Nedir

DİNAR « Türkiye Coğrafyası

Afyon iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.417 kilometrekare, nüfusu 44.023 tür. Yüzeyi, geniş bir ova ile yer yer dikçe ya da hafif meyilli yamaçlardan İbarettir. Halkı tarım ve meyvecilikle geçinmektedir. İlçe merkezi 9.409 nüfuslu Dinar kasabasıdır.

VOLKAN « Yeryüzü

Pirosfer tabakası ile litosfer arasındaki bağlılığı sağlayan ve magmadan çıkan maddelerin yeryüzüne yayılmasına aracılık eden litosferdeki doğal çatlaklara verilen ad.Bir volkanda üç bölüm görülür: 1 - Baca, 2 - Krater, 3 - Koni.

Baca: Magmadan yükselen lâv ve benzeri elemanların, litosfer yüzeyine çıkmasına aracı olan bir ya da bir kaç kollu kanallardır.

Krater : Bacanın, litosfer yüzeyiyle birleştiği noktada meydana gelmiş olan ağızdır.

Koni : Yükseklikleri, bazı hallerde 3.000 metreyi bulan, kraterden çıkan taş gibi maddelerin koni biçiminde birikmesinden meydana gelmiş tepelerdir.

Volkanların püskürmeğe bağlıyacakları, çoklukla önceleri belli olmaz. Yalnız, püskürmelerden önce, yer içinden korkunç gürültüler gelmeğe başlar, depremler olur, kaynak suları azalır, sıcaklıkları normal olan kaynak sularının sıcaklıklarında artma görülür. Bu olaylardan sonra yer kabuğu çatlar, bu çatlamalar, korkunç gürültüler içinde meydana gelir. Çatlamalarda taş ve benzeri maddeler, çok uzaklara fırlarlar. Meydana gelen yarıktan gaz ve buharlar yükselir. Bu olaylardan sonra kraterden lâvlar çıkmağa başlar. Bu lâvların devamlı akması ile volkan çevresi lâvlarla kaplanmış olur. Bu lâvlara rastlayan canlı, cansız her şey, bir anda lâvlarla kaplanarak yok olur.Yeryüzünde, püskürmelere aralıklı da olsa devam eden “sönmemiş volkanlar” olduğu gibi, artık püskürmelerine devam etmeyen, “sönmüş” olan volkanlar da vardır. Tarihsel zamanlardan beri zaman zaman püsküren volkanlar arasında Stromboli ve Vezüv volkanları sayılabilir.

OYNATMA SİSTEMİ « İnsan

İnsan vücudunun hareketini sağlayan sistem. Oynatma sistemi, üç bölüme ayrılır :

a - İskelet, b - Eklem, c - Kas.

İskelet, vücudun sert ve beyaz bölümü olan kemiklerin normal bir vücutta olduğu gibi, hep birlikte bulunmasından meydana gelir. İnsan vücudunda kulak kemikçikleri ve susamsı kemikler dışında 200 kemik vardır. İskelet birçok yerlerde dokular için bir tutunma aracıdır. Bundan dolayı iskeletin durumu vücudun şeklinde ve biçiminde büyük rol oynar. Vücudun boyu, iskeletin boyudur. İskeletin gelişimidir ki vücudu büyüktür, boyu uzatır. Eklem, iskelet kemiklerini birbirlerine birleştiren yerler ve araçlardır. Eklemler, iki ya da daha çok kemikleri birbirlerine birleştirir. İskelette üç türlü eklem vardır: Oynamaz eklemler, yarı oynar eklemler, oynar eklemler (oynarlar). Oynamaz eklemler, kemiklerin birbirlerine değdikleri ve oynamayan eklemlerdir. Yarı oynar eklemlerin iki eklem yüzleri arasında bağ - kıkırdak dokudan (fibro-kartilaginos) bir disk bulunur. Omurgadaki omur cisimlerinin arasındaki eklemler bu gruptandır. Oynar eklemler (oynarlar), oynayan ve eklem yüzlerin arasında bir boşluk bulunan oynaklardır. En çok üst ve alt tarafın eklemleri bu gruptandır. Bunlar eklem yüzlerinin biçimlerine göre ayrıca sınıflara ayrılabilir. Eklem yüzleri yuvarlak olan ve birbiri içine geçen oynaklar “yuvarlak yüzlü oynaklar”, makara biçiminde yüz gösterenler “makaramsı oynaklar”, lokma biçiminde yüz gösterenler “lokmamsı oynaklar”adı verilir.

Kaslar, her hangi bir uyartı ile kasılan organlardır. Üzerlerine yapıştıkları kemiklerin ve iç organların hareketlerini sağlarlar.

BOZMADDE « Sağlık

Beyin yarımkürelerinin ve beyinciğin yüzeyini, omuriliğin ortasını, ön, orta ve arka beyin yapısındaki çekirdekleri yapan boz renkli madde. Bozmaddeye gri madde, gri cevher adları da verilir. Genel olarak sinir hücrelerinden meydana gelmiştir ve sinir iplikleri az bulunur. Omurilik ve beyin ak maddeden kolayca ayırt edilebilir.

