ROMANTİZM « Edebiyat
XVII. yüzyıl sonlarında başlayan, klâsik edebiyatın yerine geçen, duygu, hayal ve fanteziye yer veren bir sanat ve edebiyat akımı. Bu akım, Rönesanstan sonra gittikçe uyanan Avrupa milletlerinin daha çok duymağa başladıkları sosyal haksızlıklardan doğma ızdırapların, sanat ve edebiyatta söz konusu olmasıyla hızlanmıştır.
Aynı akım, eski Yunan ve Lâtin geleneklerine bağlı kalan klâsiklere karşı; Almanlar, İngilizler, kuzey milletleri gibi, Lâtin soyundan olmayan Avrupa milletlerini, kendi millî dillerine, Ortaçağ tarih ve destanlarına ve yerli hayatlarına değer vermeleriyle gelişmiştir.
Romantik edebiyat, kendinden evvelki klâsik sanat anlayışına da bir tepkidir. Klâsik edebiyatın akıcı, mantıkçı, şekilci ve kuralcı olmasına ve kişisel olmayışına karşı, romantik edebiyat hisse, hayale, kişisel duygulara değer verir. Dilde, deyim şekillerinde oldukça serbest davranır. Klâsiklerin hemen yalnız yüksek sınıfın hayatıyla ilgilenmelerine karşı romantikler, geniş halk zümrelerinin hayatı ve ızdırabıyla ilgilidirler.
Romantik eserlerde yazar, olaylar karşısında neler duyuyor ve nasıl duyuyorsa, okuyanlar da aynı duyguları o ölçüde duymaya sevk etmek isteyen bir sanat anlayışı içindedir. Romantik yazarlar, başkalarının maceralarından bahsederken bile, daha çok kendi maceralarından ve kendilerinden bahsediyorlarmış gibi eserlerine kendilerini geniş ölçüde verirler. Aynı eserlerde gerçekte olmuş ve olabilecek olaylar yanında, yazarın öyle olmasını istediği hayal olaylar da bulunabilir.
GEZEGENLER « Astronomi
Genel olarak, yakınlarında bulunan yıldızlara göre uzaklıklarını değiştiren yıldızlara verilen ad. Gezegenler, güneş çevresinde dönen gök cisimleridir. Güneş çevresinde, odaklarından birinde güneş olmak üzere meydana gelen bir elips üzerinde dolanırlar.
Gezegenlerin, Güneş'e olan uzaklıkları değişiktir. Bu sebeple, uzaklıklara göre değişen büyüklükte bir elips üzerinde dolanırlar. Her yıldızın, Güneş etrafında donanma süresi başka başkadır.
Güneş etrafında, belli başlı dokuz gezegen dolanır. Bunlar, Güneş sistemini meydana getirirler. Güneş etrafında dolanan bu dokuz gezegen. Güneşten olan uzaklıklarına göre, şunlardır: Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün, Plüton.
Merkür (Utarid), Gezegenlerden Güneşe en yakın olanıdır. Güneşten uzaklığı 57,8 milyon kilometredir. Güneş etrafında 88 günde dolanır ve Ay gibi safhalar gösterir. Kendi ekseni çevresinde îse 24 saat 23 dakika (bazı astronomlara göre 88 günde) döner. Ortalama çapı 4.850. kilometredir. Dünya'dan 22,6 defa küçüktür. Güneşe çok yakın olduğu için çok sıcaktır. Ortalama sıcaklığı 200 dereceyi bulur. Şimdiye kadar bir uydusu görülmemiştir. Atmosferinin de olmadığı sanılmaktadır.
Venüs (Zühre), İkinci gezegendir. Güneşe uzaklığı 108 milyon kilometredir. Güneş çevresinde 225 günde dolanır. Ekseni etrafında dönme süresi belli değildir. Dünyadan, daima büyük bir bulut tabakası ile örtülmüş görünür. Bundan dolayı, kendi ekseni etrafında dönme süresi bilinmemektedir. Çapı, 12.240 kilometredir, bu duruma göre Dünya'ya yakın bir büyüklüktedir. (Hacmi Dünya'nın 9/10'u kadardır). Çoklukla Güneş doğmadan ya da battıktan 3 saat önce ya da sonra görünür. Bu halinden dolayı bu gezegene “Sabah yıldızlı” ya da “Akşam yıldızı” adı verilir. Atmosferi olduğu sanılmaktadır.
