DİNYEPER « Dünya Coğrafyası
Avrupa'nın güneydoğusunda bulunan önemli nehirlerinden biri. Kaynağını Karpat dağlarından alır. Rumanya ve Ukranya arasında sınır meydana getirdikten sonra Karadeniz'e dökülür. Uzunluğu 1.200 kilometredir. Akıntısı hızlı olan bir nehirdir. Bu sebeple, gemilerin işlemesinde elverişli değildir.
BALTALİMANI ANTLAŞMASI « Tarih
Mustafa Reşit Paşa'nın Hariciye Nazırlığı sırasında 16 Ağustos 1838 de İngiltere ile imza edilen ticarî antlaşma. Mustafa Reşit Paşa'nın Baltalimanın daki yalısında imza edilen bu antlaşmadan başka Belçika, Fransa ve Rusya ile imza edilen antlaşmalar da vardır. Fakat en önemlisi, İngiltere ile imza edilen antlaşmadır. On maddelik olan bu antlaşmada, iki devlet arasındaki ticaret bağlantıları, İngiltere'nin ekonomik çıkarlarına uygun olarak düzenlenmektedir.
PALLADİYUM « Kimya
Kimyasal bir eleman. Sembolü Pd, atom ağırlığı 106,7, atom numarası 46 dır. Oldukça sert bir madendir. Başlıca özelliği hidrojeni soğurmaktır.
KOSAVA MEYDAN MUHAREBESİ İkinci, « Tarih
Osmanlıların Balkanlarda birleşik Hıristiyan ordularına karşı yaptıkları önemli savaşlardan biri. Murat II. zamanında 17 Kasım 1448 tarihinde Kosova'da başlamış ve üç gün devam etmiştir.Varna Meydan Muharebesi'nin öcünü almak isteyen Erdel Prensi Jan Hunyad, Arnavut Beyi İskender'in yardımını da sağlayarak doksan bin kişilik bir kuvvetle Türklerle yeniden savaşa girmiştir. İki taraf ordularının Kosova da karşılaşması, büyük savaşın başlamasına yol açmış, üç gün devam eden çarpışmalar sonunda düşman kesin bir yenilgiye uğramıştır.
İSVEÇ « Dünya Coğrafyası
Avrupa'nın kuzeyinde, İskandinavya yarımadasının doğusunu kaplayan bir krallık. Doğusunda Baltık denizi, doğu kuzeyinde Finlandiya, batısında Norveç bulunmaktadır. Yüzölçümü 449.165 kilometrekare, nüfusu 7.680.000 dir. Başşehri Stockholm şehridir.
Coğrafya: Yüzey şekilleri bakımından üç bölgeye ayrılır: Kuzey İsveç, Orta İsveç, Güney İsveç. Kuzey İsveç bir yayla bölgesidir. Bu yayla, Norveç sınırında 2.000 metre yüksekliğe ulaşır. Doğuda ise Baltık Denizine doğru alçalır. Bu bölgede bulunan dağlar çok sık ormanlarla kaplıdır. Tarım, ancak dar olan kıyı ovalarda yapılır. Demir bakımından da zengindir. Bu bölgede kar, sekiz ay boyunca hiç kalkmaz. Orta İsveç, ülkenin asıl yaşanan bölümüdür. Burada büyük göller, kayın ağacı ormanları, zengin çiftlikler, kalabalık şehirler toplanmıştır. Ülkenin siyasi ve bilim merkezi olan Stockholm da buradadır. Güney İsveç ülkenin zengin bir tarım ve sanayi bölgesidir. Bu bölümde toprakların dörtte üçü ekime elverişlidir. Kuzey ve Baltık Denizleriyle olan yakın ilgisi bakımından bu bölgenin deniz ticareti de önemlidir.
İsveç, madenleri ve ormanları bakımından zengin bir ülkedir. Demir ve bakır birinci derecede önemlidir. Ülkede, maden endüstrisi, kereste, kâğıt ve kibrit fabrikaları, mekanik inşaat var dır.
