Nedir

ÇİÇEK AŞISI « Sağlık

Çiçek hastalığından korunmak için yapılan aşı. Bu aşı, sığır çiçeğinden elde edilir. 1774 tarihinde İngiltere'de Benjamin Jecky adındaki bir çiftçi, inek çiçeğinden aldığı bir madde ile aile efradını aşılamıştır. Edvvard Jenner ise, sığır çiçeği materyalini insanlara tatbik etmek suretiyle hekimlik alanında önemli bir çığır açmıştır.

Genel olarak aşı, aşılanmış sığırlarda meydana gelen veziküllerin pulpasından alınır. % 1 fenollü, % 50 gliserinli serum fizyolojik solüsyonu ile 1/5 oranında karıştırılır ve böylece saklanır. Ticarette bulunan aşıların patojen olmaması ve doz başına düşen bakterilerin 50 adetten fazla düşmemesi gerekir.

Aşılanmada başlıca iki usul tatoik edilir :

1 - Çizme usulü, steril bir iğne ile kan çıkarmadan takriben yarım santim uzunluğunda yapılan çizgi üzerine yeler miktarda aşı materyali sürülür.

2 - özellikle Amerika'da kullanılan ikinci usulde, iğne deriye dikine olarak yarım ya da 0,25 cm. çapında 10 - 30 defa batırılır.

Her iki usulde de kan çıkmamasına dikkat etmek gerekir. Aşı yeri daha önce, su, sabun ya da asetonla temizlenir. Aşı olunduktan sonra aşı yerinin herhangi bir çarpmayla karşı karşıya kalmaması ve hava ile temas etmemesine dikkat etmek gerekir.

Aşı yeri, genel olarak erkek çocuklarda üst kolun dış tarafı, kız çocuklarda iç tarafıdır.

DE JURE KARARI « Devlet

Yeni bir hükümet ya da devletin kayıtsız şartsız bağımsızlığını tanıma. Adı geçen devlet, aynı zamanda milletlerarası icapları yerine getirme huşunda da serbest bırakılmıştır. Böylece, bu hükümet ya da devlete diplomatik münasebetler kurma serbestiliği verildiği gibi, temsilcilerine de diplomatik muafiyet tanınmıştır.

BALKAN YARIMADASI « Dünya Coğrafyası

Avrupa kıtasının güneyindeki üç yarımadadan en doğuda bulunan ada. Kuzeyde Balkan dağları zinciri ile sınırlanmıştır. Doğusunda Karadeniz, Batısında Adriyatik denizi, güneyinde Marmara ve Ege denizleriyle Akdeniz bulunur.

Yüzölçümü 620.000 kilometrekare, nüfusu yaklaşık olarak 50.000.000 dur. Yarımadanın genişliği, kuzeyden güneye doğru ilkin yavaş yavaş, sonra birdenbire azalır. Yarımadanın büyük bölümü dağlıktır. Yalnız doğuda oldukça geniş çukurovalar bulunur. Ortalarda, birbiri ile ilgisi ve bağlılığı az olan bölümlere ayrılmıştır. Geniş bir merkezî bölgenin bulunmayışı, tabii olarak bölümlere ayrılması ,yarımadanın beşerî ve siyasî yapısına da açık olarak etki yapmıştır.

Yüzey sekileri : Çoklukla dağlık olan Balkan Yarımadası'nda ovalara ancak dağlar arasında ve akarsular boylarında alan azdır. Dağların bir kısmı genç dağlardır; bunlar, Avrupa'nın en genç ve en yüksek dağları olan Alpler' in bir koludur ve sıradağlar halinde uzanır, (batıdaki Dinar, Arnavutluk ve Yunanistan'daki Pindos ve kuzeydeki Balkan dağları). Diğer dağlar, sıradağlar şeklinde değildir; uzunluğuna ve genişliğine Balkan yarımadasını kapla. yan kütleler halindedir. Bunlar yaşça eski ve yüzleri çoklukla aşınarak kubbeleşmiş dağlardır (Bulgaristan'da Rodop dağları, Bulgaristan ve Yugoslavya aramda kalan Makedonya dağları). Sava ve Tuna nehirleri boyunca uzanan ovalarla, Balkan dağları ve Rodoplar arasındaki çöküntü ovaları, Ergene, Meriç Selanik ovaları, bu bölgenin başlıca ovalarındandır.

İkinci, bitki örtüsü ve sular : Yarımadanın güneyinde ve kıyılar boyunca Akdeniz iklimi görülür. Fakat iç kuzey bölümlerinde kışlar soğuk, yazlar sıcak ve az yağışlı karasal iklim hüküm sürer Bu iki bölüm arasında kalan yerler genel olarak Akdeniz ikliminin daha az kuvvette etkisi altındadır. Bitki örtüsü, iklime bağlı olarak yer yer değişiklik gösterir. Akdeniz ikliminin etkisi altında bulunan kıyılarda yeşil çalılıklar, zeytin turunçgillere rastlanır. Karasal iklim bölgelerinde, yayvan ve iğne yapraklı ağaçlardan meydana gelmiş ormanlıklar ya da bozkırlar görülür. Balkan Yarımadasının en önemli akarsuyu, Avrupa kıtasının da en önemli akarsularından biri olan Tuna nehridir. Öbür akarsular, gerek boyları, gerekse taşıdıkları su bakımından o kadar önemli değildir. Meriç, Vardar ve Morava, bunların önemlilerindendir.

Nüfus ve ekonomi : Balkan Yarımadasında nüfusun çok büyük bir bölümü ziraatla geçinir. Akdeniz ve Adriyatik kıyıları, geniş ziraat alanlarıdır. Buralarda başlıca zeytin, üzüm, incir, portakal ve limon yetişir. İç bölümlerde mısır, pirinç, şeker pancarı, tütün ve pamuk ekimi yapılır. Bu arada kurşun, bakır, demir, taşkömürü madenleri ile petrol. Balkan Yarımadasının önemli gelir kaynaklarındandır.

Çeşitli din, milliyet ve devlet teşekküllerinin bulunduğu Balkan Yarımadasın da Yunanistan, Bulgaristan, Yugoslavya,Rusmanya,Arnavutluk ve Türkiye (Balkan Yarımadası'nda bulunan toprakları ile) devletleri bulunmaktadır

Tarih : Balkan Yarımadası'nın güney kısmında, tarihten önceki çağlardan itibaren yerleşmeler olmuştur. Yarıma, danm buraları, İlkçağlarda, eski Yunan medeniyetinin meydana geldiği alanlardır. Cumhuriyetle idare edilen bir çok şehir devletlerinin kurulduğu bu çağdan sonra İskender, Balkan Yarımadası'nın büyük bir bölümünü Makedonya Devleti sınırları içine katmış daha sonra buraları Romalıların eğe, menliğine geçirmiştir.

Roma İmparatorluğu'nun ikiye (395) bölünmesinden sonra Dalmaçya ve Arnavutluk'un batı parçalarının dışında bütün Balkan Yarımadası, Bizans İmparatorluğu'nun egemenliğine girmiştir.

1352 - 56 yıllarında Türkiye, Süleyman Paşa'nın idaresinde Çanakkale Boğazı'nı geçmiş ve Balkanlar'da fütuhata başlamışlardır. Uzun süren savaşlardan sonra Türkler, 1521 yılından itibaren dört yüz yıl kadar bütün Balkan Yarımadası'na egemen olmuşlardır. Fakat XIX. yüzyıldan itibaren, Ruslar'ın, bütün Islâvlar'ın bir idare altında birleştirilmesi (Panislâvizm) için yaptıkları propagandalar sonucu, ilkin Sırplarda başlayan (1804 - 1812) ayaklanmalar, daha sonraları Arnavutlar'a, Bulgarlar'a ve Yunanlılar'a da etki etmiş çıkan büyük ayaklanmalar ve savaşlar sonucunda (Balkan Savaşı, Birinci Dünya Savaşı) Balkan Yarımadası'ndaki Türk egemenliği ortadan kalkmıştır.

İkinci Dünya Savaşandan sonra Balkan Yarımadası'nın Siyasî durumunda önemli değişiklikler olmuş, dört krallıkta (Yugoslavya, Romanya, Arnavutluk, Bulgaristan) halk cumhuriyetleri ve komünist rejimler kurulmuş, Yugoslavya'nın dışında diğer üç devlet Rusya'nın peykleri arasına katılmıştır.

SEİNE « Dünya Coğrafyası

Fransa'da bir nehir. Uzunluğu 776 kilometredir. Langres yaylasının Tasselor tepesinde bir noktadan çıkar, birçok nehirler suladıktan sonra, çok dolambaçlı bir akışla Manş Denizine dökülür. Gemilerin işlemesine elverişli bir nehirdir.

SEYDİŞEHİR « Türkiye Coğrafyası

Konya iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.950 kilometrekare, nüfusu 49.268 dir. Yüzeyi, tatlı meyilli düzlükleri çevreleyen dağlık alanlardan ibarettir. Tahıl ekimi, başlıca geçim kaynağıdır.Merkezi 6.305 nüfuslu Seydişehir kasabasıdır.

BAROK ÜSLÛBU « Bilim ve Sanat

Avrupa'da XVI. yüzyıl ortalarından XVIII. yüzyıl ortalarına kadar devam eden bir sanat akımını tarif etmek için kullanılan deyim. Klasik Rönesans üslûbunun,eğri doğru sedef ve incilere benzeyen deniz hayvanları kabukları şeklinde meydana gelen bozuk bir süsleme tarzıdır. İtalya'da ünlü mimar ve ressam Mikel Angelo'dan sonra başlayan bu mimarî üslûbun en ünlü sanatçısı mimar Bernini'dir. Klâsik Rönesans mimarisinden sonra bütün dünyaya yayılmış olan bu üslûp, 1730 yılında Türkiye'ye de girmiş ve Türk mimarisinin Barok üslûbunu meydana getirmiştir. İstanbul'daki Nuruosmaniye camisi bu üslûpta yapılmıştır. Fransa'da bu üslûp, “XIV .Louis üslûbu” adı ile anılır.