PANSUMAN « Sağlık
Yaraların temizlenmesi, mikrop kapmaması, iltihapların giderilmesi için uygulanan koruyucu tedbirlere denir.
Her hangi bir vücut bölgesinde meydana gelen bir yara, dıştan gelecek mikroplardan korunursa, vücudun normal karşı koyma kuvvetleriyle kısa zamanda kapanıp iyi olabilir. Fakat, bu yara, dışardan gelebilecek mikroplara karşı korunmazsa, kısa zamanda büyüyüp gelişerek, büyük tehlikelerin doğmasına sebep olabilir. Bu sebeple, yaralarda pansıman, büyük önem taşır.
Pansımanlar, kuru ve yaş pansımanlar olmak üzere ikiye ayrılırlar. Kuru pansumanlar, her hangi bir yaraya, ilk önce uygulanan pansumanlardır. Kirli bir yara, önce bu kirlerinden temizlenir, alkol, eter, tentürdiyot gibi mikrop öldürücü ve temizleyici ilâçlar uygulanır ve pamuk ya da gazlı bezlerle sarılır. Ameliyatlardaki temiz, yaralar da, aynı şekilde dışarıdan gelebilecek mikroplara karşı bu şekil sargı ve ilâçlarla korunur.
Yaş pansumanlar da, henüz açılıp yara haline gelmemiş iltihaplar için uygulanır. İltihaplı bölgeye konulan çeşitli ilâçlar ve sargılar, bu bölgede meydana gelen iltihabın daha fazla geçmesini önleyerek iyi olmasını sağlamış olur.
DÜNYA SAVAŞI , Birinci « Tarih
1 Ağustos 1914 te başlayan ve 11 Kasım 1918 tarihinde sona eren savaş. Buna göre ,dört yıl üç ay onbir gün sürmüştür. Avrupa'da başlamış ve Avrupa'da sona ermiş bir savaştır. Avrupa dışında, fazla önemli olmamakla beraber denizlerde ve Asya ile Afrika'daki Almanya sömürgelerini elde etmek amacı ile yerel olarak yapılmıştır. Daha çok Avrupa'da geçmesine rağmen, bütün dünya devletlerinin katılması ile yapıldığı için “Dünya Savaşı” adı ile anılır. Birinci Dünya Savaşı olmasının sebebi de, 1939 da, savaştan daha büyük yeni bir savaşın, İkinci Dünya Savaşı'nın başlaması olmuştur.
Birinci Dünya Savaşı'na, bir yanda Almanya İmparatorluğu, Avusturya -Macaristan İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu ve Bulgar Devletleri, İngiltere, Fransa İtalya, Japonya, Rusya ve bunlarla birleşen 23 devlet katılmıştır. Almanya'nın yanında savaşa katılan devletlere “Müttefik devletler”, öbür yandaki devletlere de “İtilâf devletleri” denir.
Sebebi : Birinci Dünya Savaşı'nın yakın ve uzak sebepleri vardır. Bu sebeplerin uzak olanlarının başlıcaları şunlardır : 1 - Avrupa'nın içinde yaşadığı siyasî ve iktisadî sistemler, 2- Devletlerin büyüme ve kuvvetlenme hırsı, 3 - Sanayileşmenin gelişmesi sonucu gerekli olan İlk maddeyi sağlamak için sömürge edinmek zorunluğu, 4 - Her memlekette, milletlerin hareketlerine göre değişen milliyetçilik, emperyalizm gibi akımlar, 5 - Alsas Loren meselesi, 6 - Alman - İngiliz deniz kuvvetlerinin rekabeti, 7 - Rus çarlığının Balkanlar ve boğazlar üzerindeki istekleri.
Savaşın yakın sebebi ise .Avusturya-Macaristan veliahdının Saray Bosna'da öldürülmesi ile açılan buhrandır.
Savaşın başlaması : Savaşın başlamasından çok önce, Avrupa'nın büyük devletleri, içendi aralarında,çeşitli antlaşmalarla iki gruba ayrılmış durumda bulunuyorlardı. Bir yanda Almanya, Avusturya - Macaristan, İtalya antlaşması (Üçlü ittifak), öbür yanda Fransız, İngiliz, Rusya antlaşması (Üçlü ittifak) kurulmuş durumda idi. Her iki grubun, Balkan devletleri arasında büyük rolü, vardır. Balkan devletlerinden Sırbistan, Rusya ya bağlı ve Avusturya ile geçinemeyen bir devlet durumunda olmasına karşılık, Bulgaristan, Rusya ile Almanya arasında kalmış bir devlet durumundadır.
