Nedir

HİNT OKYANUSU « Dünya Coğrafyası

Asya'nın güneyinde, Afrika'nın doğu kıyılarıyla Avustralya kıyıları arasında uzanan engin deniz. 74.900.000 kilometre karelik bir alan kaplar. Büyüklük bakımından okyanusların üçüncüsüdür. Derinliği ortalama olarak 3.600 metredir. Umman denizi, Bengal körfezi, Basra (İran) körfezi, Kızıldeniz, Hint Okyanusu'nun girintileridir. Mevsim rüzgârları (Muson) bu okyanusun en önemli özelliğini meydana getirir.

BERLİN « Dünya Coğrafyası

Brandenburg eyaletine dahil bir Alman şehri; 1945 yılına kadar Prusya'nın ve Almanya'nın başşehri. Nüfusu 3.273. 975 dir.

XII. yüzyılın ilk varışında Spree adası üzerinde bir balıkçı köyü iken ,Prusya ve Almanya'nın değil. Avrupa’nın ve dünyanın birinci derecede büyük şehirlerinden biri olmuştur. Bezlin XV. yüzyılın ikinci yarısına kadar 20. 000 nüfuslu küçük bir şehir olarak kalmış. XVIII. yüzyılda Prusya'nın bir endüstri şehri olarak gelişmeğe başlamış, 1786 da nüfusu 147.000 e yükselmiştir. XIX. yüzyılın ilk yansırda daha da büyüyen Berlin, 1871 yılında Almanya’nın başşehri olduktan sonra hızla büyümüş ve dünyanın büyük şehirleri arasına girmiştir.

İkinci Dünya Savaşı'nın Almanya'nın yenilgisi ile son bulması üzerine müttefik kuvvetler tararından 1945 Mayısında işgal edilmiş ve 1945 Haziranında Amerika, İngiliz, Fransız ve Sovyet Rusya arasında 4 işgal bökesine ayrılmıştır. 1945 Ağustosunda imzalanan Potsdam anlaşmasına göre Almanya 4 işgal bölgesine ayrıldığı zamanlarlın Berlin Rus bölgesinin içinde kalmıştır. Şehrin üç kısmım bölüşen Amerika, Fransa ve İngilizler, aralarında birleşik bir idare kurmuşlardır. Bu bölgeye “Batı Berlin “ denilmektedir. Rus işgalinde bulunan kısmı da “Doğu Berlin” adını almıştır.5 Mayıs 1955 tarihinde Alman Federal Cumhuriyeti bağımsız bir devlet olarak ilân edildiği zaman Berim bu yeni devletin sınırlarına girmemiş ve uygulanan özel idare şekline devam edilmiştir. Bu gün milletlerarası anlaşmazlıklarda önemli bir mesele olarak ortaya çıkan Berlin'in bölünmesi ya da Almanya Federal Cumhuriyetine, Demokratik Alman Cumhuriyetine bağlanması, Batı ile Doğu arasında önemli anlaşmazlık konularından biri olarak devam etmektedir.

SAMANDAĞI « Türkiye Coğrafyası

Hatay iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 254 kilometrekare, nüfusu 42.137 dir.Yüzeyi, Amanos dağlarının güneybatı ucunda uzanan sırtları ile daha güneydeki sert ve dik meyilli ormanlar ve makilerle kaplanmış yamaçlardan, bunların arasında uzanan vâdilik alanlardan ibarettir. Halkının geçiminde geniş tarla ekimi ve portakal,limon yetiştiriciliği önemli rol oynar. Merkezi 13912 nüfuslu Samandağı kasabasıdır.

ATEŞ « Sağlık

Ftevre — Türlü sebepler etkisiyle vücut ısısının yükselmesi. İnsanların tabi: olarak bir ısı dereceleri vardır. Yazın sıcaklığı, kışın soğukluğu ile değişmeyen ve sağlam insanlarda genel olarak 36,8 derece olan bu ısı, çeşitli etkiler, hastalıklar sebebiyle değişir ve yükselir.

Vücut ısısının normalin üstüne çıkması, ya kana karışan birtakım yabancı maddelerle, ya da çeşitli hastalıklara yol açan mikropların insan vücuduna girmesi ile olur.

Isı yükselmesi ile beraber birçok alanlarda değişiklikler olur. Kalp atımı hızlanırken, nabız sayısı artar, nefes alma sıklaşır, iştiha azalır, dil paslanır, sindirim güçleşir, baş ağrısı, uykusuzluk ve halsizlik görülür. Uzun süren ateşte hasta zayıflar, vücudun yağı erir ve vücut kuvvetten kesilir.

Isı yükselmesi, düzenli, ya da düzensiz şekilde olur. Çeşitli hastalıklara göre değişen bu şekiller, sabahları, akşamları ve belli günlerde ateşin yükselip düşmesine göre çeşitli tipler meydana getirirler. Isı yükselmesinin bu tipleri, çoğu kere hastalıkların bilinmesinde en büyük yardımcıdır.

Ateşin yükselmesi hakkında az çok bir fikir edinmek için el ile hastanın alnına ya da vücudunun bir yerine dokunmak, yeter. Fakat asıl ateş yükselmesinin anlaşılması termometre ile mümkündür. Termometre, hastanın durumuna göre, koltuk altına, ağzın içine, kasığa, ya da rektuma konabilir. Termometre konmazdan önce birkaç defa silkilir, civa sütununun aşağı inmesi sağlanır ve termometrenin konacağı yerin terli olmamasına dikkat edilir. Termometre beş on dakika hastada bırakıldıktan sonra çıkarılır ve yükselen civa seviyesinden, hastanın ateşi anlaşılır. Ateşin düşmesini sağlayan ilâçlar, insanlar tarafından en çok kullanılan ilâçlar arasındadır. Fakat birkaç gün süren ve düşmemekte inat gösteren ateşlerde, hekime başvurmak gerekir.

BOŞ İNANLAR « Toplum ve Toplum Yapısı

İnsan topluluklarında yerleşmiş olan asılsız inanışlara “boş inanlar” adı verilir. Boş inanların eski deyimi Bâtıl itikatlaradır. Boş inanlar, ilkel toplumlardan başlayarak, zamanımızın en ileri toplumlarına kadar gelmiş olan ve bu toplumlarda halâ yer eden bir takım inanlardır. Bunların asıl sebepleri bilinmemekle beraber, eskiden kalma bir gelenek olarak, inanılmasına dikkat edilir.

Bu inanlar, toplumlara göre değişmekle beraber, hemen bütün toplumlarda aynı özellikte olanlarına da rastlanmaktadır.

Boş inanların kaynağını incelemek istersek, ilkel insan topluluklarına kadar inmemiz gerekmektedir. İlkel insan topluluklarında insanlar, tabiat olayları karşısında, çaresiz ve kudretsiz kalmış kimselerdi. Bunlar, gök gürlemesi, şimşek çakması, şiddetli fırtınaların çıkması, depremlerin olması, ay ya da güneş tutulması gibi tabiat olayları karşısında kudretsiz kalmışlar, bunların nedenlerini açıklayamamışlar ve bu olayları, Tanrıların, insanlara olan kızgınlıklarına yormuşlardı. Bu sebeple, Tanrılara yapılacak adaklar, kesilecek kurbanlar ve başka yoldaki inanlarla; yukarda sayılan tabiat olaylarının meydan gelmesini önleyeceklerini sanmışlardı.

Fakat, zamanla, tabiatın bilinmez olan olayları açıklanmış, bunların bilim yolu ile nedenleri bulunmuştur. Bununla beraber, yüzyıllar boyunca devam ede gelen inanlar da, geri toplumlarda daha çok ileri toplumlarda o oranda azalma göstererek devam edegelmiştir.

Geceleri tırnak kesmemek, 13 sayısını ve salı gününü uğursuz saymak, kara kedi görmek, merdiven altından geçmek, aynı kibritle üç kişinin sigarasını yakmak, ayna kırmak, sofranın üzerine tuz dökmek, göz seğirmesi, bu gün bile çeşitli şekillerde yorumlanmakta, bunların meydana gelmesi sonucu, çeşitli uğursuzlukların, aksiliklerin meydana geleceğine inanılmaktadır.

Bu arada kahve falına, iskambil falına inanmak, rüyada görülen her hangi bir şeyi yorumlayarak, meydana gelecek olayları önceden bilme yoluna gitmek, boş inanların, toplumlarda devam etmesini sağlayan en kuvvetli kaynaklar halinde yaşamaktadır.

Elbette ki medenî bir kimse, sebebi olmayan bu şekil boş inanlara inanmanın yersizliğini ve komikliğini bilir.

BUHARLAŞMA ISISI « Kimya

Bir gram sıvıyı, o sıvının özel kaynama sıcaklığında, sıvı halinden buhar haline geçmesi için gerekli olan ısı enerjisine verilen ad.

Normal basınç altında kaynama noktalarında buharlaşma ısıları, her madde için bellidir. Aşağıda bazı maddelerin buharlaşma ısıları (Kal/gr.) cinsinden verilmektedir.

Su (538.9), Amonyak (321), Alkol (202), Benzol (92), Kloroform (61), Çinko (400), Gümüş (517), Civa (68).

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy