Nedir

POZİTİVİZM « Felsefe

Bilgiye ancak deney ve gözleme dayanan şeylerin temel olabileceğini, deney ve gözlemin dışında kalan kavramların bilime konu olamayacağını savunan felsefe mesleği. Pozitivizm kelimesi ilk defa XIX. yüzyılda Saint - Simon'un öğrencileri tarafından ortaya atılmış. Bütün bir felsefenin adı olarak da ilk defa Auguste Comte tarafından kullanılmıştır. Auguste Comte oluşa egemen olan kanunları, gözlemi yapılan olayların ve yalnız bunların aracılığı ile bulmayı bilimin baş görevi olarak görür.

TOPRAK « Yeryüzü

Dünyanın kabuğunu meydana getiren litosfere, genel olarak verilen ad. Toprak, ateş küre ile hidrosfer ve atmosfer kürelerinin arasında bulunur. İçinde madenler, taşlar ve daha başka tortular vardır. Ateş kürenin zamanla soğumasından meydana gelmiştir. Bu soğuma sırasında bazı madeniler daha derinlerde kalmış, bazı madenler, tabakalar halinde yanardağ külleri ve lavları olarak toprağın yüzüne çıkmıştır. Toprağı meydana getiren madenlerin taşların, tortuların ve çeşitli kültelerin zamanla birbirine karışması, aşınma olayının meydana gelmesi, bugün, genel olarak “toprak” diye adlandırdığımız tabakanın meydana gelmesini sağlamıştır.

BALON « Bilim ve Sanat

Atmosfer içinde yükselmek ya da orada dengede durmak için hafif ve gaz geçirmez kumaştan yapılmış, yoğunluğu havanınkinden az olan bir gazla doldurulmuş küresel, sucuk biçimindeki vasıtalara verilen ad. İstenilen yere götürülebilen cinsten olmayan balonların genel olarak ipekten yapılmış bir “zarf”ı vardır. Bu zarf gazın geçmemesi için keten yağı ile sıvanmıştır. Küresel balonlarda üst yarım küreyi tamamıyla örten bir file bulunur. Bu filenin ipleri sert odundan yapılmış bir halkaya tespit edilmiştir. Bu halkaya asılan “sepet”te adamlar, “safra” adı verilen kum torbaları ve çeşitli eşya bulunur. Küresel balonların alt kısmı “boğaz” adı verilen uzunca bir tüp ile sonlanmıştır. Bu tüp, balon çok şiştiğinde içerdeki gazın kaçmasını sağlar. Bir balon hareket edeceği zaman şişirilir. Balonun daha da yükseklere çıkmasını isteyen baloncu, sepetin içindeki safra'ları boşaltır. Balonun inmesini sağlamak için de balonun boğaz kısmında bulunan tüpe bağlı olan ve sepete kadar inen bir ipi çekmek gerekir. Bu suretle balonun içindeki gazın kaçması ve balonun inmesi sağlanmış olur. îlkin havagazı, hidrojen gibi yanıcı gazlarla hidrojenden iki kere daha yoğun alan Helyum gazı ile doldurulmuştur. Balon üzerinde yapılan uzun araştırmalardan sonra ve bilhassa patlamalı motorun icadından sonra sevk edilen cinsten balonlar yapılmıştır. Önceleri buhar ve elektrik motorları ile işleyen sucuk şeklinde balonlar yapılmıştır.

İlk hava balonları, Mongolfier Kardeşler denilen kâğıt fabrikatörü Joseph Jacques Etienne Montgolfier (1745 -1799) tarafından 1783 yılında Annonay' de uçurulmuştur. Bundan sonra hidrojen gazı ile doldurulmuş olan balonlar uçurulmuş ve 1785 de Blanchard, Jeff-ries ile birlikte Manş'ı geçmeyi başarmıştır. 1883 de Renard ve Kreba tarafından, elektrik motoru ile hareket eden, hareket noktasına geri gelmeğe muvaffak olan ilk sevk edilebilen balon yapılmıştır. 1900 yılından sonra balonculuk önemli gelişmeler göstermiş, Almanlar (1900 da Garf Zeppelin tarafından yaptırılan 130 metre uzunluğundaki balon) ve İngilizler (1919 yılında yapılan, Atlantik üzerinde gidiş dönüş uçuşu yapan R. 34 hava gemisi) tarafından bu alanda önemli başarılar elde edilmiştir.

