ANADOLU HİSARI « Tarih
İstanbul Boğazı'nın en dar yerinde, 1391 de Yıldırım Beyazit tarafından yapılan hisar, Güzelce Hisar adı ile de bilinir. Burası,İstanbul Boğazının egemenliğini yavaş yavaş ele geçirmek ve Rumeli'nde olacak savaşlarda orduyu karşı kıyıya emniyet içinde getirmek için yaptırılmıştır. Rumeli Hisarı'nın yaptırılması sırasında da Fatih Sultan Mehmet tarafından onarılmış ve içine top ve asker yerleştirilmiştir.
İstanbul'un, Fatih Sultan Mehmet tarafından kuşatılması sırasında, Rumeli Hisarı ile birlikte İstanbul Boğazının kontrol altında bulundurulmasını sağlamıştır.
Zamanla, Anadolu Hisarı'nın askerî değeri hiç kalmamıştır. Bugün, çevresi ile İstanbul'un tabiat güzelliklerini ihtiva eden şirin ve tarihî bir yer olmak Özelliğini taşımaktadır.
DON « Genel Coğrafya
İki anlamda kullanılan bir deyimdir:
A - Atmosferde bulunan su damlacıklarının yerde ya da açıkta bulunan cisimler üzerinde billûrlaşması haline verilen ad. Bu durum, havaların soğuması hallerinde meydana gelir. Buhar halinde havada bulunan su, havanın soğuması ile yoğunlaşarak, yere iner. Soğukluğun sıfır derecenin aşağılara inmesi ile de don meydana gelmiş olur.
B - Havanın soğumasının, sıfır derecenin altına düşmesi ile soğuğun bitkilerde yaptığı hücrelerinde bulunan sıvı, donar ve o hücrenin parçalanmasına sebep olur. Böylece bitkiler, canlılıklarını kaybetmiş olurlar.
FALANJ « Teşkilatlar
İspanyol Faşizmine verilen ad. Resmen, 20 Ekim 1933 te jose Antonio Primo de Rivera'ın Madrid'te yaptığı büyük bir toplantı sırasında kurulmuştur. Falanj kelimesi Yunanca “Phalanx” kelimesinden alınmıştır. Bu kelime, Makedonya'da ağır kargılarla donatılmış piyadelerin adıydı. Daha sonraları, eski Romalıların bazı piyade birliklerine de verilmiştir.
Falanj sistemi, eski gelenek ve görenekleri, çağdaş şartlara uydurmaya çalışmış bir sistemdir. Amaç olarak, İspanyol halkının ve kuvvetlerinin dağılmasını önlemek için bütün İspanyolları bir tek parti halinde toplamayı almış ve sembol olarak da “ekmek, barış ve adaleti” ilân etmiştir.
Bu sistem bir teşkilât olarak kurulduktan sonra, İspanya'da çeşitli kargaşalıkların ve bir iç savaşın doğması ile karşılaşmıştır. 1936 yılında General Francisco Franco, iç savaş bayrağını açmış, 1937 de de Falanjin idaresini eline almıştır. 1939 a kadar süren iç savaş, Franco'nun zaferi ile sonuçlanmış, böylece Falanj teşkilâtı, İspanya'da kurulmasına izin verilen tek siyasi teşkilât olarak kalmıştır.
PINARBAŞI « Türkiye Coğrafyası
Kayseri iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 3.868 kilometrekare, nüfusu 48.460 dır. İlçenin yüzeyi Zamantı ırmağının kaynak bölgesinden aldığı ayakların versanlarından ibaretir. Uzun yayla adı verilen bu versanlar çoklukla çıplak ve dik meyilli dağ yamaçları ile çevrilidir. Tahıl ekimi ve hayvancılık halkının başlıca geçim kaynağıdır.İlçe merkezi 5.804 nüfuslu Pınarbaşı kasabasıdır.
EKİDNE « Hayvanlar
Memelilerin tekdelikliler takımından bir hayvan. Avustralya, Yeni Gine ve Tasmanya'da bulunur. Üzeri diken gibi sert kıllarla kaplıdır. Memelilerden olmasına rağmen, bir çok bakımlardan bir kuşu, bir sürüngeni hatırlatır.
Ağzı, burnu, bir gaga gibi ileriye uzamıştır. Uzun ve yapışkan dilini toprak üzerinde gezdirir. Yakaladığı küçük hayvanlarla geçinir. Avını geceleri yakalar, gündüzleri yuvasında saklı geçirir. Yavrularını, kuşlar gibi yumurtadan çıkarır. Ancak, çıkan, yavrularını dişisi, memeliler gibi emzirerek büyütür. Ekidnenin başka bir özelliği de tek delikli olmasıdır. Sindirim ve boşaltım yolu memelilerde olduğu gibi ayrı ayrı değildir, tek bir boru halindedir.
KÖY ENSTİTÜLERİ « Eğitim
Köy öğretmeni ve köye yarayacak diğer meslek adamlarını yetiştirmek üzere tarıma elverişli toprakları olan bölgelerde, Millî Eğitim Bakanlığı'nca açılmış olan okullar. Enstitüler, en az beş yıllık bir öğretim süresi içinde tam devreli köy okullarını bitirmiş köylü çocukların yetiştirmek amacı için kurulmuştur. Kültür derslerinin yanında tarım ve teknik dersleri de verilmek suretiyle yetiştirilmiş olarak köye döndüklerinde, o köy için en güvenilir bir kültür adamı olarak çalışmak imkânını bulmuşlardır.Binlerce köy öğretmenini yetiştiren bu okullar, 1950 yılından sonra, özelliklerini değiştirmişler ve “İlköğretmen Okulları” adı ile yeni bir öğretime bağlamışlardır.