Nedir

ÇAYIR « Bitkiler

Buğdaygillerden birçok bitkilerin bir arada yetiştikleri alanlara verilen ad. Nehir yatakları çevresi, devamlı sular altında kalan yerler, yılın önemli bir bölümünde karlar altında kalan yerler, vadiler devamlı çayırlık alanların bulunduğu yerlerdir. Buralarda kendiliğinden yetişen bitkilerin köklerinin uzun olması, bitkilerin toprak üstünde bulunan bölümlerinin çeşitli sebeplerle harap olması, kesilmesi, hayvanlar tarafından yenilmesi halinde bile, bu alanların yine çayır alanları olmasını sağlar.

Çayırlıklar, genel olarak tabiî çayırlıklar ve sun'î çayırlıklar olmak üzere ikiye ayrılır. Tabiî çayırlıklar, ılıman iklim kuşağında, deniz ikliminin bulunduğu yerlerde ve sulak topraklarda bulunur. Sun'î çayırlıklar ise çayır bitkilerinin devamlı yetişmesi imkânı olmayan topraklarda bu bitkilerin insanlar tarafından yetiştirilmesi ile meydana gelir.

Çayırlıklarda bulunan bitkilerin başlıcaları , ipekçiotu , tilkikuyruğu, ayrık çimleri, titrekotiarı, çayır yulafları.

DELHİ « Dünya Coğrafyası

Hindistan'da bir şehir ve yönetim bölümü. Yönetim bölümünün nüfusu 1.744.072, şehrin nüfusu 914.973 tür. Hindistan'ın en güzel şehirlerinden biri olan Delhi, Hindistan'daki büyük Türk imparatorluğunun merkezi durumumda idi. 1857 yılında İngilizlerin eline geçmiş ve 1911 de Hindistan'ın başşehri olmuştur. Pencap'ın güney bölümünde, Hindistan'ın iki büyük limanı olan Bombay ve Kalküta'dan eşit uzaklıkta merkezî bir vaziyete olan Delhi birçok demiryolları ile ülkenin her bölümüne bağlanmış durumdadır.

Delhi'nin çevresinde bulunan ve yeni yapılmış olan Yeni Delhi şehri (nüf:276. 314) Hindistan Cumhuriyeti'nin başşehridir.

AKREP « Hayvanlar

Örümcekgiller alt sınıfının bir takımı. Baş ve göğüs birleşik bir durumdadır. Karınları yedi geniş ve altı dar halkadan meydana gelmiştir. Kuyruğu meydana getiren bu halkalarının son halkasındaki Akrep'in zehir bezleri ve eğrilmiş bir iğnesi bulunur.

Genel olarak sıcak bölgelerde bulunurlar. Gündüzleri taşlar altında, duvar oyuklarında gezinirler ve geceleri meydana çıkarlar. Bazı türlerinin zehirleri tehlikeli olmamakla beraber Afrika ve Asya'da bulunan bazı türlerinin zehirleri insanları öldürecek kadar kuvvetlidir. Memleketimizin bilhassa güney ve güney doğu taraflarında bulunan Akreplerin sokmasına karşı derhal yapılacak , yaraya amonyak sürmektir.

AFRİKA - ASYA KONFERANSI « Tarih

Bandung Konferansı - 1955 yılında Endonezya'da Bandung şehrinde toplanmıştır.

Bizim de katıldığımız bu konferansta İki kıt'a milletleri arasındaki görüşler sonucu üç fikir ayrılığı müzakerelerde müşahede edilmiştir. Batı Bloğu, komünist grup, tarafsızlar grubu. Böyle esaslı fikir ayrılıkları olduğu halde, konferansta ekonomik ve kültürel işbirliği, Self-Determinasyon, Kamboçya,Seylân, Japonya, Ürdün, Laos, Libya, Nepal ve Birleşmiş Vietnam devletlerinin Birleşmiş Milletlere kabulü, Fransızların Fas ve Tunus'taki İdaresi, Hollanda'nın Yeni Gine'deki idaresi hususunda karara varılmıştır. Konferansta, Kızıl Çin’in itirazına rağmen Birleşmiş Milletlerin İnsan Hakları Beyannameside desteklenmiştir.

