Nedir

KUTUP « Genel Coğrafya

Yeryuvarlağının ekvatordan en uzak olan ve yer ekseninin geçtiği var sayılan iki noktasından her biri. Güney ve Kuzey olmak üzere iki kutup vardır. Her iki kutup da devamlı olarak karlarla örtülüdür.

YEDİ YIL SAVAŞI « Tarih

Louis XV. devrinde 1756 - 1763 yılları arasında Fransa, Avusturya ve Rusya ile İngiltere, Prusya arasında devam eden savaşa verilen ad. Bu savaşın başlıca sebepleri, İngiltere - Fransa arasındaki müstemleket rekabeti ile Avusturya'nın Frederic II. den intikam almak isteğidir. Fransa, bu savaş sonunda Kanada ve Hindistan'ı kaybetmiştir.

AKIŞSIZ BÖLGE « Yeryüzü

Akarsuyu olmayan ya da sınırları içinde doğan akarsuların denize ulaşamadan kayboldukları bölgeler. Bu bölgelerde yağışların bıraktığı sular, buharlaşmaya ve toprak altına sızmaya yetmiyor demektir. Bunun sonucu olarak bölgelerden geçerken denize ulaşmadan kaybolur, ya da bir bataklıkta bir iç gölde sona erer.

Akışsız bölgeler daha çok kıtaların iç bölümlerinde ve kurak iklim kuşaklarında bulunurlar.

GRAFOLOJİ « Bilim ve Sanat

El yazısından yazarın karakter ve duygularını anlamayı amaç edinen çalışma, yazı bilgisi. 1622 yılında Baldo adlı bir İtalyan tarafından çalışarak meydana getirilmiştir. XIX. Yüzyıldan itibaren de Langenibruch, Michon, Preper gibi bazı ruhbilimciler tarafından bir bilim kolu haline getirilmeğe çalışılmıştır. Grafoloji ile yazının şekline, ahengine, çabuk yazılıp yazılmadığına, incelik ve kalınlığına, gerginlik yönüne bakmak suretiyle yazan hakkında oldukça kesin hükümler verilmektedir. Yapılan deneylere göre eğri çizgiler yazanın sessiz ve yumuşak tabiatlı birisi olduğunu gösterir; dört köşeli yazılar kudret, dayanma, inat ve ısrarı gösterir.

İMLA KURALLARI « Türkçe ve Dilbilgisi

İmlâ, kelimelerin yazılışında kullanılması kabul edilmiş olan harf dizimidir. Türkçenin imlâ kuralları şunlardır:

1 - İmlâda ilke :

Türk dilinin imlâsında ilke, genel kültür Türkçesinin her sesini kendi harfiyle yazmaktır.

Genel kültür Türkçesi, yurdumuzda nice yüzyıllardan beri sürüp giden kültür akışlarıyla, bölge ağızlarının üstünde olarak, yerleşmiş olan konuşma dilidir.

2 - Türk harfleri:

Sekiz sesli (a, e, ı, i, o, ö, u, ü,) ve yirmi biri sessiz (b, c, ç, d, f, g, ğ, h, j, k, 1, m, n, p, r, s, ş, t, v, y, z) olan Türk harfleri büyük ve küçük olmak üzere iki şekilde yazılır.

3 - Büyük harflerin kullanılışı: Tamamlanıp bir durakla bitirilen cümlelerden sonra gelen kelimelerin ilk harfi büyük yazılır.

Özel adların, soyadlarının; özel ad meydana getiren kelimeler birden fazla olursa her birinin; dil, ulus, din ve bunlara benzer toplulukların adları ile bunlardan olan kimseleri gösteren adların ilk harfi büyük olarak yazılır. Ancak ulus, dil, din ve benzerlerinin adları sıfat olarak kullanıldığı veya fiil şekline girdiği zamanlar büyük harf alması gerekmez.

Kısmen olarak kullanılan ve bir makamı veya bir unvanı gösteren tek harfler veyahut birden çok harfli kısaltmaların ilk harfi büyük yazılır.

Kitap, dergi, gazete, yazı başlıklarıyla imzalarda, ilânlarda, kurum ve mağaza adı unvanlarında süs için kelimelerin hepsini veya bazılarını hep büyük harfle yazmak veya edat niteliğinde olmayan kelimelere büyük harfle başlamak olabilir.

Bunlardan başka saygı göstermek için söz arasında geçen bir kelime büyük harfle başlıyabilir.

Sayılan bu durumlar dışında hep küçük harf kullanılır.

4 - İki imlâ işareti:

Türkçenin kendi sesleri dışında olarak genel kültür dilinde henüz kullanılmakta bulunan yabancı dillerden gelme ses özelliklerine ve daha bazı halleri belirtmek üzere iki imlâ işareti kabul edilmiştir.

5 - Ses değişmeleri:

Her sesi kendi harfleriyle göstermek ilkesi kelimelerin her türlü çekimin de meydana gelen ses değişmelerinde de yürür. Fakat yan yana gelen kelimelerin son veya ön seslerindeki değişmeler imlâda gösterilmez.

6 - Benzeşmeler:

Kelime ile ek arasındaki ses benzeşmesi, kelimelerin son seslisiyle ekin seslisi arasında sesli benzeşmesi şeklinde olduğu gibi, kelime sonundaki sert sessizin yumuşaması veya ek başındaki yumuşak sessizin sertleşmesi şeklinde sessiz benzemesi de olur.

Seslisi açık (a, e ) olan ekler, son seslisi kalın olan kelimelere geldiği vakit a ile, ince olan kelimelere geldiği vakit e ile seslileşir.

Seslisi kapalı (ı, i, u, ü) olan ekler a ve ı dan sonra ı; ve i den sonra i; o ve u'dan sonra u; ö ve ü'den sonra ü ile seslileşir.

yok -ken ve ımtırak'ın -trak kısmı ses benzeşmesine uğramaz.

İçin edatı ek gibi kelimeye katıldığı vakit, kelime seslisinin açık veya kapalı olduğuna göre çin ve -çün şekillerini a-alır, fakat kalınlaşmaz.

Ek zamir olan -ki eki ancak birkaç kelimede -kü halini alır, başkaca değişmeye uğramaz.

Fiil çekimlerinde a veya e ile biten fiil gövdelerinden -yor eki veya kaynaştırıcı sesi (y) almış -e, .en -ecek, -erek gibi bir ek gelirse, fiil gövdesinin sonun, daki geniş a ve e darlaşarak ı ve i olur.

Bu seslilerden önce ve sonra gelen seslilerin ikisi de yuvarlak olursa ı ve i yerine u ve ü gelir.

Emir kiplerinde ve isim çekimlerinde bu değişme yazıda gösterilmez.

Kelimelerin sonunda bulunan sert sessiz p, ç, k harflerinden sonra sesli ile başlayan bir ek gelirse, bunlar bir çok kelimede yumuşayarak b, c, d, ğ'ye çevrilir.

7 - Ayrı da, bitişik de yazılabilen sözler: idi imiş, ise, iken, için, ile sözleri kendilerinden önce gelen kelimeden ayrı y azıtabildikleri gibi bitişik de yazılabilirler.

8 - Edatlar : gibi, beri, dolayı, dek, kadar gibi edatlar tamamıyla bağımsız birer kelime olduklarından ne katıldıkları kelimeyle bitişik yazılır, ne de benzeşmeye uğrarlar.

İlgi zamiri olan ki de öyledir; ancak halbuki, mademki, oysaki gibi tek kelime halini almış birkaç sözde bitişik yazılır; yalnız çünkü sözünde benzeşmeye uğramıştır.

Dahi anlamına olan de edatı ile soru edatı olan mi sözü sesli benzeşmesine uğrasa da imlâda ayrı gösterilir.

9 - Bitişik yazılan kelime gurupları: Her hangi bir gramer şekli içinde yan yana gelip asıl kendi anlamından ayrı ve özel bir kavram anlatan kelime gurupları bitiştirilerek yazılır.

Görünüşte isim değerinde olduğu halde sıfat olarak kullanılan sıfat takımları da bitişik yazılır.

Eksiksiz olarak yan yana iki isim getirilerek yapılan yer adları, kurum adları ve terimler de bitiştirilerek yazılır.

Sürerlik, tezlik, yaklaşma ve yeterlik fiillerini meydana getiren unsurlarda bitiştirilir.

Bunlardan başka yardımcı fiillerin başına gelerek bileşik fiil kuran kelimelerin son sessizi ikileştiği vakit bitişik yazılır.

10 - Özel adlar : İnsanların adlarıyla soyadları, nüfus kütüğüne geçtikleri şekilde yazılır.

Yer adları, birden çok kelimeden yapılmış olsa da bitişik yazılır.

Tarih ve coğrafyada geçen özel adlardan Türkçede yerleşmiş şekilleri olanlar öylece yazılır.

Bunların dışında kalanları kendi imlâlarıyla yazıp okunuşlarını ayraç içinde göstermek doğru olur.

1 - Özel imlâ kuralları:

Türkçede kullanılan yabancı kelimelerde Türk ses düzenine uymayan bir takım özellikler vardır. Her hangi bir karışıklığa meydan vermemek üzere bunların bazısını göstermek için iki imlâ işaretli kabul edilmiştir.

1. Sesli harf üzerine konulan ve düzeltme adı verilen işaret “” iki kelime, aynı harflerle yazıldığı halde bir veya daha çok sesli harfin üzerine konulur:

alem - âlem, milli - millî gibi.

Bu işaret '-ı veya u'dan önce gelen k, g ve l'nin nin ince okunacağını göstermek üzere de bu a veya u'nun üzerine konur.

Aynı harflerle yazılan iki kelimeden birinin bir seslisi uzun okunmakla ayrı bir anlam çıkıyorsa bu uzun sesliden önce gelen sessizin k veya g olması yüzünden düzeltme işaretinin konulması başka bir sonuç vereceği için, uzatma, uzun okunan sesliyi çift yazmak suretiyle gösterilir.

2. İkinci işaret (') kesme işaretidir. Bu işaret beş çeşit görür:

a) - Kelime içinde bir sessizden sonra gelirse bu sessizin kendinden sonraki sesliye bağlanmayarak kesik okunacağını gösterir.

b) - Bir kelimeden bir harf düşürülürse onun yerini tutar.

c) - Ek alınca başka bir kelime ile karışabilen kelimeler bu işaretle ekten ayrılabilirler.

d) - Bir rakamdan veya simge durumunda olan bir harften sonra bir- ek yazıldığı vakit bunun ek olduğunu belirtmeye yarar.

e) - Özel adlar, eklerinden bir kesme ile ayrılabilir.

AVRUPA KALKINMA PROGRAMI « Ekonomi

Ekonomik İşbirliği İdaresinin, Avrupa Ekonomik İşbirliği Teşkilâtına girmiş memleketlere yapacağı yardım işlerini düzenliyen program. Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Geonge Marchall'm Harvard'da yaptığı bir konuşmada açıkladığı teklif sonucu, 1947-51 yılları arasında dert yıl sûre için tatbik edilmiştir.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy