Nedir

AF « Devlet

Bir devletin siyasî cinaî, hukukî v.s. suçları bağışlaması. Suçlu olan ya da suçlandırılanların cezaları, çıkarılan özel bir kanunla ya tamamen kaldırılır ya da hafifletilir. Hapishanelerde olan bir kısım ya da bütün mahpuslar hapishanelerden çıkarak serbest hayata dönerler.

Bizim anayasamıza göre, genel ve özel af, Millet Meclisi'nin yetkileri arasındadır. Bu arada Cumhurbaşkanı, hükümetin teklifi ile ihtiyarlık gibi sebeplerle belli suçların cezasını kaldırır ya da hafifletir.

Af, siyasî olaylar sonucu başvurulan bir usuldür. Bir rejim değişikliğin, de, kral hanedanının değişmesinde, Devlet başkanlığının değişmesinde, o memleketin fevkalâde bir olayında çoğu zaman genel af ilân edilir.

LAMBA « Teknik

Aydınlatmak için kullanılan alet. Eski milletlerde toprak, bronz, gümüş ve Romalılarda yağ lâmbalarının pek çok çeşidi yapılmıştır. XVIII. yüzyıldan itibaren yassı fitilli yağ lâmbalarının yerini yuvarlak fitilli yağ lâmbaları almış, petrolün 1860 tarihinden itibaren yakıt olarak kullanılmasından sonra lâmba çeşitlerinde büyük bir değişiklik olmuştur.Elektrik lâmbasının ve akkorlu lâmbanın bulunması ile lâmbada yeni bir devir açılmıştır.

VAN « Türkiye Coğrafyası

Van ilinin merkezi olan şehir. Nüfusu 22.018 dir. Şehir, Van gölünün doğusunda, kıyıya 4 kilometre uzaklıkta bulunmaktadır. Güney doğusunda, tamamıyla çıplak yayvan sırtlar halinde dağlar uzanır. Doğu bölgesinin en güzel şehirlerinden biridir.

VAN İLİ

Doğu Anadolu Bölgesi illerimizden biri. Yüzölçümü 17.759 kilometrekare, nüfusu 21.034 tür. Kuzeyinde Ağrı, doğusunda Türkiye - İran sınırı, batısında Bitlis ve Van gölü kıyıları, güneyinde Siirt ve Hakkâri illeri bulunmaktadır. Yüzeyi genel olarak çok engebeli ve dağlıktır. Hayvancılık, halkın başlıca geçim kaynağıdır.

MUM « Sözlük

Parafinden ya da iç yağından yapılan ilkel bir aydınlatma aracı. Ortalama 20 santimetre uzunluğunda, 3 santimetre çapında, bir silindir biçimindedir. Ortasında, yandığında ışık verecek bir fitil bulunur.

İç yağından elde edilen mum, bu yağdaki stearik asitten yapılır. Ortasındaki fitil de borik aside batırılarak yanma yeteneği artırılmış pamuk ipliğidir. Parafinden yapılan mum ise, parafinin sıcak kalıplara dökülmesinden sonra, bu kalıpların birdenbire soğutulmasıyla elde edilir.

BEŞİRİ « Türkiye Coğrafyası

Siirt iline bağlı bir ilçe. İlçenin yüz ölçümü 1.130 kilometrekare, nüfusu 11.730 dur. Siirt'in güneybatısında bulunan ilçenin yüzeyi batı-doğu yönünde akan Dicle nehrinin geniş vâdileriyle sırtlardan ve düzlüklerden ibarettir. İlçe halkı geniş tarla ekimi ve hayvancılıkla geçinmektedir.İlçenin merkezi olan Beşiri kasabası 1.517 nüfuslu küçük bir kasabadır.

DEVRİMLERİMİZ « Toplum ve Toplum Yapısı

Kurtuluş Savaşından sonra, Türk toplumunun, çağdaş medeniyet seviyesine ulaşması için Atatürk'ün önderliği altında yapılan devrim hareketleri. Türk milleti, Kurtuluş Savaşı ile millî bir devlet kurmuştu. Bu devletin, her yönden medenî devletler seviyesine çıkarılmasını ülkü olarak alıyordu. Bu için eski müesseselerde canlılıklarını kaybetmiş olan gelenekleri bırakarak, bunların yerine millî bünyeye uygun, medeniyet dünyasının ortak bulunduğu müesseseleri almak suretiyle yeni millî gelenekler kurmak gerekiyordu. Bu düşünce ile, değişiklikler yapmak suretiyle Anayasa. 1928 yılında tam anlamı ile lâik bir hale getirildi. Daha önce Şubat 1926 da dünyanın en yeni kanunlarından İsviçre Medenî Kanunu Türk Medenî Kanunu haline getirilerek ve bizim toplum şartlarımıza göre düzenlenerek kabul edildi. Bu münasebetle, bütün hukuk mevzuatımız, Batıdakileri ne benzetilmiş oldu.Kadınlarımıza, siyasî ve sosyal haklar sağlayan kanunlar çıkarıldı.

Türk toplumunun Tazimattan önce başlamış olan kılık ve kıyafet hareketi de, şapkanın ve medeni dünyaca kabul edilmiş olan diğer kıyafet ve görgü usullerinin kabul edilmesiyle. Tekkeler kapatıldı. Hicri ve Rumi takvim bırakılarak Milâdi takvim alındı. Hafta tatili yapmak ve soyadı taşımak zorunluluğu kabul edildi. Eski yazılar bırakıldı. Medreseler kaldırılarak, bütün öğretim müesseselerinin Millî Eğitim Bakanlığına bağlanması ile Türk nesillerini yetiştirmek yolunda büyük adımlar atıldı.

Bütün bu medenileşmemizle ilgili çabaların yanından Batı toplumlarında olduğu gibi, siyasî bir yönetim şekline, demokrasiyi tam ve normal hukuk düzeni içinde kabul etmemiz ile girişilmiş oldu.