VEREM « Sağlık

Eskiden beri bilinen insan toplulukları arasında derin çöküntüler meydana getiren önemli toplumsal hastalıklardan biri. Yabancı adı olan “Tüberküloz” adı ile de bilinir. Robert Koch tarafından keşfedilmiş olan (1882) verem basili aracılığı ile meydana gelen bir hastalıktır.

Verem basili çok küçük ve hareketsizdir. (2-3 mikron). Asit ve bazlara, soğuk ve sıcağa, kuru ve nemli havaya direnci fazladır. Buna karşılık bol ışığa ve fazla sıcaklığa dayanamaz. Güneş ışığında beş saatte yok olur. Kaynayan suda hemen ölür.

Verem hastalığı çeşitli yollarla insandan insana bulaşır. Veremli hastaların öksürük ve aksırıkları ile çevreye yayılan tükürük damlacıkları verem mikrobu ile bulaşmış her hangi bir şeyle temas verem mikrobu bulunan çeşitli yiyeceklerin yenmesiyle (solunum ve barsak yolları) verem hastalığına yakalanmak imkânı sağlanmış olur.

Verem hastalığı, çeşitli yollarla insan vücuduna girer ve bir yerde bir odak kurarak yerleşir ve zamanla, lenfa bezlerinde bir odak kurma yolunu bulur. Vücudun direnci fazla ise, herhangi bir hastalık belirtisi meydana getirme imkânım bulamaz, verem mikrobuna bürünmüş olan kimse, hastalığa yakalanmaz.

Verem, insan vücudunun her bölümünde çeşitli belirtiler şeklinde hastalık meydana getirir. Mafsallar, kemikler ve çeşitli organlar, verem mikrobunun yerleşip hastalık meydana getirdiği yerlerdir. Fakat, verem hastalığının en sık görüldüğü yer, akciğerlerdir.

Solunum yolu ile verem mikrobunun alınması ile hastalık, hemen meydana çıkmaz. Vücudun dayanaklığına göre, uzun ya da kısa bir süre geçer. Öyle insanlar vardır ki, bütün hayatları boyunca verem mikrobu taşıdıkları halde, verem hastalığı belirtileri göstermezler. Buna sebep, verem mikrobunun gelişebilmesi için belirli zemini bulamamasıdır.

Verem hastalığına yakalanmış olan bir kimse, hastalığın başlangıç devresinde hafif baş ağrısı, mide bozukluğu, iştahsızlık, zayıflamadan şikâyet eder. İlerlemiş hallerde kısa ve kuru öksürmeler, vücut kırgınlıkları, yüksek ateş görülür. Daha ilerlemiş hallerde de balgamlı öksürük başlar. Akciğerde meydana gelmiş verem hastalığında, en son belirti ,kan çıkarmaktır.

Verem, çoklukla genç insanlar üzerinde etkisini gösteren bir hastalıktır. 10 - 20 yaş arasında olanlar, en fazla verem hastalığına yakalananlardır.

Verem hastalığı, ilâçla, ameliyatla ve vücudu kuvvetlendirmekle tedavi edilir. Bu tedavilerden her hangi birinin uygulanabilmesi için, erken teşhis edilmesi önemlidir.

Vücudu kuvvetli tutmak, fazla yorgunlukları gerektirecek işlerde çalışmamak, veremli hastalarla teması kontrollü yapmak şeklinde uygulanan şartlar, verem hastalığına yakalanmayı önler.

SAVUR « Türkiye Coğrafyası

Mardin iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 944 kilometrekare, nüfusu 29.992 dir. Yüzeyi, Dicle nehrinin meydana getirdiği pek çok vadi ve bu vadiler arasında kalan platolardan ibarettir. Halkınım başlıca geçim kaynağı hayvancılıktır.Merkezi 3.379 nüfuslu Savur kasabasıdır.