Nedir

ÇUBUK « Türkiye Coğrafyası

Ankara iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.443 kilometrekare, nüfusu 44.836 dır. İlçe yüzeyi çoklukla geniş sırtlardan ibarettir. İlçenin içinden Çubuk çayı geçmektedir. İlçenin merkezi olan Çubuk kasabası 5.938 nüfuslu bir kasabasıdır.

İlçe ve kasabada ticaret tahıl, canlı hayvan ve canlı hayvan ürünleri, balmumu gibi maddelerden ibarettir.

HOLLANDA « Dünya Coğrafyası

Batı Avrupa'da küçük bir krallık. Yüzölçümü 34.000 kilometrekare, nüfusu 11.810.000 dir. Kuzeyde ve batıda Kuzey Denizi, güneyde Belçika, doğuda Almanya ile sınırlıdır. Başşehri Amsterdam'dır. Fakat kral ve hükümet Den Haag'da oturur.

Coğrafya : Yüzölçümü bakımından Konya ilimizden küçük bir memlekettir. (Konya ilinin yüzölçümü 48.681 kilometrekare). Fakat, kilometrekare başına 324 kişiyi bulan nüfus sıklığı ile dünyanın en kalabalık ülkelerinden biridir. Yüzey şekilleri bakımından sadelik gösterir. Her tarafı düz ovalardan meydana gelmiştir. Holânda'nın yüzey şekillerinin başka bir özelliği de, Kuzey Denizi kıyılarının çoğu yerlerinin, deniz seviyesinden bir kaç metre aşağıda bulunmasıdır. Buraların, büyük akarsuların getirdikleri alüvyonlar ve sonradan yapılan setlerle denizle olan ilgileri kesilmiştir. Böylece, Holânda'ya Kuzey Denizinden yeni topraklar kazandırılmıştır. “Polder” adı verilen bu yerler, ülkenin en kalabalık yerleridir. Denizin setleri yıkarak su baskınları meydana getirmemesi için her türlü tedbirlerin alınmasına dikkat edilmesine rağmen, zaman zaman setlerin yıkılarak bu bölgelerin sular altında kalması ve çok sayıda insanın ölmesinin önüne geçilememiştir. Diğer bölümlerin de ,dördüncü zaman buzullarının sürükleyip getirdikleri kil ve kum yığınlarına yer yer rastlanmakta ise de, bunlar ovaların düzlüğünün bozacak kabartılar meydana getirmezler. Holânda' da Batı Avrupa'nın okyanus iklimi görülür. Yazlar serin, kışlar orta derecede soğuktur. Hava çoklukla bulutlu ve nemlidir. Rhein, Meuse ve Escaut nehirleri, bunların kolları ve sonradan yapılmış kanallarla ülkenin hemen her tarafı sulanmaktadır.

Tarım ve hayvancılık, bazı endüstri kolları (gemi inşaatı) ve çok önemli bir coğrafya mevkiinin sağladığı deniz ticareti, Holânda ekonomisinin temelini meydana getirir.

Tarih : Holânda, Romalılar, Fransızlar, Avusturyalılar ve İspanyolların idaresinde bulunmuş. XVII. yüzyıldan itibaren bağımsız bir ülke olmuştur. 1795 yılında cumhuriyet, 1806 yılında krallık olmuş, 1915 te Fransa İmparatorluğu’na katılmış. Napoleon'un yenilgiye uğramasından sonra (1815) Belçika ile birleşerek tek bir krallık olmuş, 1830 yılında da Belçika'dan ayrılarak bağımsız duruma gelmiştir. İkinci Dünya Savaşı sırasında (1940 - 1945) Almanlar tarafından işgal edilmiş. Müttefiklerin zaferi üzerine tekrar bağımsızlığına kavuşmuştur.

Bugün NATO'ya bağlı devletler arasında yer almaktadır.

CENAZE « Din

Gömülmek, yakılmak, denize bırakılmak ya da başka usullerle ortadan kaldırılmak üzere hazırlanmış insan cesedi. Gömme işi, bugün, memleketimizle birlikte hemen bütün İslâm âleminde, dinî bir gelenek olarak şu şekilde yapılmaktadır. Ölüm meydana gelince, enli bir bezle ölünün çenesi bağlanır, katılaşan oynak yerleri yavaşça gevşetilir ve yeri yükseltilir. Yüzü örtülür, kesin olarak öldüğü anlaşılıncaya kadar bekletilir. Ölüm, uygun bir şekilde, ölünün yakınlarına duyurulur.

Bunlardan sonra dinî gerekçeler yapılır. Ölünün yıkanması, sağ kalanlar üzerinde “farz-i kifaye” dir, yıkanmayı üçlemek ise “sünnet” tir. (Müddeti dolmadan doğan düşükler ve gerçek şehitler yıkanmazlar). Yıkanma suyuna kokulu bir madde katılması, yıkanma tamam olduktan sonra ölüye hoş kokular sürülmesi, cenazenin yanında buhur yakılması makbuldür. Cenaze, yıkayıcıya kolaylık olsun diye, yerden yüksek teneşir üzerinde yıkanır. Suyun ılık olması tercih edilir. Şehitlerin dışında ölünün kefenlenmesi işi de bittikten sonra, cenaze namazı hazırlığı başlar. Cenaze namazı kılındıktan sonra, tabut, cemaatin miktarına göre, sıra ile omuzlarda ya da eller üzerinde taşınır, kabristanın uzak olması halinde de bir taşıtla kabristana götürülür. Cenaze, kabristanda hazırlanmış mezarına, usulüne göre gömülür.

Bugün memleketimizde, bir ölüm halinde, belediye teşkilâtının bulunduğu yerlerde, cenaze memurluğunun düzenlediği bir beyannamede, cenazenin bulunduğu yerin adresi, ölünün adı, soyadı, yaşı, hangi tarih, gün ve saatte öldüğü defin ruhsatiyesinin tarih ve numarası, yıkanma ve kefenlemenin ailesi ya da şehir mezarlığı tarafından mı yapılacağı, kabristana nakledilme işi, saati, ücretli kaldırılıp kaldırılmayacağı, mezarının çeşidi hakkında gerekli bilgiler verilir. Bu beyannamede alınması gerekli tedbirleri de, Cenaze işleri memurluğu, en çabuk bir şekilde alma yoluna gider.

CERAHAT « Kimya

Bazı mikropların (streptokok, stafilokok, pnömokok, gonokok gibi) ve irkiltici kimyasal maddelerin meydana getirdiği yeşilimtrak beyaz, koyuca sıvı. Cerahat yapma özelliği olan mikroplar ve organizma dokuları için zehirleyici, irkiltici etkileri olan kimyasal maddeler. Bu mikroplar ve kimyasal maddeler çeşitli yollarla organizmaya girer ve yer ederler. Bu mikropların ve kimyasal maddelerin, organizmaya girme, yerleşme yolları çeşitlidir. Herhangi bir sebeple deride açılan bir yaradan, ya da ağız, burun gibi organlardan organizmaya girerler. Mikroplar ilkin girdikleri yerde çoğalmağa başlarlar. Organizma, bu dış saldırıya karşı kendini korumak için, bu bölgeye çok sayıda akyuvar (leucocyte) gönderir. Akyuvarlar, fagositoz olayı ile mikropları derhal yutarlar ve çıkardıkları fermentlerle onları eritirler. Bu sırada, mikropların çıkardığı zehirlerle ölmüş olan doku hücrelerini de aynı şekilde (bunlar da organizma için zararlıdır) eritirler. Böylece o bölümde kandan sızan serum parçalanmış doku hücreleri, ölü ve canlı akyuvarlardan ibaret yeşilimtrak beyaz ve hafif koyu olan bir sıvı (cerahat) meydana gelmiş olur. Cerahatli hastalıklara “cerahatli iltihap” denir.

Cerahat meydana geldikten sonra, yüzeye yakınsa kan iliğinden patlayarak dışarı akar. Daha derinlerde olduğu takdirde, cerahatin dışarı akmasını sağlamak için, o bölümü yarmak gerekir. Çünkü, cerahatin kana karışması halinde, cerahat içinde bulunan mikroplar ve zehirli maddeler kanın zehirlenmesi hastalığını (sepsis ya da piyemi) meydana getirir ve insanın ölümüne sebep olur.

Cerahatli iltihaplar, meydana geldiği yere ve şekle göre ad alır. Akciğer zarı boşluğunda ve kalbi örten zarın boşluğunda meydana gelirse “ampiyem” deri üzerinde küçük kabarcıklar halinde olursa “piyodermi”, deri altında yaygın olursa “flegmon”, herhangi bir yerde sınırlanmış şekilde olursa “abse” adını alır.

KÖY ENSTİTÜLERİ « Eğitim

Köy öğretmeni ve köye yarayacak diğer meslek adamlarını yetiştirmek üzere tarıma elverişli toprakları olan bölgelerde, Millî Eğitim Bakanlığı'nca açılmış olan okullar. Enstitüler, en az beş yıllık bir öğretim süresi içinde tam devreli köy okullarını bitirmiş köylü çocukların yetiştirmek amacı için kurulmuştur. Kültür derslerinin yanında tarım ve teknik dersleri de verilmek suretiyle yetiştirilmiş olarak köye döndüklerinde, o köy için en güvenilir bir kültür adamı olarak çalışmak imkânını bulmuşlardır.Binlerce köy öğretmenini yetiştiren bu okullar, 1950 yılından sonra, özelliklerini değiştirmişler ve “İlköğretmen Okulları” adı ile yeni bir öğretime bağlamışlardır.

BİRA « İçecekler

Arpa ve şerbetçiotu ile hazırlanan hafif alkollü (% 2 - 6) bir içki.

Bugün çoklukla arpadan hazırlanmakta olan ve en fazla kullanılan içkilerden biri olan bira, eski devirlerden beri bilinmektedir. Orta Asya'dan dünyaya yayılmıştır. Orta Asya'da bulunan Türkler, bugün biranın anası sayılan ve darıdan hazırladıkları “boza” yı kullanmışlardır. Bu içki, İran ve Mezopotamya yolu ile Mısır'a yayılmıştır. Mısır'da bozanın yapımında esaslı değişiklik olmuş ve bugün kullanılan bira tekniğine yakın bir teknikte yapılan bira meydana getirilmiştir. Mısır'da tekniği çok gelişmiş olan bira, buradan Yunanistan'a, Romanya'ya geçmiş ve XIV.- XV. yüzyıllarda yeni bir gelişmeye uğradıktan sonra bugünkü şeklini almıştır.

Bira yapılacak arpa ayrı bir tip şekil eder. Bu arpaların nişastası çok azotlu maddelerinin az olması gerekmektedir.

Bugünkü bira yapımı dört safhada tamamlanmaktadır:

1 - Malt'ın hazırlanması: Arpada bulunan ve bira yapımında önemli rolleri olan enzimleri geliştirmek, bira tanelerini kolayca şeker alabilir hale getirmek için yapılmakta olan bu işlemde, arpalar yabancı maddelerden temizlenir ve ıslatma işlemine tâbi tutulur ve arpalar çimlendirilir. Bundan sonra arpalar kurutulur. Kurutulmuş olan arpa taneleri değirmenlerde un haline getirilir.

2 - Malt şerbetinin hazırlanması: Un haline getirilmiş olan arpalar, su ile sıcakta şekerlendirilir. Hazırlanan malt şerbeti, büyük süzgeçlerden geçirilerek süzülür.

3 - Kaynatma ile şerbetçiotun'un katılması: Süzülen malt şerbeti özel kabanlarda kaynatılır. Bu kaynatma sırasında kazana şerbetçiotu katılır. Elde edilen bu koyu sıvı, soğuk borulardan geçirilerek soğumaya terk edilir.

4 - Mayalandırma: Soğuk olarak elde edilen bu sıvı, bira mayası ile mayalandırılır, biraz dinlendirildikten sonra süzülür ve içilmek için gerekli kaplara doldurulur.