Nedir

FLORYA « Türkiye Coğrafyası

İstanbuld'a Sirkeci'ye elektrikli tren ile 33 dakika uzaklıkta olan Florya, İstanbul ve civarında bilhassa romatizmalılara çok iyi gelen kumu ile ün yapmıştır. Büyük Atatürk'ün emri ile denize çakılı kazıklar üzerinde küçük bir deniz köşkü inşa edilen ve sahil parçasının geliştirilmesi için direktif verilen bu şirin banliyö zamanla büyük gelişme kaydetmiştir. Cumhurbaşkanlarının yazlık ihtiyaçlarını karşılamak için emirlerine tahsis edilmek üzere modern bir köşk 1935 yılından itibaren hizmette girmiş ve ilk olarak Atatürk 18 Mayıs 1935 ile 28 Haziran 1935 tarihleri arasında devamlı olarak burada kalmıştır. Sonraları sahile çok sayıda plaj ve moteller yapılması ile turistik bir bölge teessüs etmiştir.

Ata'nın ikinci bir emri ile sahile 1 kilometre mesafede büyük bir orman da kurularak yetiştirilmiştir. Florya'da dinlenme evleri ile modern kamping ve moteller de bulunmaktadır.

BASRA KÖRFEZİ « Dünya Coğrafyası

Asya'nın güney -batısında, Hint Okyanusu'nun, Arabistan yarımadası ile İran arasındaki girintisi. Ortalama derinliği 25 metre, yüzeyi 236.800 kilometrekaredir. Bu körfeze dökülen Satt-ül-Arab'ın ağzından Hürmüz boğazına kadar uzanır. Bu boğazda Umman denizine, buradan da Hint Okyanusu'na açılır. Hindistan'a ve güney batı İran petrollerine giden yol üzerinde önemli bir deniz yoludur.

FEMİNİZM « Toplum ve Toplum Yapısı

Toplum hayatında kadının haklarını çoğaltmak ve erkeklerinkine eşit kılmak amacını güden bir akım. İlk feminist fikirler. XVIII. yüzyılda Fransada ortaya çıkmıştır. Büyük Fransız ihtilâli sırasında Fransız düşünürleri ve Fransız kadın yazarları tarafından desteklenen bu hareket sonucu. 1791 de “Vatandaş Kadın Haklarının ilânı” adlı ünlü eser yayınlamıştır. Fakat. Kadınlara toplum hayatında, erkeklerle eşik haklar verilmesi, yapılan çeşitli hareketlere rağmen, bir sonuca varamamıştır. Fakat bu hareket durmamış. Avrupa'nın çeşitli memleketlerinde, zaman, zaman kadınlara, toplum hayatında bazı haklar tanınması yoluna gidilmiştir. Bu arada 1862 de İsveç kadınları belediye seçimlerine katılma hakkı kazanmışlar, 1869 da İngiltere de, belediyeye girme hakkını almışlar. 1914 te. İsveç parlâmentosuna girmek imkânını bulmuşlar, dır. İngiltere'de 1918 de kadınlara siyasî seçimlere girmek hakkı tanınmış, Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra da kadınların, erkeklerin yanında toplum hizmetlerinde bulunmaları, Avrupa ve Amerika'da yaygın olmuştur.

Bugün Avrupa ve Amerika'nın hemen hemen bütün ülkelerinde, kadınlar her türlü siyasî seçime katılma im. kânına sahip oldukları gibi, her türlü toplum işlerini yapabilme imkânına da sahiptirler.

Millî Mücadele hareketinden sonra ve Cumhuriyetin ilân edilmesinden sonra, Batı müesseselerinin tanınmağa başladığı bugünkü Türkiye'de de, kadınlar, erkeklerin yanında toplum hayatına katılmağa başlamışlardır. 1926 yılın, da kabul edilen Türk Medenî Kanunu ile kadın ve erkek arasında hukuk bakımından eşitlik sağlanmış, 1934te yapılan Anayasa değişikliği ile de kadınlara milletvekili seçmek ve seçilmek hakkı verilmiştir. Bugün Türkiye'de kadınlar, erkeklerin yanında, hemen her toplum işinde çalışabilmekte, istedikleri meslekleri seçebilmekte siyasî hayatın çeşitli kademelerinde söz sahibi olmak imkânını bulabilmektedir.