Büyük bir gerginliğin devam ede geldiği bir sırada, bir geziye çıkan Avusturya - Macaristan veliahdı Ferdinant ile karısı kontes Do Hohenberg, 28 Haziran 1914 tarihinde Saray Bosna'da Sırplı bir genç tarafından öldürülmüştür. Avusturya - Macaristan, bu suikasttan Sırbistan'ı sorumlu tutmuş ve Almanya ile anlaştıktan sonra Sırbistan'a 48 saatlik bir nota vermiştir ( 24 Temmuz 1914) Bütün Avrupa siyasetinin karışmasına yol açan bu noktadan kısa bir süre sonra (28 Temmuz 1914) Avusturya - Macaristan, Sırbistan'a savaş ilân etmiştir. Sırbistan'ın koruyucusu olan Rusya, Avusturya'nın bu hareketi üzerine genel seferberlik ilân etmiş, Almanya da, Rusya'ya, bu seferberlikten vazgeçmesi ihtarında bulunmuştur. Fakat, Almanya, bu ihtarına cevap alamayınca, 1 Ağustos 1914 tarihinde Rusya ile savaşa başlamıştır. Bundan sonra, Fransa, Belçika ve İngiltere Almanya ile savaş halinde olduklarını ilân etmişlerdir. 1902 yılından beri İngiltere ile dost olan Japonya da, 23 Ağustosta Almanya İle savaş halinde olduğuna İlân etmiştir.
Osmanlı İmparatorluğunun savaşa katılması : İtalya ve Balkan savaşından yaralı olarak çıkan Osmanlı İmparatorluğu, İngiltere, Fransa ve Rusya ile anlaşma yolunu aramış, fakat bu işi bir sonuca vardıramamıştır. Bunu fırsat bilen Alman İmparatorluğu, Osmanlı imparatorluğu ile 2 Ağustos'ta bir antlaşma imzalamıştır, ilkin savaşa katılmayan ve yalnız genel seferberlik ilân etti. Almanya'dan satın alınan iki savaş gemisinin (Göben = Yavuz )ve (Breslav=; Midilli) Boğazlardan geçmesi ve Alman gemicilerin idaresinde olan bu gemilerin Karadeniz'e çıkarak Rus gemileriyle savaşa tutuşmaları sonucu 29 E-kimde, Avusturya - Macaristan ve Almanya yanında savaşa katılmak zorunda kalmıştır.
Savaşın gelişimi : Savaş her tarafta Almanya'nın parlak zaferleri ile başlamıştır. Alman orduları Belçika'yı geçtikten sonra Fransa'ya girmişler, Rusya'yı büyük bir yenilgiye uğratarak Rusya içlerine kadar ilerlemişlerdir. Sırbistan, Rumanya baştanbaşa istilâ edilmiş; Osmanlı İmparatorluğu, Çanakkale savunmasını yaratarak Müttefiklerin Rusya ya yardım etmesine engel olmuş, Mısır'ı almak için Süveyş kanalına kadar ilerlemişlerdir.
Almanya İmparatoru ikinci Glyomun Bükreş'ten bütün dünyaya barış teklif ettiği bu zafer sırasında müttefikler savaşa devam etmişlerdir. 4 Nisan 1917 de Amerika Birleşik Devletleri'nin de savaşa katılması ile kuvvet kazanan Müttefik devletler Almanya'ya karşı Batı cephesinde taarruza geçerek 4 Ağustos zaferini kazanmışlar. Suriye ve Filistin de Osmanlı orduları yenilgiye uğramışlardır. Bulgar ordularının da çöküntüye uğradığı bu sırada, 25 Eylül 1918 de Bulgaristan'ın 30 Ekim 1918 de Osmanlı Imparatorluğu'nun, 3 Kasımda Avusturya -Macaristan İmparatorluğunun, 11 Kasımda Almanya Imparatorluğu'nun mütareke teklif etmeleri İle Birinci Dünya Savaşı son bulmuştur.
Savaşın kayıpları : O zamana kadar gelmiş geçmiş savaşların en büyüğü olan Birinci Dünya Savaşı, maddî ve manevî büyük kayıplara sebep olmuş büyük bir savaştır. Yapılan hesaplara göre bu savaşta 11 milyon 115 bin insan ölmüş 17.664.221 kişi yaralanmış. 5.800.000 kişi esir edilmiştir. Savaş masrafları ve çeşitli zararlar ise, bin beş yüz milyar altın frankı bulmaktadır. Barış : İnsanlığa büyük kayıplar verdirmiş olan bu savaşa sebep veren devletler, savaşta zaferi kazanmış olan devletler tarafından çok ağır şartlarla barış yapmak zorunda kalmışlardır. Almanya 28 Haziran 1919 da 440 maddelik Versay (Versailles) antlaşması ile, Avusturya 10 Eylül 1919 da 381 maddelik Senjermen (Saint-Gernıain) antlaşması ile Bulgaristan 23 Kasım 1919 da 296 maddelik Nöyyi (Neuilly) antlaşması ile, Macaristan 4 Haziran 1920 de 364 maddelik Triyanon (Trianon) antlaşması ile, Osmanlı İmparatorluğu 10 Ağustos 1920 de 433 maddelik Sevr (Sevres) antlaşması ile barış imzalamışlardır.
Ancak, Osmanlı împaratorluğu'na yükletilen hükümler Türk milletini yalnız cezalandırmayı değil ,yok etmeyi de hedef olarak aldığından varlığını devam ettirmek zorunda kalan Türk milletti savaşı yeniden 3 yıl daha devam ettirmek zorunda kalmış ve bu Millî Mücadele savaşında nasıl kahraman bir millet olduğunu göstererek Sevr antlaşmasının hükümsüz olduğunu kanı pahasına kabûl ettirmiş ve 24 Temmuz 1924 te imzalanan Lozan antlaşması ile gerçek bir barışa kavuşmuştur.
ATASÖZÜ « Edebiyat
Az kelime ile anlatılmış, halka mal olmuş ve atalardan kalma diye kabul edilen kalıplaşmış söz. Bunlar, halk arasında dilden dile dolaşarak nesilden nesle geçer. İnsanlara düşündüklerini, vermek istedikleri bir öğüdü anlatmak için söylenir.
Atasözlerinin oluşu, bütün halk edebiyatı çeşitlerinin oluşu gibidir. Bunları ilk söyleyenler, çoğu zaman belli değildir.
Atasözleri, ya bir öğüt bir davranış yolu gösteren çeşitli tecrübelerin sonuçlarını tespit ederler; ya basit temsili sözler; ya da küçük bir fıkraya benzeyen temsilî sözlerdir.
AKVARYUM « Biyoloji
Su bitkilerini ve su hayvanlarını canlı olarak korumaya ve incelemeye yarayan camdan yapılmış kaplar. Akvaryumların en basit şekilleri bir çok evlerde süs olarak kullanılan ve içinde kırmızı balık bulunan cam kavanozlardır.
Çok eski zamanlardan beri bilinen akvaryum'u Çinliler kullanmışlardır.On yedinci yüzyıldan itibaren de Avrupa'da kullanılmaya başlanmıştır.
Akvaryumlarda, ya tatlı sularda yaşayan balıklar ve çeşitli bitkiler veya deniz sularında yaşayan, çeşitli deniz hayvanları bulunur. Bu şekil akvaryumlar, çoğu zaman dört köşeli kaplar şeklinde yapılır. Dibinde yıkanmış ve kaynatılmış nehir veya deniz kumu bulunur. Yer yer çeşitli bitkiler yerleştirilir. İçine su doldurulduktan sonra hayvanlar konur.
Akvaryumlarda, içine konulan deniz hayvanlarının alıştığı suyun yaşadığı çevrenin sıcaklığına uygun olması; suyun belirli zamanlarda havalandırılarak, hayvanın solunumu için gerekli oksijenin temin edilmesi; hayvanların ihtiyacı olan besinlerin verilmesi, dikkat edilmesi gereken hususlardandır.
HONG - KONG « Dünya Coğrafyası
Çin'in güney kıyısında, Si Kiang nehrinin ağzında, Kanton karşısında bir çok adalarla yarımadalar üzerinde bir İngiliz sömürgesinin ve merkezi olan şehrin adı. Bütün adanın nüfusu 3.000. 000 yüzölçümü 1.013 kilometrekare, şehrin nüfusu 450.000 dir. 1841 yılından beri İngilizlerin elindedir. Uzak - Doğu' nun çok önemli bir ticaret merkezidir.
YEŞİLOVA « Türkiye Coğrafyası
Burdur iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.414 kilometrekare, nüfusu 26.608 dir. Yüzeyi yer yer ormanlarla kaplı dağlık alanlardan ve genişçe yer tutan ovalardan ibarettir. Halkın başlıca geçim kaynağı tahıl ekimi ve pancar yetiştiriciliğidir.