DUŞ « Sözlük

Yükseğe asılmış, yağmur gibi püskürtme tarzında su döken tertibatla yapılan soğuk ya da sıcak banyolara verilen ad

BESLENME - BESİNLERİ « Sağlık

Canlı organizmaların varlığını devam ettirebilmesi, büyümesi, kuvvetlenmesi, çeşitli fizyolojik vazifeleri yapabilmesi için gerekli besinleri alması, organizmaya yarayacak duruma getirmesi ve işe yaramayanlarla zararlı olanları dışarı atması.

Yenilen, içilen besin maddelerinin, vücutta her ihtiyacı karşılayabilmeleri başlıca üç önemli esasa bağlıdır:

a -Canlı organizmanın varlığını devam ettirebilmesi için gerekli fizyolojik vazifelerin, organların yapacakları hareketlerin yapılabilmesi için vücudun en uygun bir sıcaklıkta bulunması gereklidir. Besinlerin vücutla gerekli uygun sıcaklığı meydana getirmeleri ve kas hareketlerine lâzım olan enerjiyi sağlamalarına “enerjitik vazife”, bu vazifeyi yapan besinlere de “enerjitik besinler” denir.

b - Canlı organizmalarda yıpranarak vazifelerini tamamlamış olan hücrelerin tamiri, hücrelere yenilerinin eklenmesi için gerekli vazifeler vardır, Bu vazifeye «yapıcı vazife» bunun için alınan besinlere de “yapıcı besinler” denir.

c - Enerji sağlamak, vücudun yapısında rolleri olmayan, fakat birçok fizyolojik vazifelerdeki rolleri dolayısı ile bulunmaları gerekli besinlere de “düzenleyici besinler” denir.

Beslenmede yapıcı, enerji sağlayan ve düzenleyici vazifeleri olan besinleri başlıcaları şunlardır:

Su : Yapıcı vazifesi olan su, hücreleri besler, eskimiş olanları tamir eder. Hücrelerin ve organların büyümesi için gerekli olan besinleri taşır, zararlı olanların dışarı atılmasını sağlar. Deri ve solunum yolu ile buhar haline gelerek vücut sıcaklığının düzenli olmasını sağlar.

İnsan vücudunun % 63 ünü meydana getiren su, hidroliz ve osmos işlerini düzenlediği gibi hücre ve dokularda albüminli maddeleri kolloidal halde tutar.

Dinlenme halinde olan bir insan kilo başına ortalama olarak 27 gram lâzımdır. Norma»l bir vücut, bu suyu 1300 gramını idrarla, 650 gramını terli 520 gramını solunumla, 130 gramını büyük aptesle çıkarır.

Maden tuzları: Yapıcı ve düzenleyici vazifeleri olan tuzlar, vücudun ortalama olarak % 5 ini meydana getirir. Bakır,demir, iyod, kalsiyum gibi elemanları tuzları, çeşitli organların çalışmalarına düzenleyici vazife görürler. Çeşitli yollarla idrar, büyük aptes, ter, gözyaşı günde ortalama olarak 25-30 gram dışarı çıkar. Maden tuzları, esmer ekmek, et, yumurta, süt ve sütten yapılmış çeşitli maddeler, sebze ve meyveler, içme suyu, patates, hububat gibi besin maddelerinden sağlanır. Bu tuzlarda herhangi birinin yokluğu ve azlığında çeşitli hastalık belirtileri görülür.

Karbon hidratlar: Enerji sağlayan yapıcı vazifeleri olan önemli besin maddelerindendir. Nişasta, un gibi maddelerden, patatesten, şekerce zengin olan çeşitli besinlerden elde edilen karbonhidratlar vücutta albümin tasarrufunu sağlar, yanarak enerji meydana getirir.

Yağlar : Enerji sağlayan besinler olduğu gibi, yapıcı vazifeleri de vardı Gerek bitkilerden gerekse hayvanlarda elde edilen katı ve sıvı yağlar, en nemli besin maddelerindendir. Albüm: tasarrufunu sağlayarak vücut kalorisinin büyük kısmım meydana getirirler. Normal insanlarda kilo başına günde en aşağı bir gram yağ lâzımdır. Bir gram saf yağ yanınca, 9.45 kalori verir.

Proteinler: Yapıcı besinlerin en ö. nemlilerindendir. Hücre ve dokuların esas yapısını ve bütün vücudun % 16 sını meydana getirir. Vücuda giren albüminli besinler, ilkin parçalanır, sonra tekrar insan bünyesine göre düzenlenip kana ve dokulara gider. Vücutta yapıcı vazife gördükten sonra parçalanır ve çeşitli yollarla dışarı çıkar. Vücudun albümin ihtiyacı çok önemlidir ve yağ , karbonhidrat gibi enerji sağlayan maddelerle yerini doldurmak imkânsızdır. Albüminsiz kalan vücut, kendi albüminini kullanmağa başlar ve vücut albüminin % 35'i kaybolunca ölüm meydana gelir.

Protein bakımından en zengin olan besin maddeleri arasında et, süt ve yumurta, peynir, kurutulmuş baklagiller vardır.

Bir insana günde verilmesi gereken en az albümin miktarı 6 yaşına kadar kilo başına 4 gram, 12 yaşına kadar 3 gram, 18 yaşına kadar 1.8 gram, daha sonraki yaşlarda 1,5 gramdır. Bu miktarın % 40'ı hayvansal, % 60'ı bitkisel besinlerden sağlanır. 1 gram saf albümin yanınca 5.65 kalori verir.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy