Nedir

HENDEK « Türkiye Coğrafyası

Sakarya iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 478 kilometrekare, nüfusu 39.612 dir. İlçenin yüzeyi tatlı meyilli yamaçlarla bu yamaçların batısını çevreleyen geniş ve düz ovadan ibarettir. Yamaçların önemli bir bölümü ormanlarla kaplıdır. İlçede tütün ekimi önemlidir. İlçe merkezi 9.817 nüfuslu Hendek kasabasıdır.

GÜZEL SANATLAR « Bilim ve Sanat

İnsanda heyecan ve hayranlık uyandıran sanatlar. Bu sanatlar marangozluk, demircilik, dülgerlik gibi, el işinden çok ,ruh ve duyguyu ilgilendiren sakatlardır.

Güzel sanatlar içine, Ortaçağ bilginleri tarafından on sanat sokulmuştur. Bunlar da: sarf (dilbilgisi), nahiv (sözdizimi), ilmi beyan (güzel konuşma bilimi), belagat (güzel konuşma bilimi), hesap felsefe, musiki, hendese geometri), ilmi heyet (astronomi) idi.Fakat bunlardan çoğu, bilimler arasına

girmiş ve güzel sanat olmaktan çıkmıştır. Güzel sanatların çeşitleri:

1 - Edebiyat: Kelimelerle yapılan bir güzel sanattır. Nazım ve nesir yolundaki bütün eserler bu kola girer.

2 - Resim: Yağlı, sulu ya da kuru boyalarla bir zemin üzerine çizgiler çizme ve boyama suretiyle yapılan güzel sanattır. Resim yapan sanatçıya “ressam” adı verilir.

3 - Heykel: Ya tabiatta var olan ya da hayalde canlandırılan varlıkları,taş, çamur, tahta, maden gibi maddeler kullanmak suretiyle üç boyutlu olarak yapma işidir. Heykel yapanlara “heykeltıraş” adı verilir.

4 - Mimarlık: insanların estetik zevklerine hitap edecek şekilde yapılar yapmaktır. Tarihî olmak özelliğini kazanmış yapıtlar, tapmaklar .camiler, saraylar, bir medeniyetin en güzel eserlerini meydana getirirler. Sanatçılarına “mimar” adı verilir.

5 - Musiki: Sesleri melodi haline getirme sanatıdır. Musiki, pek çok bölümlere, ayrılır. Musiki bestecilerine “musikişinas” denir.

6 - Tiyatro: Bir hikâyenin, sahnede, oyuncular tarafından canlandırılarak, temsil edilmesi sanatıdır. Bugün tiyatro eserleri, sinemalarda, radyolarda, televizyonlarda yer almaktadır. Eseri oynayan sanatçılara “aktör, aktris” adı verilir.

7 - Dans: Musikiye uyularak yapılan ritmik hareketlerdir. Pek çok çeşitleri vardır.

Bunların dışında olarak, bugün, sinema ve fotoğrafçılığı da güzel sanatlar arasında sayanlar vardır.

TURNA « Hayvanlar

Bataklık ve sulak yerlerde yaşayan bir kuş. Bacağı, boynu, kanatları, gagası oldukça uzundur. Böcek, sümüklü böcek, kurbağa ile geçinir. Dünyaya yayılmış olan on iki türü vardır. Bataklıklardan hoşlanır, büyük sürüler halinde gezerler, kışları güneye göç ederler.

BAĞIMSIZLIK « Devlet

Bir devletin, iç ve dış işlerine başka devletleri karıştırmayacak durumda olması. Bağımsız devletler, toprak bütünlüğüne sahip, kendi kendini serbestçe idare eden, başka devletler karşısında eşit hakları ve yetkileri bulunan devletlerdir. Tam bir bağımsızlık için o devletin iç ve dış işlerinde tam egemen olması gerektir. Buna karşılık dış işlerinde egemen olmayan, iç işlerinde egemen olan ayrı bağımsız devletler de vardır. Bu bakımdan bağımsızlık hali, bir devlet için, egemenlik kavramı ile eşdeğerli bir anlam taşır.

HARF DEVRİMİ « Tarih

Cumhuriyetin ilânından sonra, milletçe Batılılaşmamız için Büyük Atatürk tarafından yapılan devrim hareketlerimizin en önemlilerinden biri.

Türkler, tarih boyunca değişik yazılar kullanmışlardır. Türkçenin, bugün kadar bilinen yazılarının en eskisi Orhun ve Yenisey yazıtlarının en eskisi yukarıdan aşağı satırlar şeklinde yazılan yazılardır. Bundan sonra sağdan sola yazılan Uygur yazısı kullanılmış, Müslümanlığı kabul edilmesinden sonra da Arap yazısı kullanılmağa başlanmıştır.

Uzun yüzyıllar kullanılan Arap yazısında, harflerin sayısı çoktur. Harfler çok değişik sesleri bile karşılayacak durumdadır. Bu yazı, Arap diline göre düzenlendiği için, Türkçemizi tam olarak karşılayamamaktadır. Sesli harflerin az kullanılması yüzünden de, kelimelerdeki sesleri karşılayabilmek için birçok kelimenin ayrı ayrı imlâsını öğrenmek gerekmektedir. İşte bütün bunlar, Arap yazısının, ancak aydın kişiler tarafından, uzun bir çaba sonucu öğrenilebilmesini yaratmış, büyük kitleler, Arap yazısını öğrenemez, yazıları okuyamaz bir duruma gelmiştir. Milletçe, çağdaş medeniyet seviyesine çıkmamız için, Batıya yönelmemizden başka çıkar bir yol olmadığını gören Büyük Atatürk, büyük kitlelerin taassuptan kurtularak, yani devrim hareketlerini kolayca izleyebilmesi için Arap yazısı yerine, bütün medenî milletlerin kullanmakta olduğu bir yazıyı, Lâtin yazısını kabul etmemizden başka çıkar bir yol olmadığını görmüş ve hareketlerini bu yolda düzenlemiştir.

1928 yılının Ağustos ayı, Türk harf devriminin başlangıç ayı sayılır.

İstanbul'da Sarayburnu Parkı’nda 9 Ağustos gecesi, Büyük Atatürk bir nutuk söylemiş, yeni Türk harfleriyle yazdığı notları Falih Rıfkı Atay'a okutarak, yeni Türk harflerinin nasıl kolaylıkla okunabilir, yazılabilir bir yazı olduğunu söylemiş ve bütün milletçe yeni Türk harflerinin benimsenmesini istemiştir.

Bütün yurtta büyük bir heyecanla karşılanan bu nutuktan sonra yeni Türk harfleri üzerindeki çalışmalar ilerlemiş ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 1 Kasım 1928 tarihinde kabul ettiği bir kanunla, Arap harfleri yerine, yeni Türk harfleri, devletin resmî yazısı olmuştur.

REALİZM « Edebiyat

XIX. yüzyılın ikinci yarısında Avrupa'da romantik akımın yerini alan bir sanat ve edebiyat akımı. Realizm (gerçekçilik), sanatta insan ve insan toplumlarının hayatını, oluşlarındaki bütün gerçek çizgileriyle ve sebepleriyle görmek ve göstermek anlayışıdır. Bu bakımdan, romantizmin hissî, hayalî ve kişisel taraflarına tamamıyla karşıt bir özellik taşır.

Realist eserlerde hayat olayları dikkatle görülür, oluşlarındaki sosyal sebepler aynı dikkatle araştırılır. Yazarlar, bu olayları, bir romancı olarak değil,bir toplumcu olarak görmek ve göstermek yolunu seçmişlerdir. Olaylar gerçekte olduğu gibi gösterilir, hayatta geçmiş bütün deneylere önem verilir. Başka bir deyimle hayat olaylarına, realist yazar, bir ayna tutma işini üzerine almıştır.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy