Nedir

ÇATALZEYTİN « Türkiye Coğrafyası

Kastamonu iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1945 kilometrekare, nüfusu 17.164 tür. İsfendiyar dağlarının Karadeniz'e doğru alçalmış olan kuzey etekleri ile Karadeniz kıyıları arasında bulunur. Bu sebeple toprak güneye doğru yükseklik kazanır. İlçe halkının geniş çoğunluğu tarımla uğraşır. Keten ve kenevir, oldukça bol oranda yetiştirilir. Merkezi 1.372 nüfuslu Çatalzeytin kasabasıdır.

BEYKOZ « Türkiye Coğrafyası

İstanbul iline bağlı bir ilçe. İlçenin yüzölçümü 435 kilometrekare, nüfusu 58.919 dur. İstanbul ilinin ortasında olan ilçenin kuzeyini Karadeniz kıyıları, doğusunu İstanbul'un Şile ilçesi, batısını İstanbul Boğazı güneyini Kartal ve Üsküdar İlçeleri çevirmiştir. Beykoz'un ormanı geniş bir çayırı ve yanından geçen bir deresi, güzel bir koru içinde bulunan, fakat bakımsızlık yüzünden harap olan bâr kasrı vardır.

İlçenin merkezi olan Beykoz kasabası İstanbul şehrinin belediye sınırları içinde bulunan İstanbul’un bir semtidir. Nüfusu 37.648 dir. Şehirle olan ilgisi, Boğaziçinde işleyen şehir hatları vapurları ile sağlanan Beykoz kasabasında, ispirto, cam, deri ve kundura fabrikaları vardır.

ASYA « Dünya Coğrafyası

Dünya'nın beş kıtasından biri ve en büyüğü. Asya, eski dünyanın da bir parçasıdır. İnsanlığın ve medeniyetlerin eşiğidir. Dünya üzerindeki karaların üçte birini teşkil eder. Yüz ölçümü 44.700 km2, nüfusu 1.6000.000.000 dir.

Asya, kuzey, doğu ve güneyde denizlerle kuşatılmıştır. Batıda Akdeniz Karadeniz’le de kıyıları vardır. 1730 da kabul edilen sınırlamaya göre de batı Ural dağlarında Avrupa ile birleşir. Kuzeyini Buz Okyanusu, doğusunu Büyük Okyanus, güneyini Hint Okyanusu, batısını Kızıldeniz, Süveyş kanalı ve Akdeniz kuşatır. Avrupa kıtasından Haz denizi Ural dağları ile ayrılır. Asya düzensiz bir dörtgen biçimindedir. Sahilleri çok girintili çıkıntılıdır. Bu girinti çıkıntılar bazen çok büyük yarımadaları ve körfezlerin meydana gelmesine sebep olmuştur.

Tabiî bölümleri : Asya beş büyük bölüme ayrılabilir: 1) Kuzey Asya (Batı Sibirya ile birlikte bütün kuzey bölümü içine alır), 2) Yüksek Asya (iç dağlık alanlarla yüksek düzlükler ve yüksek ülkeler bölgesinin bulunduğu yer) 3) Ön Asya (Arabistan, Anadolu İran, Batı Türkeli ile Hazer çevresi), 4) Güney Asya (Hindistan, Çin - Hindi, İndonezya adaları), 5) Doğu Asya (Tonkin körfezinden Çukça yarımadasına kadar hemen bütün doğu bölümünü ve kenar denizlerle kıtadan ayrılmış bütün adaları içine alan bölüm).

Yüzey şekilleri: Asya, ortalama yüksekliği 950 - 1000 metre olan yüksek bir kara parçasıdır. Dünyanın en yüksek dağları ile en yüksek yaylaları Asya'da yer almıştır. En derin çukurluklar da Asya-dadır. Önemli dağ sıraları arasında Himalayalar, Hindikuş, Kunjun, Tien-şan, Altay, Kafkas ve Ural dağları vardır. Dünyanın en yüksek noktası olan Everest tepesinin (8.882 metre) bulunduğu Himalayalar, Hindistan, yarımadasını kıtadan ayıran tabiî bir sınır biçimindedir. Afganistan'ın kuzeyine doğru Hindikuş sıradağları yer alır. Kun-lun Himayaların kuzeyinde ve ona paralel olarak uzanmıştır. Tien-şan dağları da bunlara paralel olarak uzanan dağ sırasıdır. Altay dağları ise Moğolistan'dan Sibirya'ya doğru kuzeybatı yönünde uzanırlar. Batıda Asya ile Avrupa arasında tabiî sınırı meydana getiren Kafkaslar ve bunların kuzeyinde Ural dağları uzanır.