Dünya (Yer), Merkür ve Venüs'ten sonra gelen üçüncü gezegendir Mars (Merih), Güneşten itibaren dördüncü gezegendir. Güneşe olan uzaklığı 228 milyon kilometredir. Yörüngesi üzerinde 687 günde dolaşır, kendi ekseni etrafında 24 saat 37 dakikada döner, Çapı 6.800 kilometredir. Dünyadan 6.61 kere daha büyük Dünya'daki atmosfer gibi bir atmosferi vardır. Bu kutbunda görülüp kaybolan beyazlıkların bulunmasından, üzerinin zaman zaman bulutlarla kaplı olmasından, bu gezegende su ve atmosferin bulunduğuna delil sayılmaktadır.
Bu arada yapılan incelemelere göre de kara ve denizlerin varlığı kabul edilmektedir. Yapılan bu araştırmalar sonucu, bu gezegende hayat olduğu kanısına varılmıştır. İki tane uydusu vardır. Jüpiter (Müşteri), Güneşten itibaren beşinci gezegendir. Güneşe olan uzaklığı 777 milyon kilometredir. Güneş çevresinde 11.86 yılda, kendi ekseni çevresinde 9 saat 15 dakikada dolanır. Bu gezegen, bütün gezegenlerin en büyüğüdür. Hacmi Dünya'dan 1.340 kere daha büyüktür. Kuvvetli dürbünlerle bakıldığında yüzeyinde büyüklükleri eşit olmayan bir takım lekeler görülür. Bu lekelerin yerlerinin daima değişmesinde bir atmosfer tabakasına sahip olduğu sanılmaktadır. 9 uydusu vardır.
Satürn (Zühal), Altıncı gezegendir. gök yüzünde sarımtırak renkte görülür. Güneşe olan uzaklığı 1.425 milyar kilometredir. Güneş çevresinde 29,46 yılda dolanır; kendi ekseni çevresinde 10 saat 38 dakikada döner.
Dünya'dan 94.92 defa daha büyüktür. Yapılan incelemelerde, çevresinde birçok halkanın bulunduğu görülmüştür. Bu halkalar, sayılamayacak kadar çok küçük cisimlerin meydana getirdikleri halkalardır ve bir uydu gibi gezegen çevresinde dolanırlar. Atmosfer tabakasının bulunduğu ve su buharına sahip olduğu, yapılan gözlemlerle anlaşılmıştır. 10 tane uydusu vardır.
Uranüs, yedinci gezegendir. Herscel (1738 - 1822) tarafından 1781 de bulunmuştur. Güneşe olan uzaklığı 2,866 milyar kilometredir Güneş çevresinde 84 yıl 7 günde dolanır. Kendi etrafın. da 10 saatte döndüğü sanılmaktadır. Ortalama çapı 49.690 kilometredir. Yere oranla 14.58 defa büyüktür. Yoğunluğunun az olmasından, sıcak gaz olduğunu söyleyenler vardır. Zorlukla görülen dört uydusu vardır.
Neptün, sekizinci gezegendir. Fransız astronomu Leverrer tarafından yapılan hesaplara göre böyle bir gezegenin var olduğu sonucuna varılmış ve 23 Eylül 1946 da Berlin rasathanesi müdürü Gali tarafından görülmüştür. Güneşe olan uzaklığı 4.490 milyar kilometredir. Güneşin çevresinde 164 yıl 280 günde dolanır. Yerin hecininden 60 defa büyüktür. Kütlenin gaz halinde olduğu sanılmaktadır.
Plüton, bilinen son gezegendir. Güneşten uzaklığı 5.920 milyar kilometredir. Güneş çevresinde 24 yıl 166 günde dolanır. Çapının 4.000 kilometre olduğu sanılmaktadır. En kuvvetli dürbünlerle bir sönük nokta gibi görünür. Bu gezegene ait bilgiler çok azdır.
PENGUEN « Hayvanlar
Perde ayaklılardan, kutup bölgelerinde yaşayan bir cins kuş. Sırtı siyah göğsü beyazdır, kayalar arasında yuva kurar, denizlerde çok iyi bir dalıcıdır ,kanatları ensizdir.Gruplar halinde yaşar ve kısa bacakları üzerinde dimdik yürürler.
BESLENME BOZUKLUKLARI « Sağlık
Vücut için gerekli besin maddelerinin alınmasında, sindirilmesinde ve kullanılmasında bozukluk olunca meydana gelen durum.Besin maddelerinin az alınmasında, gerekli faydalı maddeleri de ihtiva etmelerinden meydana gelen bu durum zayıflamağa, vücudun dayanma gücünü kırmağa, dolayısıyla, birçok hastalıkların meydana gelmesine sebep olur.
Çocuklarda büyümeyi önleyen. çocuk sağlığı ile yakından ilgili olan; büyüklerde zayıflığa ve vücudun dayanma kudretinin düşmesine sebep olan beslenme bozuklukları, eksik alman ve yetersiz olan besinlerin normal oranda alınması ile önlenebilir.
VERGİ « Sanayi ve Ticaret
Halk hizmetlerinde harcanmak üzere hükümet tarafından ya doğrudan doğruya ya da bazı maddelerin fiyatlarının üstüne eklemeler yapmak suretiyle herkesten toplanan para.
Toplum hayatı yaşayan herkes, topluma karşı bir takım vazifelerle yüklüdür. Bu vazifelerin meydana getirilmesi ile toplum için iş gören hükümetler, bu işleri yapabilmek imkânlarını sağlamış olurlar. Bir hükümetin,vatandaşlarının rahat yaşaması için gerekli olan vazifelerini yapabilmesi, ancak, o hükümetin düzenleyebileceği bütçeler aracılığı ile olabilir. Bu bütçelerin düzenlenmesinde çeşitli gelirler baş rol oynar. Bu gelirlerin başında da hükümet tarafından vatandaşlardan alınan vergi yer alır. Toplumdan çeşitli gelirler elde eden bir kimse, bu gelirlerin belirli oranda olan bir bölümünü, toplum hayatın temsilcisi olan hükümete vermek suretiyle, geri vermiş olur. Böylece toplumun gelişmesi, vatandaşın daha rahat yaşama imkânlarının sağlanması, mümkün olur.
Vatandaşlardan alınan vergiler, a - Vasıtalı, b - Vasıtasız olmak üzere başlıca iki bölümde olur. Vasıtasız vergiler, hükümet tarafından, vatandaşların gelir durumlarına göre, çeşitli oranlarda doğrudan doğruya alınan vergilerdir. Her hükümet, ihtiyaçlarına, halkının uğraştığı işlere, kazanç nispet ve derecelerine göre çeşitli vergiler alır. Türkiye'de, hükümete verilen vergiler, on beşten fazladır: Gelir, Kurumlar, Esnaf, Hayvan, Veraset, Madenler, Orman, Gümrük Muameleleri, İstihlâk, Av, Taşıt, Gemi, Damga, Tekel, Yol vergileri gibi.
Hükümet tarafından alınan bu vergilerin dışında, çeşitli şehir hizmetleri gören belediyeler de, o şehrin sınırları içinde bulunan vatandaşlardan, belediye hizmetlerinin görülebilmesi için çeşitli vergiler alırlar.
Vasıtalı vergiler, devlet tarafından belirli malların birim fiyatına, vergi olarak eklenen bir ek ücret şeklinde o malları kullanan vatandaşlardan tahsil edilir. (Sigara ,şeker gibi
TENKİD « Edebiyat
Bir sanat ya da fikir eserinin özünü veyahut yapılışını anlatan, onun değer ve değersiz taraflarını, toplumun fikir ve sanat gelişimindeki yerini örnekler ve vesikalarla belirten yazılara verilen ad.
Tenkidci, incelediği eser karşısında bir bilim adamı gibi büsbütün tarafsız kalamaz; vesikaları ve devrin genel kanaatini göz önünde bulundurmakla beraber, eserin güzel, çirkin, doğru, yanlış taraflarını kendi görüşüne göre belirtir. Tenkidci, yazısına kendi kişisel duygu düşüncelerini de kattığı için, tenkid yazları başlı başına bir fikir ve sanat eseri değerini kazanır.
Tenkid Batı edebiyatında çok gelişmiş bir edebiyat türüdür. En ünlü tenkidciler, Fransız edebiyatında Bolea Sainte Beuve, Taine'dir.
Türk edebiyatında tenkid türünde eserler Tanzimat'tan sonra yazılmaya başlanmıştır. Bu yolda yazanların başlıcaları, Tanzimat edebiyatında Namık Kemal, Recaizade Mahmut Ekrem. X yüzyıl edebiyatında Nurullah Ataç'tır.