Nedir

ARDEŞEN « Türkiye Coğrafyası

Rize iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 750 kilometrekare, nüfusu 20.784 dür. Rize'nin kuzey-doğu yönünde ve Karadeniz sahillerinde bulunan Ardeşen ormanlarla kaplı dağ yamaçlarından ve derin vâdilerden ibaret bir yüzeye sahiptir. Tarla ürünleri önemsizdir. Halk geçimini fındık ekimi, çay, meyvecilikle sağlamak, tadır.

İlçenin merkezi olan Ardeşen kasabası, 3.872 nüfuslu küçük bâr kasabadır. Yüzeyi ekime elverişli olmadığı için kasaba halkı daha çok çevre illerde i§ edinmek suretiyle geçinmektedir.

BARCELONA « Dünya Coğrafyası

İspanya'nın kuzey doğusunda bulunan bir şehir. Nüfusu 1.503.062 dir. Roma devrinde kuzey doğu İspanya eyaletinin başşehri olan Barcelona , Emevîler zamanında ve Musa bin Musayr'ın İspanya savaşları (713) sırasında Arapların eline geçmiştir. İşlek bir ticaret limanı olup dokuma, makine ve otomobil fabrikaları vardır.

DOKULAR « Biyoloji

Belirli bir yapmak üzere bir ya da birkaç çeşit hücrenin bir araya gelmesinden meydana gelen topluluk. Genel olarak, hayvansal dokular ve bitkisel dokular olmak üzere iki bölüme ayrılırlar.Hayvansal dokuları, epitel doku, katılgan doku, kan doku, kemik doku, kıkırdak doku, kas doku,sinir doku olmak üzere 7 grupta toplamak mümkündür. Epitel doku, Vücudumuzun dışını kaplayan deri ile vücut içindeki boşlukları, sindirim borusu ile kalb ve damarların iç yüzlerini döşeyen zarlar ve doku hücrelerinin hepsi de az çok sal deri yemek borusunun içini örten epiteline sümüksü zar (mukoza), bütün bezlerin yapıldığı dokudur. Bu salgıyı çıkarırlar. Doğrudan doğruya salgı çıkarmak işi ile yüklü olan hücreler bir araya gelerek “bezler” i meydana getirmişlerdir. Vücudun dışını kaplayan örtü epiteline kalb ve damarların içini örten epitele de “Endotel” adı verilir. Epitel doku hücrelerinin biçimi, yassı, kübik silindirik ya da prizmatik olur.

Bazılarının serbest yüzlerinde ince toir kutikula tabakası ve titrek tüycükler bulunur. Epitel doku hücreleri ya bir sıra ya da çok sıralı olabilir.

Katılgan doku, dokuları ve organları birbirine bağlıyan, bulunduğu yere dayanıklık ve esneklik veren bir ambalaj dokusudur. Bu doku hücreleri, yıldız biçiminde “katılgan doku hücreleri” ile amipsi hareketli olan “akyuvarlar” dır. Ara maddesi içinde ayrıca, ince esnek tellerle kalın kollagen teller vardır. Bundan başka yuvarlak ve içi yağla dolu hücreler de bulunabilir. Bu şekildeki doku da “yağ doku” adını alır.

Kandoku, Ara maddesi sıvı olan bir dokudur. Hücreleri alyuvarlar akyuvarlar, trombositlerdir. Ana maddesi ise, plâzma adını alır.Kıkırdak doku, bulunduğu yere sertlik ve esneklik veren kıkırdak maddesi ile yuvarlak kıkırdak hücrelerinden yapılmış bir dokudur. Hücreler, ikili üçlü gruplar halinde toplanmıştır. Hücreler “kondrin” denen bir madde salarlar. Hücre salgıları arttıkça, hücre kümeleri birbirinden uzaklaşırlar. Doğumdan önce çoğu kıkırdak halindedir. Sonra kıkırdaklar yavaş yavaş kemikleşir.

Kemik doku, vücuda desteklik veren kemikleri meydana getiren dokudur. Hücreleri örümcek biçiminde, ara maddesi settir. Sert ve sünger doku olmak üzere iki türlü kemik doku vardır. Yassı ve kısa kemiklerin dış kısımları sert dokudan yapılmıştır. Kas doku, iğ biçimindeki kas hücrelerinin yan yana gelerek “miyogliya” denen bir ara maddesi ile birleşmesinden meydana gelen bir dokudur. Hücrelerinin yapılışına göre bölümlere ayılır.

