Nedir

ASYA « Dünya Coğrafyası

Dünya'nın beş kıtasından biri ve en büyüğü. Asya, eski dünyanın da bir parçasıdır. İnsanlığın ve medeniyetlerin eşiğidir. Dünya üzerindeki karaların üçte birini teşkil eder. Yüz ölçümü 44.700 km2, nüfusu 1.6000.000.000 dir.

Asya, kuzey, doğu ve güneyde denizlerle kuşatılmıştır. Batıda Akdeniz Karadeniz’le de kıyıları vardır. 1730 da kabul edilen sınırlamaya göre de batı Ural dağlarında Avrupa ile birleşir. Kuzeyini Buz Okyanusu, doğusunu Büyük Okyanus, güneyini Hint Okyanusu, batısını Kızıldeniz, Süveyş kanalı ve Akdeniz kuşatır. Avrupa kıtasından Haz denizi Ural dağları ile ayrılır. Asya düzensiz bir dörtgen biçimindedir. Sahilleri çok girintili çıkıntılıdır. Bu girinti çıkıntılar bazen çok büyük yarımadaları ve körfezlerin meydana gelmesine sebep olmuştur.

Tabiî bölümleri : Asya beş büyük bölüme ayrılabilir: 1) Kuzey Asya (Batı Sibirya ile birlikte bütün kuzey bölümü içine alır), 2) Yüksek Asya (iç dağlık alanlarla yüksek düzlükler ve yüksek ülkeler bölgesinin bulunduğu yer) 3) Ön Asya (Arabistan, Anadolu İran, Batı Türkeli ile Hazer çevresi), 4) Güney Asya (Hindistan, Çin - Hindi, İndonezya adaları), 5) Doğu Asya (Tonkin körfezinden Çukça yarımadasına kadar hemen bütün doğu bölümünü ve kenar denizlerle kıtadan ayrılmış bütün adaları içine alan bölüm).

Yüzey şekilleri: Asya, ortalama yüksekliği 950 - 1000 metre olan yüksek bir kara parçasıdır. Dünyanın en yüksek dağları ile en yüksek yaylaları Asya'da yer almıştır. En derin çukurluklar da Asya-dadır. Önemli dağ sıraları arasında Himalayalar, Hindikuş, Kunjun, Tien-şan, Altay, Kafkas ve Ural dağları vardır. Dünyanın en yüksek noktası olan Everest tepesinin (8.882 metre) bulunduğu Himalayalar, Hindistan, yarımadasını kıtadan ayıran tabiî bir sınır biçimindedir. Afganistan'ın kuzeyine doğru Hindikuş sıradağları yer alır. Kun-lun Himayaların kuzeyinde ve ona paralel olarak uzanmıştır. Tien-şan dağları da bunlara paralel olarak uzanan dağ sırasıdır. Altay dağları ise Moğolistan'dan Sibirya'ya doğru kuzeybatı yönünde uzanırlar. Batıda Asya ile Avrupa arasında tabiî sınırı meydana getiren Kafkaslar ve bunların kuzeyinde Ural dağları uzanır.

Kıtanın ortasını geniş çöller kaplamıştır. Bunlardan en büyüğü Gobi çölüdür. Batıda Önasya ve Arabistan Yarımadasında da çöller bulunmaktadır.

Sular : Asya'nın büyüklüğüne uygun olarak büyük nehirler vardır. Hindistan'ın üç büyük nehri olan Ganj, İndüs ve Brahmaputra, kıt'anın en önemli akarsularıdır. Çin'deki Gökırmak ve Sarıırmak bunlardan da uzundur. Hindistan'da bulunan nehirler Hind Okyanusuna, Çin'de bulunanlar Büyük Okyanus'a dökülürler. Kuzeyde bulunan büyük nehirlerden Obi, Yenisey. Lena nehirleri Kuzey Buzdenizine dökülürler. Bunlardan başka tarihî bakımdan önemli Şiriderya ve Amuderya Aral gölüne,

Dicle ve Fırat Basra körfezine dökülen. Asya nehirlerinden bazıları yeryüzünün büyük nehirlerindendir. Fakat bunlar en büyük nehirler değildir. Gölleri, çok sayıda ve kullanışlı değildir Baykal, Aral, Balkaş, Işık ve Van Gölleri en önemli göller arasındadır.

