Nedir

DALKAVUK « Eğlence

Kendine fayda sağlayacak durumda olanlara yaltaklanarak ve böylelerini eğlendirmek üzere soytarılık yapara geçimini sağlayan kimse.Dalkavuklar menfaatleri uğruna insanlık haysiyetlerini korumayan, doğruluğa önem vermeyen kimselerdir.Kendi çıkarları için doğru olmayan şeyleri, başkalarının zararına olsa bile, yapmaktan ve düşünmekten geri kalmazlar; böylece kendilerine faydası dokunacakların daima hoşuna gidecek yolu bulmaya çalışırlar.

DARWİNCİLİK « Bilim ve Sanat

İngiliz biyoloji bilgini Darwin'in kurduğu teoriye verilen ad. Darwin'e göre canlılar yaşadıkları ortama uymak için mücadele etmek zorundadırlar. Bu bir hayat mücadelesi ortamın fizik şartlarıyla ve canlılarıyla olur. Bu savaşta kazananlar hayatta kalır, kaybedenler ölür. Canlıların bu şekilde çözülmeleri de "tabiî seleksiyon"u (tabiî ayıklanma) meydana getirir.

Darwin bu düşüncesini sun'i ayıklanma ile açıklamıştır. Sun'î ayıklanma da insanlar, bitki ve hayvanların ortam şartlarıma en uygun karakterlerini taşıyanlardan çok, en iyi ürün verenlerini ayırmaktadırlar. Tabiî seleksiyonda ise bu ayırma, “hayat mücadelesi” tarafından yapılmaktadır. Bunun sonucu olarakta, ortama uymayanlar, hayat mücadelesinden yenilgi ile çıkmaktadırlar.

Herhangi bir canlıyı, hayat mücadelesinde, öbürlerine üstün çıkaran karakter de,”değişkenlik” (varyabilite) ile açıklanmaktadır.

Belirli bir ırkın bütün fertleri bir birinin aynı olmaz ve bunlar arasında

renk, şekil, boy, ağırlık v.s. bakımlarından az çok farklar bulunur. Darwine göre bu fark, tesadüfen ortaya çıktıktan sonra dölden döle geçerek gittikçe kuvvetlenmekte ve günün birinde, eskisinden çok farklı yeni bir türün meydana gelmesini sağlamaktadır.

Darwin'e göre, zürafanın boynunun uzaması, ortama uymak zorunda kalmasından değil, boynu tesadüfen uzun olanların, öbür zürafalardan daha kolay besin bulabilme imtiyazını kazanmalarındandır. Böylece, uzun boyunlu zürafalar,

hayat savaşında üstün çıkarak hayatlarını devam ettirebilmişlerdir. Bu arada köstebeğin ve çeşitli mağara hayvanlarının kör oluşları, gözlerini kullanmaları için bir sebep olmamasından değil, gözleri kör olanların, toprak altında ve mağaralarda daha iyi yaşama imkânını bulabilmeleri, ortama daha iyi uyabilmelerinden ileri gelmektedir.

ÇATALCA MÜDAFAASI « Tarih

Balkan Savaşı'nın (1912) birinci safhasında, Türk ordusunun, Bulgarların saldırılarına karşı Çatalca müstahkem mevkiinde yaptığı müdafaa. Balkan devletleri ile Osmanlı İmparatorluğu arasında başlayan Balkan Savaşı Türk ordusunun idaresizliği yüzünden, Balkan devletlerinin zaferi ile son bulmuş; Osmanlılar, Balkanlardaki Türk ülkelerinden çoğunu terk etmek zorunda kalmışlardır (Balkan Savaşı'nın birinci safhası). Fakat Balkan devletleri arasında çıkan bir anlaşmazlık üzerine, Osmanlılar, bu fırsattan istifade ederek, kaybedilen şehirlerin bazılarını yeniden ele geçirmişlerdir. (Balkan Savaşı'nın ikinci safhası). Çatalca müdafaası, Balkan Savaşı sırasında Bulgar ordularının Trakya'da birçok Türk şehirlerini ele geçirdikten sonra. Çatalca önlerine kadar Türk kuvvetlerini takip etmeleri sonucu meydana gelmiştir. Bulgarların, Balkanlarda yenilgiye uğrattıkları Türk kuvvetleri 2 Kasım 1912 de kafileler halinde Çatalca'ya kadar çekilmişlerdir. Bulgarlar 13 Kasımda Çatalca önlerine gelmişler ve bir kaç günlük bir dinlenmeden sonra 17 Kasımda taarruza geçmişlerdir. Ayın 22 sine kadar devam eden çarpışmalarda Türk ordusu Bulgar ordusunu yenilgiye uğratarak geriye atmıştır. Fakat. Balkanlardan bu yana fena idare yüzünden bozgun halinde bulunan Türk ordusu, bu zafere rağmen, yenilgiye uğramış alan Bulgar ordusunu takip edememiş, Bulgarların yalnızca İstanbul’a kadar gelmesini önleyebilmiştir.

Çatalca müdafaası, XIX. yüzyıldan itibaren başlayan büyük yenilgilerin, kısmen zaferler kazanılmasına rağmen bir sonuç vermediğine bir örnektir.

EFSANE « Edebiyat

Bir tabiat olayını, bir varlığın meydana gelişini, tabiat elemanlarından birinde olan bir değişikliği, olağanüstü ve akıl dışı açıklamalarla anlatan hikâye. Efsanenin temeli olan olay, halkın hayalinde şekil değiştirerek ağızdan ağza, kuşaktan kuşağa geçer. Her milletin kendi dilinde birçok efsaneler vardır. Bunlardan bazıları birçok milletler tarafından benimsenmiş ve aynı efsane başka başka isimlerle birçok dilde yerleşmiştir.

OPERET « Bilim ve Sanat

Eğlenceli ve hafif konular üzerinde yazılıp bestelenmiş, kısmen konuşmalı, kısmen de besteli sahne eseri. Operetlerin özellikle müzik kısmı çabuk öğrenilir ve kulakta kalacak şekilde bestelenmiştir. Bir çok çeşitleri vardır.

TRAMVAY « Ulaşım

Şehirler içinde, yere döşenmiş raylar üstünde hareket eden, elektrikle işler ya da atla çekilir taşıt aracı, 1776 yılında ilk defa İngiltere'de kömür nakliyatı için döşenen yolda işletilen ilkel tramvay, gittikçe evrimleşmiş, 1832 yılında atla çekilen tipleri New York şehrinde işletilmeğe başlamış, daha sonraları da elektrikle işleyenleri, dünyanın büyük şehirlerinde kullanılan önemli şehir içi taşıt vasıtalarından biri olmuştur.

Türkiye'de İzmir ve İstanbul'da tramvay işletmesi kurulmuştur. İzmir'de olanları atla çekilirdi. İstanbul'da bulunanları da elektrikli tramvaylar halinde idi. İstanbul'da bulunanlar, 1961 yılında kaldırılmış ve yalnız Anadolu yakasında işletilmesine devam edilmesi kararı alınmıştır.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy