Nedir

MEVSİMLER « Genel Coğrafya

Yılın, süre bakımından birbirleri ile az çok eşit olan dört bölümü.

Bunlar, ilkbahar, yaz, sonbahar ve kıştır. Her mevsimdeki ısı azlığı ve çokluğu, ortalama olarak bellidir. İlkbahar, ısı ortalamasının fazla olmadığı bir mevsim; yaz, ısı ortalamasının fazla olduğu bir mevsim; sonbahar, ısı ortalamasının fazla olmadığı bir mevsim kış, ısı ortalamasının düşük olduğu bir mevsimdir.

Yeryüzünün ısı oranının artması ya da eksilmesi, ısı kaynağı olan güneşe göre olan duruma bağlıdır. Bu durum da, yeryüzünün ekseninin, yörünge düzlemi ile 23 derecelik bir açı meydana getirecek şekilde eğik olmasından ileri gelmektedir. Bu özellik de, güneş ışınlarının yeryüzüne dik ya da eğik olarak düşmesini sağlar. Güneş ışınlarının dik olarak düşmesi, yeryüzünün o bölgesinin çok ısınmasını, eğik olarak düşmesi, az ısınmasını; ikisi ortası bir durumda düşmesi ne fazla soğuğun ne de fazla sıcağın olmasını sağlamış olur. Bu ısı farkları da, mevsimlerin meydana gelmesine sebep olur.

Mevsimler, kuzey ve güney yarım, kürelerinde, tam olarak birbirinin karşıtı durumundadır. İlkbahar mevsimi 21 Martta başlar ve 21 Haziran'a kadar üç ay boyunca sürer. Yaz, bu tarihte, başlar ve 23 Eylül'e kadar üç ay sürer. Sonbahar bu tarihte başlar ve 21 Aralıkta son bulur. Kış da 21 Aralık ile 21 Mart arasındaki günleri kaplar.Kuzey Yarımküresinde yaz iken, Güney Yarımküresinde Kış Kuzey Yarımküresin. de ilkbahar iken, Güney Yarımküresinde sonbahardır. En uzun gece ve en kısa gündüz 21 Aralıkta, en kısa gece ve en uzun gündüz 21 Hazirandadır.

ÖDEMİŞ « Türkiye Coğrafyası

İzmir iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.246 kilometrekare, nüfusu 104.188 dir. Yüzeyi Küçük Menderes nehrinin meydana getirdiği büyük bir alüvyal ova ile bu ovayı kuzeyde çevreleyen ormanlarla kaplı dik meyilli yamaç ve sırtlardan ibarettir. Halkın başlıca geçim kaynağı üzüm, tütün, pamuk ve buğday ekimidir.Merkezi 28.8525 nüfuslu Ödemiş kasabasıdır.

PEKMEZ « İçecekler

Kaynatılarak koyulaştırılan, mayalanarak ekşimesi önlenen koyu kıvamlı meyve suyu. Fakat, ülkemizde, genel olarak, üzüm suyundan yapılanları bu adla anılır.

Pekmez yapmak için suyu çıkarılacak sulu meyve, dipleri süzgeçli kaplara konur. Bu kaplar basınç altında bırakılır ve böylece meyve suyu çıkar. Posası ayrıldıktan sonra, hızlı ateşte kaynatılır. Biraz kıvamlık kazanması için içine “pekmez toprağı” denen maya atılır. Böylece elde edilen pekmez, şekeri çok, kıvamlı bir meyve suyu olarak kullanılır.

KİLİSE « Din

Hıristiyan tapınağı. Kelime anlamı olarak “toplanmak” anlamına gelir. Kilise binalarının önem ve mertebe itibariyle başlıca üç derecesi vardır: Dinî, mertebe itibariyle en büyüğü “katedral kilise”yani “baş kilise” adını alır. İkinci, derecede “kollegiol kilise”, son mertebedeki kilise de “paruasia kilise” dir.

Kiliseler dış görünüşleri bakımından, çeşitli sanat üslûplarında değişik şekiller almıştır. Fakat iç kısımları hep aynı kalmıştır.

Kiliselerde halkın bulunduğu ve ibadetini yaptığı geniş bir salon bulunur. Bu salonun yan taraflarında da iki küçük salon vardır. Salonun sonunda, camilerdeki “mihrab” yerine geçen bir bölüm yer alır. Burada bir ibadet kürsüsü bulunur.

DOKTOR « Meslekler

Bir fakülteyi bitirenlere, kendi bilim kollarında özel bir imtihan geçirdikten sonra verilen unvan. Aslı Lâtince olan bu kelime, dilimizde daha çok, Tıp fakültesini bitirenler için kullanılmaktadır. Öbür fakülteleri bitirdikten sonra verdikleri özel bir imtihanla bu unvana hak kazananlar, çoklukla, imtihan verdikleri bilim kolunun adını da “doktor” kelimesine eklerler. Hukuk doktoru, iktisat doktoru gibi.

DOKUMACILIK « Bilim ve Sanat

Hayvansal, bitkisel ya da madensel tellerin (ipliklerin) alttan ve üstten geçilerek haç gibi örülmesinden meydana gelen yumuşak fakat dayanıklı şeyleri yapma sanatı. Dokumaların pamuktan olanlarına “bez”, yünden olanlarına “çuha” ya da “kumaş”, ipekten olanlarına “ipek kumaş” denir.

Dokumalar, tezgâhta yapılır. Tezgâhların ilkel olanları ağaçtan yapılmıştır. Bu tezgâhların üzerine yukarıdan aşağıya doğru uzatılan ve “arış” denen ipliklerin aralarından “atkı”denen yatay iplikler geçirilir ve ileri-geri hareket eden bir tarak aracıyla dokunur.