Birinci Dünya Savaşı'na kadar önemli bir çok işlerde kullanılan balonlar, uçakların büyük gelişme kaydetmesi karşısında önemini kaybetmiş bulunmaktadır. Bugün balonlar çoklukla meteorolojik gözlemlere yarayacak olan barometre, termometre, elektrometre gibi yazıcı âletleri taşıyarak, meteorolojik bulgular için kullanılmaktadır.

KEMAH « Türkiye Coğrafyası

Erzincan iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 2.340 kilometrekare, nüfusu 23.695 dir. Yüzeyi çok sarp, çıplak ve yalçın kayalardan ibaret dağ yamaçlarından ve bu yamaçlar arasında kalan derin vadilerden ibarettir. Halkın başlıca geçim kaynağı tarım, hayvancılık ve el sanatlarına dayanmaktadır. İlçe merkezi 2.911 nüfuslu Kemah kasabasıdır.

KÜRTLER « Tarih

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin bazı yörelerinde, dağınık olarak yaşayan bir kavim. Bunların bir bölümü Irak, İran ve Rusya topraklarında da bulunmaktadır. Türkiye sınırları içinde olanlarının sayıları 3 milyonu geçmez. Mert, cesur, vuruşkan insanlardır. Kürtlerin çok eski bir geçmişi olduğu bilinmekle beraber, nereden geldikleri hakkında kesin bir bilgi yoktur. M.Ö. 2.000 yılından beri, Batı Iran, Türkiye - Irak sınırı çevrelerinde yaşadıkları sanılmaktadır. Dinlerî Müslümanlık dır. Bugün de göçebe bir hayat sürmektedirler. Aralarında kabile teşkilâtları bulunmaktadır. Genel olarak hayvancılıkla geçinirler. Dilleri, Batı İran dillerindendir.

KAN « Sağlık

Vücudun organları arasında madde alış verişine aracılık eden ve damarlar içinde bulunan kırmızı renkli sıvı. Kan hayat için gerekli maddeleri (oksijeni) akciğerlerden sindirilerek vücuda yarar bir duruma gelen besin maddelerini sindirim organlarından alarak organlar ve onların en küçük parçaları olan hücrelere götürür. Hücrelerde çalışma sonucu meydana gelen ve vücuda yaramayan artıkları yüklenerek böbrek, deri ,akciğer organlarına getirir ve bunların vücut dışına çıkmasını sağlar.

Kanın rengi atardamarlar içinde kırmızı, toplardamarlar içinde, koyu kırmızıdır.

Kan, histolojik bakımdan, hücreleri hareket eden ve esas maddesi sıvı halinde olan bir dokudur. Yetişkin bir insanda beş litre kan bulunur (İnsan bunun yarısını kaybederse hayatı tehlikeye girer. 2/3 ünü kaybederse yaşayamaz).

Bir miktar kan, bir süre sallanmadan bir yerde bırakılsa ya da santrifüje edilse, iki kısma ayrıldığı görülür.

a - Sıvı halinde kalan ve san renkte olan serum kısmı. b - içindeki katı kısımlarının kabın di binde toplandığı pıhtı kısmı. Kanı incelediğimiz zaman, içinde, hareket eden kan hücrelerini görürüz. Bunlar, alyuvarlar, akyuvarlar adını alırlar. Bir milimetreküp kanda beş milyon alyuvar, 7-10.000 akyuvar bulunur. Kanın içinde, kan yuvarlarından başka, plâket denen küçük lameller vardır. Damarlar zedelenirse bu plâketler kütle halinde yaralanan damar duvarını tıkamaya ve kan akmasını önlemeğe savaşırlar. Kan plazması denen kanın sıvı halindeki kısmında ise şunlar vardır: 1 - Su, 2 - Kan albüminleri denen serin, globulin, 3 - Fibrinojen (kan damardan çıkınca fibrin haline geçerek pıhtılaşmaya sebep olur), 4 - Vücûda yarayacak şekilde sindirilmiş ve kana geçmiş maddelerden yağ, glikoz 5 - Tuzlar, 6 - Organik artıklar (Üre, kolesterol).

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy