DİPLOMATLIK « Meslekler
Milletlerarası işlerde ve bir memleketin dış politikası ile uğraşma mesleği. Diplomatlık, devletlerin siyasî ve hukukî münasebetlerine, karşılık, menfaatlerine,tarihî gelişmelerine, bunları bağlayan antlaşma hükümlerine derin bilgiyi gerektirir. Çünkü, diplomatlar, memleketlerini, yabancı memleketlerde temsil ettikleri gibi, memleketlerinin çeşitli menfaatlerini de buralarda korumakla görevlidir. Diplomatlık, XVIII yüzyıl başlarında kurulmuş bir meslektir. Bu yüzyıldan itibaren memleketler, ilgi kurdukları yabancı memleketlere temsilci göndermeğe başlamışlardır. Milletlerarası meselelerin çok çeşitli yönlerden arttığı çağımızda da, diplomatlık mesleği, önemini kaybetmeyen bir meslek olmakta devam etmektedir.
GEZEGENLER « Astronomi
Genel olarak, yakınlarında bulunan yıldızlara göre uzaklıklarını değiştiren yıldızlara verilen ad. Gezegenler, güneş çevresinde dönen gök cisimleridir. Güneş çevresinde, odaklarından birinde güneş olmak üzere meydana gelen bir elips üzerinde dolanırlar.
Gezegenlerin, Güneş'e olan uzaklıkları değişiktir. Bu sebeple, uzaklıklara göre değişen büyüklükte bir elips üzerinde dolanırlar. Her yıldızın, Güneş etrafında donanma süresi başka başkadır.
Güneş etrafında, belli başlı dokuz gezegen dolanır. Bunlar, Güneş sistemini meydana getirirler. Güneş etrafında dolanan bu dokuz gezegen. Güneşten olan uzaklıklarına göre, şunlardır: Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün, Plüton.
Merkür (Utarid), Gezegenlerden Güneşe en yakın olanıdır. Güneşten uzaklığı 57,8 milyon kilometredir. Güneş etrafında 88 günde dolanır ve Ay gibi safhalar gösterir. Kendi ekseni çevresinde îse 24 saat 23 dakika (bazı astronomlara göre 88 günde) döner. Ortalama çapı 4.850. kilometredir. Dünya'dan 22,6 defa küçüktür. Güneşe çok yakın olduğu için çok sıcaktır. Ortalama sıcaklığı 200 dereceyi bulur. Şimdiye kadar bir uydusu görülmemiştir. Atmosferinin de olmadığı sanılmaktadır.
Venüs (Zühre), İkinci gezegendir. Güneşe uzaklığı 108 milyon kilometredir. Güneş çevresinde 225 günde dolanır. Ekseni etrafında dönme süresi belli değildir. Dünyadan, daima büyük bir bulut tabakası ile örtülmüş görünür. Bundan dolayı, kendi ekseni etrafında dönme süresi bilinmemektedir. Çapı, 12.240 kilometredir, bu duruma göre Dünya'ya yakın bir büyüklüktedir. (Hacmi Dünya'nın 9/10'u kadardır). Çoklukla Güneş doğmadan ya da battıktan 3 saat önce ya da sonra görünür. Bu halinden dolayı bu gezegene “Sabah yıldızlı” ya da “Akşam yıldızı” adı verilir. Atmosferi olduğu sanılmaktadır.
Dünya (Yer), Merkür ve Venüs'ten sonra gelen üçüncü gezegendir Mars (Merih), Güneşten itibaren dördüncü gezegendir. Güneşe olan uzaklığı 228 milyon kilometredir. Yörüngesi üzerinde 687 günde dolaşır, kendi ekseni etrafında 24 saat 37 dakikada döner, Çapı 6.800 kilometredir. Dünyadan 6.61 kere daha büyük Dünya'daki atmosfer gibi bir atmosferi vardır. Bu kutbunda görülüp kaybolan beyazlıkların bulunmasından, üzerinin zaman zaman bulutlarla kaplı olmasından, bu gezegende su ve atmosferin bulunduğuna delil sayılmaktadır.
Bu arada yapılan incelemelere göre de kara ve denizlerin varlığı kabul edilmektedir. Yapılan bu araştırmalar sonucu, bu gezegende hayat olduğu kanısına varılmıştır. İki tane uydusu vardır. Jüpiter (Müşteri), Güneşten itibaren beşinci gezegendir. Güneşe olan uzaklığı 777 milyon kilometredir. Güneş çevresinde 11.86 yılda, kendi ekseni çevresinde 9 saat 15 dakikada dolanır. Bu gezegen, bütün gezegenlerin en büyüğüdür. Hacmi Dünya'dan 1.340 kere daha büyüktür. Kuvvetli dürbünlerle bakıldığında yüzeyinde büyüklükleri eşit olmayan bir takım lekeler görülür. Bu lekelerin yerlerinin daima değişmesinde bir atmosfer tabakasına sahip olduğu sanılmaktadır. 9 uydusu vardır.
