ALAŞIM « Kimya
Bir metali, bir veya daha fazla metallerle veya yarı metallerle karıştırılarak elde edilen yeni ürün. Alaşımlar, çoğu defa gerektiği kadar sert olmayan metallerle, istenen sertliği vermek için yapılır. Görünüşte alaşımların metallerden farklı olmadığı sanılırsa da gerçekte öyle değildir. Alaşımlar da metaller gibi billurlardan yapılmış olmalarına rağmen, bu billurlar birbirinden farklı birtakım cisimlerin bir araya gelmesinden meydana gelmiştir.
Alaşımları elde etmek için metaller, gazla ısıtılan potalı fırınlarda ve potalar içinde eritilir.
En çok kullanılan alaşımlar şunlardır: Pirinç (çinko-bakır), Bronz (kalay-bakır), çelik (demir-karbon-krom), düralümin (aliminyum-bakır-mağnezyum-manganez-silisyum) dur.
BUHAR « Kimya
Buharlaşma olayında meydana gelen gaz halindeki madde.
BRANDENBURG « Dünya Coğrafyası
Almanya'nın Prusya bölgesinde, Alman Demokratik Cumhuriyetine bağlı bir yönetim bölümü ve bu bölgedeki bir şehrin adı. Bölgenin yüzölçümü 26.876 kilometrekare, nüfusu 2.505.000 dir. Elbe’nin kollarından Havel ırmağı kenarında kurulmuş olan Brandenburg şehri, iplik ve dokuma fabrikaları ile önemli bir sanayi şehridir
BİLEZİK « Sözlük
Bileğe, kola takılan altın, gümüş gibi kıymetli madenlerden, boncuk, sedef, cam, fildişi, kehribar v.s. den yapılmış halka biçiminde süs eşyası. Üzerine kıymetli madenlerden kaplamalar yapıldığı gibi kıymetli, kıymetsiz taşlarla bezenmiş olanları da vardır. Eski kültür milletlerinden beri bilinen bir süs eşyasıdır.
HARF DEVRİMİ « Tarih
Cumhuriyetin ilânından sonra, milletçe Batılılaşmamız için Büyük Atatürk tarafından yapılan devrim hareketlerimizin en önemlilerinden biri.
Türkler, tarih boyunca değişik yazılar kullanmışlardır. Türkçenin, bugün kadar bilinen yazılarının en eskisi Orhun ve Yenisey yazıtlarının en eskisi yukarıdan aşağı satırlar şeklinde yazılan yazılardır. Bundan sonra sağdan sola yazılan Uygur yazısı kullanılmış, Müslümanlığı kabul edilmesinden sonra da Arap yazısı kullanılmağa başlanmıştır.
Uzun yüzyıllar kullanılan Arap yazısında, harflerin sayısı çoktur. Harfler çok değişik sesleri bile karşılayacak durumdadır. Bu yazı, Arap diline göre düzenlendiği için, Türkçemizi tam olarak karşılayamamaktadır. Sesli harflerin az kullanılması yüzünden de, kelimelerdeki sesleri karşılayabilmek için birçok kelimenin ayrı ayrı imlâsını öğrenmek gerekmektedir. İşte bütün bunlar, Arap yazısının, ancak aydın kişiler tarafından, uzun bir çaba sonucu öğrenilebilmesini yaratmış, büyük kitleler, Arap yazısını öğrenemez, yazıları okuyamaz bir duruma gelmiştir. Milletçe, çağdaş medeniyet seviyesine çıkmamız için, Batıya yönelmemizden başka çıkar bir yol olmadığını gören Büyük Atatürk, büyük kitlelerin taassuptan kurtularak, yani devrim hareketlerini kolayca izleyebilmesi için Arap yazısı yerine, bütün medenî milletlerin kullanmakta olduğu bir yazıyı, Lâtin yazısını kabul etmemizden başka çıkar bir yol olmadığını görmüş ve hareketlerini bu yolda düzenlemiştir.
1928 yılının Ağustos ayı, Türk harf devriminin başlangıç ayı sayılır.
İstanbul'da Sarayburnu Parkı’nda 9 Ağustos gecesi, Büyük Atatürk bir nutuk söylemiş, yeni Türk harfleriyle yazdığı notları Falih Rıfkı Atay'a okutarak, yeni Türk harflerinin nasıl kolaylıkla okunabilir, yazılabilir bir yazı olduğunu söylemiş ve bütün milletçe yeni Türk harflerinin benimsenmesini istemiştir.
Bütün yurtta büyük bir heyecanla karşılanan bu nutuktan sonra yeni Türk harfleri üzerindeki çalışmalar ilerlemiş ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 1 Kasım 1928 tarihinde kabul ettiği bir kanunla, Arap harfleri yerine, yeni Türk harfleri, devletin resmî yazısı olmuştur.
KÖPEK « Hayvanlar
Memeli hayvanların etoburlar takımından bir hayvan. En eski zamanlardan beri insanlar tarafından ehlileştirilmiştir. Zekâsı ve hafızası sebebi ile ilk zamanlardan beri avda, savaşta, çobanlık, polislik gibi işlerde kullanılagelmiş, insanın en sadık yardımcısı olmuştur. Boy ve şekil bakımından yüzlerce çeşidi vardır. Bu çeşitleri, başlıca dört grupta toplamak mümkündür, a - çoban köpekleri, b - bekçi köpekleri, c -av köpekleri ,d - ev köpekleri. Bu çeşitler içinde, bir tay büyüklüğünde olanların yanında, bir kedi yavrusu küçüklüğünde bulunanlar da vardır.