Nedir

BEYİT « Edebiyat

İki mısradan meydana gelen nâzım parçası. Divan edebiyatında nâzım birimi sayılan beyit, aynı vezinde olan ve birbiri peşinden gelen iki mısradır. Çoklukla anlamın tamamlandığı bir bölüm Beyitin bir nâzım birimi olarak kabul edilmesi yüzünden, divan edebiyatı şiirlerinde konu birliği pek az görülür. Divan şairinin bütün düşüncesi, beyitleri meydana getirecek kafiyelerle ikişer mısra söyleyebilmekti. Divan edebiyatındaki bu şiir anlayışı, bizde “Edebiyat-i Cedide” ile değişmeye başlamıştır. Anlamın bir beyitte tamamlanmasının şart olmadığı sonraki beyitte, hattâ daha sonraki beyitlere geçebileceği hakkındaki örnekler, bu edebiyat akımı ile edebiyatımızda gelişmiştir. Böylece, bir nâzım şeklinde konu birliğine önem verilmesi yoluna geçilebilmiştir.

Beyit, kafiyeli iki mısradan meydana gelirse “beyt-i musarra”, bir gazelin en seçme beyti olursa “beyt-ül gazel” bir kasidenin en güzel beyti olursa “beyt-ül kaside”, içinde şairin adının ya da mahlasının bulunduğu beyitse “tac tâc beyit” bir kasidenin ya da gazelin ilk beyiti “matla” son beyti ise “makta” adını alır.

NANE « Bitkiler

Ballıbabagillerden bir bitki. Yapraklan sapsız, çiçekleri beyaz ya da menekşe renginde, küçük bir bitkidir. Yemeklere tat ve koku vermek için yas ya da kuru olarak kullanılır.

İSKENDERUN KÖRFEZİ « Dünya Coğrafyası

Anadolu'nun güneyinde, Doğu Akdeniz'in kuzeydoğusunda, doğuda Amanos, batıda Misis dağ sıralarının arasına girmiş geniş bir körfez. Doğu kıyılarında İskenderun şehrinin bulunması sebebi ile bu adı almıştır. İskenderun körfezi çevresinin zenginliği ile eski devirlerden beri büyük ticarî önem taşıyan bir özellik taşır.

FİDAN « Bitkiler

Meyveli, meyvesiz, iki ya da daha çok yıl ömürlü ağaç ve ağaçları üretmek üzere kullanılan, tohumundan sürmüş ya da odunlaşmış dalları köklendirmiş genç bitkilere verilen ad. Bunların yetiştirildiği yere “fidanlık”, bunları yetiştirme sanatına “fidancılık” denir.Meyve veren ağaç ve ağaççıkların fidanları kâr ya da zevk amacı ile yapılan meyve bahçeleri ile bağların kurulmasında kullanılır. Meyvesiz ağaç ve ağaççık fidanları ise süs bahçeleri, küçük korular, parkların kurulmasında işe yararlar.

BOKS « Spor

Yumrukla oynanan ve belli kurallara göre uygulanan bir spor. Silâhsız bir mücadele şekli olması bakımından tarih öncesi insan topluluklarından beri bütün tarih devirlerinde geniş şekilde uygulanan boks, eski Yunanlılarda spor haline gelmiş, hatta ilk olimpiyatlarda bile önemli bir yer tutmuştur. Fakat boksun spor olarak yayılması XVIII. yüzyıldan itibarendir. 1743 ten sonra yarışma kuralları tespit edilmeğe başlanmış ve XIX. yüzyılda boksun Amerika'ya yayılmasıyla bugünkü anlamda modern boks kurulmuş ve gelişmiştir.

Boks yarışmalarına katılan ve bu işi kendine meslek edinenlere “boksör” denir. Boksu meslek edinmeyenler “amatör boksör” kendine meslek edinenlere “profesyonel boksör” denir.

Boksörler, milletlerarası kurallara ve ağırlıklarına göre: Sinek (48-51 kilo), Horoz (51-54), Tüy (54-57 kilo), Hafif (57-60 kilo), Yarı Walter (60-63), Walter (63-67 kilo), yarı ağır (75-81 kilo), (81 kilo ve yukarı) olmak üzere on sınıfa ayrılırlar.

Boks yarışmaları, “ring” denilen zemini düz ve düşmelerde yaralanmaları önleyecek şekilde elâstiki maddelerle beslenmiş bir alanda yapılır. Boksörler kısa külot, topuksuz ve çivisiz ayakkabı, kolsuz atlet fanilâsı giyerler; ellerine, ağırlıklarına göre, 114 gramdan 227 grama kadar değişen deriden yapılmış boks eldivenleri, dişlerine, bu maksat için yapılmış diş muhafazası ve karın altı bölgelerini korumak için “kask” takarlar; tespit edilmiş kurallara göre birbirlerine karşı vuruşlara geçerler. Yarışmalarda “raund” denilen 3 er dakikalık mola verilerek boksörlerin dinlenmesi sağlanır. Yarışmalar bir orta ve üç yan hakemi ile idare edilir. Yarışma ya sayı, ya da boksörlerden birinin yere düşmesi ve 10 sayılıncaya kadar süren bir zaman içinde kalkmaması sonucu nakavtla biter .

Bilhassa batı memleketlerinde çok popüler bir spor olan boks'un tarihinde Joe Louis, Carnera, Max Schmelling, Ray Sugar, Robinson, Floyd Patterson, Max Bear, Marciano gibi büyük ün kazanmış boksörler vardır.

BULANCAK « Türkiye Coğrafyası

Giresun iline bağlı bir ilçe. İlçenin yüzölçümü 808 kilometrekare, nüfusu 56.773 tür. Giresun'un batısında bulunan ilçenin yüzeyi genel olarak ormanlarla kaplı dik meyilli sırtlarla, güney-kuzey yönünde uzanan vadilerden ibarettir. Halkı başlıca balıkçılık ve tarla ekimi ile geçinmektedir.

İlçe merkezi olan Bulancak kasabası, 70.162 nüfuslu bir kasabadır. Fındık bahçeleri ile çevrilmiş, yemyeşil bir çevre içindedir. Kasabanın başlıca gelir kaynağı fındıktır.