra, Mekkeli'lerle arasında daha hicretin ilk yıllarında devamlı anlaşmazlıklar belirmiştir.
Hicretin ikinci yılının ilk aylarında Müslümanlarla Mekke'liler arasında bir çarpışma olmuş, bu çarpışmada Kureyş'lilerin ileri gelenlerinden bir kaçı ölmüştür Bu çarpışmadan kısa bir zaman sonra, Kureyş'lilerden Ebû Süfyan 1.000 develik bir kervanla Suriye'ye hareket etmiş, fakat yolda Müslümanların hücumuna uğrayacağını haber alınca Mekke'liler ilkin Ebû Süfyan'a yardımdan çekinmişler, sonra da Müslümanlığın aleyhtarlarından Ebû Cehl bin Hişam'ın etkisi ile 100 süvari, 950 kişi ve 700 develik bir kuvvetle Kureyş'lilerin yardımına koşmuşlardır. Aralarında Muhammed'in amcası Abbas'ın da bulunduğu Mekke'liler, Mekke ile Medine arasında bir küçük kasaba olan Bedir'de Müslümanlarla karşılaşmışlardır. Fakat Mekke'lilerden önce Bedir'e varmış olan Peygamber Muhammed su kuyularını kumla doldurtmuş ve savaş hazırlığına geçmiştir. Müslümanların kuvvetlerinin az olmasına rağmen (305 kişi, 70 deve, 2 at) savaş Müslümanların zaferi ile sonuçlanmış, Mekke'lileri savaşa sürüklemiş olan Ebû Cehl öldürülmüştür.
Bedir Savaşı ile Peygamber Muhammed ilk zaferini kazanmış, nüfuzunu kuvvetlendirerek (Müslümanlığın yayılmasını sağlamıştır.
DOLAŞIM SİSTEMİ « Sağlık
Organlarımızı ve dokularımızı meydana getiren hücreleri beslemeye yarayan kanı, buralara getirip götüren sistem.Dolaşım sistemindeki oluşumlar şunlardır: Kalp, atardamarlar, toplardamarlar, lenfa damarları.
Kalp, emme basma bir tulumba gibi çalışarak kendi duvarlarındaki kalp kaslarının kasılmasıyla kanı bir yandan alır, bir yandan da vücuda sevk eder.Kalbin bu çalışması otomatiktir.
Sağ kalp İçinde toplardamar kanı (kirli koyu renkte kan) ; sol kalp içinde de atardamar kanı (açık kırmızı kan) vardır. Kalp işlerken karıncıklar kasılınca kulakçıklar aksine gevşer. Karıncıkların kasılması “sistol” zamanı içindedir. Sağ karıncık kasıldığı zaman içindeki kara kanı, akciğer atardamarı yolu ile akciğere gönderir. Aynı zamanda kasılan sol karıncık, içindeki kanı aort yoluyla vücuda yayar. Karıncıkların kasılmadığı zaman kulakçıkların kasılması kanı karıncıklara gönderir. Kulakçıklara da kan, karıncıkların kasılma zamanında dolar Sağ ve sol kulakçıklar kasılır, kan, kulakçıklardan sağ ve sol karıncıklara gider.
Karıncıkların da kasılması ile kan atardamarlara gider. Sağdan akciğer atardamarına, soldan aorta geçer. Böylece eriksin bir insanın kalbi dakikada normal olarak 70 defa kasılır ve gevşer.
Vücutta dolaşan kan, kalpten çıktığı zaman iki ayrı yolda gider: Birinci yol, sağ karıncıktan başlar akciğere gider, oradan da sol kulakçığa, gelir. Bu yolun arasında akciğer vardır. Bu yola küçük dolaşım adı verilir. Küçük dolaşanda sağ karıncıktan çıkan kara kan, kulakçığa temizlenmiş olarak, yeni karbondioksiti ciğerlerde bırakmış ve oksijen almış olarak gelir.
İkindi yol, sol karıncıktan başlar ve sol kulakçıkta biter. Bu yolda, Büyük dolaşım denir. Bu dolaşımda,aort karıncıktan çıkan temiz kan, aort yolu ile vücuda yayılır, hücrelere kadar gider. Bu temiz kan hücrelere atardamarla yayılır; hücrenin çalışma artıklarını içinde bulunduran ve kirlenen kam da toplardamarlar sağ kulakçığa getirir.
EĞRİDİR GÖLÜ « Türkiye Coğrafyası
Orta Anadolu'nun güneye yakın bölümünde ve dağlar arasında bir göl. Büyüklük bakımından Türkiye göllerinin dördüncüsü (yüzölçümü 570 kilometrekare) dir. Göl ortaya yakın bölümünde darca bir boğazla ikiye ayrılmış gibidir. Güneydeki bölüme “Eğridir” adı verilir. Üzerinde yeşilliklerle kaplı iki küçük ada bulunur. Kuzey bölümü de, kıyıya yakın olan Hoyran kasabasından dolayı “Hoyran” adım taşır. Çevresinin manzarası güzel, suyu tatlı, balığı bol olan bir göldür. (Sularının fazlası, yeraltı yoluyla Aksu'ya, Aksu aracı ile Antalya körfezine dökülür.
ISLAHAT FERMANI « Tarih
18 Şubat 1856 günü büyük bir törenle Babıâli'de okunan Hattı Hümayun. Osmanlı tarihinde, 1272 Islahat Fermanı adı ile ünlüdür.
Abdülmecit, tahta çıktığından on yedi yıl sonra yayınladığı bu fermanla, Gülhane Hattı Hümayunu'nun esas hükümlerini yürürlükte saydığını bildirmekte, aynı zamanda bunları genişlettiğini söylemektedir.
Bu fermanda, can ve mal emniyeti namusun korunması, Hıristiyanlara ve diğer bütün Müslüman olmayan tebaaya verilmiş olan imtiyazların devam ettiği ve bunların genişletildiği, Hıristiyanlardan almam cizye vergisinin kaldırıldığı belirtilmekte, Osmanlı ülkesinin daha medenî ve ileri bir ülke olması için Avrupa bilgi ve sermayesinden istifade yoluna gidileceği yazılmaktadır.
Oldukça memnuniyetle karşılananı ve yeni ilerleme adımlarının atılmasına yol açacak olan bu ferman, 1856 Paris kongresinde de tartışılmış ve Paris Antlaşmasının dokuzuncu maddesinde yer almıştır.
Islahat Fermanı, 1839 da ilân edilen Tanzimat'ın, beklenen yenilik hareketlerini gerçekleştirememesi üzerine kaleme alınmıştır. Bu fermam başta İngiltere olmak üzere öbür Avrupa devletlerinin devamlı tazyikleri sonucu ilân edilmiştir.
FATSA « Türkiye Coğrafyası
Ordu iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.122 kilometrekare, nüfusu 69.239 dur. Yüzeyi, çoklukla çıplak ve sert meyilli yamaçlardan ibarettir. İlçe halkının başlıca geçim kaynağı fındık, patates, ceviz, mısır, fasulye, yumurta ve av hayvanlarıdır.
Merkezi 6.847 nüfuslu Fatsa kasabasıdır.