SİNDİRİM SİSTEMİ « Biyoloji
Sindirim ile ilgili organların bütününe verilen ad. Sindirim sistemi, ağız boşluğundan başlayarak kalın barsağın alt ucundaki delikte (anus) son bulur. Uzun ve devamlı bir boru biçimindedir. Bu borunun dışında, sindirim sistemi ile ilgili bezler ve dişler yer alır.
Sindirim borusu içinde şu parçalar bulunur: 1 - Ağız boşluğu, 2 - Yutak, 3 - Yemek borusu, 4 - Mide, 5 - İnce barsak, 6 - Kalın barsak. Sindirim borusuna ilişik olarak ağızda “dişler” le, salgısını ağız boşluğuna döken “tükrük bezleri”, salgısını ince barsağa döken “karaciğer” le “pankreas” vardır. Bu arada, kanla ilgili bir organ olmakla beraber “dalak” da sindirim sistemi organları arasında yer alır.
Sindirim borusunun yukarı bölümü, diyafragmanın üstünde, daha uzun olan alt bölümü ise diyafragma altında karın ve leğen boşluğu içindedir.
Ağız boşluğu: Sindirim borusunun ağızdan sonra gelen ilk parçasıdır. Boşluğun içinde bulunan dil ve dişler aracılığı ile çiğneme işi olur ve besinler, buradan yutağa gönderilir
Yutak, sindirim borusunun ağızdan sonra gelen ikinci parçasıdır. 13 - 14 santimetre uzunluğunda bir borudur. Ağız boşluğu ile birleştiği gibi, altta yemek borusu ile devam eder.Yemek borusu, sindirim borusunun üçüncü parçasıdır. Yutaktan sonra gelir. Yutaktan daha dar ve uzunluğu 25 santimetre kadardır. Bunun peristaltik hareketleri ile, ağızdan ve yutaktan gelen besinler, mideye kadar inerler.
Mide, sindirim borusunun yemek borusu ile ince bağırsaklar arasındaki şişkin parçasıdır.Yemek borusuna açılan bir kapısı ile (kardia), ince barsakla birleşen ve (pilor) denen bir kapısı vardır.
İncebarsak, sindirim borusunun, mide ile kalın barsak arasındaki 8 metre uzunluğunda olan kıvrıntılı bölümüdür. İki parçası vardır: Oniki parmak barsağı, boş - kıvrım barsak. Besinler burada da sindirilir ve sonra emilir.
Kalınbarsak, sindirim borusunun, ince barsaktan sonra gelen son bölümüdür .
AYASTEFANOS ANTLAŞMASI « Tarih
Osmanlı - Rus devletleri arasında 3 Mart 1878 de Ayastefanos (şimdiki Yeşilköy) ta imzalanan ve şartları Osmanlı'lar için çok ağır olan antlaşma. 93 Savaçı adı ile ünlü savaşta Osmanlı'lar Gazi Osman Paşa'nın Pilevne'de ve Ahmet Muhtar Paşa'mn Anadolu cephesinde büyük kahramanlıklarla başarılar kazanmasına rağmen, idaresizlik yüzünden yenilgeye uğramışlar ve Ruslarla bir antlaşma yapmak zorunda kalmışlardır. Bu antlaşmaya göre Karadağ, Sırbistan ve Romanya'nın egemenliği tanınmacak, Bulgaristan imtiyazlı bir prens lik olacak, Besarabya, Kars, Ardahan Doğu Bayezit ,Batum Ruslara geçecek. Balkanlardaki Türk toprakları ikiye bölünerek merkezle olan bağlantısını kaybedecek ve Osmanlı Devleti 254.207.305 Türk altını tazminat vermeyi kabul edecek.Çanakkale ve İstanbul boğazları Rus gemilerine ve tarafsız yabancı gemilere açık olacaktır. Birçok Avrupa devletlerinin bu arada bilhassa İngiltere'nin arabulucuğu ile bu antlaşmanın çok ağır olan bazı maddeleri sonradan değişikliğe uğratılmıştır
BAGAJ « Sözlük
Bir gezi sırasında yolcunun yanında taşıdığı ve gideceği yerde kendisine verilmek üzere ulaştırma vasıtalarına verdiği eşya. Bagajlar, ya elde taşınabilecek, başkalarını rahatsız etmeyecek kadar küçük (el bagajları), ya da yolcunun beraberinde taşıması mümkün olmayacak kadar büyük (kayıtlı bagajlar) olur. El bagajları, tren, vapur ve uçakla yapılan geziler sırasında, bir kayıda tâbi olmaksızın yolcuların yanında taşınabilir. Kayıtlı bagajlar, tren, uçak ve vapur yolculuklarında, bagaj alan ilgili yerlere, belli bir ücret karşılığında ve kayıtları yapılarak, gidilecek yerde kendisine verilmek üzere teslim edilir.
