AMERİKANIN KEŞFİ « Dünya Coğrafyası
Amerika'ya doğru Atlas Okyanusu'nun batısına açılma teşebbüsü, daha onuncu yüzyılda başlamıştır. Bu yüzyılın sonlarına doğru. Gröenland'ın batı kıyılarına ulaşılmıştır.
Bundan sonra Amerika, ilk olarak Cenovalı bir gezgin olan Kristof Kolomb (Christopher Columbus) tarafından keşfedilmiştir, Kristof Kolomb, daha yirmi sekiz yaşlarında iken, dünyayı dolaşarak Asya'ya gitmeyi tasarlamış, bu plânına tatbik alanına koymak için yıllarca imkân aramıştır. İspanya'ya giderek düşüncesini Kraliçe İsabella'ya açmış, uzun tartışmalardan sonra isteği kabul edilmiştir. Bunun üzerine sefer hazırlıklarına başlanmış, emrine tahsis edilen üç gemi ve 88 gemici ile 3 Ağustos 1492 de İspanya'nın Palos limanından hareket etmiştir. Hareketten üç gün sonra büyük bir fırtınaya tutulmuşlar ve gemilerinden Pinta'nm direği kırılmıştır. Yollarına zorlukla devam etmişler, 12 Ağustos'ta Kanarya adalarına varmışlardır. Burada sakatlanan gemi tamir edilmiş ve 6 Eylül'de, Arapların “Karanlığın yeşil denizi” dedikleri Atlas Okyanusunun bilinmeyen sularına doğru açılmışlardır.
Yolculuk, gün geçtikçe zorlaşmaya başlamış, Kristof Kolomb, bir taraftan gemilerin bozulan yerlerini tamir ettirirken, bir taraftan da maneviyatları bozulan tayfalarla uğraşmak zorunda
kalmıştır. Bu arada tayfaların çoğu geri dönmek için Kristof Kolomb'u zorlamağa başlamışlardır. Dönmeyi reddeden Kristof Kolomb, içindeki inanca rağmen Asya'nın doğusuna, yani Hindistan'a ulaşamayacağı korkusu içinde tereddüde düşmeğe başlamıştır.
İşte bu sıralarda ,11 Ekim'de denizde tahta parçalarının görünmeğe başlaması yeni ümitlerin doğmasına sebep olmuş, ertesi gün de karanın göründüğünü müjdeleyen top sesleri arasında, amaca ulaşmıştır. Keşfolunan bu kara parçasının genel olarak San Salvador adası olduğu kabul edilmektedir.
Kristof Kolomb, karaya “Katolik hanedanı batı denizleri amirali” olarak ve büyük üniformasını giyerek çıkmış, İspanya Krallığı ve Kraliçesi adına adayı zapt ederek Tanrıya dua etmiştir. Kristof Kolomb, bu adadan sonra Bahama adaları grubunun öbür adalarını da teker teker keşfederek buralarını isimlendirmiş, bundan sonra Küba ve Kolomb adalarını da keşfetmiştir.
Kristof Kolomb, bu gezisinden sonra 1498 de iki defa daha sefere çıkmıştır. Bu seferlerinde de yeni yeni yerler bulmuştur. Fakat tarihte dönüm noktası olan bu gezileriyle, Kristof Kolomb yeni bir kıt'a keşfettiğini hiçbir zaman iddia etmemiş, Asya sularında kendi efendilerine yeni gelir kaynakları bulmak şerefiyle, büyük bir denizcilik başarısı kazandığını sanmıştır.
Kristof Kolomb'dan sonra Portekizli Cabrel Magellan, Cortez, Amerigo Vespucci tarafından Amerika'nın başka yerleri keşfetmiştir.
Amerika'ya, asıl bulanın adı yerine, buranın yeni bir kıt'a olduğunu bildiren Amerigo Vespucci'nin adı verilmiştir. Buna da sebep, Alman bilginlerinden Martin Waldseemüller'in, bu iddialara önem vermesi ve yaptığı haritaya, Amerigo Vespucci'nin ülkesi anlamına gelen “Americi Terra” adını yazmasıdır. Amerika adı, bundan sonra kökleşmiştir.
BAER KANUNU « Bilim ve Sanat
Dünya üzerinde serbestçe hareket edebilen bir cismin, dünyanın dönmesi sebebi ile hareket doğrultusunda gösterdiği sapmayı açıklayan kanun. İlk defa 1860 yılında Ernst Baer tarafından bulunmuştur. Bu kanuna göre cisimlerin hareket doğrultularında gösterdikleri sapma, Kuzey Yarımküresinde sağa, Güney Yarımküresinde soladır. Bu sebeple rüzgârlar, nehirler ve deniz akıntıları, kuzeyde sağa, güneyde sola yönelirler.
KİRAZ « Türkiye Coğrafyası
İzmir iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 527 kilometrekare, nüfusu 28.976 dır. Yüzeyi kuzeyde çok dik meyilli ve ormanlarla kaplı dağlık alanlardan, güneyde tatlı meyilli yamaçlardan ibarettir. Halkının başlıca geçim kaynağı tahıl ekimi, bağcılık ve hayvancılıktır.İlçe merkezi 3.587 nüfuslu Kiraz ilçesidir.
TAVAS « Türkiye Coğrafyası
Denizli iline bağlı bir ilçe, Yüzölçümü 2.072 kilometrekare, nüfusu 44.26 dir. İlçenin yüzeyi yer yer ormanlarla kaplı, dağlık alanlardan ibarettir. Tarım başlıca geçim kaynağıdır.Merkezi 8.047 nüfuslu Yarangüme kasabasıdır.
DOĞRU « Matematik
Başı ve sonu olmayan doğru çizgilere, kısaca doğru adı verilir. Doğrular, geometride şu şekilde gösterilir : A / (A doğrusu diye okunur.)
Doğrular, ikiye ayrılır: 1 - Yarım doğru 2 - Doğru parçası. Yarım doğru, başı belli olan, fakat sonu belli olmayan doğrulardır. Geometride şu şekilde gösterilir :
A / (A yarım doğrusu diye okunur.) Doğru parçası, iki ucu da belli olan doğrulardır.
Doğruların durumları :Doğrular da, düzlemler gibi, üç durumda olur : 1 - Yatay doğru, 2 - Düşey doğru, 3 - Eğik doğru.
Yatay doğru, yatay bir düzlem üzerindeki ya da bu düzlemin doğrultusundaki doğrudur.
Düşey doğru, çekül doğrultusunda bulunan doğrudur.
Eğik doğru, yatay olmayan ve çekül doğrultusunda bulunmayan doğrudur. Dik doğru :
Yatay bir doğruyu, düşey bir doğru kestiğinde, bu iki doğrunun birbirine olan durumu dik olur. Böylece, yatay bir doğru ile düşey bir doğru birbirlerini kestiklerinde dik doğrular meydana gelmiş olur. Durgun bir su yüzüne daldırılan bir çekül, bu yatay yüzeye dik durumda olur. Çekülün doğrultusu ile suya girdiği noktada su yüzüne çakışarak çizilen bir çizgi, birbirlerine dik olan iki doğrunun meydana gelmesini sağlamış olur. Birbirini yatay ve düşey doğrultularda kesen iki doğru da, aralarında birer dik açı meydana getirirler.
Dik doğrular, okulda, gönye ile çizilir. Dik bir doğru çizmek için, önce bir (A B) doğru parçası çizilir. Gönyenin dik açılı olan köşesi, bu doğru parçasının herhangi bir yerine çakıştırılır, dik kenarlarından biri de, bu doğru parçasının üzerine çakışacak şekilde uygulanır. Gönyenin öbür dik kenarından da bir çizgi çizilir. Böylece, bir A B doğru parçasına, bir dik doğru çizilmiş olur. Paralel doğru : Aralarındaki açıklık hiç değişmeyen ve birbirleri ile kesişmeyen doğrulara paralel doğrular denir. Tren ve tramvay yolları, elektrik telleri, bir merdivenin kenarları, paralel doğrulara örnek olarak gösterilir.
Paralel doğrular, cetvel ve gönye ile çizilir. Bunun için önce cetvelde bir (A) doğrusu çizilir. Sonra, üç doğru üzerine, gönyenin dik açılı köşesi ve bir dik kenarı çakıştırılır. Öbür dik kenarı üzerinden de, paralel doğruların kaçar santimetre aralıklı olması isteniyorsa, o kadar aralıklarla birer nokta şeklinde İbaretler konur. Bu işlem, doğrunun biraz ilerisinde aynen tekrarlanır. Böylece, doğrunun üzerinde ya da alt tarafında, gönye ile işaretlenmiş ve belli aralıklarda olan noktalar meydana getirilmiştir. Önceden çizilmiş olan doğru parçasına göre olan uzaklıkları aynı olan noktalar üzerinden, cetvelle yeni doğrular çizilir. Böylece, birbirlerine paralel olan doğrular çizilmiş olur.
PORTEKİZ « Dünya Coğrafyası
Avrupa'nın İberik yarımadasının güneybatı bölümünde bir ülke. Yüzölçümü 91.721 kilometrekare, nüfus 9.000.000 dir. Başşehri Lizbon şehridir. Kuzey ve doğusunda İspanya, güney ve batısında Atlas Okyanusu ile sınırlıdır.
Coğrafya : Portekiz, genel olarak dağlık ülkedir. İberik yarımadasının sıradağlarımın ikinci zincirleri olan dağlarla (Sierra de Garez, Sierra de Kstralla) engebelidir. Kıyılar çokluk kumsal gölcüklerle kenarlaşmıştır ve alçaktır.İklimi ılımandır. Atlas Okyanusu kıyılarında oldukça yumuşaktır. Portekiz, genel olarak bir tarım ülkesidir. Meyve yetiştiriciliği, tahıl ve pirinç ekimi önemlidir. Hayvan yetiştiriciliği oldukça gelişmiştir.
Tarih : Portekiz krallığı 1136 yılımda kurulmuştur. Orta Çağ boyunca denizci ve sömürgeci bir ülke olmuş dünyanın hemen bütün bölgelerinde sömürgeler sahibi olmuştur. Bugün bile Afrika'da (Angola, Mozambik), Asya'da (Gao, Damao, Macao) Büyük Okyanus'ta (Timor adası) sömürgeleri vardır. Portekiz'de 1910 yılında cumhuriyet kurulmuştur. 1928 yılından bu yana da, devlet başkanı olan Salazar'in egemenliğinde yönetilmektedir.