ŞARKIŞLA « Türkiye Coğrafyası

Sivas iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 2.674 kilometrekare, nüfusu 55.338 dir. Yüzeyi genel olarak, yer yer çok dik meyilli çıplak yamaç ve sırtlardan ve tatlı meyilli yatık platolardan ibarettir. Hayvancılık ve tarla tarımı, halkın başlıca geçim kaynağıdır.Merkezi 5.310 nüfuslu Sarkışla kasabasıdır.

ÇİÇEK « Bitkiler

Bir bitkinin, göz alıcı renklerle bezenmiş olan, çoğu güzel kokan, üreme organlarını taşıyan bölümü. En çok rastlanılan çiçekler, dört dizi bölümünden meydana gelmişlerdir. Bu dört bölüm, çiçek sapından gelişirler. Bu sapın ucu, bir tablayı hatırlatır ve “çiçeklik” adını alır. Çiçeği meydana getiren dizinin en dış bölümünde, bir çanak meydana getirecek şekilde dizilmiş olan çanak yaprakları vardır. Bunlar, çiçek tomurcuk durumunda iken, tomurcuğun bütün bölümlerini korur çiçek açtığında ona bir desteklik vazifesi görür.

Çanağın içinde “taç” denen, göz alıcı renklerden meydana gelmiş taç-yapraklar bulunur. Çiçek denildiğinde göz önünde beliren bölüm burasıdır. Bunlar, üremeyi kolaylaştıracak böcekleri, çiçek üzerine çekecek şekilde göz alıcı renklerden meydana gelmiştir.

Çiçeğin daha iç bölümünde, tam ortada olan “dişi organ” ın çevresinde yer almış “erkek organlar” bulunur. Her erkek organ, sarı ya da kırmızı renkli çiçek tozlarını taşıyan tabla biçiminde bir başlıkla bunu taşımakta olan bir ipçikten meydana gelmiştir.

Dişi organ, organların orta bölümünde yer almıştır. Dişi organın en yukarısında boğum şeklinde bir tepecik bulunur. Bu tepecik altında dişicik borusu yer alır. Dişicik borusunun altında da şişkince bir yumurtalık bulunur. Meyveleri meydana getiren yumurtacıklar, bu yumurtalıkta bulunurlar.

Her çiçek, bu şekilde dört diziden meydana gelmiş olmaz. Bunlardan bazıları gibi, erkek ve dişi organları da aynı çiçek üzerinde bulunmazlar. Dört dizisi de tam olan çiçekler, “tam çiçek” leri meydana getirirler. Erkek ve dişi organların ise aynı bitki üzerinde ve ayrı ayrı çiçeklerde olmaları “bir evcikli”, ayrı ayrı bitki üzerinde olanları da “iki evcikli” çiçekleri meydana getirirler.

KAHVE « Bitkiler

Sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç ve meyve çekirdeği. Çekirdek kavrulup dövüldükten sonra kaynatılıp içilir. Sinirlere hareket, zihne uyanıklık ve canlılık verir. İçindeki kafein maddesinden dolayı, kahvenin ilkin Habeşistan'da bir rastlantı sonucu bulunduğu söylenir. Bütün dünyaya da Arabistan aracılığı ile yayıldığı sanılır. Kahvenin Türkiye'de yayılması XVI. yüzyılda Kanunî Süleyman zamanındadır. Fransa ve öbür ülkelerde de XVII. yüzyılın sonlarına doğru yayılmağa başlamıştır. Bugün en çok kahve yetiştiren ülkelerin başında Brezilya gelmektedir.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy