BUYYON « Bilim ve Sanat
Mikropların üremeleri için, birçok sun'i besi yerlerinin esasını meydana getiren ve bakteriyoloji lâboratuarlarında kullanılan maddelerden biri. Buyyon, yağ ve sinirlerinden ayrılan sığır etinin et makinesinde çekilmesi suretiyle hazırlanır. Yarım kilo ete bir kilo saf su eklenerek pişirilir. Su uçtuktan sonra, süzülür. Bu süzüntüye 10 gram pepton, 5 gram tuz ve 2 gram sodyum fosfat eklenerek yeniden buhar kazanında kaynatılır. Sürülerek balonlara konduktan ve sterilize edildikten sonra mikroplar için besi yerleri olarak kullanılır. Diğer bir deyimle “et suyu” olan buyyona, başka maddeler eklenmesi ile daha bir çok besi yerleri yapılabilir.
GRANİT « Yeryüzü
Bir kaya çeşidi. Bileşiminde feldsbat, mika ve kuvars bulunur. Açık renkli olan granitin billurları, gözle görülecek iriliktedir. Volkanik bir kaya olan granit çok yıllar önce yeraltında bulunurken, yanardağ patlamaları ile yeryüzüne çıkmış ve bugün, yeryüzünün pek çok yerlerinde bulunan granit damarlarını meydana getirmiştir.
Granit, yapı işlerinde, özellikle taş binalar ve anıtlar yapımında kullanılır.
HADES « Mitoloji
Yunan mitolojisinde cehennem tanrısı. Eski Yunanlıların büyük tanrılarından biridir. Kronos'un oğlu, Zeus ile Poseidon'un kardeşidir. Üç kardeşten cehennem Hades'in hissesine düşmüş, Zeus göklerin, Poseidon denizlerin tanrısı olmuştur. Yeraltından yalnız bir defa çıkmış ve hiç bir tanrıça ve peri onunla evlenmek istemediğinden Demeter'in kızı Persephone'yi kaçırarak cehennem tanrıçası yapmıştır. Sakallı ve Zeus'a benzer şekilde tasvir edilir. Bir taht üzerinde oturur, elinde bir âsa, ayakları yanında bir yılan bulunur. Yer altındaki bütün hazineler onundur. Bu sebeple, Romalılardaki adı “zengin” anlamına “Pluton”dur.
BAYRAK « Devlet
Genel olarak, bir devletin yada bir milletin ayırt edici sembolüne verilen adı. Bayrak, bir devletin, bir milletin ayırt edici sembolü olabildiği gibi, çeşitli kuruluşların işaretleri olarak, bazen da sadece bir işaret olarak kullanılabilir. Türlü renklerde düz ve bölümlere ayrılmış; çoklukla dikdörtgen şeklinde kumaştan yapılmıştır. Bir göndere (direğe) çekilip dalgalandırmak için yapıldığı gibi, çeşitli durumlarda da asılabilir.
Bir göndere çekilip dalgalandırmak için yapılan bayrağın şu kısımları vardır: 1 - Bayrak gönderi, 2 - Gönder direği, 3 - Makara, 4 - Bayrağın salvosu, 5- Bayrağın uçkurluğu, 6 -Boyu, 7 - Genişliği, 8 - Uçkurluk kenarı, 9 - Ucum kenarı 10 - üst kenarı, 11 - Alt kenarı, 12 - Merkezi, 13 - Ekseni.
Bir devletin ya da bir milletin sem bolü olarak kullanılan ve siyasi değeri olan bayraklar, başlıca şu sınıflara ayrılır: Millî bayrak, devlet bayrağı, hükümet bayrağı, savaş bayrağı, ülke bayrağı, donanma bayrağı, ticaret bayrağı, servis bayrağı kılavuz bayrağı.
Millî bayraklar memleketler sınırları içinde kullanılır. Memleket dışında da elçilik binalarına ve gemilere çekilir.
Normal olarak göndere çekilip dalgalandırmak için yapılan bayraklar, normal olmayan hallerde ve özel anlamlara gelmek üzere şu şekilde kullanılır: 1 - Bayrağı yarıya indirmek (matem işareti), 2 - Savaşta bayrağı indirmek (teslim işareti), 3 - Bayrağa vurmak (teslim işareti), 4 - Gemilerde bayrağı ters çekmek (imdat isteme işareti), 5 - Gemilerde bayrağı ortada düğümlemek (acele imdat isteme işareti). 6 - Savaşta bir gemide yabancı bir bayrağı kendi bayraklarının üstüne çekmek (o geminin, bayrağı üste çekilen devlet tarafından esir alındığının işareti), 7 - Bayrak eğmek (tazim işareti).
Tek renkli bayraklar ,işaret bayrağı olarak kullanıldıklarında şu anlamları verirler: 1 - Beyaz bayrak (savaşta teslim olmak), 2 - Kırmızı bayrak (trafikte “dur”, gemilerde “tehlike” işareti), 3 - Kızıl bayrak (ihtilâl işareti), 4 - Yeşil bayrak trafikte “geç” demiryollarında “yavaş geç” işareti, 5 - Sarı bayrak “bulaşıcı hastalık” işareti, 6 -Siyah bayrak (matem işareti).
Tarih: Eski milletler, özellikle ordu teşkilâtlarında türlü şekillerde semboller kullanmışlardır. Sümerliler, türlü mitolojik hayvanları, ay ve güneş gibi gök cisimlerini, bu sembollerde kullanmışlardır. Eski Mısırlılarda da, çeşitli şekillerde semboller görülür, Yunanlılar pek eski zamanlarda savaşlara giderken işaret olacak bazı zırh parçaları kullanmışlar, daha sonraları, Yunan sitelerinden her birinin ayırt edici sembolleri olmaya başlamıştır. Araplar, hicretin ilk yıllarında beyaz, daha sonraları yeşil ve siyah bayrak kullanmışlardır.
Gerek eski çağlarda, gerekse ilk çağlarda ayırt edici semboller, çeşitli cisimlerden yapılmıştır. Sembol olarak kullanılan bayrak ve sancakların, kumaştan yapılması, doğrudan doğruya Ortaçağda başlar. Bu devirde ilk bayraklar, çoklukla altın ve gümüş işlemeli haç işaretleri ve dinî bir özellik taşımışlardır. Avrupa'da XIX. yüzyıldan itibaren millî bayraklar belirmeğe başlamıştır. Bu bayraklarda ilk zamanlarda, dinî sebepler ön plânda yer etmiş, bu sebeple bayraklarda çeşitli haç şekilleri resmedilmiştir. Daha sonraki yüzyıllarda, millî renkleri gösteren şekiller ve renkler ön plânda kullanılmağa başlanmış ve millî denebilecek ilk bayraklar, ilkin Hollânda'da (1579) Oranje prenslerinin hanedan bayrağının millî bayrak olarak kabul edilmesi ile kullanılmağa başlamıştır.
Uzun gelişmelerden sonra milletler, çeşitli millî bayraklar kullanmağa başlamışlar ve millî bayrakların yanında başka ayırt edici semboller de kullanmışlardır.
Türklerde bayrak: İslâm dininin yayılmasından önce eski Türklerde, savaşlarda ucuna bir ipek parçası bağlanarak elde tutulan ve kahramanlık gösterenlere verilen işaretler kullanılmıştır. Bir şeref işareti sayılan bu bayraklar, ün salmış kahramanların taşıdıkları mızrağın ucuna takılmakta iken zamanla kahramanların komutanlarına, başkomutanlarına da sembol olmağa başlamış; devlet teşkilâtı genişledikçe baştaki hüküm, darların taşıdığı bayraklar, temsil ettikleri devletlerin de resmî ve millî alâmetleri olmağa başlamıştır. İslâm dininin Türkler arasında yayılmağa başlamasından sonra, eski millî geleneklerinin yanında İslâm dininin ve medeniyetinin etkisinden kurtulamayarak Türkler çeşitli bayraklar kullanmağa başlamışlardır. Fakat bunlar ayrı ayrı oymakların ve askerî birliklerin işaretleri olmak üzere çeşitli biçimlerde ve renklerde kullanılmıştır. Bir devletin genel sembolü anlamında aynı şekil ve renkte bayrak kullanılması, yakın yüzyıllara aittir, ilk Türk devletleri beyaz, siyah ve kırmızı bayrak kullanmışlardır.
Osmanlı beyliğinin ilk kuruluş yıllarında, Konya’dan Osman Bey'e gönderilen armağanlar arasındaki egemenlik işareti olan beyaz bayrak uzun zaman Osmanlı hükümdarlarının sembolü olmuştur. Bu bayrağın yanında hükümdarlar, aynı zamanda kırmızı, yeşil ve çeşitli renklerde bayraklar kullanmışlar.
dır. XV. - XVI. yüzyıllarda, Yeniçeriler beyaz bayrak, Sipahiler kırmızı bayrak kullanmışlar; çeşitli bölüklerde çeşitli bayraklar kullanmışlardır. Osmanlı ordusunda olduğu' gibi donanmada ve ticaret gemilerinde de değişik bayraklar kullanılmıştır.
XVIII. yüzyılın sonlarına doğru devletin genel bir sembolü olan bayrak kullanılmağa başlanmıştır. Böylece XIX. yüzyılın ilk yarısında kırmızı zemin üzerinde hilâl ve yıldız bulunan bayrak, Osmanlı Devletinin millî ve resmî bayrağı olarak kabul edilmiştir. Önceleri, bayrakta sekiz köşeli olan yıldız, Abdülmecit devrinde beş köşeli yıldız haline getirilmiş ve bayrak böylece son şeklini almıştır. Cumhuriyetin ilân edilmesinden sonra 29 Mayıs 1936 tarihinde kabul edilen “Türk Bayrağı Kanunu” ve Türk bayrağı kesin şeklini almıştır.
BAZALT « Yeryüzü
Volkanik kaya kütlelerinden biri. Siyah renkte ve kesif yığınlar halindedir. Tabiatta kütle, damar ve akıntı halinde bulunur. Başlıca özelliklerinden birisi, altıgen prizmalar biçiminde, büyük sütunlar meydana getirmesidir. Bu sütunlar, magma akıntılarının soğuyup büzülmesinden ileri gelmiştir. Sert ve dayanıklı bir taş olduğundan kaldırım, yapı taş, köprü malzemesi olarak kullanılır. Yeryüzünde çok bol olan bazalt, bazı memleketlerde, binlerce kilometrekarelik yerleri örter. Kuzey İngiltere, İrlanda, Almanya ve Amerika'da büyük
bazalt yığınları vardır. Hindistan'da Dekkan bölgesindeki bazalt yığınları 300.000 kilometrekarelik geniş bir bölgeyi kaplar.
BAKIRKÖY « Türkiye Coğrafyası
İstanbul'un merkez ilçelerinden biri. Yüzölçümü 23 kilometrekare, nüfusu 107.142 dir. İlçe, İstanbul ilinin ortasında ve Marmara denizi kıyılarındadır. İlçe yüzeyi genel olarak hafif meyilli ve çıplak vadilerle sırtlardan ibarettir.
İlçenin merkezi olan Bakırköy kasabası, 82590 nüfusludur ve İstanbul'un, belediye sınırları içindeki bir semtidir. İstanbul'un 12 kilometre batısında ve Marmara denizinin kuzey kıyılarında bulunmaktadır.