İklim: Kutuplardan ekvatora kadar uzanan bu geniş kıtada hemen her türlü iklim kuşaklarına rastlamak mümkündür. Kuzey Asya iklimi, kışları 50 dereceye kadar düşen kıtanın en soğuk bölgesidir. Batı Sibirya ve Kuzey Buzdenizi kıyıları bir dereceye kadar daha yumuşak bir iklim özelliği gösterir. Batıda. Akdeniz'in kıtalar arasına çok sokulmuş olması dolayısıyla Akdeniz iklimi yer alır. Bu kıyılarda kışları ılık ve yağışlı, yazlar sıcak ve kurak geçer. İç bölümlerde bu iklim gittikçe zayıflayarak İrana, Batı Türkeline hattâ Himalayalara kadar etkisini gösterir. Güney, batıda Arabistan'ın büyük bölümü güney İran kuzeybatı Hindistan'da astropikal kurak iklim tipi yer alır. Güneyde mevsim rüzgârlarının doğrultuları dolayısıyla kışlar kurak, yazlar yağışlı ve sıcak geçer. Güney Çin'den Mançur'yaya kadar, yazlar sıcak ve yağışlı fakat kışlar çok soğuk geçer. Asya'nın doğu kenarında bulunan ülkelerde şiddetli kışlara rastlanır. Kıyı bölümleri ise yazın sıcak kışın ılık geçen ve mevsim rüzgârlarının etkisi altında kalan bir bölümdür. İç Asya, tamamıyla kara ikliminin hüküm sürdüğü bir yerdir. Yaz ile kış gündüz ile gece arasındaki ısı farkları büyüktür. Yağış azdır. Bu sebeple iç Asya'nın büyük bir kısmı step ve çöllerle kaplıdır. Önaysada genel olarak bir kuraklık göze çarpar.

Bitki örtüsü ve hayvanlar : Bütün bu değişik iklimlere uygun olarak çeşitli bitki örtüsünü Asya'da görmek mümkün dür. Kuzey'de Buzdenizi çevresinde Tundura'lar uzanır. Bunların daha güneyinde bodur ağaçlar bulunur. Sibirya bölümünde ise büyük bir şerit halinde uzanan ormanlar bölgesi yer alır. Kıtanın en verimli bölgesi, güney ve güneydoğu kısımlarıdır; buralarda tropikal bitkilerin her çeşidine rastlanır. Tunduralarda rengeyikleri beyaz ayılar, kutup tilkisi görülür. Daha güneyde, Sibirya ormanlarında kürklü hayvanların birçok

türleri bulunur. Bozkırlar, kurtların, yaban eşeklerinin, develerin, atların, yaşama alanlarıdır. Tibette özel birtakım hayvanlar (Lama) yaşar. Tropikal bölgede maymunlar, kaplan ve parslar görülür. Tropikal ve astropikal bölümlerde daha çok doğu Afrika'da bulunan hayvanlar yaşar.

Nüfus : Asya, çeşitli medeniyetlerin ve çok değişik ırklarda insanların yaşadığı bir kıtadır. Bir buçuk milyara yakın nüfusu ile dünyanın en kalabalık kıtası olan Asya'da nüfusun dağılışı çok değişiktir. İklimin sertliği, kışlarının uzunluğu dolay isiyle Sibirya'nın kuzey bölümü çok seyrek nüfusludur. Güneye doğru geniş bir alanda yerleştirilmiş olan - Rusların oturduğu yerlerde nüfus daha sıktır. Kilometrekareye 10-15 kişi düşer. Geniş bozkırlar ve çöllerde ya göçebeler dolaşır ya da buralar büsbütün ıssız alanlardır. Güney ve Doğu Asya çok kalabalıktır. Hindistan ve Çin yüzyıllar boyunca dünyanın en kalabalık yerleri olarak kalmışlardır. Buralarda kilometrekare başına 65 - 70, Japonya da 200 kişi düşmektedir.

Asya, büyük dinlerin beşiğidir. Bu gün nüfusun hemen yarısı budist, dörtte biri müslüman ve hemen aynı miktarı brahman'dır. Bunlardan başka elli milyon kadar hristiyan, yahudi ve ilkel dinde olanlar yaşar.

Ekonomi: Asya'da en önemli geçim kaynakları hayvancılık ve tarımdır. Kuzeyde ormanlık bölgeler maden bakımından zengindir. İç Asya'da daha çok hayvancılık gelişmiştir. Asya'nın en ö~ nemli bölgeler güneyde ve doğuda toplanmıştır. Buralardaki pirinç, kauçuk, şekerkamışı, çay, kahve ve tütün ekimi çok geniştir. Endüstri kıtanın tabiî zenginliklerine uygun şekilde gelişmemiştir. Ülkeler: XIX. yüzyılda İngiltere, Rusya, Birleşik Amerika, Asya'da yerleşmişler ve Asya'nın en verimli bölgelerini ellerinde tutmuşlardır. Fakat Asya'da millî duyguların kuvvetlenmesi ve hele “Asya Asyalılarıdır” fikrinin yayılması yavaş yavaş, fakat gittikçe daha kuvvetle beliren birtakım kımıldamaların görülmesini sağlamıştır. İkinci Dünya Savaşından sonra Çin'deki gelişmeler, Hindistan ve Pakistan'ın hareketleri bu duyguların yayılmasının sonucudur.İngiltere'nin el koyduğu bazı küçük yerlerle, Rusların sınırları içinde olan bölümlerin dışında Asya, yerli ve egemen devletlerin elindedir. Asya'da bulunan ülkeler şunlardır: Türkiye, Suriye, Lübnan, İsrail, Ürdün, Irak, Suudi Arabistan, Yemen, İran, Afganistan, Pakistan, Hindistan, Endonezya, Burma, Filipinler, Çin Japonya, Kore, Malaya, Tayland, Vietnam, Nepal.

GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ « Türkiye Coğrafyası

Türkiye'nin coğrafya bölümlerinden biri. Doğu Anadolu'nun güneyinde yer alan bu bölge kuzeyde ve doğuda Doğu Anadolu ile batıda Akdeniz Bölgesiyle komşudur. Güneydeki toprakları Suriye sınırlarına kadar uzanır. Güneydoğu Toros dağları bölgeyi doğudan ve kuzeyden sınırlandırır batıda ise Gaziantep yaylasının Hatay çukuruna kadar varan kenarı, yerel bir sınır meydana getirir. Güneyde ise yerel bir sınır yoktur.

Yüzey şekilleri : Bu bölgeyi ortada yükselen Karacadağ (1919 m.) volkan kütlesi iki bölüme ayırır. Doğuda kalan bölüm bir havza görünümündedir. Kuzeyden ve doğudan Toros yayı, batıdan Karacadağ, güneyden Mardin eşiği adı serilen geniş bir sırtla çevrilidir. Diyarbakır Havzası denilen bu çukur alan Dicle nehri tarafından sulanır. Karacadağ’ın batısında kalan bölüm ,biraz daha alçak ve Akdeniz iklimine karşı açık olan bir bölümdür. Fırat nehri bu bölümdedir.

İklim : Güneydoğu Anadolu, sıcaklık bakımından oldukça şiddetli bir iklim gösterir. Bu bölge yasın yurdumuzun en sıcak bölgesidir. Kışın da şiddetli soğuklar hüküm sürer. Yağışlar azdır. En yağışlı zaman, kış mevsimine rastlar.

Sular : Bu bölgenin başlıca akarsuları, Dicle ve Fırat nehirleri ile bunlara dökülen ufak akarsulardır. Karasu ve Murat ırmaklarının birleşmesinden meydana gelen Fırat nehri Toros sıradağlarını ve bunların arasındaki ovaları aşarak güneydoğu platolarına girer ve madenleri, Raman ve Garzan'daki petrol kaynakları, bu bölgenin endüstri faaliyetinin artmasına yol açacak önemli kaynaklardır.

Bu bölgenin illeri şunlardır :Gaziantep,Diyarbakır,Urfa,Mardin,Siirt.

ÇAD CUMHURİYETİ « Dünya Coğrafyası

Afrika'nın kuzey yarısında bir cumhuriyet Yüzölçümü 1.247.000 kilometrekare, nüfusu 2.580.000 dir. Başşehri Fort - Lamy'dir. Kuzeyinde Libya, doğusunda Sudan, güneyinde Orta Afrika ve Kongo batısında Kamerun, Nijerya, Nijer Cumhuriyeti bulunmaktadır.

Çad Cumhuriyetinin kuzey bölümleri çöl yapıdadır. Güney bölümleri ise, bitki ve hayvan toplulukları bakımından oldukça zengindir. Orta bölümlerinde ise kuru vadiler yer alır. Çad gölü, ülkenin batı sınırı üzerinde bulunur. İlkin Fransızların yerleştiği bir ülkedir. Burada Fransızlar ,1910 yılında yerleşerek bir müstemleke kurmuşlardır, ikinci Dünya Savaşından sonra, Fransız Birliği içinde bir cumhuriyet olarak kalan Çad, 1960 Ağustos ayında, bağımsız bir cumhuriyet haline gelmiş ve Fransız Birliğinden ayrılmıştır. Halkı müslümandır. Pamuk, Amerikan fıstığı en önemli ticaret maddeleridir.

