Nedir

HANİ « Türkiye Coğrafyası

Diyarbakır iline bağlı bir ilçe. Topraklarını doğuda aynı ilin Lice, güneyde merkez, batıda Dicle, kuzeyde Bingöl'ün Genç ilçeleri çevirir. Yüzölçümü 870 km2 ,nüfusu 13.265 dir. İlçe, Güneydoğu Toroslar’ın güney kesimlerinden başlayarak Diyarbakır Havzasına doğru alçalan toprakları kaplar. Tahıl tarımı, sebzecilik, bağcılık ilçe halkının uğraştığı başlıca işlerdendir. İlçe merkezi Hani kasabasıdır.

BEDEN EĞİTİMİ « Sağlık

İnsan bedeninin, maddî kuvvet ve kabiliyetlerinin, fikir ve ruh eğitimine paralel, hijyen kaidelerine uygun olarak aletli ya da aletsiz oyun ve spor gibi hareket şekilleriyle geliştirilmesi.

Beden eğitimini, insan vücudunu ilgilendiren müspet bilimlerin prensiplerine göre düzenlemek fikri, yakın çağlara ait bir fikir olmakla beraber; insanın hayat belirtilerinden biri olan hareketle vücudu geliştirme fikri, insanlığın doğuşu ile başlamıştır. İlk insanlar, geçinmelerini sağlamak, nesillerinin savunmasını yapabilmek için sistemsiz, fakat belli bir amacı olan faaliyetlerde bulunmuşlardır. Bu faaliyetler, medenileşmenin ve toplu halde yaşamanın az olduğu nispette artan bir özellik gösterir. İlk insanlar savunucu ve saldırıcı âletlerinin azlığını, koşmak, tutmak, boğuşmak, kaçmak gibi beden hareketleri ile gidermeğe çalışmışlardır.

Fakat zamanla ve toplu halde yaşamanın çoğalması, medenileşmenin artması sonucu, hayatın tehlikesiz hale gelişini sağlamış eski bedenî faaliyetlerin büyük bir kısmı ortadan kalkmıştır.

Klâsik ilk çağ kültüründe, özellikle eski Yunanistan'da ahenkli bir beden ve ruh tekâmülü insan için en üstün mükemmeliyet olarak kabul edilmiştir. Böylece ilk insanların hayatî zorunluluklarından çıkan hareketlere benzer koşma, atlama, disk ve mızrak atma, güreş gibi beden hareketleri gelişmiştir. Fizyolojik bakımdan üstün bir değer taşıyan bu hareketlerde çeşitli organların sağlamlaşması, bedenin gelişmesine ve klâsik kültürün mükemmel insan ideâlinin tamamlanmasına yardım etmiştir. Eski Yunanistan'da beden eğitimi, hayat rejiminin ayrılmaz bir bölümü olarak kabul edilmiştir.

Romalılarda ise beden eğitimi, askeri kabiliyetleri geliştiren bir vasıta olarak kabul edilmiş ve beden eğitimlerinde askerî amaca hizmet eden ne varsa esas olarak alınmıştır.

Hıristiyanlığın başlaması ile beden eğitimi anlayışında temelden bir değişme görülür. Ortaçağ kilisesi ruhla bedeni birbirinden ayırmış, ruha daha fazla şahsiyet vermiş ve beden kültürünü tamamen ret ve inkâr etmiştir. Rönesansın başlaması ile de beden eğitiminde yeni bir hareket görülür. Rönesansla birlikte fert ve tabiat yeniden ele alınmış, bunun sonucu olarak beden eğitimi yeni bir sekle sokulmuştur. Fakat devam eden kilise baskısı sonucu beden eğitimi askerlere, şövalyelere ait bir özellik olmaktan öte gidememiştir.

Barutun icadı, askerlice hazırlanış üzerinde birtakım değişikliklerin meydana gelmesine sebep olmuş, eskrim, güreş ve binicilik gibi hareketler, askerliğin dışında bir spor olarak gelişmeğe başlamıştır. Fakat bunlar da, toplu olarak halk kitlelerine mal edilen bir eğitim sistemi olmaktan çok, eğlence konusu olacak şekilde yapıla gelmiştir.

Beden eğitimini, insan vücudunu ilgilendiren prensiplere göre düzenlemek fikri ve beden eşitimi müesseselerinin meydana gelmeğe başlaması, XVIII. yüzyılın ikinci yarısından itibarendir.