Kıtanın ortasını geniş çöller kaplamıştır. Bunlardan en büyüğü Gobi çölüdür. Batıda Önasya ve Arabistan Yarımadasında da çöller bulunmaktadır.

Sular : Asya'nın büyüklüğüne uygun olarak büyük nehirler vardır. Hindistan'ın üç büyük nehri olan Ganj, İndüs ve Brahmaputra, kıt'anın en önemli akarsularıdır. Çin'deki Gökırmak ve Sarıırmak bunlardan da uzundur. Hindistan'da bulunan nehirler Hind Okyanusuna, Çin'de bulunanlar Büyük Okyanus'a dökülürler. Kuzeyde bulunan büyük nehirlerden Obi, Yenisey. Lena nehirleri Kuzey Buzdenizine dökülürler. Bunlardan başka tarihî bakımdan önemli Şiriderya ve Amuderya Aral gölüne,

Dicle ve Fırat Basra körfezine dökülen. Asya nehirlerinden bazıları yeryüzünün büyük nehirlerindendir. Fakat bunlar en büyük nehirler değildir. Gölleri, çok sayıda ve kullanışlı değildir Baykal, Aral, Balkaş, Işık ve Van Gölleri en önemli göller arasındadır.

İklim: Kutuplardan ekvatora kadar uzanan bu geniş kıtada hemen her türlü iklim kuşaklarına rastlamak mümkündür. Kuzey Asya iklimi, kışları 50 dereceye kadar düşen kıtanın en soğuk bölgesidir. Batı Sibirya ve Kuzey Buzdenizi kıyıları bir dereceye kadar daha yumuşak bir iklim özelliği gösterir. Batıda. Akdeniz'in kıtalar arasına çok sokulmuş olması dolayısıyla Akdeniz iklimi yer alır. Bu kıyılarda kışları ılık ve yağışlı, yazlar sıcak ve kurak geçer. İç bölümlerde bu iklim gittikçe zayıflayarak İrana, Batı Türkeline hattâ Himalayalara kadar etkisini gösterir. Güney, batıda Arabistan'ın büyük bölümü güney İran kuzeybatı Hindistan'da astropikal kurak iklim tipi yer alır. Güneyde mevsim rüzgârlarının doğrultuları dolayısıyla kışlar kurak, yazlar yağışlı ve sıcak geçer. Güney Çin'den Mançur'yaya kadar, yazlar sıcak ve yağışlı fakat kışlar çok soğuk geçer. Asya'nın doğu kenarında bulunan ülkelerde şiddetli kışlara rastlanır. Kıyı bölümleri ise yazın sıcak kışın ılık geçen ve mevsim rüzgârlarının etkisi altında kalan bir bölümdür. İç Asya, tamamıyla kara ikliminin hüküm sürdüğü bir yerdir. Yaz ile kış gündüz ile gece arasındaki ısı farkları büyüktür. Yağış azdır. Bu sebeple iç Asya'nın büyük bir kısmı step ve çöllerle kaplıdır. Önaysada genel olarak bir kuraklık göze çarpar.

Bitki örtüsü ve hayvanlar : Bütün bu değişik iklimlere uygun olarak çeşitli bitki örtüsünü Asya'da görmek mümkün dür. Kuzey'de Buzdenizi çevresinde Tundura'lar uzanır. Bunların daha güneyinde bodur ağaçlar bulunur. Sibirya bölümünde ise büyük bir şerit halinde uzanan ormanlar bölgesi yer alır. Kıtanın en verimli bölgesi, güney ve güneydoğu kısımlarıdır; buralarda tropikal bitkilerin her çeşidine rastlanır. Tunduralarda rengeyikleri beyaz ayılar, kutup tilkisi görülür. Daha güneyde, Sibirya ormanlarında kürklü hayvanların birçok

türleri bulunur. Bozkırlar, kurtların, yaban eşeklerinin, develerin, atların, yaşama alanlarıdır. Tibette özel birtakım hayvanlar (Lama) yaşar. Tropikal bölgede maymunlar, kaplan ve parslar görülür. Tropikal ve astropikal bölümlerde daha çok doğu Afrika'da bulunan hayvanlar yaşar.

