EREĞLİ (Karadeniz Ereğlisi) « Türkiye Coğrafyası
Zonguldak iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.134 kilometrekare, nüfusu 76476 dır. Batıda ve kuzeyde Karadeniz kıyıları vardır. Kıyıya yakın kesimleri tepeler ve sırtlar şeklinde parçalanmış, alçak bir yayla alanı özelliğindedir. Bu yaylanın gerisinde dağlık alanlar yer ahır. ilçe halkının başlıca gelir kaynağını tarım meydana getirmektedir.Özellikle mısır ekimi geniş çaptadır. Son yıllarda balıkçılık da oldukça gelişmiştir. İlçe merkezi 8.815 nüfuslu Ereğli kasabasıdır.
Ereğli'de, Türkiye’nin ikinci ve Karabük'tekinden çok daha büyük olan demir ve çelik sanayi kurulmuş bulunmaktadır.
DAHOMEY « Dünya Coğrafyası
Batı Afrika'da Gine körfezinde bir devlet. Yüzölçümü 115.700 kilometrekare, nüfusu 1.719.000 dir. Başşehri Porto Novo'dur.
Geniş bir ova halindedir. Bazı bölgelerindeki dağların yüksekliği 1.500 metreyi bulmaz. Geniş ormanlıklarla kaplıdır. Ülkede yaşayanlar zencilerdir. Tropik meyveler pamuk, kakao, kauçuk başlıca ürünleridir.
Dahomey ,1893 yılından . itibaren Fransızların elinde bir müstemleke olarak kalmış 1 Ağustos 1960 tarihinde bağımsızlığa kavuşmuştur. Bugün cumhuriyette yönetilmektedir.
BİRA « İçecekler
Arpa ve şerbetçiotu ile hazırlanan hafif alkollü (% 2 - 6) bir içki.
Bugün çoklukla arpadan hazırlanmakta olan ve en fazla kullanılan içkilerden biri olan bira, eski devirlerden beri bilinmektedir. Orta Asya'dan dünyaya yayılmıştır. Orta Asya'da bulunan Türkler, bugün biranın anası sayılan ve darıdan hazırladıkları “boza” yı kullanmışlardır. Bu içki, İran ve Mezopotamya yolu ile Mısır'a yayılmıştır. Mısır'da bozanın yapımında esaslı değişiklik olmuş ve bugün kullanılan bira tekniğine yakın bir teknikte yapılan bira meydana getirilmiştir. Mısır'da tekniği çok gelişmiş olan bira, buradan Yunanistan'a, Romanya'ya geçmiş ve XIV.- XV. yüzyıllarda yeni bir gelişmeye uğradıktan sonra bugünkü şeklini almıştır.
Bira yapılacak arpa ayrı bir tip şekil eder. Bu arpaların nişastası çok azotlu maddelerinin az olması gerekmektedir.
Bugünkü bira yapımı dört safhada tamamlanmaktadır:
1 - Malt'ın hazırlanması: Arpada bulunan ve bira yapımında önemli rolleri olan enzimleri geliştirmek, bira tanelerini kolayca şeker alabilir hale getirmek için yapılmakta olan bu işlemde, arpalar yabancı maddelerden temizlenir ve ıslatma işlemine tâbi tutulur ve arpalar çimlendirilir. Bundan sonra arpalar kurutulur. Kurutulmuş olan arpa taneleri değirmenlerde un haline getirilir.
2 - Malt şerbetinin hazırlanması: Un haline getirilmiş olan arpalar, su ile sıcakta şekerlendirilir. Hazırlanan malt şerbeti, büyük süzgeçlerden geçirilerek süzülür.
3 - Kaynatma ile şerbetçiotun'un katılması: Süzülen malt şerbeti özel kabanlarda kaynatılır. Bu kaynatma sırasında kazana şerbetçiotu katılır. Elde edilen bu koyu sıvı, soğuk borulardan geçirilerek soğumaya terk edilir.
4 - Mayalandırma: Soğuk olarak elde edilen bu sıvı, bira mayası ile mayalandırılır, biraz dinlendirildikten sonra süzülür ve içilmek için gerekli kaplara doldurulur.
VİNÇ « Teknik
Ağır cisimleri kaldırmakta kullanılan bir makine. Bu makinenin en önemli kısmı elle, ya da vitesle verilen bir güçle hareket eden bir çark çemberidir. Bu çember dönerek üzerine sarılı bir ipi ya da kabloyu harekete geçirir. Vinç, ağır cisimleri sadece kaldırmakta değil, aynı zamanda bir yerden alıp başka bir yere nakletmekte de kullanılır. Çark çemberine ilâveten vinçler çok zaman genel olarak sabittir. Bununla beraber, bir kulaklı tekerlek de bulunur. Rıhtım boylarında raylar üzerinde hareket eden yarı hareketli vinçler olduğu gibi, büyük kamyonlara monte edilmiş seyyar vinçler de mevcuttur. Gemilerin güvertelerindeki vinçler ise ufak baharlı makinelerle veya elektrikli motorlarla çalışır.
LALE DEVRİ (1718 - 1730) « Tarih
Osmanlı tarihinde Ahmet III. zamanında on iki yıl sürmüş olan zevk ve safa, israf ve eğlence devrine verilen ad.Lâle Devrini açan Üçüncü Ahmed'in sadrazam ve damadı Nevşehirli İbrahim Paşadır. “Sefaretname”siyle meşhur Yirmisekizçelebi Mehmet Efendi Fransa sefiri iken gördüğü Versailles sarayının havuzlarını, bahçelerini. korularını pek beğendiği için İstanbul'a döndüğünde methini padişaha ve sadrazama duyurdu. Bu yerler örnek tutularak Beşiktaş ilerisindeki Çırağan sanayi ile Kâğıthanede köşkler, çağlayanlar, korular yapıldı. Gene o zamanlarda Hollanda’dan getirilen lâle soğanları pek rağbet gördü. Bahçeler renk renk lâlelerle süsledi. Bir aralık lâle merakı o kadar arttı ki tek soğanın bile bir altına satılıp alındığı oldu. Padişah, sadrazam, İstanbul'un ileri gelenleri ve zenginleri kâh Çırağan sarayında kâh Kâğıthanede eğleniyorlar; gece, eğlencelerinde de üstlerine birer mum diktikleri kaplumbağaları lâlelerin altında dolaştırarak çırağanlar tertibe diyorlardı. Bu devri Patrona Halil İsyanı kapadı. Padişah, damadı İbrahim Paşayı boğdurarak cesedini ayaklanan halkın önüne attırdı, bu devri terennüm etmiş ve hiçbir eğlenceden geri kalmamış olan meşhur şair Nedim, Beşiktaş'taki evini saran asilerden kaçarken damdan düşüp öldü. Üçüncü Ahmet de tahtı Birinci Mahmuda bırakmak zorunda kaldı. “Lâle bin altına ise nale (inilti) bedihava (bedava) dır” atalar sözü Lâle Devrinin sefahat sefalet tezadını göstermek için söylemiştir.
DEFLASYON « Ekonomi
Paranın, piyasada azalarak satın alma gücünün artmasına verilen ad. Enflasyonla değeri düşen paranın, tekrar eski değerini kazanması için yapılması gerekli olan tedbirlerden biridir, (öbürü) Devalüasyondur). Fakat, para değerindeki düşüş çok olduğu zaman, deflasyon da çok güçleşir.