AFRİKA - ASYA KONFERANSI « Tarih
Bandung Konferansı - 1955 yılında Endonezya'da Bandung şehrinde toplanmıştır.
Bizim de katıldığımız bu konferansta İki kıt'a milletleri arasındaki görüşler sonucu üç fikir ayrılığı müzakerelerde müşahede edilmiştir. Batı Bloğu, komünist grup, tarafsızlar grubu. Böyle esaslı fikir ayrılıkları olduğu halde, konferansta ekonomik ve kültürel işbirliği, Self-Determinasyon, Kamboçya,Seylân, Japonya, Ürdün, Laos, Libya, Nepal ve Birleşmiş Vietnam devletlerinin Birleşmiş Milletlere kabulü, Fransızların Fas ve Tunus'taki İdaresi, Hollanda'nın Yeni Gine'deki idaresi hususunda karara varılmıştır. Konferansta, Kızıl Çin’in itirazına rağmen Birleşmiş Milletlerin İnsan Hakları Beyannameside desteklenmiştir.
SANCAK « Devlet
Askerî bir topluluğun başında gezdirdiği, yazı işlemeli ve kenarları saçaklı bayrak.
Osmanlılarda çeşitli renklerde sancaklar kullanılmıştır. Bunlar, genel olarak beyaz, kırmızı, yeşil ya da sarı renkte ipekten yapılmıştır. Üzerlerine sırma ile âyetler işlenmiştir. İlk Osmanlı sancağı “beyaz” dır. Selçuk Sultanının Osman Gazi'ye gönderdiği bu bağımsızlık sancağı “ak sancak” adı ile anılır. Osman Bey zamanında Yavuz Sultan Selim'e kadar kırmızı renkli sancak, savaş sancağı olarak kullanılmıştır. Daha sonraları, yeşil renkli sancaklar, padişahlar tarafından savaş sancakları olarak kullanılmıştır. Osmanlı sultanlarının bu savaş sancaklarından başka, Yeniçeri ocak ve ortalarının da ayrı ayrı sancakları vardı. Bunlar değişik renklerde (yarısı kırmızı, işlemeli) olurdu.
Cumhuriyetin ilân edilmesinden sonra, Türk Ordusunda kullanılan sancaklar değişmiş, çeşitli askeri topluluklara, özellikle alaylara sancak verilmesi yoluna gidilmiştir.
Sancak-ı şerif : Peygamber Muhammet zamanındaki savaşlarda kullanılmış olan ve Emanet-ı Şerife (Kutsal Emanetler) arasında Topkapı Sarayında saklanan bayrak. İslâm’da ilk sancak Hicretin birinci yılında kullanılmaya başlanmıştır. “Ukab” adını taşıyan bu sancak Mısır Kölemen beylerinden biri taralından Yavuz Sultan Selim'e gönderilmiştir. Sancak eskiyip dağılmaya yüz tutunca üç yeni sancak yapılarak bunlara “Ukab” dan ikişer üçer parça' konmuştur. Padişahlar ve onlar sefere gitmediklerinde sadrazamla birlikte Sancak-ı şerif de sefere götürülürdü. Sancak-ı şerif padişahla birlikte ilk defa 1597 de Eğri seferine götürülmüştür.
İstanbul'daki ayaklanmaları bastırmak için de Sancak-ı şerifin çıkarıldığı zamanlar olmuştur.
GOTLAR « Tarih
Germanya'da, Almanlardan önce yaşamış olan bir kavim. İsveç kıyılarındaki adalardan ilkin Vistül ırmağınla denize döküldüğü yerlerde yerleşmişlerdir. Orta Avrupa'ya giden bölüm, Doğu Gotlanni (Ostrogot) meydana getirmişler, güneye inenler de Roma'ya kadar ilerleyerek Batı Gotlarını (Vizigotlar) meydana getirmişlerdir.
Ostrogotlar Karadeniz kıyılarında ve Tuna'nın kuzeyinde bir krallık meydana getirmişlerdir. Ancak doğudan gelen Hunlarm baskısı altında batıya çekilmişler ve Roma'ya sığınmışlardır. Vizigotlar, Orta Avrupa'da önemli bir krallık meydana getirmişler kralları Alarik (396-410) zamanında Roma împaratorluğu'nu da istilâ etmişlerdir. Batı Gotlan, Kral İkinci Alarik'in (484 - 507) Frank Kralı Clovis (465 - 511) tarafından öldürülmesinden sonra yavaş yavaş dağılmışlar ve tarih sahnesinden silinmişlerdir.
HENDEK SAVAŞI « Tarih
Peygamber Muhammet zamanında yapılmış bir savaş (627). Müslümanlarını çekemeyen Kureyşliler, Müslümanları yok etmeğe karar vermişler ve 10.000 kişilik bir kuvvetle Peygamber Muhammed'e karşı savaşmağa hazırlanmışlardı. Bunu haber alan Peygamber Muhammet, Medine'nin savunmaya elverişli olmayan taraflarına derin ve geniş hendekler açtırarak, savunma hazırlıklarına girişti. Kureyşlilerin saldırıları üzerine savunma savaşlarına girişildiği 15 gün kadar süren, bu savaşlar sonunda Kureyşler bir başarı elde edemeden geri dönmek zorunda kaldılar. Peygamber Muhammet, bu savaştan sonra Müslümanlığı Arabistan'a yaymak yolundaki çalışmalarını daha da hızlandırmıştır.
BAKIR ÇAĞI « Tarih
Tarihte, madenler devrinin en eskisi. Bakır çağında, büyük ölçüde bakırdan yapılmış süs eşyaları kullanıldığı gibi Bakırdan yapılmış ok uçları, kama, balta, bıçak gibi âletlerin yanında, bilezik, gerdanlık gibi çeşitli süs eşyaları da kullanılmıştır.
DAMAK « Sağlık
Ağız boşluğunun tavanı. Sert ve yumuşak olmak üzere iki bölümdür. Asıl ağız boşluğunun tavanını yapan “sert damak” aynı zamanda “damak kubbesi” adını alır. Sert damağın iskeletini üst çene kemiği ile damak kemiği yapar. Sert damak da mukoza ile örtülüdür. “Yumuşak damak”, ağız boşluğundadır. Yapısında kemik olmayıp, kaslar ve mukoza vardır. Önde sert damağın arka kenarına yapışan yumuşak damağın ön ve arka iki yüzü ile bitişik ve serbest iki kenarı vardır. Ön yüzü ağız boşluğuna, arka yüzü yutağa bakar. Serbest kenarında, ortada küçük dil, yanlarında ön ve arka iki kemer vardır. Ön kemer dil ile arka kemer yutak ile yumuşak damak arasındadır. Yanlarda, yumuşak damağın kemerleri arasında bulunan çukur içinde “yutak bademciği” vardır. Ağız açıldığında görülebilen yutak bademciği, badem biçiminde olan lenfoid bir organdır. Yumuşak damağın kemerleri arası, “boğaz” adını alır.