Nedir

SÜLÜK « Hayvanlar

Sülükgillerin, durgun ya da hafif akıntılı akarsularla yaşayan örnek hayvanı. Canlıların vücuduna tutunmak ve onların kanlarını emmek suretiyle yaşarlar. Asalak hayvanlardandır.

ASTMA « Sağlık

Nöbet nöbet gelen bir nefes darlığı. Darlığa bronşların sıkışması mukozanın şişmesi ve yapışkan bir salgı dolması sebep olur. Nöbetler birkaç güne kadar devam edebilir. Çoğu zaman tehlikesizdir.

ILICALAR « Genel Coğrafya

Doğal durumunda ve genel olarak yerden 34 C0 inin üstünde sıcaklıkla çıkan ve şifalı özelliklerden faydalanmak üzere banyo halinde kullanılan sulara verilen ad.

Çok eski zamanlardan beri milletler, kendi yaşadıkları topraklar üzerinden fışkıran soğuk, ılık ve sıcak, lezzetli lezzeti oldukça acı ve tuzlu sularda bazı hastalıkları iyi edici özellikler arayarak, bunlardan istifade edebilmek imkânını bulmuşlardır.

Bu suların çıktığı bölgelerde, herkesin gelebileceği ve kısa ya da uzun bir tedavi süresince kalabileceği banyolar yapmışlardır. Hastalıkları iyi eden yerler oldukları gibi, aynı zamanda birer, dilenme bölgeleri de olan ılıcalar, bugün, bütün dünyada büyük ilgi gören yerlerdir.

Türkiye'de sayıları yüzleri aşan ılıcalar vardır. Bu ılıcaların suları, genel ve özel karakterleri bakımından ve iyi ettikleri hastalıklara göre çeşitli gruplara ayrılırlar. Bunların başılıcaları şunlardır: Alkali kaynaklar (mide, barsak hastalıkları, için), akratoterm kaynaklar (romatizma, deri hastalıkları, böbrek hastalıkları, felçler için, demirli kaynaklar (çeşitli kan hastalıkları için,) sisli kaynaklar (romatizma, damar sertliği ihtiyarlık halleri için) toprak alkalili kaynaklar (böbrek taşları, şeker hastalıkları için).

BAYRAK « Devlet

Genel olarak, bir devletin yada bir milletin ayırt edici sembolüne verilen adı. Bayrak, bir devletin, bir milletin ayırt edici sembolü olabildiği gibi, çeşitli kuruluşların işaretleri olarak, bazen da sadece bir işaret olarak kullanılabilir. Türlü renklerde düz ve bölümlere ayrılmış; çoklukla dikdörtgen şeklinde kumaştan yapılmıştır. Bir göndere (direğe) çekilip dalgalandırmak için yapıldığı gibi, çeşitli durumlarda da asılabilir.

Bir göndere çekilip dalgalandırmak için yapılan bayrağın şu kısımları vardır: 1 - Bayrak gönderi, 2 - Gönder direği, 3 - Makara, 4 - Bayrağın salvosu, 5- Bayrağın uçkurluğu, 6 -Boyu, 7 - Genişliği, 8 - Uçkurluk kenarı, 9 - Ucum kenarı 10 - üst kenarı, 11 - Alt kenarı, 12 - Merkezi, 13 - Ekseni.

Bir devletin ya da bir milletin sem bolü olarak kullanılan ve siyasi değeri olan bayraklar, başlıca şu sınıflara ayrılır: Millî bayrak, devlet bayrağı, hükümet bayrağı, savaş bayrağı, ülke bayrağı, donanma bayrağı, ticaret bayrağı, servis bayrağı kılavuz bayrağı.

Millî bayraklar memleketler sınırları içinde kullanılır. Memleket dışında da elçilik binalarına ve gemilere çekilir.

Normal olarak göndere çekilip dalgalandırmak için yapılan bayraklar, normal olmayan hallerde ve özel anlamlara gelmek üzere şu şekilde kullanılır: 1 - Bayrağı yarıya indirmek (matem işareti), 2 - Savaşta bayrağı indirmek (teslim işareti), 3 - Bayrağa vurmak (teslim işareti), 4 - Gemilerde bayrağı ters çekmek (imdat isteme işareti), 5 - Gemilerde bayrağı ortada düğümlemek (acele imdat isteme işareti). 6 - Savaşta bir gemide yabancı bir bayrağı kendi bayraklarının üstüne çekmek (o geminin, bayrağı üste çekilen devlet tarafından esir alındığının işareti), 7 - Bayrak eğmek (tazim işareti).

Tek renkli bayraklar ,işaret bayrağı olarak kullanıldıklarında şu anlamları verirler: 1 - Beyaz bayrak (savaşta teslim olmak), 2 - Kırmızı bayrak (trafikte “dur”, gemilerde “tehlike” işareti), 3 - Kızıl bayrak (ihtilâl işareti), 4 - Yeşil bayrak trafikte “geç” demiryollarında “yavaş geç” işareti, 5 - Sarı bayrak “bulaşıcı hastalık” işareti, 6 -Siyah bayrak (matem işareti).

Tarih: Eski milletler, özellikle ordu teşkilâtlarında türlü şekillerde semboller kullanmışlardır. Sümerliler, türlü mitolojik hayvanları, ay ve güneş gibi gök cisimlerini, bu sembollerde kullanmışlardır. Eski Mısırlılarda da, çeşitli şekillerde semboller görülür, Yunanlılar pek eski zamanlarda savaşlara giderken işaret olacak bazı zırh parçaları kullanmışlar, daha sonraları, Yunan sitelerinden her birinin ayırt edici sembolleri olmaya başlamıştır. Araplar, hicretin ilk yıllarında beyaz, daha sonraları yeşil ve siyah bayrak kullanmışlardır.

Gerek eski çağlarda, gerekse ilk çağlarda ayırt edici semboller, çeşitli cisimlerden yapılmıştır. Sembol olarak kullanılan bayrak ve sancakların, kumaştan yapılması, doğrudan doğruya Ortaçağda başlar. Bu devirde ilk bayraklar, çoklukla altın ve gümüş işlemeli haç işaretleri ve dinî bir özellik taşımışlardır. Avrupa'da XIX. yüzyıldan itibaren millî bayraklar belirmeğe başlamıştır. Bu bayraklarda ilk zamanlarda, dinî sebepler ön plânda yer etmiş, bu sebeple bayraklarda çeşitli haç şekilleri resmedilmiştir. Daha sonraki yüzyıllarda, millî renkleri gösteren şekiller ve renkler ön plânda kullanılmağa başlanmış ve millî denebilecek ilk bayraklar, ilkin Hollânda'da (1579) Oranje prenslerinin hanedan bayrağının millî bayrak olarak kabul edilmesi ile kullanılmağa başlamıştır.

Uzun gelişmelerden sonra milletler, çeşitli millî bayraklar kullanmağa başlamışlar ve millî bayrakların yanında başka ayırt edici semboller de kullanmışlardır.

Türklerde bayrak: İslâm dininin yayılmasından önce eski Türklerde, savaşlarda ucuna bir ipek parçası bağlanarak elde tutulan ve kahramanlık gösterenlere verilen işaretler kullanılmıştır. Bir şeref işareti sayılan bu bayraklar, ün salmış kahramanların taşıdıkları mızrağın ucuna takılmakta iken zamanla kahramanların komutanlarına, başkomutanlarına da sembol olmağa başlamış; devlet teşkilâtı genişledikçe baştaki hüküm, darların taşıdığı bayraklar, temsil ettikleri devletlerin de resmî ve millî alâmetleri olmağa başlamıştır. İslâm dininin Türkler arasında yayılmağa başlamasından sonra, eski millî geleneklerinin yanında İslâm dininin ve medeniyetinin etkisinden kurtulamayarak Türkler çeşitli bayraklar kullanmağa başlamışlardır. Fakat bunlar ayrı ayrı oymakların ve askerî birliklerin işaretleri olmak üzere çeşitli biçimlerde ve renklerde kullanılmıştır. Bir devletin genel sembolü anlamında aynı şekil ve renkte bayrak kullanılması, yakın yüzyıllara aittir, ilk Türk devletleri beyaz, siyah ve kırmızı bayrak kullanmışlardır.

