Nedir

BOŞANMA « Toplum ve Toplum Yapısı

Evlilik birliğini sona erdiren müessese. Aileyi ve toplumu çok yakından ilgilendiren bir konu olan boşanma, söz konusu olduğu devrin ve memleketin kurallarına göre, hâkimin hükmü, taraflardan birinin ya da ikisinin iradesi ile olur. Boşanma müessesesi, tarih içinde çeşitli sistemlerin zamanın ve toplumların ahlâkî ve dinî inanışlarına göre çeşitli şekiller göstermiştir. İlk çağlarda,

çoklukla zina ve kadının çocuk doğurmaması hallerinde yapılabilen ve sadece erkeğe verilen bir hak durumunda idi. Roma'nın ilk beş yüz yıllık devrinde, kutsal bir müessese olarak bilinen evliliğin boşanma ile sona ermesi olayı görülmez. Daha sonraları evliliğin bu kutsallığı ortadan kalkmış ve boşanma olaylarına sık sık rastlanmıştır. Hıristiyanlığın ilk devirlerinde, evliliğin ancak ölümle ortadan kalkabileceği fikri, boşanmayı bollaştıran sebeplerin çoğalmasını sağlamıştır. Fakat Reformdan sonra Protestanlığın yayılması ile boşanma müessesi, bu mezhebe katılan memleketlerde kabul edilmeğe başlamıştır.Bu durum, Kilise hukuku, yerini lâik hukuka bıraktığı zaman, belli şartlar içinde olabilen bir özellik kazanmıştır.

İslâm hukukunda ise boşanma, sadece kocaya tanınmış bir hak olarak belirir. Erkek, dilediği zaman karısını boşayabilmek hakkına sahiptir.

Türk Medenî Kanununun yürürlüğe girdiği tarih olan 5 Ekim 1926 tarihinden bu yana Türk hukukunda, öbür alanlarda olduğu gibi boşanma alanında da İslâm hukuku ile ilgili hükümler kaldırılmış ve evlilik müessesesi, sağlam ve medenî kurallara bağlı olan ve kanunun hükümleri ile korunan bir müessese olmuştur. Boşanma için müracaatta bulunma hakkı, eşit şartlar içinde hem erkeğe, hem de kadına tanınmıştır.

LUMBAGO « Sağlık

Belkemiğinin alt bölümlerinde, şiddetli ağrılar ve tutuklukla kendini gösteren bir hastalık. Hastanın eğilip doğrulması, ağrıların artmasına yol açtığı için, çok sıkıntı veren bir hastalıktır. Lumbago, süregelen romatizmadan ileri geldiği gibi, belkemiğinin her hangi bir sarsıntı sonucu zedelenmesinden de ileri gelir. Genel olarak öldürücü bir hastalık olmamasına rağmen verdiği ıstırap ve rahatsızlığı büyük olan bir hastalıktır. Hekimin devamlı kontrolü ile giderilebilir.

ÇARŞI « Sanayi ve Ticaret

Çeşitli dükkânlarla dolu, üstü kapalı yada açık, alışveriş etmeye elverişli pazar yeri. Türk şehirlerinin çoğunda, üstü kapalı “kapalıçarşı” 1ar halinde alış veriş yerleri vardır. Bunların geçici olanlarına “Pazar” denir. Satılan eşyanın cinsine göre, dükkânların bir arada bulunması itibariyle kavaflar çarşısı, kuyumcular çarşısı adlarını alırlar. Eski Türk şehirlerinin çoğunda alış-veriş edenlerin güneş ve yağmurdan korunmaları için üstü örtülmüş “kapalıçarşı” 1ar bulunmakta idi. Bunların en ünlüleri ve büyükleri, İstanbul'da kurulmuştur.

Özellikle son yıllarda, büyüyen şehirlerin alış-veriş ihtiyaçlarını karşılayapabilmek için çeşitli apartman ve hanlara da, sayıları 100-200'e varan dükkânların bulunduğu çarşılar (pasajlar) yapılmaktadır.

PSİKOLOJİ « Bilim ve Sanat

Duyum, heyecan, düşünme gibi olguları ve bunların kanunlarını inceleyen bilim; ruhbilim. Psikolojinin öbür bilimlerden önemli ayrıntıları vardır. Bu ayrıntılar da psikolojik olaylarda kendini gösterir. Psikolojik olaylar, doğrudan doğruya bilinir, kişiseldirler, uzaysızdırlar ve doğrudan doğruya ölçülemezler. Psikoloji, bu olayları sübjektif (içebakış) ve objektif (deneyler, bilinebilen olaylar) yönleri ile inceler.

Psikoloji, eski devirlerde, Tanrı bilimciliğin etkisi altında kalan, psikolojik olayları “ruh” a bağlıyan bir bilim olarak kalmış, yakın zamanlarda deneysel ve müspet bir bilim haline gelmiştir.

ASYA « Dünya Coğrafyası

Dünya'nın beş kıtasından biri ve en büyüğü. Asya, eski dünyanın da bir parçasıdır. İnsanlığın ve medeniyetlerin eşiğidir. Dünya üzerindeki karaların üçte birini teşkil eder. Yüz ölçümü 44.700 km2, nüfusu 1.6000.000.000 dir.

Asya, kuzey, doğu ve güneyde denizlerle kuşatılmıştır. Batıda Akdeniz Karadeniz’le de kıyıları vardır. 1730 da kabul edilen sınırlamaya göre de batı Ural dağlarında Avrupa ile birleşir. Kuzeyini Buz Okyanusu, doğusunu Büyük Okyanus, güneyini Hint Okyanusu, batısını Kızıldeniz, Süveyş kanalı ve Akdeniz kuşatır. Avrupa kıtasından Haz denizi Ural dağları ile ayrılır. Asya düzensiz bir dörtgen biçimindedir. Sahilleri çok girintili çıkıntılıdır. Bu girinti çıkıntılar bazen çok büyük yarımadaları ve körfezlerin meydana gelmesine sebep olmuştur.

Tabiî bölümleri : Asya beş büyük bölüme ayrılabilir: 1) Kuzey Asya (Batı Sibirya ile birlikte bütün kuzey bölümü içine alır), 2) Yüksek Asya (iç dağlık alanlarla yüksek düzlükler ve yüksek ülkeler bölgesinin bulunduğu yer) 3) Ön Asya (Arabistan, Anadolu İran, Batı Türkeli ile Hazer çevresi), 4) Güney Asya (Hindistan, Çin - Hindi, İndonezya adaları), 5) Doğu Asya (Tonkin körfezinden Çukça yarımadasına kadar hemen bütün doğu bölümünü ve kenar denizlerle kıtadan ayrılmış bütün adaları içine alan bölüm).

Yüzey şekilleri: Asya, ortalama yüksekliği 950 - 1000 metre olan yüksek bir kara parçasıdır. Dünyanın en yüksek dağları ile en yüksek yaylaları Asya'da yer almıştır. En derin çukurluklar da Asya-dadır. Önemli dağ sıraları arasında Himalayalar, Hindikuş, Kunjun, Tien-şan, Altay, Kafkas ve Ural dağları vardır. Dünyanın en yüksek noktası olan Everest tepesinin (8.882 metre) bulunduğu Himalayalar, Hindistan, yarımadasını kıtadan ayıran tabiî bir sınır biçimindedir. Afganistan'ın kuzeyine doğru Hindikuş sıradağları yer alır. Kun-lun Himayaların kuzeyinde ve ona paralel olarak uzanmıştır. Tien-şan dağları da bunlara paralel olarak uzanan dağ sırasıdır. Altay dağları ise Moğolistan'dan Sibirya'ya doğru kuzeybatı yönünde uzanırlar. Batıda Asya ile Avrupa arasında tabiî sınırı meydana getiren Kafkaslar ve bunların kuzeyinde Ural dağları uzanır.