Satürn (Zühal), Altıncı gezegendir. gök yüzünde sarımtırak renkte görülür. Güneşe olan uzaklığı 1.425 milyar kilometredir. Güneş çevresinde 29,46 yılda dolanır; kendi ekseni çevresinde 10 saat 38 dakikada döner.
Dünya'dan 94.92 defa daha büyüktür. Yapılan incelemelerde, çevresinde birçok halkanın bulunduğu görülmüştür. Bu halkalar, sayılamayacak kadar çok küçük cisimlerin meydana getirdikleri halkalardır ve bir uydu gibi gezegen çevresinde dolanırlar. Atmosfer tabakasının bulunduğu ve su buharına sahip olduğu, yapılan gözlemlerle anlaşılmıştır. 10 tane uydusu vardır.
Uranüs, yedinci gezegendir. Herscel (1738 - 1822) tarafından 1781 de bulunmuştur. Güneşe olan uzaklığı 2,866 milyar kilometredir Güneş çevresinde 84 yıl 7 günde dolanır. Kendi etrafın. da 10 saatte döndüğü sanılmaktadır. Ortalama çapı 49.690 kilometredir. Yere oranla 14.58 defa büyüktür. Yoğunluğunun az olmasından, sıcak gaz olduğunu söyleyenler vardır. Zorlukla görülen dört uydusu vardır.
Neptün, sekizinci gezegendir. Fransız astronomu Leverrer tarafından yapılan hesaplara göre böyle bir gezegenin var olduğu sonucuna varılmış ve 23 Eylül 1946 da Berlin rasathanesi müdürü Gali tarafından görülmüştür. Güneşe olan uzaklığı 4.490 milyar kilometredir. Güneşin çevresinde 164 yıl 280 günde dolanır. Yerin hecininden 60 defa büyüktür. Kütlenin gaz halinde olduğu sanılmaktadır.
Plüton, bilinen son gezegendir. Güneşten uzaklığı 5.920 milyar kilometredir. Güneş çevresinde 24 yıl 166 günde dolanır. Çapının 4.000 kilometre olduğu sanılmaktadır. En kuvvetli dürbünlerle bir sönük nokta gibi görünür. Bu gezegene ait bilgiler çok azdır.
AŞI « Sağlık
Organizmada belli bazı hastalıklara karşı bağışıklık (muafiyet) sağlamak için kana verilen ve o hastalığın mikrobu ile hazırlanmış, eriyik. Bazı bulaşıcı hastalıklara yalnız bir defa yakalanıldığı eskiden beri bilinmektedir. Bunun sebebi, hastalığı geçirmekle kazanılan bağışıklıktır. Böyle bir hastalık bir organizmaya sun'i olarak geçirilirse sun'î bir bağışıklık elde edilir. Bunun için de aşı kullanılır. Aşı, vücutta aktif bir bağışıklık meydana getirir.
Aşılar, genel olarak, ya hastalık yapma kuvvetleri azaltılmış mikroplar toksinleri ile yapılır. Başka bir deyimle
aktif bağışıklık meydana getiren aşılar, dolanlı bir şekilde organizmaya verilen, hastalık yapan mikroplardır.
Bunun için genel prensip, hastalık yapan mikrobun, aktif bağışıklık yapacağı organizmaya verilmeden önce bir hayvana verilmek suretiyle küvetinin azaltılmasıdır. Çiçek aşısı, kuduz aşısı, veba aşısı bu yolla hazırlanan aşılardır. Bu tip aşılardan başka salgın tehlikelerinde, geniş çapta bir bağışıklık meydana getirmek için, kolera, tifo gibi salgın hastalıklarda, bu hastalıkların mikroplarını öldürmek suretiyle de aşılar yapılmaktadır.
İnsan ve hayvan vücuduna girdikle rinde toksin meydana getiren bazı mikroplara karşı (difteri, dizanteri, kızıl) kuvveti giderilmiş halde kendi toksinlerinden yapılmış aşılar da kullanılır.
BELKEMİĞİ HASTALIKLARI « Sağlık
Belkemiğini ilgilendiren hastalıklar. Çoklukla cerrahî hastalıklarındandır ve belkemiğinin vücut yapısı, dengesi, hareketleri ve sinir sistemi ile olan ilgisi yüzünden önem taşır. Bunlar, çoklukla şekil bozuklukları, kırıklar ve iltihaplar şeklinde belirir.
MİLLİ BİRLİK KOMİTESİ « Politika ve Siyaset
27 Mayıs 1960 günü, Demokrat Parti iktidarına son veren, Büyük Millet Meclisi'ni fesheden ve Türkiye Devleti'nin yönetimini Türk Silâhlı Kuvvetleri adına ve normal hukuk düzenli bir rejim kuruluncaya kadar geçici olarak üzerine alan Komite.
Millî Birlik Komitesi. 27 Mayıs 1960 günü 38 kişiden meydana gelmiştir. Türk Silâhlı Kuvvetlerinin çeşitli bölümlerinde çalışmış ve 27 Mayıs 1960 günkü devrim hareketine katılmış subaylardan meydana gelen Millî Birlik Komitesi, 27 Mayıs 1960 tarihinden itibaren yürürlüğe giren “Geçici Anayasa” nın birinci maddesine göre, Demokratik usullere uygun olarak kabul edilip, buna göre en kısa zamanda yapılacak genel seçimlerle yeniden kurulacak olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne iktidarı devredeceği tarihe kadar, Türk milleti adına hâkimiyet hakkını kullanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin sahip olduğu bütün hak ve yetkiler Teşkilâta Esasiye Kanunu'na göre bu süre içinde, Millî Birlik Komitesi'ne aittir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, Teskilât-ı Esasiye Kanunu'na göre sahip olduğu yetkileri üzerinde toplayan Millî Birlik Komitesi 6 Ocak 1961 tarihinde kurulan, halkoyuna sunulacak yeni Anayasa ile Seçim Kanunu ve daha başka kanunları hazırlayan “Kurucu Meclis” in bir bölümü haline gelmiş (öbür bölümü Temsilciler Meclisi'dir) ve aynı yetkiler içinde Devletin yönetimine devam etmiştir.
27 Mayıs 1960 tarihinde 38 üye ile kurulmuş olan Millî Birlik Komitesi, İnşa bir süre sonra üyelerinden birinin (İrfan Baştuğ 12/9/1960 tarihinde öldü) ölümü üzerine 37 kişiye inmiştir.
13 Kasım 1960 tarihinden itibaren ise, Millî Birlik Komitesi Başkanı Devlet Başkanı ve Türk Silâhlı Kuvvetleri Başkomutanı Orgeneral Cemal Gürsel tarafından, yayınlanan bir tebliğle, 37 kişilik Millî Birlik Komitesi feshedilmiş yeni kurulan ve eski Millî Birlik Komitesi'nin sahip olduğu yetkilerin hepsine sahip olan Komite, 14 Eski Millî Birlik Komitesi üyesinin çıkarılmasından sonra, 23 kişi ile yeniden kurulmuştur. Bu yeni Milli Birlik Komitesi'nin de üyesi olan Korgeneral Cemal Madanoğlu'nun 6 Haziran 1961 de Komiteden ayrılması üzerine, 22 kişiden ibaret kalmıştır.M.B.K. 15 Ekim 1961 tarihinde yapılan genel seçimler sonucu yetkilerini T.B.M.Meclisi'ne devrederek tarihî ödevini tamamlamıştır.
BEDİR SAVAŞI « Tarih
Peygamber Muhammed'in, hicretin ikinci yılında (Mart 624) Mekkeli'lere karşı kazandığı ilk savaş. Muhammed, Medine halkının yardımını sağladıktan sonra, Mekkeli'lerle arasında daha hicretin ilk yıllarında devamlı anlaşmazlıklar belirmiştir.
Hicretin ikinci yılının ilk aylarında Müslümanlarla Mekke'liler arasında bir çarpışma olmuş, bu çarpışmada Kureyş'lilerin ileri gelenlerinden bir kaçı ölmüştür Bu çarpışmadan kısa bir zaman sonra, Kureyş'lilerden Ebû Süfyan 1.000 develik bir kervanla Suriye'ye hareket etmiş, fakat yolda Müslümanların hücumuna uğrayacağını haber alınca Mekke'liler ilkin Ebû Süfyan'a yardımdan çekinmişler, sonra da Müslümanlığın aleyhtarlarından Ebû Cehl bin Hişam'ın etkisi ile 100 süvari, 950 kişi ve 700 develik bir kuvvetle Kureyş'lilerin yardımına koşmuşlardır. Aralarında Muhammed'in amcası Abbas'ın da bulunduğu Mekke'liler, Mekke ile Medine arasında bir küçük kasaba olan Bedir'de Müslümanlarla karşılaşmışlardır. Fakat Mekke'lilerden önce Bedir'e varmış olan Peygamber Muhammed su kuyularını kumla doldurtmuş ve savaş hazırlığına geçmiştir. Müslümanların kuvvetlerinin az olmasına rağmen (305 kişi, 70 deve, 2 at) savaş Müslümanların zaferi ile sonuçlanmış, Mekke'lileri savaşa sürüklemiş olan Ebû Cehl öldürülmüştür.
Bedir Savaşı ile Peygamber Muhammed ilk zaferini kazanmış, nüfuzunu kuvvetlendirerek (Müslümanlığın yayılmasını sağlamıştır.