Nedir

PRAG « Dünya Coğrafyası

Çekoslovakya'nın başşehri, Nüfusu, 1 milyondur. Bohemya'da Moldau nehri üzerinde kurulmuştur. Tarihî özelliği olan sarayları, kiliseleri, katedrali ve üniversitesi ile ünlüdür

PERŞEMBE « Dünya Coğrafyası

Çin'in başşehri. Nüfusu 3.455.000 dir. Çin'in en büyük ve en güzel şehirlerinden biridir. M.Ö. 1.000 yılında kurulmuştur. Uzun süre Çin'in başşehri olarak kalmış, 1937 yılında Japonlar tarafından işgal edilmiş, ancak 1945 yılında kurtarılmıştır. Bugün Komünist Çin Cumhuriyeti'nin başşehridir. Çok eski sanat eserleri ve tapınakları ile ünlüdür.

DOĞAN « Hayvanlar

Yırtıcı kuşlar takımından bir kuş. Gagası kısa bir çengelli, pençeleri keskin ve kuvvetlidir. Tüylerinin rengi esmer, siyah ve beyaz arasında değişir. Boyları ortalama olarak 60 santimetre kanatlarının uzunluğu 120 santimetredir. Gözleri çok kuvvetli olduğundan yükseklerde uçarken bile avını görür. Fare, çekirge, yılan, köstebek gibi hayvanlarla geçinir. Akdoğan, ala doğan, çakırdoğan, sarı doğan türleri vardır. Ava alıştırılarak kuş ve küçük hayvan avlarında kullanılır.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI « Devlet

Yurdumuzdaki enerji ve tabii kaynaklarımızla ilgili işletmelerin bağlı bulunduğu Bakanlığa, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı denir. Ocak 1964 tarihinde kurulmuş yeni bir bakanlıktır. Tarım, bir ülkenin en önemli gelir kaynaklarım meydana getirir. Endüstri, bir ülkenin, kolaylıkla medenî bir ülke olmasını sağlayan önemli bir şarttır. Fakat, önemli olan bu iki şartın yanında ülkemizin yer altında ve yer üstünde bulunan çeşitli tabiî kaynaklardan da, gereği kadar istifade etmek zorunludur.

îşte, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı, yurdumuzdaki, toprak altında olsun, toprak üstünde olsun, pek çok olan madenlerimizden, çeşitli enerji kaynaklarımızdan, gereği gibi istifade edilmesini sağlayan, bu yolda çalışan kuruluşların çalışmalarını düzenleyen bir Bakanlıktır.

Görevleri:

Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı'nın başlıca görevleri şunlardır:

1 - Yurdumuzun maden ve enerji işlerini düzenlemek ,

2 - Kendine bağlı Devlet işletmelerinin ve anonim şirketlerin çalışmalarını düzenlemek, kontrol etmek ,

3 - Halkın kurmuş olduğu enerji ve maden kurumlarının çalışmalarını kolaylaştırıcı tedbirler almak ,

4 - Elektrik ve havagazı fabrikalarını kontrol etmek.

Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığına bağlı kuruluşlar şunlardır:

Atom Enerjisi Komisyonu: Yurdumuzda da atom enerjisinin kurulmasını sağlamaya çalışan bir kuruluştur.

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü:

Susuz toprakları sulamak, şehirlere su vermek, barajlar ve kanallar yapmak, su baskınlarını önlemek için setler yapmak, görevleri arasındadır.

Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü:

Yurdumuzda, toprak altında bulunan maden kaynaklarını bulmak içim araştırmalarda bulunur.

Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu;

Toprak altı servetlerinin en önemlilerinden biri olan kömürün çıkarılmasına çalışır.

Petrol Dairesi, Türkiye Petrolleri Anonim Şirketi ve Petrol Ofisi: Dünyanın en önemli madenlerinden biri olan petrolün bulunması için araştırmaları hızlandırmak, elde edilen petrolün işletilmesini ve dağıtılmasını sağlamak ,bunların satışı ile ilgilenmek, bu kuruluşların görevleridir.

Etibank ve İşletmeleri: Bir banka olarak Etibank ve İşletmeleri de madenlerle ilgilenir.

Elektrik İşleri Etüt Dairesi: Yurdumuzun elektrik kaynaklarının incelemesini yapar.

ABBASÎLER « Tarih

İslâm dininin kurucusu Pevgamber Muhammed'in amcası Abtoas bin Abdül müttalip'in soyundan gelerek Irak ve Mısır'da halifelik eden soy. Abbasiler, sonra Irak'ta, İslâm İmparatorluğu' nun başına geçmişlerdir. Peygamber Muhammed, Hicaz'da büyük dini yaymağa çalışırken, bu yeni dini, siyasal bir devletin teşkilâtı ile birlikte yaymayı ön plânda tutmuş, bu sebeple, İslâmlık, Arabistan yarımadasında yayılırken, bir taraftan da, Peygamber Muhammed'in liderliğini yaptığı yeni İslâm Devleti de, yayılma alanlarını gittikçe genişletmiştir.