Kıtanın ortasını geniş çöller kaplamıştır. Bunlardan en büyüğü Gobi çölüdür. Batıda Önasya ve Arabistan Yarımadasında da çöller bulunmaktadır.

Sular : Asya'nın büyüklüğüne uygun olarak büyük nehirler vardır. Hindistan'ın üç büyük nehri olan Ganj, İndüs ve Brahmaputra, kıt'anın en önemli akarsularıdır. Çin'deki Gökırmak ve Sarıırmak bunlardan da uzundur. Hindistan'da bulunan nehirler Hind Okyanusuna, Çin'de bulunanlar Büyük Okyanus'a dökülürler. Kuzeyde bulunan büyük nehirlerden Obi, Yenisey. Lena nehirleri Kuzey Buzdenizine dökülürler. Bunlardan başka tarihî bakımdan önemli Şiriderya ve Amuderya Aral gölüne,

Dicle ve Fırat Basra körfezine dökülen. Asya nehirlerinden bazıları yeryüzünün büyük nehirlerindendir. Fakat bunlar en büyük nehirler değildir. Gölleri, çok sayıda ve kullanışlı değildir Baykal, Aral, Balkaş, Işık ve Van Gölleri en önemli göller arasındadır.

İklim: Kutuplardan ekvatora kadar uzanan bu geniş kıtada hemen her türlü iklim kuşaklarına rastlamak mümkündür. Kuzey Asya iklimi, kışları 50 dereceye kadar düşen kıtanın en soğuk bölgesidir. Batı Sibirya ve Kuzey Buzdenizi kıyıları bir dereceye kadar daha yumuşak bir iklim özelliği gösterir. Batıda. Akdeniz'in kıtalar arasına çok sokulmuş olması dolayısıyla Akdeniz iklimi yer alır. Bu kıyılarda kışları ılık ve yağışlı, yazlar sıcak ve kurak geçer. İç bölümlerde bu iklim gittikçe zayıflayarak İrana, Batı Türkeline hattâ Himalayalara kadar etkisini gösterir. Güney, batıda Arabistan'ın büyük bölümü güney İran kuzeybatı Hindistan'da astropikal kurak iklim tipi yer alır. Güneyde mevsim rüzgârlarının doğrultuları dolayısıyla kışlar kurak, yazlar yağışlı ve sıcak geçer. Güney Çin'den Mançur'yaya kadar, yazlar sıcak ve yağışlı fakat kışlar çok soğuk geçer. Asya'nın doğu kenarında bulunan ülkelerde şiddetli kışlara rastlanır. Kıyı bölümleri ise yazın sıcak kışın ılık geçen ve mevsim rüzgârlarının etkisi altında kalan bir bölümdür. İç Asya, tamamıyla kara ikliminin hüküm sürdüğü bir yerdir. Yaz ile kış gündüz ile gece arasındaki ısı farkları büyüktür. Yağış azdır. Bu sebeple iç Asya'nın büyük bir kısmı step ve çöllerle kaplıdır. Önaysada genel olarak bir kuraklık göze çarpar.

Bitki örtüsü ve hayvanlar : Bütün bu değişik iklimlere uygun olarak çeşitli bitki örtüsünü Asya'da görmek mümkün dür. Kuzey'de Buzdenizi çevresinde Tundura'lar uzanır. Bunların daha güneyinde bodur ağaçlar bulunur. Sibirya bölümünde ise büyük bir şerit halinde uzanan ormanlar bölgesi yer alır. Kıtanın en verimli bölgesi, güney ve güneydoğu kısımlarıdır; buralarda tropikal bitkilerin her çeşidine rastlanır. Tunduralarda rengeyikleri beyaz ayılar, kutup tilkisi görülür. Daha güneyde, Sibirya ormanlarında kürklü hayvanların birçok

türleri bulunur. Bozkırlar, kurtların, yaban eşeklerinin, develerin, atların, yaşama alanlarıdır. Tibette özel birtakım hayvanlar (Lama) yaşar. Tropikal bölgede maymunlar, kaplan ve parslar görülür. Tropikal ve astropikal bölümlerde daha çok doğu Afrika'da bulunan hayvanlar yaşar.

Nüfus : Asya, çeşitli medeniyetlerin ve çok değişik ırklarda insanların yaşadığı bir kıtadır. Bir buçuk milyara yakın nüfusu ile dünyanın en kalabalık kıtası olan Asya'da nüfusun dağılışı çok değişiktir. İklimin sertliği, kışlarının uzunluğu dolay isiyle Sibirya'nın kuzey bölümü çok seyrek nüfusludur. Güneye doğru geniş bir alanda yerleştirilmiş olan - Rusların oturduğu yerlerde nüfus daha sıktır. Kilometrekareye 10-15 kişi düşer. Geniş bozkırlar ve çöllerde ya göçebeler dolaşır ya da buralar büsbütün ıssız alanlardır. Güney ve Doğu Asya çok kalabalıktır. Hindistan ve Çin yüzyıllar boyunca dünyanın en kalabalık yerleri olarak kalmışlardır. Buralarda kilometrekare başına 65 - 70, Japonya da 200 kişi düşmektedir.

Asya, büyük dinlerin beşiğidir. Bu gün nüfusun hemen yarısı budist, dörtte biri müslüman ve hemen aynı miktarı brahman'dır. Bunlardan başka elli milyon kadar hristiyan, yahudi ve ilkel dinde olanlar yaşar.

Ekonomi: Asya'da en önemli geçim kaynakları hayvancılık ve tarımdır. Kuzeyde ormanlık bölgeler maden bakımından zengindir. İç Asya'da daha çok hayvancılık gelişmiştir. Asya'nın en ö~ nemli bölgeler güneyde ve doğuda toplanmıştır. Buralardaki pirinç, kauçuk, şekerkamışı, çay, kahve ve tütün ekimi çok geniştir. Endüstri kıtanın tabiî zenginliklerine uygun şekilde gelişmemiştir. Ülkeler: XIX. yüzyılda İngiltere, Rusya, Birleşik Amerika, Asya'da yerleşmişler ve Asya'nın en verimli bölgelerini ellerinde tutmuşlardır. Fakat Asya'da millî duyguların kuvvetlenmesi ve hele “Asya Asyalılarıdır” fikrinin yayılması yavaş yavaş, fakat gittikçe daha kuvvetle beliren birtakım kımıldamaların görülmesini sağlamıştır. İkinci Dünya Savaşından sonra Çin'deki gelişmeler, Hindistan ve Pakistan'ın hareketleri bu duyguların yayılmasının sonucudur.İngiltere'nin el koyduğu bazı küçük yerlerle, Rusların sınırları içinde olan bölümlerin dışında Asya, yerli ve egemen devletlerin elindedir. Asya'da bulunan ülkeler şunlardır: Türkiye, Suriye, Lübnan, İsrail, Ürdün, Irak, Suudi Arabistan, Yemen, İran, Afganistan, Pakistan, Hindistan, Endonezya, Burma, Filipinler, Çin Japonya, Kore, Malaya, Tayland, Vietnam, Nepal.

BERİNG BOĞAZI « Dünya Coğrafyası

Asya ile Amerika kıtalarını birbirinden ayıran boğaz. Bering denizi ile Kuzey buz denizi arasındadır. Boğazın en dar yeri, iki kıtayı 100 kilometre kadar birbirine yaklaştırır. Bering boğazını, Danimarkalı Kâşif Bering (1680-1741) 1730 yılında keşfetmiştir. Bu sebeple onun adı ile anılır.