BİRLEŞİK KRALLIK « Tarih
İngiltere, Gal eyaleti, İskoçya ve İrlanda'dan meydana gelmiş eski bir siyasî birlik. Bu birlik 1 Ocak 1801 tarihinde kurulmuştur. Sık sık kanlı ayaklanmalara sahne olan İrlanda’yı Napoleon zamanında bir Fransız saldırısından kurtarmak amacı ile kurulan bu birlik, hiçbir ciddî sarsıntı geçirmeden 1921 yılına kadar davam etmiştir. 1916 yılından itibaren İrlanda'da, İrlanda'nın bağımsız bir devlet olması yolunda yapılan iç çarpışmalar, 1922 yılında, Biritanya'nın bir dominyonu olmak üzere, İrlanda Serbest Devletinin kurulması ile sonuçlanmıştır. Bu yeni devlet, 1933 te İngiltere tahtına bağlılık yemini etmemiş, 1937 de bağımsız bir cumhuriyet olduğunu ilân etmiştir. İkinci Dünya Savaşı yıllarında tarafsız bir devlet halinde kalmış ve 18 Nisan 1949 da dominyon statüsünü atarak, Britanya, Milletler Topluluğundan tamamıyla çıkmıştır.
Bugün Birleşik Krallık deyimi, Büyük Britanya Devleti için kullanılan bir deyimdir.
GRAFOLOJİ « Bilim ve Sanat
El yazısından yazarın karakter ve duygularını anlamayı amaç edinen çalışma, yazı bilgisi. 1622 yılında Baldo adlı bir İtalyan tarafından çalışarak meydana getirilmiştir. XIX. Yüzyıldan itibaren de Langenibruch, Michon, Preper gibi bazı ruhbilimciler tarafından bir bilim kolu haline getirilmeğe çalışılmıştır. Grafoloji ile yazının şekline, ahengine, çabuk yazılıp yazılmadığına, incelik ve kalınlığına, gerginlik yönüne bakmak suretiyle yazan hakkında oldukça kesin hükümler verilmektedir. Yapılan deneylere göre eğri çizgiler yazanın sessiz ve yumuşak tabiatlı birisi olduğunu gösterir; dört köşeli yazılar kudret, dayanma, inat ve ısrarı gösterir.
ALÜMİNYUM « Kimya
Kimyasal bir elemandır. Sembolü Al, değerliliği 3, atom ağırlığı 26.97 ve atom numarası 13 tür.
Gümüş gibi beyaz renkte ve hafif bir elemandır. Demire göre 8 defa hafiftir. 1800 derecede kaynar. Dış yüzeyi, hava ile temasta olduğu için hafif bir oksit tabakası ile kaplıdır. Yüzeyinin, mavimtrak beyaz bir renk almasını sağlayan bir tabaka sayesinde havaya karşı dayanıklılığı fazladır. Nitrik asitten başka bütün anorganik bazlar etki yapar:organik asitlerin hemen hiç etkisi yoktur.Isı ve elektriği iyi iletir.
Alüminyum yer kabuğunun yapısında % 8 oranında oksit ve silikat bileşikleri halinde bulunur. Miktar bakımından oksijen ve silisyumdan sonra üçüncü gelir.
Alüminyum boksitten elde edilir. Boksit, kırılıp parçalandıktan sonra küreli değirmenlerde öğütülür, kireç taşı ve soda ile karıştırılarak akkor haline getirilir. Bu kütle dışarıya çıkarılarak soğutulur ve ince toz halinde öğütülür. Bundan sonra sıcak su ile muamele edilir. Bu sırada sodyum aluminat suda erir. Eriyik kırmızı çamur adı verilen kalıntıdan süzüldükten sonra karıştırıcıya gönderilir. Süzülme sonunda elde edilen alüminyum hidroksit, kalsinasyon fırınında saf, beyaz alüminyum oksit haline getirilir. Ergimiş olan alüminyum oksit'in yüksek fırınlarda elektrolizi ile alüminyum elde edilmiş olur.
