RUGBİ « Spor
Futbol oyununun iki şeklinden biri. Asıl futbol yalın ayakla oynandığı halde rugbi elle ve ayaklarla oynanır. Rugbi topu 27-28 santimetre uzunluğunda ve aşağı yukarı 400 gram ağırlığında oval bir toptur.
DOKULAR « Biyoloji
Belirli bir iş yapmak üzere bir ya da birkaç çeşit hücrenin bir araya gelmesinden meydana gelen topluluk. Genel olarak, hayvansal dokular ve bitkisel dokular olmak üzere iki bölüme ayrılırlar.Hayvansal dokuları, epitel doku, katılgan doku, kan doku, kemik doku, kıkırdak doku, kas doku,sinir doku olmak üzere 7 grupta toplamak mümkündür. Epitel doku, Vücudumuzun dışını kaplayan deri ile vücut içindeki boşlukları, sindirim borusu ile kalb ve damarların iç yüzlerini döşeyen zarlar ve doku hücrelerinin hepsi de az çok sal deri yemek borusunun içini örten epiteline sümüksü zar (mukoza), bütün bezlerin yapıldığı dokudur. Bu salgıyı çıkarırlar. Doğrudan doğruya salgı çıkarmak işi ile yüklü olan hücreler bir araya gelerek “bezler” i meydana getirmişlerdir. Vücudun dışını kaplayan örtü epiteline kalb ve damarların içini örten epitele de “Endotel” adı verilir. Epitel doku hücrelerinin biçimi, yassı, kübik silindirik ya da prizmatik olur.
Bazılarının serbest yüzlerinde ince toir kutikula tabakası ve titrek tüycükler bulunur. Epitel doku hücreleri ya bir sıra ya da çok sıralı olabilir.
Katılgan doku, dokuları ve organları birbirine bağlıyan, bulunduğu yere dayanıklık ve esneklik veren bir ambalaj dokusudur. Bu doku hücreleri, yıldız biçiminde “katılgan doku hücreleri” ile amipsi hareketli olan “akyuvarlar” dır. Ara maddesi içinde ayrıca, ince esnek tellerle kalın kollagen teller vardır. Bundan başka yuvarlak ve içi yağla dolu hücreler de bulunabilir. Bu şekildeki doku da “yağ doku” adını alır.
Kandoku, Ara maddesi sıvı olan bir dokudur. Hücreleri alyuvarlar akyuvarlar, trombositlerdir. Ana maddesi ise, plâzma adını alır.Kıkırdak doku, bulunduğu yere sertlik ve esneklik veren kıkırdak maddesi ile yuvarlak kıkırdak hücrelerinden yapılmış bir dokudur. Hücreler, ikili üçlü gruplar halinde toplanmıştır. Hücreler “kondrin” denen bir madde salarlar. Hücre salgıları arttıkça, hücre kümeleri birbirinden uzaklaşırlar. Doğumdan önce çoğu kıkırdak halindedir. Sonra kıkırdaklar yavaş yavaş kemikleşir.
Kemik doku, vücuda desteklik veren kemikleri meydana getiren dokudur. Hücreleri örümcek biçiminde, ara maddesi settir. Sert ve sünger doku olmak üzere iki türlü kemik doku vardır. Yassı ve kısa kemiklerin dış kısımları sert dokudan yapılmıştır. Kas doku, iğ biçimindeki kas hücrelerinin yan yana gelerek “miyogliya” denen bir ara maddesi ile birleşmesinden meydana gelen bir dokudur. Hücrelerinin yapılışına göre bölümlere ayılır.
Sinir doku, “nöron” denilen sinir hücreleri ile “nörogliya” denilen bir ara maddesinden yapılmış bir dokudur.
ÇAMLIHEMŞİN « Türkiye Coğrafyası
Rize iline bağlı bir ilçe. Nüfusu 10.245 tir. İlçe, Doğu Karadeniz Bölgesinin en engebeli bir kesiminde bulunmaktadır.İlçe toprakları, kuzeyden güneye doğru yükselir. Bunlar, kıyıya dik olarak akan çeşitli akarsularla kesilmiş durumdadır. İlçe özellikle geniş ormanlarla kaplıdır. Mısır ekimi, başlıca geçim kaynağıdır. Bu arada, endüstri bitkisi olarak tütün ve çay da yetiştirilmektedir.
Merkezi, 2.221 nüfuslu Çamlıhemşin kasabasıdır. Pazar deresinin vâdisinde kurulmuş şirin bir kasabadır.
ÇAYLAK « Hayvanlar
Yırtıcı kuşlardan, uzun kanatlı, tavuk büyüklüğünde bir kuş. Kuyruğu uzun ve çatallı, gagası çengellidir. Ilıman iklim bölgelerinde (Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde, Asya'da Kuzey Afrika’da) ve memleketimizde yaşar. Fareler ve küçük kuşlarla geçinir.
ÇAKMAKTAŞI « Taşlar ve Kıymetli Taşlar
Demir ya da çelikle sürtünmekle kıvılcım çıkaran bir çeşit kuvars. Tabiatta bol miktarda bulunur. Rengi soluk beyaz ise de, yapısına karışan türlü oksitlere göre kırmızımtrak, mavi renklerde olabilir. Tarihten önceki çağlarda Susanlar çeşitli silâh ve âletlerini bu taştan yapmışlardır. Bu taşlar keskin ve sivri bir şekilde yontulduktan sonra biler sapa bağlanır ve silâh olarak kullanılırdı. Sert bir cisme sürüldüğünde kıvılcım çıkarması özelliğinden faydalanılmaktadır. Son zamanlarda benzinle ıslatılmış fitilleri yakan modern çakmaklarda kullanılanlara da “çakmaktaşı” adı verilmekte ise de, bunlar tabiî taş değildir. Sun'î olarak meydana getirilmiş madenî bir ferrocerium karışımıdır.
UÇAK « Ulaşım
Kanatlarının altına havanın yaptığı basınç dolayısıyla havada tutunabilmek temeline dayanan uçucu taşıt. 1903 yılında Amerikalı Wright kardeşler tarafından icat edilmiştir. Uçaklarda esas olan, hızdan faydalanılarak havanın direncini arttırmak, uçağın kendi ağırlığını da bu dirençten aşağı düşürmektir. Böylece havası direncinden kurtulabilen çeşitli ağırlıktaki bu dev kütle havanın istenilen yüksekliklerine çıkabilme imkân kazanmış olur.
Bir uçakta ,başlıca şu bölümler bulunur.
1- Motor.
2 - Pilot ve yolcu yerleri.
3 - Kanatlar, dümen ve iniş takımı.
Motor ,arı benzinle işleyen yakıtın patlama gücünü hareket enerjisi haline getiren bir makinedir. Bazı uçaklar çift motorlu, dört motorlu gibi, Motör motörlerinin sayışına göre adlandırılır ve başlıca iki kısımdan ibarettir: a) Makine b) Pervane, Makine, ben deposundan gelen yakıtı hareket ene si haline çevirir. Bu enerji pervan döndürmeğe yarar. Pervane değişik sayıda olan kanatları, döndükçe havayı geriye doğru itecek şekilde yapılmıştır. Bu itme gücü ile kanatlara çarpan hava akımı, kanatları, dolayısı ile uçağı havaya kaldırır. Yeni yapılmış olan uçaklarda pervane bulunmamaktadır. Bunlar “tepkili uçak” adı ile anılır. Tepkili uçak motorlarında, yeni kovanlarda birdenbire yanan bol miktarda yakıt, ansızın gaza çevrilir havaya karışarak uçağı ileri fırlatır. Bu, birdenbire yanan yakıtın verdiği tepki gücünden pervaneli uçaklarınkinden pek çoktur.
Pilot ve yolcu yerleri uçakla gövdelerini meydana getirmektedir. Pilot uçağı yönetenlere verilen addır. Pilotun, uçağı yönettiği bölümde, uçağın hava basıncını, çeşitli istasyonlarla temas sağlamaya gerektirecek düzenekler vardır. Uçağı yukarı kaldıracak aşağı indirecek çeşitli yönlere sevk edecek düzenekler de bu bölümde bulunur. Bu bölüm “pilot kamarası” sında pilottan başka makinist ve telsizci de bulunur. Uçağın ön bölümünde olan ve gidiş yönünü bütün çevresi ile görmeğe yarayan pilot kamarası, bir kapı ile yolcuların bulunduğu “yolcu kamara” sına açılır. Yolcu kamaralarında gerektiğinde 100 kişiden fazla yolcuyu alabilecek dev uçaklar yapılmıştır.
Kanatlar, uçağın iki tarafında uzanan bölümlerdir. Uçak, bunların aracılığı ile yükselebilir. Kanatların arka bölümlerinde dar şekilde düzenlenmiş bir kısım, dümen vazifesini görecek şekilde ayarlanmıştır. Bunlar, “kanat dümen” leridir. Eski uçaklar, tek katlı, çift kanatları ihtiva ederlerdi. Bugünkü uçaklar ise, iki tarafta birer kanat olmak üzere tek katlı kanatlardan yapılmaktadır. Bugünün uçaklarında kanatlar biraz kalın ve içleri boştur. Bu boşluklarda benzin depoları bulunur. Motörler de kanatlar üzerine yerleştirilmiştir. Dümen, uçağın arkasında bulunmaktadır, türlü türlüdür : a - Yatay dümen, b - Dikey dümen. Yatay dümen, aşağı yukarı oynatılarak kanat dümenleriyle birlikte uçağın aşağı - yukarı yönelmesini sağlar. Dikey dümen, sağa sola döndürülerek uçağın bu yönlerde dönmesini sağlar.
İniş takımı, kara uçaklarında, gövdesine gizlenen, ancak uçak ineceği zaman meydana çıkarılan ön ve arka tekerleklerdir. Deniz uçaklarında bu tekerlekler yerine kızaklar takılmıştır.Uçaklar bir de gördükleri işe göre çeşitlenir: 1 - Sivil uçaklar, 2 - Askerî uçaklar.Sivil uçaklar, genel olarak yolcu ve taşıt uçaklarıdır.
Askerî uçaklar ise savaş halinde memleket savunmasına yarayan savaş araçlarıdır. Avcı uçakları, bomba uçakları , taşıt uçakları gözcü uçakları, diye yaptıkları işe göre adlandırılırlar.