Sinir doku, “nöron” denilen sinir hücreleri ile “nörogliya” denilen bir ara maddesinden yapılmış bir dokudur.

SİYASİ PARTİLER « Politika ve Siyaset

Hükümet idaresini yani genel bir deyimle, “siyasî iktidarı” ellerine almak ve devletin iç ve dış işlerini kendi ilkeleri ve düşüncelerine göre yönetmek amacıyla kurulmuş olan derneklerdir. Bu amaçları ile siyasî partiler derneklerden ve işçi birliklerinden ayrılırlar. Siyasi partiler ,bir devletin yönetimi için gerekli genel prensiplerde, o ülkenin çeşitli siyasî, ekonomik ve sosyal bünyesinin düzeltilmesinde, hemen hemen aynı düşüncelere ve inanışlara sahip olan kimselerin katılmasıyla kurulur. Bunların, geniş kalk toplulukları tarafından benimsendiği sürece de yaşama imkânını bulmuştur.

Fakat ,bu benimsenme işi ve siyasî partilerin var olabilmesi, ancak halk egemenliğini kabul etmiş rejimler içindir. Ancak böyle rejimlerdedir ki, siyasî partiler yaşar ve gelişirler. Otoriter rejimlerde bu durum görülmez.

Bir ülkede, iki ya da daha çok siyasî partinin kurulmuş olması halinde, bunlardan ancak biri, millet oyunun verdiği çoğunluk oranına göre, belirli süreler için iktidara gelir ve “hükümet kurar”. Öbür parti ya da partiler, bu “hükümet partisi” nin kargısında muhalefet görevini üzerlerine alırlar. Seçimlerin meydana getirdiği sonuçlar, bazı durumlarda, “hükümet kurma” işinin yalnız bir partiye değil, iki ya da daha çok partide, birlikte olması sonucunu doğurabilir.

Bu çok partili sistemin dışında, halk egemenliği içinde gelmiş olsa bile, otoriter bir parti egemenliği sağlayan “çok partili” rejimlerden de söz edilebilir. Ancak, bu çeşit partiler, siyasî partilerin genel anlamına girmez.

Siyasî partiler, iç yapıları bakımından genel olarak şu çeşitlere ayrılır : 1 - Kütle partileri: Bu çeşit partiler üye ve taraftar sayısını daima arttırmak ve bunları fiilen kayıt defterlerine geçirmek isteyen partilerdir. Böylece, seçim zamanlarında, belli olan üye sayısından aldıkları kuvvetle seçimlerde büyük çoğunluk sağlama yoluna gitmek isterler. 2 - Demokratik ve otokratik partiler: Demokratik partilerde, parti içi genel seçimler, daima demokratik usullerle olur. Her kademenin idare heyetleri samimî ve dürüst seçimlerle işbaşına gelir. Otokratik partilerde ise parti yöneticileri, partinin bütün siyasetinde tek söz sahibi durumundadırlar. 3 - Serbest partiler ve disiplinli partiler: Disiplinli partiler, parti taraftarlarının, özel hayatlarına varıncaya kadar kontrol edilmesi gerektiğine inanırlar. Gerek seçim adayları, gerekse partinin davranışları ile ilgili konularda parti genel idaresinin verdiği kararların, mutlaka uygulanmasını isterler. Serbest partiler ise, genel prensipler dışında, taraftarlarını, düşündükleri gibi hareket etmede serbest bırakırlar.

Siyasî partiler, içyapıları bakımından gösterdikleri bu çeşitlilik yanında, a - Devlet düzeninin kabul edilip edilmemesi bakımından “kanunî” ve “ihtilâlci partiler”, b - Millî ve beynelmilel özellik göstermeleri bakımından “millî partiler”, “beynelmilel partiler” bölümlerine de ayrılabilirler.