Osmanlı beyliğinin ilk kuruluş yıllarında, Konya’dan Osman Bey'e gönderilen armağanlar arasındaki egemenlik işareti olan beyaz bayrak uzun zaman Osmanlı hükümdarlarının sembolü olmuştur. Bu bayrağın yanında hükümdarlar, aynı zamanda kırmızı, yeşil ve çeşitli renklerde bayraklar kullanmışlar.

dır. XV. - XVI. yüzyıllarda, Yeniçeriler beyaz bayrak, Sipahiler kırmızı bayrak kullanmışlar; çeşitli bölüklerde çeşitli bayraklar kullanmışlardır. Osmanlı ordusunda olduğu' gibi donanmada ve ticaret gemilerinde de değişik bayraklar kullanılmıştır.

XVIII. yüzyılın sonlarına doğru devletin genel bir sembolü olan bayrak kullanılmağa başlanmıştır. Böylece XIX. yüzyılın ilk yarısında kırmızı zemin üzerinde hilâl ve yıldız bulunan bayrak, Osmanlı Devletinin millî ve resmî bayrağı olarak kabul edilmiştir. Önceleri, bayrakta sekiz köşeli olan yıldız, Abdülmecit devrinde beş köşeli yıldız haline getirilmiş ve bayrak böylece son şeklini almıştır. Cumhuriyetin ilân edilmesinden sonra 29 Mayıs 1936 tarihinde kabul edilen “Türk Bayrağı Kanunu” ve Türk bayrağı kesin şeklini almıştır.

BOĞULMA « Sağlık

Akciğerlerin muhtaç olduğu havayı alamamaları sebebiyle kalbin durmasından ileri gelen ölüm hali. Sebepleri bakımından ikiye ayrılır: 1) Her hangi bir engel yüzünden havanın solunum tarpanlarına girememesinden ileri gelen boğulmalar. 2) Solunuma elverişsiz havanın ciğerlere girmesinden meydana gelen boğulmalar.

1- Havasızlıktan boğulma: Herhangi bir sıvının solunum organlarına girerek akciğer keseciklerini ve solunum yollarını tıkaması boğulmaya sebep olur. Normal olarak bir insan nefes almadan bir dakikadan fazla su altında kalamaz. Bu zamanın sonunda artık irade solunumu durduramaz olur ve şahıs derin bir soluk alır. Bu soluk şüphesiz solunum yollarını su ile doldurur. Kan oksijensiz kalır. Solunum sistemine giren su bronşların fazla miktarda salgı yapmasına sebep olur. Bu, müküs ve hava birbirine karışarak bir köpük meydana getirir. Bu yüzden solunum sistemine su dolan insan sudan çıkarılsa bile bu köpük yüzünden soluk alamaz.

2 -Zehirli hava ile boğulma : Havada çok fazla miktarda karbonmonoksit bulunursa, insan hemen yere yıkılır, birkaç dakika içinde ölür. Şiddetli zehirlenmelerde baş ağrısı, kusma ve kıvranmalar görülür, daha sonra insan kendini kaybeder, felçler belirir. Hafif zehirlenmelerde ise insan kendini kaybetmez; ancak, bu zehirlenme sinir sisteminde bazı arızalar bırakabilir. Karbonmonoksit ağır ağır ve devamlı alındığı takdirde sinir bozuklukları, kansızlık ,zihni uyuşukluk yapar.

BALKAN ANTANTI « Tarih

9 Şubat 1934 te Türkiye Romanya, Yugoslavya ve Yunanistan arasında Atina'da imzalanan pakt. Dört devletin Balkan sınırlarını garanti altına alan ve Balkanlar'ı büyük devletlerin nüfuzu altına girmekten kurtarmak amacı ile kurulan bir pakt. İlk yıllarda çeşitli meseleler karşısında bu dört devletin kollektif barışa olan bağlılığını göstermiştir. İtalya'nın Habeşistan'a saldırması ve Montreux antlaşması konularında faydalı teşebbüslerde bulunmuş; fakat bir taraftan Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya'da beliren iç meseleler bakımından bir taraftan da Orta Avrupa'da kuvvetlenmeğe başlayan Almanya ve İtalya'nın tazyikleri sonucu ilk kuvvetini kaybetmiş, İkinci Dünya Savaşı'nda Balkan devletlerinden üçünün Mihver devletlerinin saldırılarına uğraması üzerine de son bulmuştur.