AKBALIK « Hayvanlar
Sazan familyasından bir tatlı su balığı. Sırtı yeşilimsi, yanlan gümüşi, karni beyazdır. Kışın derin sularda yaşar. Baharda kıyılara yaklaşarak, otluk yerlere yumurtalarını bırakır. Çok kılçıklı olduğundan fazla makbul bir balık değildir.
DÜZCE « Türkiye Coğrafyası
Bolu iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.496 kilometrekare, nüfusu 112.247 dir. Düzce ovası ile bu ovayı çevreleyen dağlık alanlardan meydana gelmiştir. Çevrede bulunan dağlar, ormanlarla kaplıdır. Çok verimli tarım faaliyeti olan bir yerdir. Özellikle mısır, buğday, patates, bol oranda yetiştirilir. İlçe merkezi 18.169 kasabasıdır.
KOÇARLI « Türkiye Coğrafyası
Aydın iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 410 kilometrekare ,nüfusu 27.307 dir. İlçenin yüzeyi, genel olarak ormanlarla kaplı dik meyilli yamaçlardan ve Büyük Menderes nehri yatağına kadar uzanan geniş alüvyal bir ovadan ibarettir. Tahıl ve pamuk ekimi, halkın başlıca geçim kaynağıdır.İlçe merkezi 4.065 nüfuslu Koçarlı kasabası dır.
ARTOVA « Türkiye Coğrafyası
Tokat iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.434 kilometrekare, nüfûsu 29.771 dir. Artova, Tokat'ın güney-batısında bulunmaktadır. Yüzeyi,, dik yamaçlı dağlar, vadiler ve yer yer ovacıklardan ibarettir. Halkı tahıl ve pancar ürünleri ve hayvancılıkla geçinmektedir.
Merkezi olan Artova, 2.043 nüfuslu küçük bir kasabadır.
ABBASÎLER « Tarih
İslâm dininin kurucusu Pevgamber Muhammed'in amcası Abtoas bin Abdül müttalip'in soyundan gelerek Irak ve Mısır'da halifelik eden soy. Abbasiler, sonra Irak'ta, İslâm İmparatorluğu' nun başına geçmişlerdir. Peygamber Muhammed, Hicaz'da büyük dini yaymağa çalışırken, bu yeni dini, siyasal bir devletin teşkilâtı ile birlikte yaymayı ön plânda tutmuş, bu sebeple, İslâmlık, Arabistan yarımadasında yayılırken, bir taraftan da, Peygamber Muhammed'in liderliğini yaptığı yeni İslâm Devleti de, yayılma alanlarını gittikçe genişletmiştir.
Peygamber Muhammed'in ölümün den sonra, Müslümanlığın yayılması işlerinin dinî liderliği, seçim yolu ile başa geçen “Halifeler” kanalı ile olmuştur. Dini liderliği ellerinde bulunduran halifeler aynı zamanda, bu yeni devletin siyasal liderliğini de sorumlulukla, rina almışlardır. Böylece, Peygamber Muhammed'in ölümünden sonra seçilmek suretiyle yönetimi ellerine almış olan “Dört Halife Devri” nde, İslâmlıkla birlikte İslâm Devleti de yayılma ve genişleme imkânı bulmuştur.
Ancak, Peygamber Muhammed zamanından beri başlayan ve zaman geçtikçe şiddetini arttıran, Peygamber'in soyu olan Hâşimoğulları ile bu soyun baş düşmanı olan Emevîler arasındaki didişme, dördüncü halife olarak iş başına gelmiş bulunan Peygamber Muhammed'in amcasının oğlu ve damadı olan Ali'nin ölümünden sonra kesin sonucunu vermiştir.
Emevîlerin Peygamber ailesine karşı güttükleri bu kanlı siyaset ve İslâm dinine gösterdikleri saygısızlık sonucu, 744 yılına doğru Emevîler'e karşı büyük bir ayaklanma hareketi başlamış ve bu hareket Hora/sanlı bir Türk olan Ebü Müslüm tarafından başarı ile yönetilmiş, 750 yılında son Emevî halifesi Mervan'ın Zabsuyu kenarında yenilgiye uğraması üzerine, Abbasîler devri başlamıştır. Abbasîler, 750 yılından 1258 yılına kadar hüküm sürmüşler ve bu soydan 37 halife gelmiştir.
ilk halife olan ve Emevîleri çekinmeden öldürdüğü için “kan dökücü” anlamına gelen “Seffah” sanını alan Ebü Abbas Bağdat'ı merkez yapmış ve hükümdarlığa başlamıştır. İlk dokuz halifenin zamanını kaplayan 97 yıllık birinci devir, Abbasîlerin en parlak zamanlarını içine alan devirdir. Mansur, Mendi, Harunürreşit ve Mutasım'm zamanlarında İslâm medeniyeti en parlak zamanlarını yaşamış, Irak, İran, Suriye, Mısır Abbasîler'in eline geçmiş, Doğu Türkleri alınmış. Kuzey Afrika'ya kadar ulaşmıştır. Bu devre içinde ve. özellikle Harunürreşit zamanında elde edilen başarılar sonucu Avrupa ve Asya' da Abbasî devletinin önemi artmış bilgi ve sanat alanında büyük gelişmeler olmuş ve Bağdat bir kültür merkezi haline gelmiştir. Fakat bu parlak devir fazla sürmemiş ve iç ayaklanmalardan sonra Cengiz'in torunlarından Hulâgû Bağdat üzerine yürümüştür. Halife el-Muta'sım ile oğulları ve kaçabilen bir iki kişide başka bütün hanedan mensuplarını öldürerek Irak'taki Abbasîler hanedanına son vermiştir. Moğolların Bağdat'taki bu baskınından kaçıp kurtulan 35 inci halife Zahir' in oğlu Ahmet Mısır'a sığınmış ve Mısır'daki Türk sultanlarından Baybars' ın yardımı ile 1261 yılında Muntasır sanıyla ve törenle halife ilân edilmiştir. Böylelikle Mısır Abbasîler devri başlamıştır.
Mısır Türk sultanları ve Kölemenler, halifelere dini saygı göstermişler maaş bağlamışlar, fakat hiçbirini hükümet işlerine karıştırmamışlardır. Bu soydan 17 halife gelmiştir.
Osmanlı padişahlarından Yavuz Sultan Selim Mısır'ı alarak Kölemenler devletine son verdiği 1517 yılında, hiçbir siyasal kuvvetleri olmayan Mısır Abbasî halifeliğini de ortadan kaldırmıştır.
YEŞİLOVA « Türkiye Coğrafyası
Burdur iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.414 kilometrekare, nüfusu 26.608 dir. Yüzeyi yer yer ormanlarla kaplı dağlık alanlardan ve genişçe yer tutan ovalardan ibarettir. Halkın başlıca geçim kaynağı tahıl ekimi ve pancar yetiştiriciliğidir.