Nedir

ATHENA « Mitoloji

Yunan mitolojisinin en önemli gök tanrıçalarından biri. Zeus'un kızıdır, annesi yoktur. Zeus'un alnından silâhlı olarak bir şimşek gibi çıkmıştır. Mitolojiye göre Zeus, ilk karısı Metis'in, insanların ve tanrıların kralı olacak bir oğlan doğuracağını haber alınca, Metis'i bir sinek şekline sokar ve yutar. Zamanı gelince Hephaistos'u çağırır ve alnını bir balta ile yarmasını söyler. Hephaistos, Zeus'un alnını balta ile yarınca, altın bir zırh takımı içerisinde, uzun bir zafer narası atarak bir şimşek gibi Athena çıkar. Herada buna karşılık Ares'i doğurmuştur.

Athena, yağmurun, fırtınaların, zekânın, güzel sanatların ve hitabetin tanrıçasıdır. Titan'lara üstün geldiği için zafer tanrıçası da olmuştur. Atina şehrinin adı, Athena'dan gelmektedir. Athena’ya Romalılar Minerva derler.

HAREZMŞAHLAR DEVLETÎ « Tarih

Harezm ülkesinde (Harezm ülkesi Ceyhun nehrinin aşağı bölümünün iki tarafı ile deltasının bulunduğu yerdir), 1157 - 1222 yıllarında tarih sahnesinde görünen bir Türk devleti.

İslâm İmparatorluğu zamanında, ilkin Emevîlerin, sonra da Abbasîlerin egemenliğinde olan Harezm ülkesi, daha sonraları Samanoğulları ve Gaznelilerin eline geçmiş, Tuğrul Bey zamanında Selçuk İmparatorluğuna katılmıştır. Selçuk İmparatorluğunun iç savaşlarından faydalanan Harezmşahlardan emir Adsız, Selçuk sultanı Sencer'in ölümünden sonra (1157) bağımsızlığını ilân etmiştir. Daha sonra gelen hükümdarlar devletin sınırlarını genişletmişler, Maveraünnehir, Fars ve Afganistan bölgelerini egemenliklerine almışlardır.

Selçuk imparatorluğunun parçalanmasından sonra kurulmuş olan Türk devletlerinin en büyüklerinden biri olan Harezmşahlar devleti, Cengiz hücumlarına duramamış, Harem hükümdarı Kutbieddin Mehmet, Cengiz'le yaptığı bir savaşta yenilgiye uğradığı için, hükümdarlığı oğullarından Celâleddin'e bırakmak zorunda kalmıştır. Fakat ; Celâleddin de, Moğol saldırılarına kaşı duramamış, bir savaş sırasında ölmüştür (1231). Babası Kutbieddin Mehmet'in Cengiz'e yenilmesi üzerine (1222) kudretini kaybetmiş olan devlet, böylece tarih sahnesinden silinmiştir.

ARDAHAN « Türkiye Coğrafyası

Kars iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.514 kilometrekare. Nüfusu 49.881 dir. Kars'ın kuzey-batısında bulunmaktadır.

Yüzeyi, güneybatı - kuzeydoğu yönünde yer yer genişleyen Ardahan Ovası ile, bu ovayı çevreleyen geniş yaylalar halindeki düzlüklerden ibarettir. Hayvancılık, tereyağı ve peynir sanayii başlıca gelir kaynaklarındandır.

İlçenin merkezi olan Ardahan kasabası 6.595 nüfuslu, Türkiye - Rusya sınırı arasında güzel bir kasabadır. Kars yağı adı ile anılan yağların en iyileri Ardanan çevresinden elde edilir.

KORFU « Dünya Coğrafyası

Yunanistan'ın batı kıyıları karşısında ve Yunan denizinde bulunan bir ada. Korfu kanalı ile Arnavutluk kıyılarından ayrılır. Yüzölçümü 949 kilometrekaredir. Dağlık bir yüzeyi vardır. Fakat bağları ve zeytinleri çoktur.

KURUŞ « Sözlük

Kırk paradan ibaret ve bir liranın yüzde biri değerinde Türk parası. Ülkemizde para birimi halinde de kullanılır. Kuruş kelimesi, kalın anlamına gelen Lâtince “grossus” kelimesinden alınmadır.

ASTRONOMİ « Bilim ve Sanat

Gök cisimlerinin uzaydaki durumlarını, hareketlerini, kimyasal ve fiziksel yapılarını inceleyen bilim. Yıldızlı gök kubbesi, en eski devirlerde dahi dünyada yaşayan insanların dikkatini çekmiş, bu bilinmeyen, gidilemeyen yerler hakkında bilgi sahibi olmak, insanların en önemli kaygılarından biri olmuştur. Bu sebepten astronomi, başlangıcı insanlık tarihi kadar eski bir bilim koludur.

Üzerinde yaşadığımız Yer, Güneş'e bağlı gezegenlerin nispeten küçüklerinden biridir.Yere en yakın olan cisim Ay'dır. Ay yerin çekimi altındadır ve Yer'in etrafında bir elips çizer. Ay'dan sonra Güneş'in ve öbür gezegenlerin uzaklıkları fevkalâde büyümektedir. Güneş'in ışığı bize ancak 8 dakikada gelmektedir. Buna karşılık ışıkları bize ancak 900.000 yılda gelen cisimler de vardır. Yer, Güneş'in etrafında bir elips çizerek hareket eden, Güneş'e bağlı bir gezegendir. Güneşe bağlı olan, Yer'le beraber, 9 gezegen vardır. Güneşe olan uzaklıklarına göre bu 9 gezegen şunlardır: Merkür, Venüs, Yer Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Plüto.

Güneş'in çekimi altında hareket eden ikinci sınıf cisimler kuyruklu yıldızlardır. Bunlardan başka akan yıldızlar (meteor), Zodyak denen ışık sistemi de Güneşe bağlıdır. Uzay'da, Güneş sisteminden ayrı ve çok daha fazla uzaklıklar da başka sistemler de vardır. Bütün bu sistemleri inceleyen Astronomi ile M.Ö. 2000-3000 yıllarında Çinlilerde uğraşılmaya başlandığının belirtilerine rastlanmaktadır. Babilliler de Astronomi ile ilgilenmişler; ilk bilgilerini Babillilerden alan Yunanlılar da Güneş, Ay, Yer Yuvarlağı ve Yıldızlar hakkında geniş bilgi vermişlerdir. Araplar ve Türkler de bu alanda uzun yıllar esas olarak kabul edilen bilgiler vermişlerdir. Ortaçağda birçok Avrupalı bilginler, bu arada Copernicus (1473-1543) Yer, Güneş ve gezegenler hakkında yeni görüşleri ileri sürmüş, Kepler (1571 - 1630) ve Gaüeolo Galilei (1564-1642) ile Astronomi bilimi birdenbire genişleyen bir bilim olmuştur. Hollânda'da keşfedilen dürbün'ün Astronomiye uygulanmaya başlanması ile de Astronomi geniş bir bilim olmuş ve çeşitli dallara ayrılmaya başlanmıştır. Astronomi bilimi, bugün küresel Astronomi, Gök Mekaniği, Astrofizik ve Yıldızlar Astronomisi koparma ayrılmış modern bir bilimdir.

Son yıllarda gerek Yer Yuvarlağı çevresine, gerekse Ay'a ve daha ötelere gönderilen peyklerle Astronomi bilimi çok daha fazla genişlemek yolunda olan ve şimdiye kadar evren'in bilinmeyen taraflarının yakın zamanda açıklanmasının sağlanması ile belki de yeni kolları içine alacak olan modern bir bilim olma yolundadır.