FAHRİYE « Edebiyat
Bir şairin kendini övmek için yazdığı manzume. Şairin, kendini övmek içim, yalnız başına bu amaçla yazdığı Manzumeler olabileceği gibi çeşitli kasidelerde, bir kaç mısra içinde, kendini övmesi de mümkündür. Bu çeşit övgü şiiri, çoklukla Divan edebiyatında görülür, özellikle şair Nefi'nin fahriyeleri ünlüdür.
VEZİRKÖPRÜ « Türkiye Coğrafyası
Samsun iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.514 kilometrekare, nüfusu 56.489 dir. İlçenin yüzeyi hafif dalgalı, yer yer ormanlarla kaplı sırtlarından ibarettir. Halkın başlıca geçim kaynağı buğday, arpa ve pancar ekimidir. Merkezi 6.873 nüfuslu Vezirköprü kasabasıdır.
ÇAVDAR « Bitkiler
Buğdaygillerden bir çeşit bitki. Arpaya benzer. Fakat çabuk ve kolay yetişir. Unu ekmek yapmağa elverişli, fakat besleyici özelliği az olan bir undur. Çoklukla kuzey memleketlerinde iklimi ve toprağı buğday yetiştirilmesine elverişli olmayan yerlerde ve yüksek yaylalarda yetiştirilir. Alkollü içkilerden viski, cin, votka, çavdarlardan yapılır.
KANIN BASINCI « Sağlık
Atardamarlardaki kanın hem kalp kuvveti, hem de arterlerde duvarlarının esnekliği ile bu kuvvete karşı koymasından meydana gelen iki tepki arasında kalan bir basıncı vardır. Bu, kanın içinde bulunduğu atardamar duvarına karşıdır. Genç, normal bir insanın en yüksek basıncı 13 (santimetre), en aşağı basıncı 9-7 (santimetre) dir. Bu basınç, damar esnekliği yaş artması ile azalan ihtiyarlarda yükselir, kalp zayıflamalarında, bazı hastalıklarda azalır.
ATOM « Kimya
Maddenin elektrikçe nötral en küçük parçacığı olup yalnız bulunabileceği gibi kendinin aynı ya da farklı diğer atomlarla birleşmiş halde de bulunabilir.
Etrafımızda gördüğümüz şeylerin özünün bünyesinin ne olduğu çok uzun zamanlar, bilim ve fen adamlarının zihnini yormuş bir meseledir. M.Ö. beşinci yüzyılda eski Yunan filozofları, maddenin atom esasını kabul etmişlerdir. Demokritus, Leusippus ve Lukresius'un temellerini atmış oldukları atom teorisi, maddenin, bölünmesi, parçalanması mümkün olmayan ufak zerrelerin bir araya gelmesinden meydana geldiği esasına dayanmaktadır, îşte bu bölünmez parçacığa atom (atomos; kesilemez, bölünemez demektir) denmiştir.
Fakat, klâsik fizik ve kimyanın kabul ettiği anlamda atomların varlığı fikri ilk defa İngiliz kimyacısı ve fizikçisi Dalton (1766 - 1844) tarafından ileri atılmıştır. Atomu tıpkı Yunan filozofları gibi maddenin bölünemeyen en ufak parçacığı olarak kabul eden Dalton, kimyasal elemanlarının gözle görülemeyen, düşünülmesi bile zor olan küçük parçacıklardan meydana geldiğini ileri sürmüştür. Her kimyasal elemanın atomları birbirinin aynı olup karakteristik bir kütleye maliktir. Fakat ayrı ayrı elemanların atomlarının değişik karakterleri vardır. Kimyasal bir birleşmenin esası, iki ya da daha fazla elemanın atomlarının sabit oranda birleşmeleridir. Böylece, kimyasal bir bileşiğin en küçük parçacığı olan moleküller meydana gelir.
Dalton'dan sonra İtalyan kimyacısı Avogadro, molekül nazariyesinin; İsveçli bilgin Berzelius atomların remz sisteminin milletlerarası olmasını sağlamışlar, Mendeleef in yaptığı kimyasal elemanların tablosu ile atom araştırmaları daha sağlam temeller üzerinde kurulmuştur.
XIX. yüzyılın sonlarında atom üzerindeki araştırmalar yeni bir alana yönelmiştir. Crooks, Lenard ve bilhassa Thomson gibi fen adamları, iki bin yıldır parçalanmayacağına inanılan atomun da parçalanabileceğim kabul etmişler ve araştırmalarına bu görüş altında devam etmişlerdir. Thomson, araştırmalarında, atomun elektrik yüklü olduğunu görmüş; Becquerel'in, karı ve koca Curielerin, Rutherford ve Lawrence'in araştır .Protonların sayısı o atomun atom numarasına eşittir. Çekirdekte bulunan nötron ve proton sayılarının toplamı ise atomun kütle numarasını meydana getirir. Çekirdek içindeki taneciklerin (proton, nötron) kütleleri, çekirdeğin dışındaki elektronların kütlelerinden ağır oldukları için bir atomun kütlesi pratik olarak çekirdeğin kütlesine eşittir.
Elektronlar, çekirdek etrafında çeşitli yörüngeler üzerinde dönerler. Çekirdeğe en yakın olan yörünge üzerinde en fazla 2; ondan sonra gelen yörünge üzerinde en fazla 8 en dış yörünge üzerinde en fazla 8 kadar elektron bulunur. Atomların denge hali, dış yörüngede bulunan elektronların 8 tane olmaları ile mümkündür. Bu sebeple dış yörüngelerinde 8 elektron bulunduran elemanlar, kolaylıkla kimyasal değişikliğe uğramazlar.
Bilinen 101 çeşitli eleman vardır. Bu elemanların birbirlerinden ayrılığı çekirdekteki (proton-nötron) sayılarının farklı olması ve bunların etrafında dönen eletkronların çeşitli şekilde dağılmasından ileri gelir.
Bir elemanın pozitif ve negatif değerliliği de bu sebeplerle elektronların verilmesi ve alınması ile ilgilidir. Bir yada iki elektron veren bir atom'un elektrik dengesi bozulur ve o atom, verdiği elektron sayısı kadar pozitif değerlilik kazanır. Elektron alması halinde de elektrik dengesi bozulacağından, aldığı elektron sayısı kadar negatif değerlilik kazanır. Kimyasal değişmeler, dış yörüngelerde bulunan elektronların değişmeleri île ilgilidir.
BOĞA « Hayvanlar
Damızlık erkek sığır. Memeli hayvanlardan boynuzlular familyasına bağlı hayvanların bir cinsidir. Boğanın dişisine inek adı verilir. Hareketli ve oldukça tehlikeli bir hayvandır. Damızlık olacak kullanılır. Tedavi edilerek ve bazı aşılar yapılarak ehlileştirilebilir ve tarlalarda öküz olarak kullanılabilir.
İspanya ve bazı Güney Amerika memleketlerinde boğa güreşleri yapılmaktadır .