MARMARA BÖLGESİ « Türkiye Coğrafyası
Yurdumuzun coğrafya bölgelerinden biri de Marmara Bölgesi'dir. Trakya'yı ve Anadolu'nun Marmara Denizine komşu olan bölümlerini içine alır. Karadeniz ve Ege Bölgeleri arasında, tabiat şartları ve ekonomik hayat bakımından bir geçit alanıdır. Asya topraklarımızın, Avrupa'daki topraklarımızla birleştiği bölge burasıdır.
Yüzey Şekilleri: Marmara Bölgesi, yüzey şekilleri bakımından sade bir görünüştedir. Genel olarak, buradaki dağlar, ne fazla yüksek, ne de Kuzey Anadolu ve Güney Anadolu dağ sıralan gibi, devamlı sıralar halindedir. Bölgenin Doğusunda, Kuzey Anadolu Dağlarının bir kaç sıra halinde Marmara Denizine doğru ilerledikleri görülür (Kocaeli dağları, Samanlı dağları, Mudanya tepeleri gibi). Güneydoğuda tepelik bir alan Çanakkale Boğazına doğru devam eder. Trakya yarımadasın da da, Kuzeydoğu kıyılarında Istranca dağları uzanır. Güney taraflarında ise Tekir dağlarıyer alır.
Kıyılar; Marmara Bölgesi, kıyıları ve denizleri ile yurdumuzun önemli yerlerinden biridir. Burası, üç denizin, Karadeniz, Marmara Denizi, Ege Denizi'nin birbirleri ile birleştiği bir bölgedir. Bölgenin Kuzey kıyıları, Karadeniz’e olan kıyılarıdır. Güneybatıdaki kıyıları da Ege Denizine olan kıyılandır. Bu arada, Trakya yarımadası ile, Anadolu'nun Marmara Denizine bakan kıyıları, Marmara Denizi ile çevrilidir.
Marmara Denizi, Kuzeyde İstanbul Boğazı ile Karadeniz'e, Güneybatıda Çanakkale Boğazı ile Ege Denizi ve Akdeniz'e açılır. Karadeniz'den Atlas Okyanusuna, Akdenize geçmek zorunda olan gemiler, İstanbul Boğazı, Marmara Denizi, Çanakkale Boğazı yolu ile Ege Denizi ve Akdenize geçmek zorundadırlar. Bu sebeple, bu iki boğaz, Karadeniz'in kapıları özeliğindedir. Marmara Denizinin Karadeniz'e ve Marmara Denizinin Kuzeyine bakan kıyıları, fazla girintili çıkıntılı değildir. Güney kıyılarında ise, girinti - çıkıntı oldukça fazladır. Bu kıyılarda İzmit, Gemlik, Bandırma körfezleri, Samanlı ve Kapıdağ yarımadaları yer alır.
İstanbul Boğazı: Marmara Bölgesinin en önemli yeridir, İstanbul Boğazı, tabiat güzellikleri bakımından Türkiye'nin en güzel yeri olmak özelliğini kazanmıştır. Bu boğazın iki yakasında modern yollar ve yapıları ile yer alan İstanbul şehri, Türkiye'nin en kalabalık ve en güzel şehridir. Eskiden Osmanlı İmparatorluğunun başşehri idi. Bu sebeple, camileri, müzeleri ve pek çok tarihî yapıları ile bir tarih hazineleri ve tabiat güzellikleri şehridir. Yabancı turistlerin ve vatandaşlarımızın, özellikle yaz aylarında gittikleri bir dinlenme şehri özelliğini taşır.
Çanakkale Boğası: Uzun bir boğaz olarak dikkati çeker. Marmara Denizini, Ege Denizi ve Akdeniz'e birleştirir. Birinci Dünya Savaşında, düşman germilerinin, İstanbul'a girmek için geçmek istedikleri yer olmuş, fakat düşmanlar, kahraman Türk askerlerinin destanlara konu olan savunmaları ile ileri gidememişlerdir. Büyük Atatürk, Çanakkale Boğazındaki kahramanca savaşları ile, Anafartalar Kahramanı sanını almıştı.
Akarsular: Marmara Bölgesinde başlıca iki büyük akarsu vardır. Susurluk nehri, Anadolu tarafındadır. Birkaç çayın birleşmesinden meydana gelmiştir. Marmara Denizine dökülür. Ergene suyu, Istranca dağlarından çıkar, Bulgaristan'dan gelerek Türk - Yunan sınırını çizen Meriç nehrine katılır ve Ege Denizine dökülür.
Göller: Marmara Bölgesinde, özellikle Anadolu taraflarında bir çok göl vardır. Sapanca, îsnik, Ulubat, Manyas gölleri, tatlı su gölleridir. Bazılarında güzel balıklar bulunur. Trakya tarafında da, İstanbul yakınlarında Terkos, Büyükçekmece, Küçükçekmece gölleri vardır.
İklim: Marmara Bölgesi, iklim bakımından da bir geçit yeridir. Marmara kıyılarında, Akdeniz ikliminin etkileri devam eder. Buralarda yazlar sıcak, kışlar ılık geçer. Bu sebeple buraları zeytinlikler ,bağlar, bahçeler örter. Bölgenin Karadeniz kıyılarında ise, iklimin yazları daha serin ve nemli, kışları daha soğuk olduğu görülür.
Kıyılardan içerlere gidildikçe, iklim sertleşir. Trakya'nın iç kısımlarında, çok sert geçen kışlar olur.
Nüfus ve şehirler: Marmara Bölgesi, Türkiye'nin kalabalık bölgelerinden biridir .Bazı bölümleri de, Türkiyenin en kalabalık yerleridir. Şehir ve kasabaların sayısı da fazladır. 21 şehrin nüfusu, 10.000 i geçer. Bunlar arasında dördünün nüfusu 100.000 i aşar.
Birininki 100.000 in (Bursa,), birininki de milyonun (İstanbul) üstündedir.
Burada, türlü ürünler yetiştiği için, halkının tuttuğu işler de çeşitlidir. Tarla ve bahçe ürünleri yetiştiriciliği önemli yer tutar. Zeytincilik de büyük önem taşıyan bir uğraşıdır. Bu arada hayvancılık, esnaflık, tüccarlık, balıkçılık, işçilik bu bölgede yaygın olan mesleklerdendir.
Türkiye'nin en büyük şehri olan İstanbul, Marmara Bölgesindedir. Bundan başka Bursa, Balıkesir, İzmit, Edirne, Adapazarı, Tekirdağ, Kırklareli, Çanakkale, Bilecik, Adapazarı, Gemlik, Bandırma önemli şehirler arasındadır.
Ürünler: Marmara Bölgesinde geniş ovalar vardır. Bu bakımdan tahıl ekimi, bahçecilik, meyvecilik önemlidir. Buğday, patates, pancar ekimi, üzüm ve Beytin yetiştiriciliği, büyük önem taşır. Bu arada, hayvancılık ve hayvan ürünleri de (peynir) önemli bir gelir kaynağı dır.
Madenler, fabrikalar: Marmara Bölgesinde önemli bir maden kaynağı yoktur. İstanbul yakınlarında ve Biga yarımadasında Linyit ocakları yer alır. Fakat, Marmara Bölgesi, özellikle, fabrikaların çokluğu ile, bir endüstri bölgesi olmak özelliğini kazanmıştır. Çeşitli dokuma fabrikaları (İstanbul ve Bursa'da) cam fabrikaları (İstanbul ve Gebze'de) Kâğıt fabrikaları (İzmit'te), Şeker fabrikaları (Alpullu, Adapazarı, Susurlukta), Çimento fabrikaları (İstanbul Kırklareli, Gebze'de), Gemi yapım yerleri (İzmit, İstanbul'da) Suni ipek fabrikası (Gemlik'te) başlıca fabrikalar olarak dikkati çeker.
GÜLŞEHİR « Türkiye Coğrafyası
Nevşehir iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.25 kilometrekare, nüfusu 25.114 dür. Yüzeyi ilçenin ortasından geçerek akan Kızılırmak'ın çevresini kaplayan geniş düzlüklerden ibarettir. Geniş tarla ekimi ve bağcılık, halkının başlıca geçim kaynağıdır.İlçe merkezi, 2.706 nüfuslu, Gülşehir kasabasıdır.
KAŞ « Türkiye Coğrafyası
Antalya iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.874 kilometrekare, nüfusu 30. 851 dir. İlçenin yüzeyi çoklukla dağlıktır. Yalnız, Akdeniz kıyısı olan bölümlerinde kıyı ovaları yer alır. Orman ürünleri, zeytincilik, meyvecilik ilçe halkının başlıca geçim kaynağıdır.İlçe merkezi 1.333 nüfuslu Kaş kasabasıdır.
PASİNLER « Türkiye Coğrafyası
Erzurum iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü, 1.719 kilometrekare, nüfusu 39.437 dir. İlçe yüzeyi, Pasinler adı verilen geniş ovalık bir alanda ve bu ovayı çevreleyen yer yer tatlı ya da dik meyilli sırtlardan ibarettir. Geniş ölçüde tahıl ekimi ve hayvancılık İlçe halkının başlıca geçim kaynağıdır.İlçe merkezi 8.023 nüfuslu Hasankale kasabasıdır.
DÖLLENME « Biyoloji
Canlılardaki üreme işinin ilk bölümüne verilen ad. Döllenmede, yumurtacıktaki dişi cinsel hücre, erkek cinsiyet hücresiyle kaynaşarak, tam bir hücre olan yumurtayı meydana getirir.
Çok hücreli hayvanlarda, erkek ve dişi cinsiyet hücreleri ayrı ayrıdır. Erkek hücrelerine “sperma”, dişi cinsiyet hücrelerine de “yumurtacık” adı verilir.Yüksek hayvanlarda, özel bezler tarafından meydana getiren erkeklik ve dişilik cinsiyet, hücreleri, döllenmeye elverişli organlar aracılığı ile birleşirler ve yumurtanın meydana gelmesini sağlarlar, Yumurtadan da, o canlının küçük ve aynı bir benzeri meydana gelerek üreme meydana gelmiş olur.
AĞAÇ « Sözlük
Odunlaşmış bir gövdesi olan, kökleri ile toprağa tutunmuş ve yapraklardan ya da yapraklı dallardan bir tacı olan bitki.
Gövdeleri odunlaşmış da olsa,, ince gövdeli olanlara çalı denir. Bitkiye ağaç karakterini veren odunlaşmış gövde, tam tepesine kadar ya da yapraklı dalların başladığı yere kadar uzanır. Bütün bitkiler gibi ağaçlar da bol besine muhtaçtır. Ağaç besinini, toprağın derinliklerine kadar uzanan kökleri ile alır. Yaprakları ile aldığı güneş ışığını ve karbondioksit gazı ile özümlemeyi yapar.
Ağaçlar, yaprakları bakımından ikiye ayrılırlar: Yapraklarını döken ve yapraklarını dökmeyen ağaçlar. Yapraklarını döken ağaçlar, her sonbaharda yapraksız kalırlar ve ilkbaharda yeniden yaprak vermeğe başlarlar. Yapraklar, geniş ölçüde suyun buharlaşmasına sebep olduğu için, ağaçlar kışın bu derece su kaybına dayanamazlar. Yapraklarını dökmeyen ağaçlar ise yıllarca bu durumda kalırlar. Bu çeşit ağaçların yaprakları küçük, dar ya da sert kabuklarla kaplıdır.
Her yıl büyümesine davam eden ağaç, gövdesini kalınlaştırır ve gövdesindeki odun nispeti böylece her yıl artar.
Ağaçların beslenmesinde en önemli madde olan karbondioksit, ağaçlar tarafından gündüz kullanılır. Bu bakımdan, ağaçlı yerlerin havası, daima iyi ve temizdir. Ağaç, aynı zamanda bir yerin iklimine de etki eder. Oranın havası rüzgârlı ve yağışlı olmasını sağlar.
Türkiye'de ağaç, topraktan sökülmeyince taşınamayan bir varlık sayıldığından, Türk Medenî Kanununa göre, toprağın bir parçasıdır ve toprak sahibinin malı sayılır. Ancak, dallarının komşu olanlara zarar vermemesi de gerekmektedir.
Ağaçlar, bir memleketin süsü olmaktan başka sağlık kaynağı ve daima faydalı olan bir mal olduğu için ağaç yetiştirilmesi ve ağaç sökülmesi belli kanunlarla kayıtlar içine alınmıştır.