İlk defa 1827 de Friedrich Wöhler tarafından alüminyum klorürün potasyum ile muamelesinden gri bir toz halinde elde edilen, teknikte çok kullanılan bir eleman olmuştur. Fakat saf halde fazla dayanıklı olmadığı için, teknikte kendisi kadar hafif alaşımları kullanılmaktadır, îlk defa alaşımları 1890 da zeplin yapılmasında, 1916 da uçakların yapılmasında kullanılmıştır. Bugün alüminyum alaşımları, uçak, otomobil, vagon ve ulaştırma tekniğinin en fazla kullanılan bir elemanıdır.
KABİL « Dünya Coğrafyası
Afganistan'ın başşehri. Kendi adı ile anılan nehrin üzerinde 250.000 nüfuslu bir şehirdir. Kervan uğrağı olduğu için ticareti işlek bir yerdir.
HERA « Mitoloji
Eski Yunanlılarda baş tanrı Zeus'un karısı sayılan bir tanrıça. Eski Yunan tanrıçalarından en millî olanı ve yabancı etkilere karşı kendini en çok korumuş olanıdır. En önemli özelliği bir evlenme tanrıçası olmasıdır. Kızlar, evlendikleri gün örtülerini ona sunarlardı. Hera'nın birçok heykelleri yapılmıştır. Heykellerinde Hera, ciddî ağırbaşlı ve muhteşem bir tip olarak tasvir edilir. Aphorodite ile birlikte Yunanlılar için kadın güzelliğinin en yüksek fakat özellik bakımdan farklı birer örneği sayılırlar.
MERCİDABIK MEYDAN MUHAREBESİ « Tarih
Osmanlı hükümdarı Yavuz Sultan Selim'in, Mısır Suriye'de bulunan Türk-Memlûk İmparatorluğuna son vermek için giriştiği büyük seferde kazandığı meydan muharebesi, 24 Ağustos 1516 tarihinde, Osmanlı ordularının zaferi ile sonuçlanmıştır.
Çaldıran Meydan Muharebesi, Yavuz Sultan Selim tarafından kazanıldıktan sonra, Osmanlı imparatorluğu, kudretli bir devlet olduğunu, Orta Doğu devletlerine kabul ettirmiş bulunuyordu. Yavuz Sultan Selim, bu zaferi ile yetinmeyerek, Müslümanlarca kutsal bilinen yerlerin de Osmanlı sınırlarına katılmasını gerekli gördüğü için, hazırlıklarını bu yolda hızlandırdı.
İlkin sadrazam Sinan Paşa'yı, kırk bin kişilik bir kuvvetle, Suriye üzerine gönderdi. Mısır'daki Memlûk hükümdarı Kansu Gavsi, bu kuvvet üzerine yürüdü.
Bu öncü hareketinden sonra Yavuz Sultan Selim, 5 Haziran 1516 günü, ikinci büyük seferine çıktı. Mısır ordusu ile Osmanlı ordusu, Halep şehrinin 54 kilometre kuzeyinde bulunan Mercidabık ovasında, 24 Ağustos 1516 günü karşılaştılar. Osmanlıların 60 bin kişilik bir kuvvetine karşılık. Mısırlıların 80 bin kişilik bir kuvveti vardı. İki ordu arasında kanlı bir çarpışma oldu. Mısırlılar, sayıca üstün olmalarına rağmen, Osmanlı kuvvetleri karşısında, büyük bir yenilgiye uğradılar. Memlûk hükümdarı Kansu Gavsi, savaş alanında öldürüldü. Mısırlıların çok değerli olan hazinesi, Osmanlılara geçti.
Osmanlılar, dört gün sonra, o zamanların ünlü bir şehri olan Halep'e girdiler. Sonraki günlerde Humus, Şam, Lübnan alındı Osmanlılar, güneye doğru seferlerine devam ettiler. Daha sonra da, Sina çölü aşılarak Mısır ele geçti.
Yavuz Sultan Selim'in bu seferi, Osmanlı İmaratorluğu'na, Müslümanların kutsal yerlerini ve Halifeliği kazandırmış; Mısır Osmanlı İmparatorluğu'nun bir yönetim bölümü olmuştur.