MİLLET « Toplum ve Toplum Yapısı

Dil, kültür, duygu, ülkü ve düşünce birliği ile birbirine bağlı vatanları bir olan, beraber yaşamak için aynı duyguyu taşıyan insanların meydana getirdiği sosyal ve siyasî bir topluluk.

Milleti, eskiden meydana getiren şartlar arasında, toprak birliği, ırk birliği dil birliği, din birliği yer alırdı. Fakat tarih boyunca bu şartların birini ya da tümünü üzerinde toplayan insan topluluklarının bugünkü millet kavramını tam karşılayabildikleri görülmemiştir. Bu şartların her biri de, ayrı ayrı var olduklarından, milletin meydana gelmesinde rol oynamaz. Toprak birligi şartının kaybolması halinde, millet gerçeğinin de kaybolduğu ırk birliğini milletin meydana gelmesinde bir önemi kalmadığı, din birliği içinde olmayan insan topluluklarının da, millet olarak belirdikleri görülmüştür.

Bu gerçeklerden çıkan sonuca göre millet, birdenbire değil, uzun bir tarih evriminin sonunda meydana gelmiş bir topluluk olmaktadır. Birlik hatıralar ve kahramanlıklarla dolu geniş bir tarih içinde doğan, kuvvetlenen manevî birlik duygu ve ülkü birliği, milletin fertlerin de gelecek günler için birlikte yaşamak iradesinin doğmasına sebep oluyor; böylece manevî bir varlık olarak, millet meydana geliyor.

Orta Asya'dan başlayarak uzun bir tarih içinde, hakanlıklar ve ilhanlıklar kurmuş, Asya'da, Avrupa'da Afrika'da yaygın siyasal topluluklar meydana getirmiş olan Türk toplumunun kolları, Osmanlı İmparatorluğu devrinden geçerek bugünkü evrimleşmiş Türk milletini meydana getirmiştir. Osmanlı İmparatorluğu devrinde, bir “millet” anlayışından çok, bir “ümmet” anlayışı şeklinde ifadesini bulan bu siyasal birlik anlayışı; İmparatorluğun son devirlerinde, belirli bir Türk milliyetçiliği anlayışı şeklinde görülmeğe başlamıştır. Milliyet fikri, imparatorluğun son çözülme devrinde, bir tarih ve dil hareketi şeklinde ortaya çıkar. Ahmet Vefik Paşa ve Süleyman Paşa gibi Türk düşünür ve yazarları çok zengin bir tarihe çok zengin bir dile sahip olduğumuzu anlayarak ve bu gerçekleri anlat, mağa çalışarak, ilk milliyet akımının müjdecileri oldular. Bir aralık Birinci Dünya Savaşı yıllarında Türk milliyetçiliği ırkçılık ve Turancılık akımlarının etkisi altında kalmağa başlamışsa da. Türk devrimi ile, Türk milleti kavramı ve Türk milliyetçiliği, kesin bir gerçeklik kazanmıştır.

ÇINGIRAKLI YILAN « Hayvanlar

Çok kuvvetli zehri olan tehlikeli bir yılan. Uzunluğu iki metreyi bulur. Kuyruğunun ucundaki sertleşmiş pulları birbirine sürttükçe çıngırağa benzeyen garip bir ses çıkarır. Vücudu, üzeri yer yer lekelerle kaplı kırmızımtrak esmer renktedir. Ağzından dört tane zehirli dişi vardır. Isırması insanı büyük acılar içinde kıvrandırır ve bir kaç saat içinde ölüm meydana gelir. Çoklukla Amerika'da bulunur.

GRİZU « Kimya

Maden kömürü ocaklarında çıkan ve en birleşiminde çok metan gazı bulunan bir gaz. Hava ile karışık olduğu zaman, ufak bir kıvılcım temasında şiddetle patlar. Maden kömürü ocaklarında büyük kazalara sebep olur.

Maden kömürü ocaklarının en büyük tehlikelerinden birini meydana getiren grizudan korunmak İçin H. Davy'nın (1778 - 1892) emniyet lâmbası kullanılır. Bu lâmba, madenden yapılmış tel örgülerin, alevi ancak kızgın hale geldikten sonra geçirmeleri esasına göre yapılmıştır.

Grizu, bugün maden ocaklarının en büyük tehlikesi olmakta devam etmektedir. Bütün tedbirlere rağmen ufak İhmaller pek çok işçinin ölmesine sebep olmaktadır.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy