Nedir

HATTATLIK « Bilim ve Sanat

Güzel yazı sanatı. Her alfabenin değişik yazılışları vardır. Bu değişik yazılış şekilleri, hattatlık sanatını (ya da hat sanatı) meydana getirir. Böyle bir sanata en uygun alfabe, Arap alfabesi olduğu için, bu yazı ile güzel el yazıları yazmak Osmanlılarda ve Doğu İslâm dünyasında başlıca el sanatlarından biri haline gelmiştir.

Osmanlılar devrinde hattatlık, bütün Doğu İslâm dünyası hattatlığından çok ileri gitmiş ve sanat eseri olacak değerde pek çok eserler veren hattatlarımız yetişmiştir.

Hattatlıkta, eski harflerle kullanılan yazı çeşitleri şunlardır. Celî (her çeşit yazının uzaktan okunacak kadar irice olanı), Kufi (harflerin köşeleri gönyeli olarak ve daha çok enlilemesine uzantılarak yazılan, İslâmlığın ilk devirlerinde icat edilmiş bir yazı çeşidi), Nesih (Kur'anların yazılışında, basma kitaplarda kullanılan derli toplu yazı), Divanî (fermanlarda kullanılan süslü yazı), Rik'a (el yazısı ola Tak kullanılan çok sade yazı şekli), Sülüs (levhalarda, kitabelerde kullanılan ahenkli ve her türlü şekle uygun yazı çeşidi. Osmanlılarda bu çeşide büyük hattatlar yetişmiştir), Reyhanı (sülüs'e benzeyen, fakat daha açık ve belli bir yazı çeşidi, Siyakat (yatay çizgilere fazla önem verilen yazı çeşidi) Tâlik (İran'dan alınma eğri ve çok ahenkli bir yazı çeşidi. Bu yazı çeşidinin de büyük hattatları Osmanlılar arasında yetişmiştir).

ISLAHAT FERMANI « Tarih

18 Şubat 1856 günü büyük bir törenle Babıâli'de okunan Hattı Hümayun. Osmanlı tarihinde, 1272 Islahat Fermanı adı ile ünlüdür.

Abdülmecit, tahta çıktığından on yedi yıl sonra yayınladığı bu fermanla, Gülhane Hattı Hümayunu'nun esas hükümlerini yürürlükte saydığını bildirmekte, aynı zamanda bunları genişlettiğini söylemektedir.

Bu fermanda, can ve mal emniyeti namusun korunması, Hıristiyanlara ve diğer bütün Müslüman olmayan tebaaya verilmiş olan imtiyazların devam ettiği ve bunların genişletildiği, Hıristiyanlardan almam cizye vergisinin kaldırıldığı belirtilmekte, Osmanlı ülkesinin daha medenî ve ileri bir ülke olması için Avrupa bilgi ve sermayesinden istifade yoluna gidileceği yazılmaktadır.

Oldukça memnuniyetle karşılananı ve yeni ilerleme adımlarının atılmasına yol açacak olan bu ferman, 1856 Paris kongresinde de tartışılmış ve Paris Antlaşmasının dokuzuncu maddesinde yer almıştır.

Islahat Fermanı, 1839 da ilân edilen Tanzimat'ın, beklenen yenilik hareketlerini gerçekleştirememesi üzerine kaleme alınmıştır. Bu fermam başta İngiltere olmak üzere öbür Avrupa devletlerinin devamlı tazyikleri sonucu ilân edilmiştir.

KARINCALAR « Hayvanlar

Toplu halde yaşayışları aralarındaki bölümü, yuva yapmaları, yiyeceklerini saklayıp biriktirmeleri gibi bir çok âdetleriyle bilim adamlarım hayretlere düşüren böceklerdir. Toprak altlarında yaşarlar ve yaz aylarında toprağın üstüne çıkarlar. Binlerce çeşitleri vardır. Altı ayaklı, ince belli. Vücutları, üç bölümden meydana gelmiştir. Arılar gibi toplu halde yaşarlar.

ÇAYIR « Bitkiler

Buğdaygillerden birçok bitkilerin bir arada yetiştikleri alanlara verilen ad. Nehir yatakları çevresi, devamlı sular altında kalan yerler, yılın önemli bir bölümünde karlar altında kalan yerler, vadiler devamlı çayırlık alanların bulunduğu yerlerdir. Buralarda kendiliğinden yetişen bitkilerin köklerinin uzun olması, bitkilerin toprak üstünde bulunan bölümlerinin çeşitli sebeplerle harap olması, kesilmesi, hayvanlar tarafından yenilmesi halinde bile, bu alanların yine çayır alanları olmasını sağlar.

Çayırlıklar, genel olarak tabiî çayırlıklar ve sun'î çayırlıklar olmak üzere ikiye ayrılır. Tabiî çayırlıklar, ılıman iklim kuşağında, deniz ikliminin bulunduğu yerlerde ve sulak topraklarda bulunur. Sun'î çayırlıklar ise çayır bitkilerinin devamlı yetişmesi imkânı olmayan topraklarda bu bitkilerin insanlar tarafından yetiştirilmesi ile meydana gelir.

Çayırlıklarda bulunan bitkilerin başlıcaları , ipekçiotu , tilkikuyruğu, ayrık çimleri, titrekotiarı, çayır yulafları.

SİVRİCE « Türkiye Coğrafyası

Elâzığ iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 810 kilometrekare ,nüfusu 17.412 dir. Yüzeyi genel olarak, engebeli dağlık alanlardan ve çıplak dağ yamaçlarından ibarettir. Tahıl ekimi ve hayvancılık, halkın başlıca geçim kaynağıdır. Merkezi 15.30 nüfuslu Sivrice ilçesidir.

BERGİUS USULÜ « Kimya

Alman kimyacısı Bergius'un kömürden sentetik benzin elde etmek için kullandığı usul. Bu usulde ilkel madde olarak en fazla linyit kullanılır. Linyit öğütüldükten sonra belli oranda demir oksiti ile karıştırılır. Elde edilen bu hamur özel fırınlarda 150 atmosfer basınç altında 450 derecede hidrojen ile muamele edilir (hidrürleme). Bu olay sırasında gazlar, katı bir artık ve yağ kıvamında maddeler meydana gelir. Yağ kıvamındaki bu maddelerden, ayrımsal damıtma ile vurgu yapmayan ve aşırı derecelerde kaynayan benzin elde edilir.