DEVELİ « Türkiye Coğrafyası
Kayseri iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.904 kilometrekare, nüfusu 50. 440 dır. Yüzeyi yer yer dağ yamaçlarından ve geniş düz ovalardan ibarettir. İlçe halkı, geniş tarla ziraati ve hayvancılıkla geçinmektedir. İlçenin merkezi 13.680 nüfuslu Everek kasabasıdır.
ARUZ « Edebiyat
Hecelerin uzunluğu ve kısalığı esasına dayanan ve Arap nazmında kullanılan vezin.
Aruz'u, Arap dilcisi İmam Halil (- 786) bir bilim haline getirmiştir. Bu zamana kadar Araplar manzumelerini pratik bir usulle yazarlarken, İmam Halil bunu birtakım esaslara dayamıştır. Bu esasların sonucu olarak da Arap dilcileri şiir bilimini, aruz ve kafiye bilimi olmak üzere ikiye ayırmışlardır. Aruz bilimi, aruz vezninin kurallarından söz eder.
Arap yazı sistemine sıkı sıkıya bağlı olan aruz vezni, hece esasına dayanır. Hecelerin harekeli (müteharrik) ya da harekesiz (sakin) harflerle meydana gelmesine göre ayrılır Yazılı bir beyit, harekeli ve harekesiz hecelerden meydana gelmiştir. Heceler de harflerin sayılarına göre Sebeb, Veded, Fasıla adlarını alırlar. Bunlar da iki kısma ayrılır: 1) Hafif Sebep, bizdeki kapalı hecenin karşıtıdır ve (-) ile gösterilir; 2) Ağır Sebep, bizdeki açık hecenin karşıtıdır ve ( . ) ile gösterilir. Bu temel hece şekillerinin birbirleri ile karışmasıyla 8 şekil meydana çıkar.
Her beyitte en aşağı dört tanesi bulunan bu şekillere “tef’il” ya da “tefile” denir.
Fe'ûlün (.- -), fâ'ilün (- .-), mefailün (.-.-), fa'ilâtün (-.- -), müstefilün (- - .-), mefûlâtü (- - -.), müf â'aletün (..- -.-), mütelâ'iliün (..-.-).
Tefîle'lerin de türlü şekillerde birleşmesi ile 16 nazım kalıbı meydana gelir. Bunlara “bahir” denir.
Çok eski zamanlardan beri kuvvetli bir halk şiiri geleneğine sahip olan Türkler, İslâm dünyasına katılmağa başladıktan sonra, şiirlerini Arapça ve Farsça yazmaya başlamışlar ve Türkçeye birçok Arapça ve Farsça kelimelerin girmesinden sonra da aruz vezninde çok başarılı örnekler vermişlerdir. Divan Edebiyatı, baştan başa aruz vezni ile yazılmış ve Arapça, Farsça kelimelerin kullanıldığı şiir örnekleri ile doludur. Ancak XIX. yüzyılın sonlarında Türkçe kelimelerle yazılmaya başlanan bu vezindeki şiirlere de rastlamakta isek de bu vezin sistemi Türkçemize yabancı kalmakta devam etmiştir.
AŞAR « Tarih
İslâm maliyesinde, özellikle Osmanlılarda beyt-ül-mal adında ürün üzerinden onda bir oranında alman vergi. Osmanlılar bu vergiye, öşür, onda, ondalıkta adını vermişlerdir. Bu vergi her türlü toprak ürünlerinden, bu arada çayırdan, bağ bostan ve meyve ağaçlarından alınmış şıra, pekmez gibi mamullerle sebzeler de bu vergiye tabi kılınmıştır. Aşar vergisi timar rejiminin hâkim olduğu devirlerde genel olarak Timar ve Has sahibine bırakmıştır. Timar sahibi ya da vekili gelip ürünün onda birini ayırmadan köylü harman ürününü kaldıramazdı. Fakat aşarın adalete uygun bir şekilde alınması, memlekette kadastronun ve muntazam maliye teşkilâtının yokluğu sebebiyle mümkün olamamıştır. Diğer taraftan da Osmanlı İmparatorluğunun geçirdiği ekonomik gerilik, vergi nispetinin daha da artırılmasını gerektirmiştir. Bu sebeple verginin uygulanma şekilleri ve halk üzerinde etkileri büsbütün kötüleşmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti kurulunca ilk işlerden biri bu büyük dâvanın halli olmuş ve 17 Şubat 1925 tarihli bir kanunla aşar usulü kaldırılmıştır.
ETER « Kimya
Asitlerin alkollerle birleşmesinden meydana gelen sıvılara verilen ad. Bu bakımdan eter, alkollerin anhitritleri (susuz) dır. Alkollerden su çıkarmak için, değişik sülfirik asit kullanılır, iki molekül alkolden bir molekül su çıkarsa, eterler meydana gelir. Eterler, çoklukla düşük derecelerde (âdi eter 25 derecede) kaynar; uçucu ve çabuk ateş alan sıvılardır. Renksiz ve özel kokuludurlar. Buharlaşırken, çok ısı aldıklarından, etrafı soğuturlar. Az koklatıldığında bayıltıcı özelliği vardır. Bu sebeple ameliyatlarda kullanılır.
BROM « Kimya
Halojenler grubundan bir eleman. Kimyasal sembolü Br, atom numarası 35, atom ağırlığı 79.917 dır. Koyu esmer kırmızı renkli bir sıvıdır. Kaynama noktası 58.8 derece olan Brom, âdi sıcaklıkta bile şiddetle buharlaşır. Buharı fena kokulu, esmer kırmızı renkli, zehirli ve tahriş edicidir. Bilhassa solunum organlarını ve gözleri tahriş eder. Donunca esmer, hafif metalik parlaklıkta billurlar meydana getirir.
1826 yılında Balard tarafından deniz suyundaki tuzlardan elde edilmek suretiyle yeni bir eleman olarak keşfedilmiştir. Tabiatta klorürler yanında az olarak, bromürler halinde yaygın olarak bulunur. Kimyasal reaksiyonlara çok yatkındır. Hemen bütün elemanlarla kolaylıkla birleşir.
Brom ve bileşikleri birçok organı boyar maddelerin sentezinde, yatıştırıcı ilâçların ve uyku ilâçlarının elde edilmesinde, fotoğraf cam ve kartlarının filmlerin hazırlanmasında kullanılır.
Su içinde ve çok serin yerde saklı tutulur. Şiddetli zehirli olduğu için ayrı yerlerde bulundurulur.
GEBZE « Türkiye Coğrafyası
Kocaeli'ne bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 724 kilometrekare, nüfusu 30.435 tir. Yüzeyi kuzeydoğuda dağ ve sırtlardan batı-güneyde kıyıya yakın bölümlerde geniş düzlüklerden ibarettir. Bağcılık, sebzecilik, meyvecilik önemli gelir kaynaklarıdır. İlçe merkezi 7.869 nüfuslu Gebze kasabasıdır.