Nüfus : Asya, çeşitli medeniyetlerin ve çok değişik ırklarda insanların yaşadığı bir kıtadır. Bir buçuk milyara yakın nüfusu ile dünyanın en kalabalık kıtası olan Asya'da nüfusun dağılışı çok değişiktir. İklimin sertliği, kışlarının uzunluğu dolay isiyle Sibirya'nın kuzey bölümü çok seyrek nüfusludur. Güneye doğru geniş bir alanda yerleştirilmiş olan - Rusların oturduğu yerlerde nüfus daha sıktır. Kilometrekareye 10-15 kişi düşer. Geniş bozkırlar ve çöllerde ya göçebeler dolaşır ya da buralar büsbütün ıssız alanlardır. Güney ve Doğu Asya çok kalabalıktır. Hindistan ve Çin yüzyıllar boyunca dünyanın en kalabalık yerleri olarak kalmışlardır. Buralarda kilometrekare başına 65 - 70, Japonya da 200 kişi düşmektedir.

Asya, büyük dinlerin beşiğidir. Bu gün nüfusun hemen yarısı budist, dörtte biri müslüman ve hemen aynı miktarı brahman'dır. Bunlardan başka elli milyon kadar hristiyan, yahudi ve ilkel dinde olanlar yaşar.

Ekonomi: Asya'da en önemli geçim kaynakları hayvancılık ve tarımdır. Kuzeyde ormanlık bölgeler maden bakımından zengindir. İç Asya'da daha çok hayvancılık gelişmiştir. Asya'nın en ö~ nemli bölgeler güneyde ve doğuda toplanmıştır. Buralardaki pirinç, kauçuk, şekerkamışı, çay, kahve ve tütün ekimi çok geniştir. Endüstri kıtanın tabiî zenginliklerine uygun şekilde gelişmemiştir. Ülkeler: XIX. yüzyılda İngiltere, Rusya, Birleşik Amerika, Asya'da yerleşmişler ve Asya'nın en verimli bölgelerini ellerinde tutmuşlardır. Fakat Asya'da millî duyguların kuvvetlenmesi ve hele “Asya Asyalılarıdır” fikrinin yayılması yavaş yavaş, fakat gittikçe daha kuvvetle beliren birtakım kımıldamaların görülmesini sağlamıştır. İkinci Dünya Savaşından sonra Çin'deki gelişmeler, Hindistan ve Pakistan'ın hareketleri bu duyguların yayılmasının sonucudur.İngiltere'nin el koyduğu bazı küçük yerlerle, Rusların sınırları içinde olan bölümlerin dışında Asya, yerli ve egemen devletlerin elindedir. Asya'da bulunan ülkeler şunlardır: Türkiye, Suriye, Lübnan, İsrail, Ürdün, Irak, Suudi Arabistan, Yemen, İran, Afganistan, Pakistan, Hindistan, Endonezya, Burma, Filipinler, Çin Japonya, Kore, Malaya, Tayland, Vietnam, Nepal.

TASVİR « Edebiyat

Edebiyatta, eşyanın canlı ve hareketli olarak karakteristik görünüşlerini sayıp dökmeye verilen ad. Tasvirlerde başarı, gözlem ile iyi bir görüş noktası seçmeye bağlıdır.

RUM ORTODOKS KİLİSESİ « Din

Ortodoks kilisesine verilen ad. Bu kilisede resmî dil Rumca olduğu için Doğu Kilisesine, zaman zaman Rum Ortodoks Kilisesi de denilmektedir. Roma ve Rum Kiliseleri arasındaki ayrılık alâmetleri, ilk defa M.S. 385 yılında görülmeğe başlamıştır. Hıristiyanlık âlemi, bu ihtilâf yüzünden yavaş yavaş ikiye bölünmüş ve merkezi Roma olan Katolik Kilisesi (Batı Kilisesi) ile merkezi İstanbul olan Doğu Kilisesi arasındaki kesin ayrılık. 1054 yılında Nicene Mezhebi hakkında iki, merkez arasındaki bir görüş ayrılığı yüzünden olmuştur. Bu ihtilâf üzerine, Papa Leon IX İstanbul patriklerini aforoz etmiştir. Doğu Kilisesi birçok bakımlardan Batı Kilisesinden ayrılır. Batı Kilisesinin başında bir tek ruhanî lider, Papa bulunduğu halde, Doğu Kilisesi tek lider tanımaz birçok değişik patriklerin idaresindedir. Rum Ortodoks Kilisesinin en önemli makamı Sinod Meclisidir. İki kiliseyi barıştırmak için yapılan teşebbüsler sonuç vermemiştir.

ARI « Hayvanlar

Zarkanadlılardan, bal ve balmumu yapan, iğnesiyle sokan böcek. Öbür arılardan ayırmak için buna balansı da denmektedir.

Vücutları baş, göğüs ve karın olmak üzere üç bölüme ayrılmıştır. Başın ön kısmında koklama ve dokunma organlarım taşıyan duyargaları vardır. Başın iki yanında birer petek gözü ve tepesinde üç nokta gözü vardır. Göğüs halkalarına bağlı üç çift bacaktan öndekilerde duyargaları temizleyen arka bacağın ayaklarında çiçek tozu toplamağa yarayan tertibat vardır. İkinci ve üçüncü göğüs halkalarından birer çift kanat çıkar. Ana arı ile işçi arıların son karın halkalarında birer zehir iğnesi vardır. İğne geriye doğru çekip çıkmaz, zehir ağıtı ile iç organlarından bir kısmı iğne ile kopar ve arı ölür.

Vücudu meydan getiren halkaların yan taraflarında on çift nefes deliği vardır. Gövdenin içindeki hava boruları ve hava kesecikleri bu deliklere bağlıdır. Yemek borusunun genişlemesi ile bir bal midesi meydana gelmiştir. Emilen bal ve çiçek öz suları, kovana döndükten sonra boşaltılır ve peteklerde bal toplanır.

Bir kovan içinde yaşayan bal arıları üç tipe ayrılır: 1) 3000-4000 kadar işçi arı, 2) 100-150 kadar erkek arı, 3) Bir tane ana arı.

Ana arı, her petek gözüne birer tane yumurta bırakır. Üçüncü, günün sonun, da yumurtalar çatlayarak larvalar çıkar îlkin kurtçuklar halinde olan larvalar, krizalit devrini geçirdikten sonra ergin hale gelirler. Bir ana an 16-17 bir işçi arı 21, bir erkek arı 24 günde gelişimini tamamlar.

Toplum halinde yaşayan arıların, bir kovan içindeki en önemli varlığı ana arıdır. İnce ve narin yapılı, boyu diğerlerinden daha uzun olan ana arı beş yıl kadar yaşar. Ağız aygıtları iyice gelişmediğinden işçi arılar tarafından ağzına sindirilmiş besinler verilmek suretiyle beslenir. Yumurtlama devresinde günde ortalama olarak 2.500 yumurta bırakır.

Vücutları daha kaba ve büyük olan erkek arıların iğneleri yoktur. Kovandaki ödevleri genç arılarla çiftleşmektir ki bu çiftleşme sırasında organlarının bir kısmı vücudundan çıktığından hemen ölür. Oğul mevsimi sona erdiğinde, bunlara lüzum kalmadığından işçi arılar tarafından ya öldürülürler, ya da kovan dışına atılırlar.

İşçi arılar, cinsiyet organları körleşmiş dişi arılardır. Çok çalışkandırlar. Kovanın iç ve dışındaki bütün işleri bunlar görürler. Kırlara açılarak çiçek özü toplarlar ve bal yaparlar. Havaların ısınması ile de çalışmağa başlarlar. Bu durum, havaların soğumağa başladığı sonbahara kadar sürer. Kışın toplu bir halde, salkım şeklinde bir arada bulunurlar.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy