Nedir

KEMALPAŞA « Türkiye Coğrafyası

İzmir iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 655 kilometrekare, nüfusu 32.292 dir. Yüzeyi yer yer dağlık ve bu dağlar arasında yer alan geniş vadilerden ibarettir. Halkının başlıca geçim kaynağı bağcılık zeytincilik ve tütüncülüktür. İlçe merkezi 4.590 nüfuslu Kemalpaşa kasabasıdır.

İCATLAR « Teknik

Bir şeyi yeniden meydana getirmeye verilen ad. İnsanlar, bugünkü medeniyet seviyesine ulaşabilmek için, yüzyıllar boyunca durmadan çalışmışlar, Taş devrinden başlayarak, yeni yeni âletler bulmak suretiyle, medeniyetin bu günkü seviyesine ulaşmasını sağlamışlardır.

İlk icatlar, insan organizmasına benzeyen âletleri bulmak suretiyle başlamıştır. İlkel bir insanın, avını avlayabilmesi, kendini koruyabilmesi, bütün ilkel şartlar içinde tabiatla daha kolaylıkla savaşabilmesi için gerekli bu icatlardan sonra; zamanla, binleri aşan yeni yeni icatlarla bu günkü medeniyet seviyesine ulaşılmıştır.

Yumruğa benzetilerek çekiç, kol ve avuca benzetilerek kürek elde edilmesi, böyle ilkel bir zorunluluğun sonucudur. Bu icatlardan hangisinin daha önemli olduğu üzerinde düşünerek, yersiz olur. Her icat, daha sonraki bir yeni icadın ana düşüncesini vermiş ve en basitinden en mükemmeline kadar insanlığa bir fayda sağlamıştır.

ÇIRAĞAN SARAYI « Mimari Sanatı

İstanbul'da Boğaziçinde , Beşiktaşla -Ortaköy arasında Sultan Abdülâziz tarafından 1863 - 1867 yılları arasında yaptırılmış bir saray. Dört milyon altına mal olan plânı ve tezyinatı bakımından XIX. yüzyıl mimarimizin en güzel örneklerinden biri olan Çırağan sarayı, 1908 devriminden sonra kısa bir süre Meclisi Mebusan ve Âyan'a ayrılmış, 1910 yılında çıkan bir yangınla harap olmuştur. Bugün yalnız duvar, lan ve muhteşem kapıları kalmıştır. Tarihimizde Ali Suavi tarafından çıkarılan “Çırağan vakası” ile ünlüdür.

BİLANÇO « Ekonomi

Bir işletmenin, bir kurumun belli bir zaman içindeki mal, para, borç, alacak sermaye durumunu gösteren cetvel. Bir müessesenin faaliyetini sırasında kıymet hareketlerini takip etmek, borç ve alacaklarını tespit etmek için birçok hesaplar açılır, birçok hesaplar kullanılır. Faaliyetler sonunda tutulan hesaplarda ya kıymet artışı “kâr” ya da kıymet azalışı “zarar” meydana gelir. Böylece, belli bir zaman içinde, o müessesenin faaliyet durumu meydana çıkmış olur. Bu durum da doğru bir bilanço ile bilinebilir.

Bir bilançonun doğru olarak sonuç verebilmesi için, bilançosu yapılacak müessesenin kıymetlerinin, bilançoda değerlendirilmesi gerektir.

Bir müessesenin varlığı içine giren bütün kıymetler (para, esham ve tahvilât, işlenmiş işlenmemiş mallar, binalar, makineler, demirbaş eşya, yardımcı maddeler v.s.) “mevcudat”, bütün alacakları “matlubat” ve bütün borçları “düyuna” bir bilançonun esasını meydana getirir.

Bir bilançoda “mevcudat” ve “matlubat” ın bulunduğu taraf “aktif taraf” ı, “düyunat” ve sermayenin bulunduğu taraf “pasif taraf” ı meydana getirir. Aktif ve pasif tarafın toplamları, bilançolarda birbirine eşit olur.

Belli çalışma devresinde o müessese de kâr olmuşsa, kârın, tutarı bilançonun “pasif tarafı” nda, zarar olmuşsa, bilançonun “aktif taraf” nda gösterilir.

BÖCEKLER « Hayvanlar

Hava ile soluyan eklembacaklılar (Arthropoda) şubesinin bir sınıfı. 700 binden fazla türü bulunan böcekler dünyanın her tarafına yayılmışlardır. Ya karada, havada ve suda serbest olarak, ya da insan ve hayvan vücutlarında asalak olarak yaşarlar. Çeşitli hayat şartlarına göre vücut yapıları gelişmeleri birçok farklar göstermesine rağmen vücut yapılarının ana bölümleri hepsinde aynıdır.

Böceklerin vücûtları birçok bölmelerden (segment) yapılmıştır. Dış iskeletleri, içinde kitin bulunan sert bir maddedir. Deri hücrelerinin bir salgısı olan bu madde ile böcekler, hem destek, hem de vücutlarını koruma işini görürler. Böceklerin vücutları baş, göğüs (toraks) ve karın (abdomen) olmak üzere üç bölümden yapılmıştır.

Baş : En az dört bölümün birleşmesinden meydana gelir ve vücudun ön kısmında bulunur. Baş, böceklerin ağızlarının, gözlerinin, duyargalarının ve aldıkları besinleri kesip parçalamaya ya da emmeye yarayan ağız aletlerinin bulunduğu bölümdür.

Böceklerin, genel olarak iki gözü vardır. Böceklerin gözleri, “petek göz” denen binlerce küçük gözün bir araya gelmesinden meydana gelmiştir. Bazı böceklerde de, bu iki gözün arasında ve alında birkaç basit göz daha bulunur.

Böceğin duyargaları, gözlerin yakınında ve başın iki yanındadır. Duyargalar, böceklerin dokunma ve koku alma organlarıdır. Biçimleri değişik olabilir. Bazılarının duyargaları uzun, bazılarının kısadır.

Böceklerin ağızları, değişik biçimler gösterir. Bu biçimler, böceklerin yedikleri yiyeceklere göre değişiklik göstermektedir. Genel olarak dört çeşit ağız şekli ayırt edilir: a - Çiğneyici ağız (Hamam böceklerinin çekirgelerin ağızları böyledir), b -Emici ağız (Kelebeklerin ağızları böyledir), c - Yalayıcı - emici ağız (Arıların ağızları böyledir, d- Delici - emici ağız (Sivrisineklerin ağızları böyledir).

Böcekler, ağızlarının bu yiyecekle, re göre biçim alması sebebi ile, besinlerini kolaylıkla yiyebilirler.

Göğüs : Üç bölümden yapılmıştır.

Böceğin ayaklarının ve kanatlarının bulunduğu bölümdür. Her bölümde, sağdan ve soldan birer ayak çıkar. Böylece, böceklerde üç çift ayak görülür. Ayrıca, göğüsteki bölümlerin ilk ikisinin üst bölümlerinden birer kanat çıkar.

Böceklerin ayakları da bulundukları ortama göre değişiklik gösterir. Bu biçimler şöyledir: a - Yürüyücü ve koşucu ayaklar (Hamam böceğinin ayakları), b - Kazıyıcı ayaklar (Danaburnunun ayakları), c - Sıçrayıcı (Peygamber devesinin ayakları böyledir).

Vücut yapılışı bakımından böceklerde iki çift kanat bulunursa da, bazılarında hiç kanat bulunmaz. Bazı böceklerde de önde ve arkada bulunan kanatlar, ayrı işler görürler. Örnek olarak, arıların ön kanatları uçmak arka kanatları dengede durmak için kullanılır.

Karın: Birbirine eklenmiş on bir bölümden yapılmıştır. Kitin adı verilen sert bir madde ile kaplı olduğundan, dış etkilerden zarar görmez. Karında, çoklukla ayak bulunmaz. Ancak, arıda olduğu gibi bazı böceklerde, karın halkalarının sonuncusunda, hayvanların korunma organları olan iğne]eri bulunur. Yine bazı böceklerin dişilerinde, karın halkalarının sonlarında, uzunca bir boru biçiminde yumurta organları bulunur.

Böceklerde solunum : Böceklerin bütün vücutları, “kitin” adı verilen kalın bir tabaka ile örtülü olduğundan, solunum, insanlarda olduğu gibi, deri ile olmaz. Böceklerde solunum, bütün vücuda yayılan ince solunum kanalları ile olur. Böceklerdeki bu solunum şekline “trake” adı verilir. Oksijen, genel olarak bu sistemle taşınır. Böceklerde dolaşım, böceğin sırt tarafında bulunan damarlarla olur. Böceklerin kanı, genel olarak renksiz bir sıvıdır.

Böceklerde sindirim: Böceklerde sindirim sistemi, iki tarafı açık bir boru biçimindedir.

Böceklerin yaşayışı: Böcekler, genel olarak, küçük boyda hayvanlardır. Kolay kolay gözle görülmeyecek böceklerin yanında, boyları 20-30 santimetreyi bulan böceklere rastlanır. Fakat, genel olarak boyları bir iki santimetre arasında değişir. Böceklerin çok değişik renkleri vardır. Bazılarının renkleri parlak ve

göz alıcıdır, bazıları da bulundukları yerlerden ayırt edilemez. Tabiat tarafından yapılan bu renkler, genel olarak, büyük tabiat kuvvetleri karşısında çaresiz kalan böceklerin, düşmanları tarafından kolaylıkla görülmesine engel olacak şekilde meydana getirilmiştir. Bu sebeple, toprak renginde, bulunduğu her hangi bir yerin renginde olan böcekleri, ancak çok dikkatle bakma sonunda görmek mümkündür.

Böceklerde çoğalma, yumurta ile olur. Böceklerin üstünü kaplayan kitin maddesi, böceklerin büyümesine engel olduğu için, genel olarak böcekler büyümek için arasıra kabuk değiştirirler, başkalaşıma uğrarlar.

Böcekler, zekâ bakımından, ilkel hayvanlardan ve yumuşakçalardan biraz daha ileridir, özellikle arılardaki görev sorumluluğu ve görev bölümü, dikkatle incelenmeğe değecek özellik gösterir.

Böceklerin sınıfları: Böcekler, biçimlerine ve kanatlarının sayılarına göre 8 büyük takıma ayrılır:

1 - Zarkanatiılar (Arılar, karıncalar), 2 - Çiftkanatlılar (Karasinek, sivrisinek), 3 - Pulkanatlılar (Kelebekler, îpekböceği), 4 - Kınkanatlılar (Ateş-böceği, mayısböceği), 5 -Düzkanatlılar (Hamamböceği, çekirge), 6 -Yarım kanatlılar (Bitki bitleri, ağustos böceği), 7 - Damarkanatlılar (Su sinekleri), 8 - Kanatsızlar (kitap güveleri).

MİSSİSSİPPİ NEHRİ « Dünya Coğrafyası

Amerika Birleşik Devletlerinde büyük bir ırmak. Minnesota devletinde. İtasca gölünden çıkar ve geniş bir delta meydana getirdikten sonra çeşitli ağızlarla Meksika körfezine dökülür. Bir çok kolları vardır. Kaynağından ağzına kadar olan uzunluğu 7.200 kilometredir.(Bu boyu ile dünyanın en uzun nehridir). Bir ova nehri özelliğindedir ve gemilerin seferlerine elverişlidir.