BANG HASTALIĞI « Sağlık
İnek sütünde ve idrarında bulunan mikroplarla insanlara geçen, bir hastalık. Hastalığın etmeni olan Bacillus abortus, Bang tarafından 1896 yılında bulunmuştur. Ancak 1924 yılından sonra, bu mikrobun inşalarda da hastalık meydana getirdiği anlaşılmıştır.
Hastalık, çiğ süt içenlere ve hastalık mikrobu taşıyan sütlerden yapılmış yiyecekleri yiyenlere geçer. Daha çok, çiftçi, veteriner gibi ineklerle devamlı temas halinde bulunanlarda görülür .İnsanlarda hastalık genel bir kırıklık, ateş baş ve karın ağrısı, kusma ile başlar. Bütün belirtileri ile Malta hummasına benzeyen bu hastalık, 3 - 6 ay devam edebileceği gibi bir yıldan fazla da sürebilir.
Bu hastalıktan korunmak için, inek sütüne ve bu sütten yapılan yiyeceklere dikkat etmek gerekir. Hastalığın tam ve kesin tedavisi, hekimin vereceği ve çoklukla antibiyotikler olan ilâçlarladır.
ÇİNKOĞRAFİ « Bilim ve Sanat
Resimleri ve çeşitli şekilleri, kâğıda basmak için, bunların negatif benzerlerini çinko üzerine çıkarma sanatı.
Çinkoğrafi, fotoğrafçılığın, matbaalığa tatbiki ile meydana gelmiştir. Bir dergi, bir gazete, bir fotoğraf ya da şekil, çinkoğrafide, çinko üzerine tespit edilir. Böylece o fotoğraf ya da şekil, istenen sayıda kitap, gazete ve dergide yayınlanmış olur.
Çinkoğrafide bir resmin çinko üzerine tespiti şu şekilde olmaktadır.
1 - Fotoğraf, klişe makinesinin karşısına gergince ve diklemesine konur. Klişe makinesinde bu fotoğrafın ikinci bir kopyası, eczalı bir cam üzerine ya da bir film üzerine tespit edilir. Bu tespitte dikkat edilecek husus, fotoğrafın istenilen boyda küçültülmesi ya da büyütülmesidir.
2 - Cam üzerine tespit edilmiş olan fotoğraf ya da şeklin kopyası üzerine ecza sürülmüş çinko tespit edilir. Böylece çinko üzerinde, camın, dolayısı ile fotoğraf ya da şeklin negatif bir benzeri tespit edilmiş olur.
3 - Çinko üzerine fotoğraf ya da şeklin tespit edilmesi, klişe camında bulunan açık ve koyu yerlerin, çinko üzerinde bulunan eczaya yaptığı etki sonucu meydana gelir. Çinkonun bu şekli, resmin, fotoğraf kâğıdı yerine, çinko üzerine tespit edilmesi gibidir.
4 - Çinko, bu şekli ile aside terke edilir. Çinko üzerinde ecza almamış olan yerler, asitte çöker, Böylece, fotoğraf ya da şeklin siyah olan yerleri, çinko üzerinde yukarıda, beyaz olan yerleri çinko üzerinde çökmüş durumda belirmiş olur. Resmin ya da şeklin siyah beyaz yerlerine göre çöküntülü olan çinkonun - klişenin - üzerine matbaa mürekkebi sürüldükten sonra, kâğıt ü-zerine baskısı yapılacak olursa, klişehaneye verilen resmin ya da şeklin kendisine benzer durumda yeni bir şekil ya da resim meydana gelmiş olur.
Fotoğraftaki siyah beyaz yerler, çinko üzerinde “tram” denen noktalar şeklinde belirir. Siyah olan yerlerin koyuluğuna göre çinko üzerinde bir santimetre kareye düşen noktalar “tramlar” sayısı artar; az koyuluğuna göre de azalır. Böylece, çinko üzerinde her nokta arasındaki beyazlıklar, çinkonun aside tatbiki sırasında çökmüş olacağından, klişenin üzeri, kabartılı noktalardan meydana gelmiş bir durum arz eder.
TEFENNİ « Türkiye Coğrafyası
Burdur iline bağlı ilçe. Yüzölçümü 1.411 kilometrekare, nüfusu 18.778 dir. Yüzeyi, genel olarak geniş ovalık alanlardan ibarettir. Tahıl ekimi ve hayvancılık halkın başlıca geçim kaynağıdır. Merkezi 2.918 nüfusu Tefenni kasabasıdır.
AKADEMİ « Eğitim
Üyeleri seçilme suretiyle tâyin edilen edebiyat, ilim, fen ve sanat kurumlarına verilen ad.
Akademi kelimesi, eski Atina şehrinin batısında bulunan ağaçlık bir yerin adı idi. Yunan filozofu Eflâtun (Platon), buraya her gün gelerek öğrencilerine ders verir, tartışmalarda bulunurmuş. Bu sebeple, bu türlü dersler verilen yerlere Akademi dendiği gibi, Edebiyatla ilgili kurumlara da aynı ad verilmiştir.
Orta Çağda bazı Avrupa memleketlerinde Akademiler kurulmuş olmakla, beraber, bunların en ünlüsü Fransız Akademisidir (Academie Française).
Louis XIII. devrinde başbakan olan Kichelieu tarafından 1635 yılında kurulmuştur. Richelieu, bu Akademiyi yabancı kelimelerin ve yanlış deyimlerin etkisi altında bulunan Fransız dilini düzeltmek amacı ile kurmuştu. Bu Akademi, bu sebeple 1694 ve 1878 yıllarında iki sözlük meydana getirmiştir. Bundan başka Almanya'da 1700 yılında kurulan Berlin İlim Akademisi, Belçika'da 1772 yılında kurulan Kraliyet Akademisi, İngiltere'de 1901 yılında kurulan İngiliz Akademisi Avrupa'nın en ünlü olan Akademileridir. Bizde, Akademiye benzeyen ilk kurum, 1850 yılında kurulan Encümen-i Dâniş adlı müessesedir.
Büyük Reşit Paşa tarafından ve Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan bu müessese, çeşitli bilim dallarındaki fakülteleri içine alarak kurulmaya başlayan üniversitemizde okutulacak kitapların yazılmasına ve dilimizin gelişmesine hizmet edecekti. Encümen'in dahilî ve haricî olmak üzere iki türlü üyesi vardır. Dahilî üyeler (aslî üye) kırk kişi idi. Zamanının ünlü ve bilgin kişilerinin üye olduğu Encümen-i Dâniş, ilk zamanlarda birtakım faaliyetlerde bulunmuşsa da, sonraları medrese taraftarlarının ağır basması üzerine ihmal edilmiş ve iş göremez hale getirilmiştir.
ENDERUN « Eğitim
Osmanlı sarayında, sonraları “Mabeyn-î Hümayun” denen sarayın iç bölümüne verilen ad. Harem-i Hümayun dairesi, Hazine-i Hümayun, Hırka-i Saadet daireleri bu bölümün içinde bulunurdu. Buralarda gerekli işleri görmek özellikle padişahın özel hizmetlerini görecek kimseleri yetiştirmek için saray içi okul teşkilâtı da bulunurdu.
Enderun için yetiştirilecek olanlar, devşirme ile toplanan acemi oğlanlardı. Devşirmelerin en yakışıklılarından seçilen acemi oğlanları, Enderun ağalarının elinde eğitim görür okuma, yazma, saz v.b. öğrenirdi. En yüksek rütbeleri “Enderun ağalığı” idi. Fakat, bu okuldan yetişenler içinde sadrazam olanlara bile rastlanır.
HİPOTEZ « Bilim ve Sanat
Bazı olayların sebeplerini açıklamak için geçici olarak kabul edilen bir varsayım. Bütün deneyli olaylar, ilkin zihindeki bir tasarlama ile başlar. Bilgin ya da araştırıcı, zihnindeki bu tasarlama ile deneysel bir sonuca varabilmek, incelemek istediği olay hakkında bir sonuca vararak o olayın sebeplerini açıklamak, bir kanuna ulaşabilmek için, zihninde almak istediği sonucu, bir varsayım (bir hipotez, bir faraziye) olarak düşünür. Bu düşüncesine göre, deneylerini yaparak ya olumlu ya da olumsuz bir sonuca varır. İşte bazı olaylarla ilgili sebeplerin açıklanması için geçici olarak kabul edilen bu varsayım, hipotezi meydana getirir.