Peygamber Muhammed'in ölümün den sonra, Müslümanlığın yayılması işlerinin dinî liderliği, seçim yolu ile başa geçen “Halifeler” kanalı ile olmuştur. Dini liderliği ellerinde bulunduran halifeler aynı zamanda, bu yeni devletin siyasal liderliğini de sorumlulukla, rina almışlardır. Böylece, Peygamber Muhammed'in ölümünden sonra seçilmek suretiyle yönetimi ellerine almış olan “Dört Halife Devri” nde, İslâmlıkla birlikte İslâm Devleti de yayılma ve genişleme imkânı bulmuştur.

Ancak, Peygamber Muhammed zamanından beri başlayan ve zaman geçtikçe şiddetini arttıran, Peygamber'in soyu olan Hâşimoğulları ile bu soyun baş düşmanı olan Emevîler arasındaki didişme, dördüncü halife olarak başına gelmiş bulunan Peygamber Muhammed'in amcasının oğlu ve damadı olan Ali'nin ölümünden sonra kesin sonucunu vermiştir.

Emevîlerin Peygamber ailesine karşı güttükleri bu kanlı siyaset ve İslâm dinine gösterdikleri saygısızlık sonucu, 744 yılına doğru Emevîler'e karşı büyük bir ayaklanma hareketi başlamış ve bu hareket Hora/sanlı bir Türk olan Ebü Müslüm tarafından başarı ile yönetilmiş, 750 yılında son Emevî halifesi Mervan'ın Zabsuyu kenarında yenilgiye uğraması üzerine, Abbasîler devri başlamıştır. Abbasîler, 750 yılından 1258 yılına kadar hüküm sürmüşler ve bu soydan 37 halife gelmiştir.

ilk halife olan ve Emevîleri çekinmeden öldürdüğü için “kan dökücü” anlamına gelen “Seffah” sanını alan Ebü Abbas Bağdat'ı merkez yapmış ve hükümdarlığa başlamıştır. İlk dokuz halifenin zamanını kaplayan 97 yıllık birinci devir, Abbasîlerin en parlak zamanlarını içine alan devirdir. Mansur, Mendi, Harunürreşit ve Mutasım'm zamanlarında İslâm medeniyeti en parlak zamanlarını yaşamış, Irak, İran, Suriye, Mısır Abbasîler'in eline geçmiş, Doğu Türkleri alınmış. Kuzey Afrika'ya kadar ulaşmıştır. Bu devre içinde ve. özellikle Harunürreşit zamanında elde edilen başarılar sonucu Avrupa ve Asya' da Abbasî devletinin önemi artmış bilgi ve sanat alanında büyük gelişmeler olmuş ve Bağdat bir kültür merkezi haline gelmiştir. Fakat bu parlak devir fazla sürmemiş ve iç ayaklanmalardan sonra Cengiz'in torunlarından Hulâgû Bağdat üzerine yürümüştür. Halife el-Muta'sım ile oğulları ve kaçabilen bir iki kişide başka bütün hanedan mensuplarını öldürerek Irak'taki Abbasîler hanedanına son vermiştir. Moğolların Bağdat'taki bu baskınından kaçıp kurtulan 35 inci halife Zahir' in oğlu Ahmet Mısır'a sığınmış ve Mısır'daki Türk sultanlarından Baybars' ın yardımı ile 1261 yılında Muntasır sanıyla ve törenle halife ilân edilmiştir. Böylelikle Mısır Abbasîler devri başlamıştır.

Mısır Türk sultanları ve Kölemenler, halifelere dini saygı göstermişler maaş bağlamışlar, fakat hiçbirini hükümet işlerine karıştırmamışlardır. Bu soydan 17 halife gelmiştir.

Osmanlı padişahlarından Yavuz Sultan Selim Mısır'ı alarak Kölemenler devletine son verdiği 1517 yılında, hiçbir siyasal kuvvetleri olmayan Mısır Abbasî halifeliğini de ortadan kaldırmıştır.

HAS « Tarih

Osmanlı imparatorluğu'nda yıllık geliri yüz bin akçeden fazla olan dirliklere verilen ad. Osmanlı İmparatorluğunun gelir ve toprak dağılımı düzeninde tımar zeamet ve has olmak üzere başlıca üç düzen bulunurdu. Herhangi bir toprak parçasının yıllık geliri 20.000 akçeye kadarsa bu düzene “tımar” yıllık geliri 20.000 akçeden 100.000 akçeye kadarsa “zeamet”, 100.00 akçeden, fazla ise “has” denirdi. Tımar ve zeamet savaşlarda yararlıkları görülenlere hükümdarlar tarafından verilirdi. Has ise, sancak beylerine, beylerbeylerine, vezirlere, harem-i hümayuna bağlı kadınlara ve şehzadelere ait bir gelir düzeni idi.