Türkiye'de siyasî parti hareketleri Bizde, partilerin kurulmasına başlangıç sayılabilecek ilk siyasî teşebbüs 1859 yılı başlarında kurulan ve aynı yılın 19 Eylülünde belli başlı 41 üyesinin birden yakalanması ile son bulan “Fedailer Cemiyeti” dir. Bundan sonra yine gizli olarak 1865 yılında “Yeni Osmanlılar Cemiyeti” kurulmuştur. Bu Cemiyet Osmanlı-İmparatorluğundaki mutlakıyet idaresine son vermek amacı ile kurulmuştur. 1872 yılından sonra kendi kendine ortadan kalkmıştır. 1889 yılında, yine gizli olarak ”İtihad-ı Osmanî Cemiyeti” kurulmuştur. Çoklukla Tıp öğrencilerinin katılması ile kurulmuş olan bu cemiyet, gittikçe büyümüş, 1894 yılında, “Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti” adını almıştır.1908 tarihinde meşrutiyetin ilân edilmesinden sonra, çeşitli siyasî teşekküller birer birer faaliyete geçmişlerdir. İttihat ve Terakki Cemiyeti, Osmanlı Ahrar Fırkai İbad , Fedakâranı Millet Fırkai Siyasiyesi İttihadı Muhammedi Cemiyeti 1909 yılına kadar kurulmuş olan siyasî teşekküllerdir. 1909 yılındaki Hareket Ordusu baskısı üzerine, İttihat ve Terakki Cemiyeti öbür partiler üzerindeki kuvvetini kabul ettirmiştir.

1912 sonlarında harbiye nazırının öldürülmesinden sonra baskılarla “İttihat ve Terakki” 1918e kadar tek parti halinde faaliyette bulunmuştur. Bu parti, Birinci Dünya Savaşı yenilgisine' sebep olmuştur.

Trakya ve Anadolu'nun işgali üzerine muhtelif yerlerde “Müdafa-i Hukuk” ve “Reddi İlhak” cemiyetleri kurulmaya başlamıştır. Sonunda bütün bu cemiyetler Sivas kongresinden sonra birleşerek “Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti” ni meydana getirmiştir.Bu cemiyet, Ağustos 1932 teki kongresinde “Halk Fırkası” adını almıştır. Halk Fırkası içinde beliren bir hizip Kasım 3924 te «Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası” nı kurmuştur. Bu fırka, Haziran 1925 te kapatılmıştır. “Halk Partisi” 1930 a kadar tek başına kaldıktan sonra o yıl Fethi Bey liderliğinde kurulmuş üç ay sonra kurucuları tarafından feshedilmiştir. Halk Partisi 1945 e kadar tek parti halinde kalmıştır. Temmuz 1945 te “Millî Kalkınma Partisi”, Ocak 1946 da da «Demokrat Parti» kurulmuştur. Bu arada daha bazı partilerin kurulmasına devam edilmiştir. Serbest ve tek dereceli seçim usulünün kabul edilmesiyle yapılan 1950 seçimlerinde “Demokrat Parti” Büyük Millet Meclisinde çoğunluğu sağlayarak iktidara geçmiştir. Bir süre sonra Demokratik Partiden ayrılan bazı kimseler “Millet Partisi” ni kurmuşlardır.Demokrat Parti'nin iktidarda kaldığı yıllarda (1950 - 1960) Millet Partisi kapatılmış, onun yerine, Cumhuriyetçi Millet Partisi kurulmuştur. 1955 yılında, Demokrat Parti'nin tutumunu beğenmeyen bazı Demokrat Partili milletvekilleri, tou partiden ayrılarak “Hürriyet Partisi” ni kurmuşlardır .

27 Mayıs 1960 tarihinde, Türk Silâhlı Kuvvetleri, Demokrat Parti'nin bir kardeş kavgasına yol açan tutumu üzerine idareye ele almak zorunda kalmış, partinin sorumluları yargılanmak üzere mahkemeye sevk edilmişler, bir süre sonra da Demokrat Parti, mahkeme kararı ile kapatılmıştır, (29 Eylül 1960), Türkiye'de siyasî çalışmaları kayıt altına alan geçici bir süreden sonra, Millî Birlik Komitesi yönetimi zamanında yeniden siyasî partilerin kurulmasına izin verilmiş, 1961 Şubatında, Adalet Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Memleketçi Partiler kurulmuştur.

9 Temmuz 1961 tarihinde halkoyunca kabul edilen Anayasa'dan ve Nispi temsil olarak değiştirilmiş bulunan Seçim Kanunundan sonra, 15 Ekim 1961 tarihinde genel seçimler yapılmıştır. Adalet Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi, Yeni Türkiye Partisi'nin katıldığı bu seçimlerde, ilk iki parti çok sayıda, öbür iki parti de daha az sayıda milletvekili ve senatör çıkararak B. M. Meclisini meydana getirmişler, ancak hiç bir parti yeteri kadar bir çoğunluk elde edememiştir.

