BARCELONA « Dünya Coğrafyası
İspanya'nın kuzey doğusunda bulunan bir şehir. Nüfusu 1.503.062 dir. Roma devrinde kuzey doğu İspanya eyaletinin başşehri olan Barcelona , Emevîler zamanında ve Musa bin Musayr'ın İspanya savaşları (713) sırasında Arapların eline geçmiştir. İşlek bir ticaret limanı olup dokuma, makine ve otomobil fabrikaları vardır.
ROMANYA « Dünya Coğrafyası
Avrupa'nın güneydoğu bölümünde, Karadeniz'e kıyıları olan bir devlet. Yüzölçümü 237.384 kilometrekare, nüfusu 18.400.000 dür. Başşehri Bükreş'tir. Komünizm bloğu içinde, cumhuriyetle yönetilen bir halk cumhuriyetidir.
Romanya'nın kuzeyinde Rusya, doğusunda Karadeniz, güneyinde Bulgaristan bulunmaktadır.
Coğrafya : Romanya, Avrupa'da kapladığı alanlar bakımından Balkanlar'ın en önemli devletlerinden biridir. Orta Avrupa'dan İspanya'ya kadar uzanan en kısa yol, Romanya'dan geçer. Orta bölümlerini, yükseklikleri yer yer 2.500 metreyi bulan dağlar kaplar. Transilvanya Alpleri, Doğu Karpatlar, iç kesimi batıya bakan büyük bir yay çizerek ülkeyi kaplarlar. Ülkenin temelini meydana getiren bu sıradağlar, Romanya'yı birbirinden farklı üç bölgeye ayırır: 1-Transilvanya Alpleri ve Karpatlar. 2 - Transilvanya ile Banat, 3 - Eflâk ve Buğdan. Eflâk ve Buğdan, ülkenin tarıma en elverişli bölgelerini meydana getirir. Bu yörelerde bulunan ve Tuna'nın Karadeniz'e döküldüğü alanların meydana getirdiği Dobruca bölgesi, bütün Romanya'nın en verimli topraklarını meydana getirir. Dağlar ise, sık ormanlarla kaplıdır.
Romanya'nın iklimi, genel olarak, kuzeyden, Rusya'dan gelen soğuk rüzgârların etkisi altındadır. Özellikle Romanya'nın doğusunda bulunan geniş ovalar, bu soğuk rüzgârların geniş etkisi altındadır. Fakat, daha güneyde Karpat sıradağları, Transilvanya'yı, bu soğuk rüzgârlardan korur. Buralarda kış uzun sürer, yazlar da genel olarak fazla sıcaklık yapmadan geçer.
Romanya'nın en önemli akarsuyu, Orta Avrupa'nın en önemli akarsuyu olan Tuna ile bunun; kollarıdır. Bunlardan başka Prut nehri ile Mureş ve Someş nehirleri de önemlidir.
Romanya'nın başlıca zenginliğini, bir tarım ülkesi olması sağlamaktadır. Toprak ürünlerinin başında buğday ve mısır gelmektedir. Bu arada bağlar, geniş alanlar kaplar. Orman ürünleri de, Romanya'nın önemli gelir kaynaklarından birini meydana getirir. Bu arada hayvancılık ve balıkçılık da oldukça gelişmiştir.
Fakat, Romanya'nın, toprak üstü servetlerinin dışındaki asıl gelir kaynağını, toprak altı zenginlikleri meydana getirmektedir. Bu zenginliklerin başında petrol gelmektedir. Yılda 11 milyon ton kadar petrol elde edilmektedir. Bundan başka kömür, demir, manganez, bakır, kalay, gümüş de önemlidir.
Tarih : Romanya'nın eski halkını Daçyalılar meydana getirmektedir. M.S. ikinci yüzyıldan itibaren buraları Avrupa'nın çeşitli kavimlerinin saldırılarına uğramıştır. Romalılar, Gotlar, Hunlar, Avarlar, Slavlar, Moğollar, buralarda zaman zaman hüküm sürmüşlerdir. Romanya Xrv. yüzyıldan itibaren Türklerin egemenliğine geçmiştir. Uzun asırlar Türk egemenliğinde kalan Romanya, ancak 1878 Berlin Antlaşması ile Osmanlı İmparatorluğundan ayrılabilmiştir. 1881 yılında krallık olmuş ve Avrupa'nın önemli devletleri arasında zaman zaman yer almıştır. İkinci Dünya Savaşı'nın ilk yıllarında, Almanlar'la birlikte Ruslar'a karşı savaşmış, fakat 1944 yılında Ruslar'a karşı yenilgiye uğrayarak Ruslarla barış imzalamıştır. 1946 yılından itibaren de Komünist Parti'nin yöneticiliği altında Komünist bloğu devletlerinden biri olmuş, böylece Demir Perde gerisi devletleri arasında yer almıştır. Krallık 1947 yılında kaldırılmıştır.
BANDIRMA « Türkiye Coğrafyası
Balıkesir iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 518 kilometrekare, nüfusu 51.187 dir. İlçe, Bandırma'nın kuzeyinde ve Marmara Denizi kıyılarındadır. Yüzeyi Marmara kıyılarına paralel olarak doğu batı yönünde uzanan Karadağın yamaçları ile düz ve geniş platolardan ibarettir. Bu sebeple ilçe yüzeyi, geniş çapta tarla ekimine çok elverişlidir. İlçe sınırları içinde ve Marmara kıyıları çevrelerinde aynı zamanda geniş zeytinlikler ve bağlar görülür.
İlçenin merkezi olan Bandırma kasabası 28.858 nüfuslu büyük ve şirin kasabalarımızdan biridir. Kuruluş tarihi belli olmamakla beraber ,eski çağlardan beri bilinen bir şehirdir. Eskiden Pandromos denilen Bandırma, Orhan Gazi tarafından Bizanslılar'dan alınmış, Cumhuriyetin ilânından sonra da pek hızlı gelişmeler kaydedilmiştir. İstanbul'a 46 mil uzaklıkta olup, İzmir'e 344 kilometrelik bir demiryolu ile bağlıdır. Balıkesir'in başlıca ihracat limanı işini gördüğü için önemli bir ticaret yeridir. Bu sebeple Türkiye'nin en bayındır kasabalarından biri olmuştur.
BOZKIR « Bitkiler
Sert çayırlarla otların, bunlar arasında serpilmiş çalılarla dikenlerin meydana getirdiği bir bitki topluluğu. Bozkırlar, çoklukla astropik kuşakta geniş yer tutar. Yaz olduğu, böylece bitki topluluklarının yeteri kadar yeşermeğe fırsat bulamadığı alanlarda meydana gelen bozkırlar, bazen ılık iklim bölgelerinde, tropik kuşağa doğru da yer yer sokulurlar. Bozkırlarda yetişen bitkiler, bu iklim şartlarına uymuş, kurakçıl bir yapı gösteren, üstleri balmumu tabakası ile kaplı küçük yapraklı kökleri toprak altında su çekebilmek için derinlere giden tüylü, meşin gibi sert soğuklara karşı dayanıklı, yumru ya da soğanlı köklü bitkilerdir.
Bitkilerin yetişme çokluğuna göre, bozkırlar türlü adlar alırlar: Otluk çayırlık bozkırlar, otluk-dikenlik bozkırlar, tuzlu bozkırlar, çalılık bozkırlar gibi.
DÖRTLÜ TAKRİR « Politika ve Siyaset
Cumhuriyet Halk Partisi'nin 12 Haziran 1945 tarihi Grup toplantısında görüşülen bir önerge. Son yılların politika hayatında “Dörtlü Takrir” adı ile ünlüdür. Celâl Bayar, Fuat Köprülü, Adnan Menderes ve Refik Koraltan ta rafından Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubuna verilen bu önergede, parti tüzüğünde, bazı kanunlarda değişiklik yapılması ileri sürülmüş ve tek partili devreden çok partili bir devreye geçmemiz zorunluluğu belirtilmiştir. Aradan çok geçmeden Demokrat Parti'nin kurulması ile sonuçlanan bu hareket, çok partili politika hayatımızda önemli bir başlangıcı meydana getirmektedir.
BAHŞİŞ « Sözlük
Bir hizmet görene, gördüğü işin karşılığı olarak ödenen paradan başka, mecbur olunmadığı halde ayrıca verilen para. Bu deyim, hükümdarların ve büyüklerin, maliyetlerine türlü vesilelerle dağıttıkları paralar karşılığı olarak da kullanılmıştır.
Osmanlı padişahlarının tahta çıkışlarında devlet ileri gelenlerine, ulemaya, kapıkulu ocaklarına belli miktarlar üzerinden bahşiş (cülus bahşiş) dağıtıldığı gibi, padişahın ilk sefere çıkışlarında da bahşiş (sefer bahşişi) dağıtmak gelenek haline gelmiştir.