Nedir

ULUBORLU « Türkiye Coğrafyası

Isparta iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 207 kilometrekare ,nüfus 6.665 . Yüzeyi, yer yer dağlık alanlardan ovalardan ibarettir. Halkın başlıca geçim kaynağı tahıl ekimi ve meyveciliktir. Merkezi 4.334 nüfuslu Uluborlu kasabasıdır.

ASHABI KEHF « Mitoloji

Doğu mitolojisinde bir mağarada yüz yıllarca uyduktan sonra uyanan yedi kişi ile köpeklerine verilen ad. İslâmlıktan önceki zamanlarda temsilî bir hikâye gibi söylenen bu gelenekteki yedi kişinin adları şunlardır: Yemjihâ, Mekseleyna, Mesleyna, Mernuş, Debernuş, Sazenuş, Kefştatyus. Köpeklerinin adı da Kıtmirdir.

GOTLAR « Tarih

Germanya'da, Almanlardan önce yaşamış olan bir kavim. İsveç kıyılarındaki adalardan ilkin Vistül ırmağınla denize döküldüğü yerlerde yerleşmişlerdir. Orta Avrupa'ya giden bölüm, Doğu Gotlanni (Ostrogot) meydana getirmişler, güneye inenler de Roma'ya kadar ilerleyerek Batı Gotlarını (Vizigotlar) meydana getirmişlerdir.

Ostrogotlar Karadeniz kıyılarında ve Tuna'nın kuzeyinde bir krallık meydana getirmişlerdir. Ancak doğudan gelen Hunlarm baskısı altında batıya çekilmişler ve Roma'ya sığınmışlardır. Vizigotlar, Orta Avrupa'da önemli bir krallık meydana getirmişler kralları Alarik (396-410) zamanında Roma împaratorluğu'nu da istilâ etmişlerdir. Batı Gotlan, Kral İkinci Alarik'in (484 - 507) Frank Kralı Clovis (465 - 511) tarafından öldürülmesinden sonra yavaş yavaş dağılmışlar ve tarih sahnesinden silinmişlerdir.

DOĞANHİSAR « Türkiye Coğrafyası

Konya iline bağlı bir ilçe. Nüfusu 23.01 dir. Sultan dağlarının eteğinden kuzeydoğuya doğru alçalan bir yüzeyi vardır. Düzlükler, hemen bütün ilçe topraklarını meydana getirir. Tahıl ve baklagiller ekimi, başlıca gelir kaynağıdır.

İlçe merkezi 5.559 nüfuslu Doğanhisar kasabasıdır.

KARACİĞER « Sağlık

Sindirim borusuna ilişik en büyük bez. Ağırlığı 1.500 gramdır.

Karın boşluğunun en yukarı ve sağ bölümünde bulunur. Yerinde dururken şekli, enine ikiye bölünmüş bir yumurtanın üst yarımına benzer. Kalın ucu sağda ince ucu soldadır.

Karaciğerin üst ve alt iki yüzü ön ve arka iki kenarı vardır. Üst yüzü konveks olup diyafragmanın konkavlığına uyar. Alt yüzü konkav olup üzerinde H biçiminde ikisi paralel ortada e. nine üç oluk gösterir. Bunlardan sağ uzunluğuna oluk daha genişçe olup ön yarısında içinde safra kesesi arka yarısında da alt vena kava vardır. Sol uzunluğuna oluk içinde önde karaciğerin göbeğe kadar gelen yuvarlak bağı vardır. Karaciğerin alt yüzündeki karaciğer kapısı (porta hepatis) içinde karaciğere giren ve çıkan damar ve sinirlerle safra yolu vardır.

Karaciğerin alt yüzü, bu H biçimindeki olukla dört loba ayrılır : 1 - Sağ lob, 2 - Sol lob,3 - Dörtgen lob, 4 - Kuyruklu lob. Bunlardan dörtgen lob, karaciğer kapısının önünde, kuyruklu lob da arakasındadır.

Karaciğer kapısından giren ve çıkan oluşumlar şunlardır; 1 - kapı toplardamarı, 2 - karaciğer atardamarı, 3 - sinirler, 4 - lenfa damarları, 5 - karaciğer safra kanalı.

Karaciğer kapısından giren kapı toplardamarı içinde kara kandan başka sindirilmiş ve emilmiş besin maddeleri de bir takım değişikliklere uğradıktan sonra karaciğerin arka kenarı üzerindeki bir çok toplardamarlarla alt vena kavaya açılır.

Yapısı : Karaciğerin bir bağdokusundan yapılı zarfı vardır. Bunun çevresinde karaciğer peritonla da örtülmüştür. Karaciğer üzerine dikkatle bakılırsa bir çok büyük lobcuklardan meydana geldiği görülür. Her bir lobcuk yapı bakımından küçük bir karaciğer kabul edilebilir.

Mikroskop altında her bir lobcuk çokgen görünüştedir. Her bir lobcuğun çevresinde bağ dokulu bir ara var dır. Bu arada karaciğer atardamarıyla kapı toplardamarının kolları vardır ki bunlar lobcuk içinde dalcıklar halinde dağılırlar. Lobcuklarda dağılan kan, lobcukların ortasındaki merkez toplardamarlarında toplanır. Bu merkez toplardamarları birleşerek karaciğer toplardamarına açılırlar. Lobcukların çevre, sindeki bağ dokuda safra yollarının karaciğer içindeki parçası vardır. Lobcuklarda meydana gelen safra bu borucuklara dökülür, bunlar da birleşe birleşe karaciğer kapısındaki safra kanalını yaparlar. Daha sonra pankreas başının arkasından geçerek duodenumun inen bölümünün duvarı içine kanalı ile beraber ve duodenumun büyük papillası içindeki Vater ampulüne açılır.

Karaciğerin vazifesi : 1 - Safra yapmak olup bu, bezin dış salgı vazifesidir. 2 - Glikojen yapmak, İncebarsaklardan karaciğere gelen glikoz, karaciğere gelen glikoz, karaciğerde glikojen olarak depo edilir. Karaciğer hücreleri bunu glikojen halinde saklar, lüzumunda kana tekrar glikoza değiştirerek geçirir. 3 - Üre yapmak. Azotlu maddelerin artıklarını üre haline çevirir ve bu da kana geçerek böbreklerle dışarı atılır, 4 - Antioksik vazifesi. Kana geçen faydasız ve zararlı maddeleri zararsız hale getirmeğe çalışır, 5 - Kan yapma işini uyartır, 6 - Bir iç salgısıyla kanın pıhtılaşma hassasını sağlar.

KURBAĞAGİILER « Hayvanlar

Omurgalı hayvanlar şubesinin bir sınıfı. Hem suda, hem karada yaşayan hayvanlardır. Bunlar, balıklardan sürüngenlere (deniz hayatından kara hayatına) geçişin en güzel örneğini meydana getirirler. Derileri ince ve pulsuzdur. Daima nemlidir. Genel olarak iki çift üyeleri vardır. Ön üyeleri dört, arka üyeleri beş parmaklıdır. Solunumları, deri, solungaç (yavrularında) ya da akciğerle olur. Başkalaşım geçirirler. İskeletleri larva devrinde kıkırdaktan, olgun devrinde kemiktendir. Omurga beş bölgeye ayrılmıştır. Sindirim organı ağızdan başlar. Ağızda dil ve dişler bulunur. Dolaşımları, larva devrinde balıklara benzer. Erginlerde yürek iki kulakçık ve bir karıncıktan (üç gözlü) ibarettir. Sinir sistemi, beyin ve omurilikten ibarettir.