BÖBREKLER « Sağlık

Karnın arka duvarında, omurganın yanlarında, son iki sırt ve ilk üç bel omurları hizasında, kuru fasulye biçiminde idrar yapan iki organ. Böbreğin uzunluğu 12, genişliği 6, kalınlığı 3 santimetre, ağırlığı 140 gram kadardır. Rengi esmer kırmızıdır. Ön ve arka iki yüzü, üst ve alt iki ucu, iç ve dış iki kenarı vardır.

Böbrekler, fibröz bir kılıfla sarılmıştır. Buna böbreğin “fibröz gömleği” denir. Bu gömlek böbrek dokusundan kolayca sıyrılabilir. Böbreğin enine ve dikine bir kesiti yapılacak olursa böbreğin içinde biri çevrede “kortikal”, öbürü ortaya yakın “medüler” iki bölüm görülür. Orta bölümde koyu renkli 12 piramit vardır. Bunlar “Malpighi piramitleri” dir. Üçgen biçiminde olan bu piramitlerin tabanları böbreğin çevresine bakar, tepeleri böbreğin sinusuna (leğen) açılır. Tepelerine “papill” adı verilir. Malpighi piramitlerinin tabanlarında, tabanları bunlarla birleşik, tepeleri böbrek kabuğuna bakan küçük piramitler vardır. Bunlar da “Ferrein piramitleri”adını alır. Böbreğin kimyasal yapısını korurlar. Böylece, merek kesitinin öbür kısımları açık renklidir ve üzerleri beneklidir. Bu açık renkli kısımların Malpighi piramitleri arasında kalan bölümlerine Bertin kolonları adı verilir.

Malpighi piramitleri ile çevresindeki doku, bir böbrek lobunu meydana getirir. Bu loblar da lobcuklara ayrılmıştır. Lobcuklar, böbrek borucuğu (tubulus eontortus)'ndan yapılmıştır. Böbrek borucuğu, içinde kan getiren ve götüren bir kılcal damar yumağından ibaret olan Malpighi cisimlerini bir miğfer gibi çevirmiştir. Buna da “Bowmann kapsülü” denir. Bu kapsülden başlayan böbrek borucuğu, U şeklinde bir yay meydana getirerek (Henle yayı) 6-8 santimetrelik bir gidişten sonra idrar toplama kanallarından birine bağlanır. Bu kanallar da birleşerek böbrek piramitlerinin tepelerindeki papillarla açılır. Papilla deliklerinden akan idrar da, ilkin, böbrek keseciklerine, oradan böbrek leğenine geçer ve idrar kesesi yönüne gider. En önemli boşaltım organları olan böbrekler, kandaki azotlu maddeleri, tuzları, yabancı maddeleri ve suyu dışarı atarak kanın tabolizma artığı olan maddelerden karbondioksit akciğerler: Ca. Mağ. Fe. gibi ağır madenler kalın barsaklar, su ve suda eriyen maddeler salgı bezleri; üre ve tuz gibi maddeler de böbrekler vasıtası ile vücut dışına çıkar.

Önemli organlardan olan böbreklerin başlıca hastalıkları şunlardır: Böbrek iltihapları, nefritik sendrom (böbrek gromerüllerinin bazal membran denen zarının kalınlaşmasına bağlı bir hastalık), nekronefroz (böbrekte bazı hücrelerin ölmesiyle meydana gelen bir hastalık), nefröskleroz (böbrekte büyük harabiyet meydana getiren ve böbrek küçülmesine sebep olan hastalık), üremilerinin vücutta birikmesinden meydana gelen hastalık), piyelit (böbrek pelvisinin iltihabı), hemoglobinüri (hemoglobin işeme) böbrek taşları, böbrek tümörleri, böbrek tüberkülozu.

Hepsi de önemli böbrek hastalıklarından olan ve organizmada belli bozukluklara sebep olan bu hastalıklar, özelliklerine göre ilâçla ya da ameliyatla tedavi edilebilir. Hekime başvurmak gerektir.

FETİŞ « Din

İlkel kavimlerde bir put gibi kutsal tutulan ve tapınılan, uğur getirdiğine inanılan maddî cisimler. Fetişler, çoklukla acayip insan biçiminde yapılmış küçük putlardır.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy