BIÇAK « Sözlük
İlk devirlerden beri kullanılan kesici bir âlet ve silâh. Zamanımızda kullanılan bıçaklar, bir sap ve buna bağlı çelikten yapılmış bir namludan ibarettir. Namlunun keskin tarafına ağız keskin olmayan tarafına sırt, iki yan taraflarına da yüz denir. Bıçakların namluları, ya sabittir, ya da keskin tarafı sapa girecek durumda hareketlidir. Bu özellik, bıçakların kullanılma maksatlarına göre değişir. Evlerde ekmek, sebze, meyve ve çeşitli maddeler kesmek için kullanılan bıçaklar, çoklukla namlulara sabit olan bıçaklardır.
İlk devirlerden beri insanlar tarafından kullanılan bıçakların çok eski bir tarihi vardır. İlk insanlar, koruyucu bir silâh olarak kullanmağa başladıkları bıçakları iki tarafı keskin, yassı yüzlü çakmak taşlarından yapmışlardır. Yontma ve cilâlı taş devrinde yine çakmak taşından yapılmış, fakat daha da işlenmiş bıçaklar kullanılmış, Tunç devrinde, devirler boyunca değişmeyen karakteristik bıçak meydana getirilmiştir. İlk çağlarda Yunan ve Romalılarda tunç ve demirden yapılmış bıçaklar kullanılmış Orta çağda, XIV. yüzyıla doğru çelikten yapılmış bıçaklar kullanılmağa başlanmıştır. Bugün bıçaklar, kullanılan yerlerin özelliğine göre, çok çeşitli biçimlerde bulunur.
AİSOPOS AJANS « Haberleşme
Dünyanın her tarafından gelen siyasî, ekonomi, malî, spor ve çeşitli alanlardaki hareketleri, tabiat olaylarını toplayarak telgraf ve telefon yolu ile ve özel bültenlerle halka ve gazetelere yayan kurum.
Dünyada ilk ajans Fransa'da Birinci İmparatorluk devrinde kurulan Havas ajansıdır. Bu örneğe göre başka memleketlerde de ajanslar kurulmuş ve haberleşme tekniğinin ilerlemesi ile bugünkü ileri ve modem seviyelerine ulaşmışlardır.
Bugün dünyanın çeşitli yerlerinde muhabirleri olan ajanslar, çeşitli olayları telgraf, telefon, radyo yollan ile en kısa zamanda merkezlere bildirirler ve bu merkezler de en kısa zamanda haberleri memleketlerine ve dünyaya bildirecek olan gazetelere, radyolara ulaştırırlar.
Doğrudan doğruya hükümetlerin kontrolü altında olan ajanslar olduğa gibi özel teşekküllerin işlettiği ajanslar da vardır. Memleketimizde bu işi gören en büyük ajans yan resmî bir hüviyeti bulunan Anadolu Ajansıdır.
isimlerinin baş harfleri ile gösterilen ve dünyaca tanınan en meşhur ajanslar şunlardır: A.A. (Türkiye), D. N.B. (Almanya Ajansı), A.F.P. (Fransız), Reuter (İngiliz), Tass (Rusya), U.P. (Birleşik Amerika), İstefani (İtalya).
GERGER « Türkiye Coğrafyası
Adıyaman iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 651 kilometrekare, nüfusu 22.576 dır. Yüzeyi, eteklerde hafif dalgalı, yükseklerde yalçın ve sarp yamaçlardan ibarettir. Hayvancılık ve tahıl ekimi önemlidir.İlçe merkezi 659 nüfuslu Pötürge kasabasıdır.
ÇEÇE SİNEĞİ « Hayvanlar
İnsana uyku hastalığını aşılayan bir sinek. Sinekten az büyüktür. Afrika'da bulunur, özellikle Orta Afrika'nın bataklık bölgelerinde görülür.Hayvanların kanlarını emmek için soktuklarında hortumlarıyla uyku hastalığını aşılarlar. Çeçe sineğinin soktuğu hayvan çok geçmeden ölür.
GÖÇLER « Toplum ve Toplum Yapısı
Bir kişinin, bir ailenin, bir toplumun bulundukları yeri (ev, şehir, bölge, yurt) terk ederek başka yerlere gitmeleri, yerleşmeleri.
Göçlerin, çeşitli sebepleri vardır. Kişilerin ve ailelerin yerlerini değiştirmeleri çoklukla Özel sebeplerle ilgilidir. Fakat toplumların yaptığı büyük göçler, tarihin konusu içine giren ve etkileri büyük olan göçlerdir.
Toplumların yaptığı büyük göçlerin başlıca sebepleri şunlardır:
1 - Bir toplumun bulunduğu bölgenin iklim şartlarının değişmesi sonucu, buralarda ilkel bir hayat yaşayan insanların, artık yaşamalarına uygun şartların kalmaması,
2 - Bazı bölgelerin yerel zenginliklerinin anlaşılması ile, daha iyi bir yaşama şartına kavuşma isteği.
3 - Nüfus fazlalığınım, bir bölgede yaşamaya uygun olmamağa başlaması.
4 - Çeşitli dinî ve siyasî sebepler. Asıl büyük göçler, tarih öncesi devirlerde toplumların .yapmış oldukları
göçlerdir. İlk insanların yaşayışı, bulundukları bölgenin iklim şartlanma bağlı olan ilkel bir yaşayış olduğu için, bu şartların değişimi halinde, bir bölgeden başka bölgelere göçler olmuştur.
özellikle, Yontma Taş Devri, Cilalı Taş Devri, Maden Devrinde yapılan büyük göçlerin asıl nedeni budur. Bu devirlerde, iklim şartlarının değişmesi üzerine Avrupa'da ve Asya'da yaşayan kavimler, başka başka yerlere göç etmişlerdir. Yahudiler, Cermenler, Slavlar,. Araplar, Normanlar, Moğollar ve Türkler,tarihte büyük göçler yapmışlardır.
Türklerin Ana Yurtlarından göç etmeleri : Buzullar Devrinde dünyanın başka tarafındaki insanlar Yontma Taş Devrinde bulunurken, Orta Asya'nın batısında çok elverişli iklim şartlan içinde yaşayan Türkler, Maden Devrine kadar yükselmişlerdi. Fakat, havaların ısınması, Buzullar Devrinin sona ermesi üzerine, Orta Asya yavaş yavaş kurumağa başladı. Yaşama şartları güçleşti. Bu sebeple burada yaşayan Türkler, başka ülkelere göç etmeğe başladılar. Göçler doğuya, güneye ve batıya olmak üzere üç yöne olmuştur. Doğuya gidenler Çin'e, güneye gidenler Afganistan ve Hindistan'a Batıya gidenler Hazar denizinin kuzeyinden Rusya ve Avrupaya güneyden İran, mezopotamya, Ana dolu, Suriye, Mısır ve Ege Bölgesine kadar yr kılmışlardır. Buralarda, çeşitli medeniyetler kurmuşlardır.
Yakın zamanların en büyük göçü : İklim şartlarının sebep olduğu bu göçlerden sonra, yakın zamanların en büyük göçleri, Amerika ve Avustralya kara parçalarıma keşfedilmesi ile buralara yapılan göçler olmuştur. Özellikle Amerika'ya göç eden Avrupalıların sayısının çokluğu, yeni Amerika halkının değişik milletlerden meydana gelmesine sebep olmuştur.
FAŞİZM « Politika ve Siyaset
İtalya'da 1919 yılında Benito Mussolini tarafından kurulan bir politika sistemi. Bu kelime, demet, destek anlamına gelen Lâtince “fascis” kelimesinden gelmektedir. Eski Roma’da en yüksek memurların önünde “lictor” lar, ellerinde, bir balta ile birlikte bağlanmış bir değnek destesi taşırlardı. Bu deste, kudret ve egemenlik sembolü idi. İtalyan Faşizmi de, bu desteyi kendi sembolü olarak kabul etmiştir.
1922 de Mussolini iktidara geçince, İtalya'da, yetkili devlet teşkilâtı olarak sadece Faşist Partisi kalmış, o tarihten itibaren İtalya'nın İkinci Dünya Savaşı'nda çöküşüne kadar Mussolini, tek başına devleti idare eden bir diktatör olmuştur.
Anti komünist ve milliyetçi otoriteye dayanan bir politika sistemi olan Faşizm, demokrasinin ferdiyetçiliğin düşmanı, savaşçı ve emperyalist fikirlerin tatbifeçisidir. Aşırı milliyetçiliğin yanında ırkçı, dinci, gelenekçi ve yalnız Mussolini'ye bağlı olan hüviyeti ile beliren bir özellik gösterir.
Birinci Dünya Savaşı'nın çeşitli buhranları sırasında askerî bir stil üzerinde teşkilâtlanması, selâm tarzına varıncaya kadar eski Roma geleneklerini canlandırması, büyük Roma İmparatorluğu'nu canlandırmak amacını gütmesi ve başka sebeplerle, kısa zamanda bütün İtalya'da yaygın bir halk kitlesi tarafından benimsenmesi sonucunu doğurmuştur. Hattâ İtalyan Faşizmine benzer hareketler olarak çeşitli memleketlerde yeni politika sistemleri kurulmuş, bu sistemler arasında, Almanya'da Hitler'in yöneticiliği altında (Nazi rejimi) ortaya çıkmıştır.
Faşizm, İtalya'ya İkinci Dünya Savaşı'nda büyük kayıplar verdiren bir politika sistemi olmuş, İkinci Dünya Savaşı yenilgisi ve Mussolini'nin öldürülmesi ile son bulmuştur.