Tarih: İsveç XVI. ve XVII. yüzyıllarda değişik devletlerin egemenliği altına girmiştir. 1814 yılında Norveç'le birleşerek birleşik bir krallık halinde Avrupa'nın kuvvetli devletlerinden biri olmuş, 1905 yılından beri de, bağımsız bir krallıktır. İsveç, Avrupa'da genel öğretimin en çok gelişmiş olduğu ülkelerden biridir. Her alanda yüksek bilim ve fen adamları yetiştirmiştir.
BARUT « Kimya
Ateşli silâhlarda ve kayaları parçalamak için kullanılan suni patlayıcı maddelerin en eskilerinden biri. Bir karışım olan barutun bileşiminde % 70-80 oranında potasyum nitrat (güherçille), % 3-14 oranında kükürt vardır. Barutun patlayıcılığı, yanarken meydana gelen karbon dioksit ve kükürtdioksit gazlarının verdiği yüksek basınç sebebiyledir. Bu olayın meydana gelmesi de, bileşiminde bulunan potasyum nitratın (güherçile) kömür ve kükürtün yanması için gerekli oksijeni vermesi ile mümkün olur.
Barutun elde edilme usulleri, genel olarak türlü ilerlemelere rağmen değişmemiştir. Barut elde etmek içi ana ham maddeler ilkin ayrı ayrı, sonradan birlikte öğütülerek karıştırılır. Bu karışım basınçla hamur haline gerilir. Böylece tane ha] inde barut elde ve eleklerden geçirilerek tozundan ayrılır. Böylece tane halinde barut elde edilir. Bu tane halindeki baruta gr£u fitle parlak bir yüzey verilir ve kalıplarla istenilen biçimde barut elde edilir.
Barutun, karabarut, hafif dumanlı barut (ya da dumansız) gibi çeşitleri, vardır. Karabarut, oldukça yavaş yanar. Bu sebeple, daha çok itici ve sürücü etkisi yardır. Eskiden beri bilmen tek patlayıcı madde olan karabarut, bugün, fazla duman çıkardığı için askerlikte kullanılmamaktadır. Daha çok, sisli killer, kaya tuzları gibi yumuşak kütlelerin atılmasında kullanılmaktadır. Fazla duman çıkardığı için patlayıcı madde olarak kullanılmayan karabarutun yerine, nitrogliserinin kolodyum pamuğu ile karıştırılmasından elde edilen hafif dumanlı barut kullanılmaktadır. Hafif dumanlı barutlar, artık bırakmaksızın yanarlar ve yandıklarında çok hafif berrak bir duman çıkarırlar. Tüfek ve top barutlarında kullanılır.
Tarihi: Savaş amaçları için kükürt, reçine gibi maddeler iki yüzyıllardan beri kullanılmıştır. Dünyanın gidişini, savaş ve kahramanlık anlayışını değişti ren barutun ise, ilk defa Milâttan sonra birinci yüzyılda Çinliler tarafından kullanıldığı söylenmektedir. Ancak Çinliler bileşimindeki güherçile sebebi ile barutu daha çok oksijen veren madde olarak ve gece eğlencelerinde aydınlık vermesi için kullanmışlardır. Arpa yazarlarının “Çin karı” adını verdikleri güherçile, XIII. yüzyılda Çin ve Hindistandan İslâm memleketlerine girmiş buradan da Avrupaya yayılmıştır. Bugün bilinen karışımı içinde Barut'un icadının, Avrupalı bilginlerden Roger Bacon adlı bir bilgin tarafından olduğu söylenir. Barut, XIII. yüzyıldan itibaren ateşli bir silâh olarak kullanılmağa başlanmış ve XIV. yüzyılın ortalarından itibaren tamamen topçulukta kullanılmağa başlanmıştır. Bundan sonra barut üzerinde devamlı araştırmalar yapılmış 1866 da hafif dumanlı barutlar kullanılmağa başlanmıştır. 1886 da Vielle tarafından karabaruta çok üstün olan dumansız barut bulunmuş, 1889 da da Nobel tarafından, daha yüksek kapasiteli bir barut olan nitrogliserinli barut icat edilmiştir.