BULUT « Genel Coğrafya
Atmosferdeki su buharının, yükseklerde yoğunlaşması ile meydana gelen çok küçük su damlacıklarına verilen ad. Su damlacıklarının çok küçük olması sebebi ile bulutların taşıdıkları su miktarları, metreküp başına birkaç gramı geçmez. Bulutlar, devamlı olarak hareket ederler.
Bulutların meydana gelişleri aynı olmakla beraber şekilleri ve hacimleri bakımından aralarında büyük farklar vardır. Bulutların sınıflandırılmasında esas olarak dört tip kabul edilmiştir:
a - Sirüs, b - Stratus, c - Kümülüs, d - Nimbus.
Bulut için kabul edilen bu dört tipe göre, genel olarak bir bölümleme yapılmıştır:
a -Yüksek bulatlar : (Sirüs, sirostratüs).
Şirüs'ler, en yüksek bulutlardır. Şekilleri bellidir. Tek, ince, yapıları lifli beyaz ve gölgesiz bulutlardır. Ortalama olarak 8-12 km. yükseklikte meydana gelirler. Sirüs bulutlarının görünmesi önemli hava değişmelerine delâlet eder. Sirostratüsler : 8 km. kadar yükseklikte olan bulutlardır. Süt renginde yayılmış bir örtü gibi göğe dağılmışlardır.
b - Ara bulutlar:(Siro-kümülüs, alto kümülüs, altostratüs)
Sirokümülüs'ler, birbirinden kesin olarak ayrılmış, gölgesiz beyaz ve küçük yumakların meydana getirdikleri gruplardır. 6 km. kadar yüksekliklerde bulunurlar. Alto-kümülüsler, gölge yapan büyük yumaklardan meydana gelmiştir. Sirokümülüslere benzerler, 4 km. ye kadar yükselirler. Altostratüs'ler, mavimtrak rekli örtüler halindedir. Yükseklikleri 3 - 4 km. kadardır. Bu bulutların bulunduğu havalara kapalı hava denir.
c -Alçak bulutlar (kümülüs, stratokümülüs, nimbus, kümülonimbüs):
Kümülüsler pamuk kümelerine benzerler, iyi hava bulutlarıdır. Genel olarak 1-3 km. yükseklikte bulunurlar: geniş gölge gösterirler. Yükseklikleri 2 km. yi geçmez. Nimbüs'ler, çok alçak, düz koyu renkli, yağmur ve kar meydana getiren bulutlardır. Kümülonimbüsler, dağ manzarasında, büyük kitleler halinde olan fırtına bulutlarıdır.
BANKNOT « Sanayi ve Ticaret
Bankalar tarafından özellikle devlet bankaları tarafından çıkarılan ve bankaya gösterildiği anda madenî para ile ödeneceği taahhüdünü taşıyan evrak.
Bankaların gelişmeğe başladığı ilk devirlerde banknot çıkarmak konusunda hiç bir kanunî kayıtlama görülmez Her banka,işine geldiği şekilde ve miktarda banknot çıkarma yoluna girmiştir. Fakat herhangi bir banka tarafından çıkarılan ve ödenebileceği taahhüdünü taşıyan banknotların bazı hallerde bankalar tarafından madeni paralarla değiştirilmemesi gibi engelle banknot çıkarmak içini belli bir sisteme bağlamak zorunluluğunu doğurmuştur. Bu sebeple Banknot çıkarmak işini devlet bankacılığı kurulduktan sonra devlet tarafından bu yetki ve imtiyaz verilen bankalar üzerine almıştır. Böylece, banknotların istenildiği zaman madenî paraya çevrilebilmesi genel olarak sağlanmış ve banknotlara “madenî paraya çevrilir banknot” vasfı verilmiştir.
Fakat bu gün dünyanın bir çok memleketlerinde banknotlar madenî paraya çevrilmez halde olduğu için kâğıt para mahiyetini almıştır.
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI « Devlet
Memleketimizin dışişlerini düzenleyen Bakanlığa Dışişleri Bakanlığı denir.
Yirminci yüzyılda devletler, birbirleri ile devamlı ilgi kurmak zorundadırlar. Eğitim, ticaret alanlarında, savaş ve barış alanlarında bütün devletler, başka devletlerle devamlı olarak ilgili olmak, aralarında çeşitli anlaşmalar yapmak zorunda oldukları için, her devlette, bu işte de, yurdumuzun dış işlerini Dışişleri Bakanlığı yürütür. Dışişleri Bakanlığı, bu görevini, kurulmuş olan Dışişleri Teşkilâtı ile yürütür. Dışişleri Bakanlığının başında, Bakanlar Kurulunun üyesi olan Dışişleri Bakanı bulunur.
GÖREVLERİ :
Dışişleri Bakanlığının başlıca görevleri şunlardır.
1 — Yabancı ülkelerle dostluklar kurmak, bu dostlukları geliştirmek, yurdumuzun bütün dünyada tanınmasını sağlamak,
2 — Başka ülkelerin, yurdumuz hakkındaki düşüncelerini ve kararlarını öğrenmek,
3 — Yabanı ülkelerdeki yurttaşlarımızın her türlü haklarının koruyucusu olmak,
4 — Çeşitli ülkelerle güvenlik antlaşmaları yapabilmemiz için çalışmalarda bulunmak,
5 — Hükümetimizin güttüğü dışişleri politikasının bütün dünyada uygulanmasını sağlamak.
Dışişleri Bakanlığı bu görevlerini, Ankara'da bulunan merkezi aracılığıyla yönetir. Yabancı ülkelerde, Devletimizi temsil eden Dışişleri Bakanlığı memurları şunlardır: Büyükelçi, Ortaelçi, Elçi, Konsolos, Ataşe.
Büyükelçi, Ortaelçi, ve elçiler, o yabancı ülkede, doğrudan doğruya Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil ederler. Cumhurbaşkanının onaylaması ile yabancı ülkelere gönderilirler. Bir ülkeye ilk gittiklerinde de, o ülkenin Devlet Başkanına, Cumhurbaşkanımızın bir dostluk mektubu olan itimatname, sini sunar.
Bir ülkedeki elçilerin, büyük ya da ortaelçi olması, o ülke ile olan ilgimizin önemine göre değişir. Elçiler, yabancı ülkelerin başşehirlerinde, elçilik adı verilen kendi binalarında otururlar. Elçiliklerde, o ülkenin kendi bayrağı asılır.
Konsoloslar da, yabancı ülkelerin çeşitli şehirlerinde görevli olan ve elçiliklere bağlı olan Dışişleri Bakanlığı ilgilileridir. Konsoloslar, yabancı ülkelere gidip gelen Türklerin çeşitli işlerini çeşitli ticaret işlerini görürler.
Bizim, dost olduğumuz ülkelerde, bu şekilde Dışişleri Bakanlığına bağlı teşkilâtımız olduğu gibi, o ülkelerin de yurdumuzda aynı teşkilâtları bulunur.