Nedir

BALON « Bilim ve Sanat

Atmosfer içinde yükselmek ya da orada dengede durmak için hafif ve gaz geçirmez kumaştan yapılmış, yoğunluğu havanınkinden az olan bir gazla doldurulmuş küresel, sucuk biçimindeki vasıtalara verilen ad. İstenilen yere götürülebilen cinsten olmayan balonların genel olarak ipekten yapılmış bir “zarf”ı vardır. Bu zarf gazın geçmemesi için keten yağı ile sıvanmıştır. Küresel balonlarda üst yarım küreyi tamamıyla örten bir file bulunur. Bu filenin ipleri sert odundan yapılmış bir halkaya tespit edilmiştir. Bu halkaya asılan “sepet”te adamlar, “safra” adı verilen kum torbaları ve çeşitli eşya bulunur. Küresel balonların alt kısmı “boğaz” adı verilen uzunca bir tüp ile sonlanmıştır. Bu tüp, balon çok şiştiğinde içerdeki gazın kaçmasını sağlar. Bir balon hareket edeceği zaman şişirilir. Balonun daha da yükseklere çıkmasını isteyen baloncu, sepetin içindeki safra'ları boşaltır. Balonun inmesini sağlamak için de balonun boğaz kısmında bulunan tüpe bağlı olan ve sepete kadar inen bir ipi çekmek gerekir. Bu suretle balonun içindeki gazın kaçması ve balonun inmesi sağlanmış olur. îlkin havagazı, hidrojen gibi yanıcı gazlarla hidrojenden iki kere daha yoğun alan Helyum gazı ile doldurulmuştur. Balon üzerinde yapılan uzun araştırmalardan sonra ve bilhassa patlamalı motorun icadından sonra sevk edilen cinsten balonlar yapılmıştır. Önceleri buhar ve elektrik motorları ile işleyen sucuk şeklinde balonlar yapılmıştır.

İlk hava balonları, Mongolfier Kardeşler denilen kâğıt fabrikatörü Joseph Jacques Etienne Montgolfier (1745 -1799) tarafından 1783 yılında Annonay' de uçurulmuştur. Bundan sonra hidrojen gazı ile doldurulmuş olan balonlar uçurulmuş ve 1785 de Blanchard, Jeff-ries ile birlikte Manş'ı geçmeyi başarmıştır. 1883 de Renard ve Kreba tarafından, elektrik motoru ile hareket eden, hareket noktasına geri gelmeğe muvaffak olan ilk sevk edilebilen balon yapılmıştır. 1900 yılından sonra balonculuk önemli gelişmeler göstermiş, Almanlar (1900 da Garf Zeppelin tarafından yaptırılan 130 metre uzunluğundaki balon) ve İngilizler (1919 yılında yapılan, Atlantik üzerinde gidiş dönüş uçuşu yapan R. 34 hava gemisi) tarafından bu alanda önemli başarılar elde edilmiştir.

Birinci Dünya Savaşı'na kadar önemli bir çok işlerde kullanılan balonlar, uçakların büyük gelişme kaydetmesi karşısında önemini kaybetmiş bulunmaktadır. Bugün balonlar çoklukla meteorolojik gözlemlere yarayacak olan barometre, termometre, elektrometre gibi yazıcı âletleri taşıyarak, meteorolojik bulgular için kullanılmaktadır.

22 ŞUBAT 1982 OLAYI « Tarih

1961 genel seçimlerinden sonra başlayan demokratik gidişi ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin, hükümetin tutumunu beğenmeyen bazı subaylarla bu subaylara bağlı bazı askeri birliklerin yapmak teşebbüsünde bulundukları hükümet darbesi olayına verilen ad.Bir hükümet darbesinde bulunma teşebbüsünün asıl başlangıcı, 1961 genel seçimleri üzerine, Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılacağı Ekim ayının son günlerine kadar uzanır. Bu günlerde bazı subaylar, serbest seçimlerin sonuçlarını beğenmedikleri için, çok partili demokrasi hayatının başlamaması gerekliliği üzerinde durmuşlar, Türk Silâhlı Kuvvetleri'nin, yine idareyi elinde bulundurmasını istemişlerdir. Fakat bu istek, ordunun ileri gelenleri arasında genel bir kabul görmemiş böylece Türk Silâhlı Kuvvetleri, demokratik hayatın devamını kabul etmiştir.

Ancak, zaman geçtikçe, partilerin ve hükümetin davranışından memnun olmayan bazı subaylar, Türk Silâhlı Kuvvetleri'nin idareye el koyması gerektiğini savunmaya devam etmişler, bu yolda taraflarını çoğaltmak yoluna devam etmişlerdir.

Böyle bir hareketin liderliğini de, Harp Okulu Komutanı olan kurmay Albay Talât Aydemir üzerine almıştır.

Bazen gizli, bazen açık toplantılar halinde gittikçe gelişen bu hareket sonunda, 22 Şubat 1962 günü akşama doğru fiilî safhaya geçmiştir.

Bir ihtilâl hareketi olarak ve Talât Aydemir'in komutanı bulunduğu Harp Okulu'ndan başlayan hareket, Ankara'daki bazı askerî teşekküllerin ve birliklerin de katılmasıyla birdenbire Anayasanın koruyucusu Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ve onun meşru hükümetine karşı ciddi bir hareket haline gelmiştir. Bu hareketi önlemek için Başbakan İsmet İnönü, Hava Kuvvetleri Komutanlığına giderek hareketi oradan izlemiş Lider Talât Aydemir'in ve arkadaşlarının istediklerinin ne olduğunu ve ona göre hareket etmeyi ön plânda tutmuştur.

Bu harekette dikkati çeken en önemli nokta, gerek hükümetin emrinde bulunan gerekse karşı harekete geçen kuvvetlerde, kan akıtılmamasına dikkat edilmesidir.

Talât Aydemir'in isteklerine ret esvabını veren ve kan akıtmaması kaydıyla teslim olunduğu takdirde hiç kimseyi suçlu bulmayacağını, yalnız harekete katılanları emekliye sevk ettireceğini söyleyen İsmet İnönü’ye karşı, başta Talât Aydemir olmak üzere harekete geçmiş bulunanlar, teslim olmaktan başka çare bulamamışlardır. Böylece 23 Şubat günü sabaha doğru, harekete katılmış bulunan Harp Okulu öğrencileri ile öbür birlikler geri çekilmişlerdir. Hareket de, bu şekilde hükümet kuvvetlerinin başarısı ile son bulmuştur.

22 Şubat 1962 hareketinden sorumlu subaylar, başta Talât Aydemir olmak üzere emekliye sevk edilmişler, bunlar hakkında özel bir kanun çıkarılmak suretiyle de mahkemeye verilmeden bağışlanmışlardır.

İVRİNDİ « Türkiye Coğrafyası

Balıkesir iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 764 kilometrekare, nüfusu 29. 426 dır. Yüzeyi ormanlarla kaplı sırtlar ve yamaçlardan ibarettir. İlçenin başlıca geçimi tarla ürünlerinden sağlanmaktadır. İlçe merkezi 2023 nüfuslu İvrindi kasabasıdır.

GÖLBAŞI « Türkiye Coğrafyası

Adıyaman iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.059 kilometrekare, nüfusu 18.892 dir. Yüzeyi genel olarak dağlık alanlardan meydana gelmiştir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar yağışlı ve soğuk geçe. Tarım halkının başlıca geçim kaynağı olmakla beraber, o kadar geniş ölçüde değildir.En çok tahıl ekilmektedir.Merkezi, 3.703 nüfuslu Gölbaşı kasabasıdır.

LİBERALİZM « Politika ve Siyaset

Politika ve ekonomide hürriyet taraftarlığı. “Liberal” kelimesi, Lâtince

“liberalis” ten gelir ve “hür, serbest” anlamındadır. Bu anlamlar içinde “liberalizm”, “hürriyetçilik, serbestçilik” anlamında kullanılmaktadır.

Liberalizmin iki cephesi vardır : Siyasî liberalizm ve ekonomik liberalizm, mutlakıyetin tam karşıtıdır. Ferdin, toplum ve devlet karşısında, kanunlarla tâyin edilmiş peşin haklarının bulunduğunu ve bunların her türlü tecavüze karşı dokunulmaz olduğunu kabul eder; böylece de ferde üstün bir mevki tanır. Ekonomik liberalizm, devletin ekonomik alana müdahalesi gerektiğini kabul etmez. Ekonomik liberalizmin, siyasî liberalizmden istenen ferdin siyasî hürriyeti ya da demokrasi değil, ekonomik hayat ve ilişkilerde ferdin ve fertler tarafından yapılan teşebbüslerin serbest bırakılmasıdır. Ekonomik liberalizme göre, ekonomik hayatı devletin kanunları değil, “arz ve talep” gibi tabiî kanunlar idare etmelidir.

Siyasî liberalizm, ancak Yeniçağ’ın başlarında, Rönesans'ın başlaması, matbaacılığın icat edilmesi, hümanizm çığırının açılması ile gelişmeğe başlamış ve Fransa da Volaitre, Diderot, Montesquieu gibi düşünürlerin öncülüğü ile kuvvet kazanmış, XVIII. yüzyılın sonlarına doğru, büyük Fransız ihtilâli esas gelişmesini bulmuştur.

Ekonomik liberalizm de XVIII. yüzyılda gelişmeğe başlamıştır. Ekonomik liberalizm Fransa'da Quesnay (1694 - 1774), İngiltere’de de, bugünkü ekonomi biliminin babası sayılan Adam Smith (1723 - 1790) tarafından kurulmuştur.

FAHRİYE « Edebiyat

Bir şairin kendini övmek için yazdığı manzume. Şairin, kendini övmek içim, yalnız başına bu amaçla yazdığı Manzumeler olabileceği gibi çeşitli kasidelerde, bir kaç mısra içinde, kendini övmesi de mümkündür. Bu çeşit övgü şiiri, çoklukla Divan edebiyatında görülür, özellikle şair Nefi'nin fahriyeleri ünlüdür.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy