Nedir

ŞAM « Dünya Coğrafyası

Suriye'nin başşehri. Nüfusu 383.200 dür. Dünyanın en eski şehirlerinden biridir. Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı sınırlarına katılmış ve Birinci Dünya Savaşı'nın sonlarına kadar Osmanlı İmparatorluğunda bir şehir olarak kalmıştır.

KANAL « Genel Coğrafya

Sunî olarak meydana getirilen su geçitlerine verilen ad. Nehir ve deniz sularını birbirine bağlamak, yolu kısaltmak, ulaştırmayı kolaylaştırmak, tarım bakımından toprakları sulamak ,bataklıktan kurutmak, endüstride hidroelektrik tesislere gerekli suyu göndermek gibi çeşitli amaçlar için kanallardan faydalanılır.

Kanal açmak ihtiyacı, tarihin çok eski devirlerinden beri kendini hissettirmiştir. Milâttan 1400 yıl kadar önce Mısır'da Nil nehri ile Kızıldeniz arasın da bir kanal düzeneği yapılmıştı. Dünyanın en eski ve en uzun kanallarından biri de Çin'dedir. 1300 kilometre uzunluğunda olan bu kanal Pekin'den başlar, imparator kanalı adı ile bilinir. Bu kanal, M. Ö. 486 yılında başlamış M. S. 1320 yılında tamamlanmıştır. Bugün çok harap olmuş bir durumdadır. Ancak bazı kısımlarında küçük teknelerle gezi yapılabilmektedir.

Gerek ticaret, gerekse siyaset bakımından dünyanın en önemli kanalları arasında Süveyş kanalı ile Panama kanalı vardır. Bunlardan biri Kızıldenizle Akdenizi, öbürü Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanus'u birleştirir.

MAGNEZYUM « Kimya

Kimyasal bir eleman. Toprak alkali metallerdendir. Sembolü Mg atom numarası 12, atom ağırlığı 24.32 dir, Tabiatte bol miktarda ve dağınık sülfatlar ve magnezyum karbonat halinde bulunur. Gümüş beyazı renginde, çekiçle dövülebilir hafif bir metaldir. Kuru havada dayanıklıdır.

Özellikle hücreler için çok gerekli bir elemandır. Yeşil bitkilerin klorofil yapmaları, magnezyum aracılığı ile olur. Tepkime yeteneği yüksek bir metal olduğu için, özellikle gece fotoğraf çekmekle kullanılır. Bunlardan başka otomobil yapılmasında, roket ve uçak yapılmasında kullanılmaktadır.

SELÜLOZ « Bitkiler

En çok bitkilerde bulunan bir polisakkarit. Bitki hücrelerinin zarları selülozdan ibarettir. Keten, kenevir, mürver özü, pamuk, eski çamaşırlar, oldukça saf selülozdur. Ağaçlarda selüloz “linyit” maddesiyle karışık bir halde bulunur, özellikle pamuk ve odundan, içindeki yabancı maddeler temizlenmek suretiyle elde edilir. Beyaz renkte, kokusuz, tatsız bir maddedir. Karbondioksit ve su buharı çıkarmak suretiyle yanar, geriye kömür bırakır.Selüloz, sanayide, kâğıt yapımında, nitro selüloz ve ürünlerini hazırlamakta, yapma ipek yapımında kullanılır.

FORMOZA ADASI « Dünya Coğrafyası

Çin denizinde bulunan bir ada. Yüzölçümü 36.000 kilometrekare, nüfusu 9.506.000 dir. Bugün Çan-Kay-Şek'in başkanı bulunduğu Milliyetçi Çin hükümetinin topraklarını meydana getirmektedir. Merkezi Taipeh şehridir. İlkin Çinlilere ait bulunan Formoza adası 1895 savaşından sonra Japonların egemenliğinde kalmıştır. Bu tarihten sonra Çin'e geçmiş, Çin'de komünistlerle milliyetçilerin elinde kalan tek yer olmuş ve Milliyetçi Çin'in cumhurbaşkanı Çan-Kay-Şek, ordusu ve güvendiği adamları ile burada hükümetini kurmuştur.

Adada kömür ve altın madenleri bulunduğu gibi, çay, pirinç, şeker kamışı ekimi önemli ihracat maddelerindendir.

BUDİN EYALETİ « Tarih

Macaristan'ın Osmanlı egemenliğine giren bölümünde kurulmuş olan eyaletin adı. Merkezi Budin şehridir. Budin şehri (bugünkü Budapeşte şehrinin Buda bölümüne Osmanlılar tarafından verilen ad). 1526 yılında Kanunî Sultan Süleyman tarafından alınmış bu şehir, 1541 yılından itibaren Budin eyaletinin merkezi olmuştur. Budin 1686 yılında Avusturyalılarla yapılan savaş sonunda Avusturyalıların eline geçmiş ve 1699 Karlofça antlaşması ile Macaristan'da kalmıştır.

Budin eyaleti, 1545 de 32 sancağa ayrılmıştır. İlk beylerbeyi Ramazanoğlu Uzun Süleyman Paşa'dır. Abdurrahman Abdi Paşa'ya kadar gelen 68 beylerbeyi içinde, pek kudretli olanları çıkmış ve Orta Avrupa'nın bu önemli bölgesinin iyi bir şekilde yönetilmesini sağlamışlardır. 2 Eylül 1686 tarihinde, pek kanlı olan savunmanın sonunda Avusturyalıların eline geçmiştir.

160 yıl Türkler elinde kalan Budinin elimizden çıkması, Türk halkı üzerin de derin etkiler yapmıştır. “Aldı kâfir bizim Nazlı Budini” türküsü bu etkinin sonucu olarak derlenmiştir.