Bu fikir, bir bütün halinde, ilk defa Guts Muths (1759 - 1839) tarafından ele alınmıştır. G. Munths, gençliği klâsik İlkçağ örneğine göre yetiştirmek istemiş, beden eğitiminde temel prensipleri kurarak bedenin gelişmesi yanında hür bir şekilde şahsiyet gelişimini de ele alarak modern beden eğitimi hareketinin gerçek kurucusu olmuştur. Beden eğitiminin bütün halka yayılması fikrini de ortaya atan H. Pestalozzi (1746 - 1827) dir.

XIX., yüzyılın ilk yansından itibaren beden eğitimi, milliyetçilik akımlarının kuvvetlenmesi ve savaş hallerinin bütün milletleri ilgilendirir duruma girmesi ile, bir halk meselesi haline getirilmiştir. Askerliğe hazırlama için meydana getirilen (ilk olarak Almanya'da Alman milliyetçisi P.L. Jahn tarafından ortaya atılmıştır) bu beden eğitimi şeklinin yanında; hareketlere koruyucu ve düzeltici bir karakter vererek organları üstün bir kabiliyete ulaştırmayı, bedeni geliştirmeyi ve mükemmel insanlar yetiştirmeyi ön plânda tutan İsveç jimnastik sistemi ortaya çıkmıştır.

İsveç jimnastiğinin eğitici değeri bütün dünyada kabul edilmeğe başlanmış ve XIX. yüzyılın sonlarında, beden eğitiminde bir sentez unsuru sayılan spor hareketleri de geniş yayılma alanları bulmuştur. Böylece, karakterin meydana gelmesinde büyük etkisi olan spor hareketleri, bütün memleketlerde gençlik terbiyesinin lüzumlu bir faktörü olarak değerlendirilmiştir.

Türklerde beden eğitimi: Türkler, ilk vatanları olan Ortaasya'da coğrafi, siyasî ve sosyal şartlar sonucu savaşçı bir millet olmuşlar ve bunun sonucu olarak da savaşa ve mücadeleye hazırlayıcı beden eğitimlerine önem vermişlerdir. Binicilik, okçuluk, av, güreş, kılıç kullanma, ağırlık kaldırma ve atma gibi spor hareketleri önem verilen beden hareketleri arasında yer almıştır. Çeşitli adlar altında kurulan Türk devletlerinde bu eğitim sistemi, müşterek bir gelenek halinde devam edegelmiştir. Bu arada Osmanlı İmparatorluğunda da, gelenek halinde bu sporlara büyük önem verilmiştir. Yeniçerilerin ve başka askerlerin yetiştirilmesinde, gelenek halinde olan spor hareketleri ön plânda yer almışlardır. Beden eğitiminin, savaş gücünü arttıran ve mücadeleyi kuvvetlendiren bir vasıta olmak yerine bir eğitim unsuru sayılması Tanzimat'ın ilânından sonra olmuştur. Bu hareket sonucunda, Galatasaray Lisesinde beden eğitimi dersi konmuş, bundan sonra da, Avrupa'da yer etmeğe başlayan çeşitli spor faaliyetleri bizde de gelişmeğe başlamıştır. Cumhuriyetin ilân edilmesi ile de, beden eğitimi, yeni bir anlayışla ele alınmış, öğretici elemanları yetiştirici müesseseler açılmış, beden eğitimi bu yeni anlayışla bütün okullarda uygulanmaya başlamış, millî spor birlikleri kurulmuş ve bu çeşit hareketler devletin de yardımım görmeğe başlamıştır.

BELKEMİĞİ « Sağlık

Vücudun dayanma eksenini yapan, gövdenin arka ve ortasında bulunan, omurların üst üste gelmesinden meydana gelen kemik kolonu, omurga, Belkemiğinin, bedenin çeşitli bölümlerinin hareketlerine etkisi ve vücut dengesinin sağlanması bakımından önemi büyüktür. İç tarafındaki kanalda sinir sisteminin bir bölümü olan “omuriliği” saklaması bakımından da önemlidir. 33 ya da 34 omurdan meydana gelmiştir. Gövdenin yerlerine göre şu bölümlere ayrılır : 1 - Boyun parçası (7 omur), 2- Göğüs parçası (12 omur), 3 - Bel parçası (5 omur), 4 - Sağrı parçası (5 omur) Kuyruk parçası (4-5 omur), Son iki bölümün omurları birbirlerine tamamen kaynaşmıştır.

HATAYIN ALINIŞI « Tarih

Birinci Dünya Savaşı sonuna kadar Hatay çevresi (İskenderun, Antakya) Halep ilinin sınırları içinde bulunuyordu. Buraları, 1918 Mondros Mütakeresinden beş hafta sonra, Fransız kuvvetleri tarafından işgal edilmiştir. 1921 da imza edilen Ankara İtilâfnamesi ile de Fransızlara bırakılmıştır.

Kurtuluş Savaşı’nı bitiminden sonra, bütün halkı Türk olan ve bir Türk beldesi olan Hatay'ın yabancılar elinde kalması Büyük Atatürk'ün ve yeni Türkiye Devleti'nin ön plânda aldığı bir konu olmuştur. Büyük Atatürk, Adana'nın kurtuluşundan sonra, Adana'ya yaptığı bir gezi sırasında, kendisini kara bayraklarla karşılayan Antakyalılara Kırk asırlık Türk yurdu, yabancı elinde esir kalamaz» demekle, Hatay'ın kurtuluşuna, daha o yıllarda verdiği önemi belirtmiştir.Fransa’nın. Suriye'ye bağımsızlık vermeyi vaat etmesi üzerine, Hatay'ın geri alınması konusundaki çalışmalar artmış, Hatay'a ilkin özel bir idare verilmesi yolunda, Milletler Cemiyeti’nde teşebbüsler, girişilmiş, sonunda, Hatay'ın emniyetini, Fransızlarla birlikte sağlayabilmemiz için Türk askerleri 5 Temmuz 1938 de Hatay topraklarına girmiştir. Yirmi yıla yakın bir zamandan beri kendi askerlerini aralarında görmeyen Hatay’lılar, çılgınca bayram yapmışlardır.

Hatay'da tam bağımsız bir idarenin kurulması için 13 Ağustos’ta seçimler yapılmış ilk Hatay Meclisi de Türklerin çoğunluğu ile 2 Eylül 1938 de açılmıştır. Devlet başkanlığına da Dr. Abdurrahman Melek getirilmiştir.

Hatay Millet Meclisinin kabul ettiği Anayasaya göre iç işlerinde tam bağımsız ve Türklerin çoğunluğu altında bir Cumhuriyet olan Hatay, Meclis yoluyla, Türk bayrağına benzer bir bayrak kabul etmiş ve Türkiye'de yürürlükte bulunan kanunları da bir kanunla, Hatay'da da yürürlükte saymıştır.

Yeni Hatay Devleti, bağımsızlık yolundan, Türkiye'ye katılma yoluna doğru hızla ilerlerken. Türkiye ile Fransızlar arasında devamlı görüşmeler olmuş, bu görüşmelerin sonunda da 23 Haziran 1939 da Hatay'ın Anavatana katılması anlaşması imza edilmiştir. Hatay Meclisi, 29 Haziran'da yaptığı çak heyecanlı bir oturumda, sürekli alkışlarla ve oybirliği ile kendini feshetmiş ve Anavatana katılma kararı vermiştir.

30 Haziran 1939 da Türkiye Büyük Millet Meclisi, yaptığı bir oturumda Hatay'ın Türkiye'ye katılmasını kabul etmiş 7 Temmuzda da Hatay'da bir il idaresi kurulması yolundaki kanun kabul edilmiştir.

FERACE « Sözlük

Eskiden Türk kadınlarının sokakta giydikleri mantoya benzer giyecek, Feraceler uzun olarak yapılır ve yakasının arka bölümü çoklukla omuzlardan eteğe kadar uzanır. Ferace giyildiğinde başada yaşmak denilen ince bir örtü konulurdu. İki bölüm olan yaşmağın bir bölümü, saçları kapatmak için, bir bölümü de burundan çene ve boynu kapatmak için kullanılırdı. Böylece yaşmak takıldığında yüzün göz bölümü açık kalmış olurdu.

Feracelerin, çeşitli devirlere göre moda olmuş şekilleri ve çok süslü olanları vardı. Özellikle XX. yüzyılın başlarında Türk kadınlarının başlıca giyeceği olmuştur.

SEMMAL « Dünya Coğrafyası

Afrika'da bir cumhuriyet. Yüzölçümü 200.000 kilometrekare, nüfusu 2.214.000 dir. Başşehri Dakar'dır. Afrika'nın batısında bulunmaktadır.

Senegal'in başlıca servet kaynağı tarımdır. Geniş bir kısmı deniz seviyesinden 200 m. gibi alçak ovalarla kaplıdır. Önemli nehirleri, Senegal, Salum, Hambie'dir. En önemli ihracat maddesi yer fıstığı, petrol ve sakızdır. Senegal; darı, pirinç ve pamuk da yetiştirir. 1697 - 1723 arasında Senegal bir Fransız sömürgesi haline geldi, 1959 da bağımsızlığına kavuştu ve 1960 yılında Sudan'la birlikte Mali Federasyonuna katıldı.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy