Nedir

ÇENE « Biyoloji

Başımızın ön bölümünde üzerine dişlerin saplı bulunduğu altlı üstlü kemik parçalarına verilen ad. İnsan ve hayvanlarda alt ve üst çene olmak üzere iki ayrı bölümden meydana gelmiştir. Üst çene hareketsizdir, alt çene ise bir tek kemikten meydana gelmiştir ve oynayabilir. Alt çenenin aşağı yukarı doğru hareketi ile de konuşmak ve besinleri çiğnemek imkân elde edilmiş olur.

KUŞLAR « Hayvanlar

Omurgalı hayvanların bir sınıfı. Vücutları tüylü ve teleklerle örtülü, hepsi de gagalı ve sıcak kanlı hayvanlardır. İskeletleri uçmaya elverişli bir şekil almıştır. Sindirim borusu ağızla başlar. Yutaktan sonra yemek borusu, kursak, ön mide, taşlık gelir. Kursak, besin deposudur, ön mide, sindirim sularını çıkaran bölümdür. Taşlıkta bulunan kısımlar, değirmen gibi görür. Bundan sonra barsaklar başlar ve rektumla dışkılığa açılır. Solunum organları akciğer ve hava keseleridir. Solunum borusunun bronşlara ayrıldığı yerde “sirenks” denen ikinci bir ses gırtlağı bulunur. Yürekleri dört gözlü, dür. Büyük ve küçük dolaşımları ayrılmıştır. Vücut ısıları 40 derece civarındadır. Sinir sisteminden beyin varım küreleri, beyincik oldukça büyüktür. Gözleri yanda olanlarda her göz ayrı ayrı görür. Önde olanlarda iki göz birden görür. Kulakları üç bölümdür. Dış kulak kepçesi bulunmaz. Üremeleri, yumurta ile olur.

Kuşlar, koşucu ve uçucu olmak üzere iki alt sınıfa ayrılır. Koşucu kuşların örnek tipi devekuşudur. Uçucu kuşlar, 7 takıma ayrılırlar: 1 - Güvercinler (güvercin), 2 - Tavuklar (tavuk,. sülün, keklik), 3 - Uzun bacaklılar (leylek), 4 — Yüzgeç ayaklılar (ördek),

5 - Yırtıcı kuşlar (kartal, baykuş),

6 - Tırmanıcılar (papağan, ağaçkakan) 7, - Ötücü kuşlar (serçe, bülbül).

ŞİİR « Edebiyat

Çeşitli duygu ve düşüncelerin, okuyucuyu duygulandıracak ya da düşündürecek yolda, nazımla ifade edilme şekline verilen ad. Ancak, her nazım şiir değildir. Nazımın şiir sayılması için, duygu ve düşüncelerle bezenen bir değer taşıması, içinde bir özdeyiş ustalığının olması gereklidir. Bazı yazarlar, bu yoldan giderek, şiirin, nesir yolu ile de söylenebileceğini ileri sürerler. Çoğu yazarlar ise şirin kesin olarak nazımla ifade edilebileceğini savunurlar.

Şiir, toplumların ilkel çağlarında, çeşitli din törenlerinden doğmuştur, ilk önceleri dans ve musikî ile birlikte yaşamış; zamanla, yalnız başına, güzel sanatların bir kolu haline gelmiştir.

Gerek Yunan ve Lâtin edebiyatında, gerekse Avrupa edebiyatından alman klâsik ayırmaya göre, şiirler, konu, şekil ve söylenişlerine göre, şu bölümlere ayrılır: Epik, lirik, didaktik, pastoral, dramatik şiir.

Epik Şiir : Bir milletin hayatını yakından ilgilendiren göç ve savaş gibi tarih ve toplum olaylarını anlatan, uzun manzum hikâyeler, 2 türlü epik şiir (destan) vardır, a - Tabiî destan, eski devirlerde millet vicdanında derin izler bırakan bir tarih veya toplum olayının yine o devirlerde çeşitli saz şairleri veya millî bir şair tarafından söylenen şekli. (Eski Yunanlıların Troia savaşına gidiş ve dönüşleri Homeros tarafından “İlliada” ve “Odysseia” adlı destanlarda hikâye edilmiştir. Fin'ler in “Kalevala” adlı destanı, şairlerinin ve halkın ağzından toplanıp sıraya konmasıyla meydana getirmiştir) .

b - Yapma destan, yakın çağlarda, herhangi bir tarih olayının bir şair tarafından yazılmış şekli. (Haçlı seferleri, İtalyan şairi Tasso tarafından “kurtarılmış Kudüs” adı konmasıyla meydana gelmiştir).

Bütün hikâyelerde olduğu gibi, destanlarda da “vaka”, ve “kişiler” vardır. Destan vakalarının başlıca özelliği gerçek olmasıdır.

Destanlarda gerçek kişiler ve tabiat üstü kişiler vardır: Gerçek kişiler, tarihten alman ya da şair tarafından tasarlanan kimselerdir. Ancak, bunlar tek yönlü kimseler olarak işlenmişlerdir.

Lirik Şiir : Duygu ve düşünceleri coşkun, hareketli bir ifade ile anlatan şiirlere denir.

Eski Yunanlılarda, saz şairleri, şiirlerini Lyra denen bir sazla söyledikleri için, bu çeşit manzumelere Lirik denmiştir. Bütün milletlerin eski çağlarında şiir ile musiki birlikte söylenmiştir. Bizde, “aşık” veya “saz şairi” adı verilen halk şairleri şiirlerini hâlâ sazla söylemektedirler.

Lirik şiir dünya edebiyatında en çok işlenen ve gelişen şiir türüdür. Bu alanda yazan çok büyük şairler yetişmiştir.

Türk edebiyatın en önemli lirik şairleri, Divan edebiyatında Fuzuli, Baki, Nedim, dinî Halk edebiyatında Yunus Emre, din dışı Halk edebiyatında Karacaoğlan, yeni edebiyatta Yahya Kemal Beyatlı'dır.

Didaktik şiir : Doğrudan doğruya akla hitap eden şiir tarzıdır. Ahlâk, felsefe, din, sanat, bilim prensiplerini manzum olarak anlatan yazılarla yergiler, manzum hikâyeler, manzum mektuplar hep bu çeşidin içine girer. Didaktik şiir de, lirik şiir gibi, dünya edebiyatında en çok işlenen ve gelişen bir şiir türüdür. Bu alanda yazan çok büyük şairler yetişmiştir.

Pastoral şiir : Çoban ve kır hayatını anlatan şiirlerdir. Sakin, temiz ve masum kır hayatının zevkini duyurmak amacı güdülür. Her türlü şekil, gösteriş ve yapmacıktan uzak, sade, tabiî bir üslûpla yazılır,

İdil, doğrudan doğruya şairin ağzından yazılan kır tasvirleridir.

Eglog, çobanları karşılıklı konuşturmak suretiyle yazılan kır şiiridir. Egloglar birer vakaya dayandığı ve içlerinde karşılıklı konuşan kişiler bulunduğu için küçük birer piyesi andırırlar. Türk edebiyatında bu yolda yazılmış manzumeler yoktur.

Pastoral şiirin en ünlü örneklerini yazan şairler Yunan edebiyatında Thlokritos, Lâtin edebiyatında Vergilius'tur. Dramatik şiir

KOLERA « Sağlık

Bulaşıcı bir hastalık. Etmeni, kolera vibrionun denilen bir bektendir. Salgın halinde görülür. Kuyu ve ırmak sularıyla ya da bunlarla kirlenmiş yiyecek ve içeceklerle geçer. Hastalık, iştahsızlık, bulantı ve şiddetli sürgünlerle başlar. Sürgünün rengi başlangıçta koyu ve yeşilimsidir. İlerlemiş hallerde renksiz olur. İnsan derisi kurur, sıcaklık, düşer, vücudun uç tarafları soğur, idrar azalır ve kesilir, gözler çukurlaşır, ses kısılır vs hasta ölür. Kolerada ölüm % 50 dir.

Tehlikeli bir salgın hastalık olan koleradan korunmak için,içilecek sulara ve bütün yiyeceklere dikkat etmek gerekir.

SAVAŞTEPE « Türkiye Coğrafyası

Balıkesir iline bağlı, bir ilçe. Yüzölçümü 320 kilometrekare, nüfusu 19.145 dir. Yüzeyi, yer yer engebeli sırtlardan ve düzlüklerden ibarettir. Küçük tarla tarımı ve bahçecilik halkın başlıca geçim kaynağıdır. Merkezi 4.247 nüfuslu Savaştepe kasabasıdır.

SODA « Kimya

Sodyum elementinin karbonat bileşiğine verilen ad (Na2 C03). Teknikte sodyum klorunun amonyum hidrokarbonatlarla muamelesinden elde edilmektedir. Büyük saydam kristaller meydana getiren bir cisimdir. Havada kolaylıkla suyunu terk eder ve beyaz bir toz haline gelir. Sudaki eriyiği, baz reaksiyonu gösterir. Sabun elde etmekte, cam endüstrisinde kullanılır,