Nedir

PUSULA « Teknik

Yön bulmak için kullanılan bir âlet. Mıknatıslı bir çelik parçası, ortasından bir sivri uç üzerine konursa, bu çelik parçasının iki ucu kuzey ve güney kutuplarını gösterir. Pusula, düz olarak tutulduğunda, sivri boyalı ucu, daima kuzeyi gösterir. Böylece yönlerin bulunması pusula kullanmakla daima mümkün olur.

Pusula, karada, havada, denizde yön bulmak için kullanılır. Bin yıl kadar önce, Çinliler tarafından bulunduğu söylenir. Fakat, Orta Çağ’ın sonunda, Avrupalı denizciler tarafından, gemilerde uygulanmağa başlamış, bu sebeple de büyük keşiflerin başlamasına, yeni yeni yerlerin keşfedilmesine başlıca sebep olmuştur.

KALE « Mimari Sanatı

Düşmandan korunmak ve saldırısına engel olmak için kalın duvarlarla yapılan, düşmana ok ve mermi atmağa mahsus yerleri olan, içinde askerlerin barınacağı yerler bulunan büyük yapı.Topun icat edilmesi ve kullanılmaya başlaması tarihlerine kadar büyük önem taşıyan kaleler, özellikle XV. yüzyıldan itibaren eski büyük önemini kaybetmiştir. Bugünün ne toplum hayatı anlayışında ne de savunma anlayışında bir önemi kalmamıştır. Kalelerin asıl gelişmeleri Ortaçağdadır.Duvar ve kulelerin üzerinde bunlara bitişik kulelerden meydana diş diş duvar kısımları vardır. Bunlar ok ve mermi atanları korur.Bu siperlere mazgal siperlen aralarındaki deliklere “mazgal” denir. Bunların arasında askerlerin dolaşabilmesi için düzlükler yapılmıştır Buralara kalenin avlusundan merdivenlerle çıkılır. Duvarlara yaklaşan ya da tırmanmak isteyen düşmanın vurmak ve kalenin üstüne çıkmasına engel olmak için ver yer kulelerde, üst üste katlar bulunur. Buraları askerlere koğuş vazifesini görür. Kulelerin duvarlarında hem hava almağa, hem de ok atmağa yarayan mazgal delikleri vardır. Kalelerin duvarları önünde çoklukla su doldurulan geniş hendekler

açılmıştır. Bu hendekleri aşıp kale duvarlarına tırmanmak, her bakımdan çok zor bir iştir Bazı kale duvarlarının daha iç taraflarında son savunma yeri olarak yapılmış büyük kuleler de yapılmıştır.

BUENOS AİRES « Dünya Coğrafyası

Arjantin'in başşehri. Nüfusu 2 milyon 966 bindir. Atlas Okyanusu kıyılarına yakın, Plata ırmağının denize döküldüğü yerde işlek ve önemli bir limandır. Nüfus, ekonomi, ticaret ve kültür bakımından Arjantin'in en büyük merkezi ve Güney Amerikanın en büyük şehridir. Aynı zamanda büyük bir sanayi şehri olan Buenos Aires'te, Arjantin'de bulunan fabrikaların aşağı yukarı üçte biri toplanmıştır. Buones Aires, gerek siyasî, gerek tabiî bakımından, Güney Amerika'nın en önemli şehirlerinden biri olduğu için, büyük bir turistik şehir özelliğini taşır.

ALTIN ORDU İMPARATORLUĞU « Tarih

Doğu Avrupa'da Aşağı İdil boyunda (Volga) bulunan Türk-Moğol devleti. Altın Ondu, Cengiz Han tarafından yapılan Türk-Moğol seferleri sonucu olarak kurulmuştur. 1235 yılında toplanan Büyük Kurultay, batıya doğru büyük bir sefer açılmasına karar vermiş, bu de Cengiz'in torunu ve Cuci'nin oğlu Batu Han'a verilmiştir. 1236 ilkbaharında sefere başlanmış, 1240 yazına kadar bütün Rus yurdu ile Kıpçak bozkırları ele geçmiştir Bu akınlar, Macaristan'a Balkanların bir kısmama kadar devam etmişse de Batu Han, 1241 yılında İdil boyuna dönmüş ve Aşağı İdil boyunu merkez olarak seçmiş ve devletini kurmuştur

Cengiz Han, ölümünden (1227) önce İrtiş Irmağı ve Balkaş gölünün batısındaki yerleri büyük oğlu Cuci'ye verdiğinden, Batu Han tarafından alınan ve “Cuci Ulusu” adı verilen bu ülkeler sonradan “Altın Ordu” adı ile anılmıştır.

Hukuk bakımından Karakurum'da hüküm süren Moğol İmparatorluğuna bağlı olmakla beraber, alanında tamamıyla bağımsız bir devlet olan Altın Ordu, Moğol împaratorluğundaki esaslara göre düzenlenmiştir.

Saray şehrini başşehri yaparak burada oturan Batu Han, devletini başarı ile yönetmiş, Kıpçak Bozkırlarım, Orta ve Aşağı İdil Bölgesini, Aral gölü çevresini, Harzen'i Azerbaycan'a kadar Kafkasları almıştır.

Batu Han'ın yerine geçen Berke Han (1257 - 1266) zamanında, bilhassa İlhan'lılar Devletinin kurucusu Hülâgû Hanla uzun çarpışmalar olmuş ve Hülâgû Han, yenilgiye uğramıştır.

Berke Han'dan sonra hükümdar olanlar, Altın Ordu Devletini daha kuvvetli bir devlet haline getirmişler, bilhassa Özbek Han ve Canıbek Han zamanlarında Altın Ordu Devleti en kuvvetli zamanlarını yaşamıştır. Bu hükümdarlar zamanında Azerbaycan alınmış ve Rus prensleri vergiye bağlanmıştır.

Fakat Berdibek Han'ın 1359 da ölümü üzerine Altın Ordu Devletinde karışıklıklar başlamış, Hanlar ve prensler arasında şiddetli çarpışmalar olmuştur. Bu didişmeler sonucu devlet zayıflamış Litvanya Dukalığı sınırlarını genişletmiş Moskova'da oturan Ruslar da fırsattan istifade etmişlerdir. Bununla beraber Toktamış Han, 1380 yılında, Timur'un yardımı ile birliği tekrar kurmuştur. Fakat bir müddet sonra, 1391 ve 1395 yıllarında Timur'un Toktamış Han üzerine yaptığı seferler, devleti temelinden sarsmıştır. Başşehri olan Saray şehri yıkılmış, Altın Ordu'nun en ileri gelen aileleri öldürülmüştür. Toktamış, 1398 de Saray şehrine tekrar girmişse de yenilgiye uğramış ve Litvanya Dukalığıma sığınmak zorunda kalmıştır.

Altın Ordu, on üçüncü ve on dördüncü yüzyıllarda ekonomi, siyaset ve kültür bakımından Doğu Avrupa'nın en büyük devleti olmuştur. Sosyal ve tarihî bir zaruret olarak müslümanlığı kabul etmişlerdir. Altın Ordu'nun gerek Rus tarihinde gerekse Hazer Denizi ve Karadeniz ülkeleri tarihinde önemli etkileri olmuştur.

BÜYÜK OKYANUS « Dünya Coğrafyası

Kuzey ve Güney Amerika, Asya ve Avustralya arasında uzanan, dünyanın en büyük denizi. Yüzölçümü kenar sahilleri sayılmazsa 164 milyon, kenardenizleri ile birlikte 180 milyon kilometrekaredir. Yeryüzünün bütün karalarının yüzölçümü 149 milyon kilometrekare olduğuna göre, Büyük Okyanus, karalardan da geniş bir alan kaplar. Ortalama derinliği 4.000 metredir. Bununla beraber Filipinler çevresindeki Emden çukuru (10.793 metre) ile dünyanın en derin yerini de içine almaktadır.

Büyük Okyanus ana çizgileri ile bir elipsi andırır. Kuzey - güney uzunluğu 14.500 km. doğu - batı boyu 17.000 km. ye yakındır. Doğu kıyılan az girintili çıkıntılı ve oldukça sadedir. Buna karşılık batı kıyılan son derece girintili çıkıntılıdır ve bir çok adalarla çevrilidir. Bu kıyılarda bir çok kenar denizleri sıralanmıştır.

Gerek tarihten önceki devirlerde, gerekse büyük keşiflerin olduğu zamanlarda gezilen ve insanlar tarafından tanınan Büyük Okyanus, asıl XIX. yüzyıldan sonra bilinen bir deniz haline gelmiştir.

SANAT « Bilim ve Sanat

Genel bir anlatışla, düşünülen bir şeyi meydana getirmek özelliğindeki bilgilerin uygulanmasına ve o işi meydana getirmek için bilgi ve zekânın kullanılmasına denir. Sanatın niteliği üzerinde filozoflar ve düşünürler çeşitli açıklamalarda bulunmuşlardır. Bazı filozof ve düşünürlere göre sanatın niteliğinde “iyi, güzel ve gerçek” vasıfları vardır ve sanatın “fayda” ile ilgisi bulunur. Bazı filozoflar ise, sanatın fayda ile bir ilgisi olmadığını, “sanatın, sanat için” olduğu, sanatta hiç bir maddî fayda aramaması gerektiği görünüşünü savunurlar. Bu görüşü savunanlar, güzel bulduğumuz bir çok şeylerin faydalı olmadıklarını söylerler. Bazı filozof ve düşünürler ise, sanatta “güzel” le birlikte, “iyi, fayda ve gerçek” vasıflarının da bulunduğunu söylerler.

Sanat, insandaki “güzeli sevmek” ve ondan zevk almak duygusundan doğmuştur. Vücudun gelişmesi için gerekli besin maddeleri gibi, insan ruhunun da gelişmesi için sanata ihtiyaç vardır. Sanatlar, genel olarak iki büyük sınıfa ayrılır: a - Mekanik sanatlar, b - Güzel sanatlar.

Mekanik sanatlar, elle ve âletlerle yapılan sanatlardır. Dokumacılık, duvarcılık, dülgercilik, marangozluk, demircilik gibi. Fakat bu mekanik sanatlara, Türkçede çoklukla “zanaat” kelimesi karşılık olarak kullanılır.

Güzel sanatlar, estetik duygular uyandıran, güzellikle ilgili sanatlardır. Güzel sanatlar, başlıca yedi şubeye ayrılır.